fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Sütteki büyük tehlike!

Collapse
X
Collapse
  •  

  • Sütteki büyük tehlike!

    Click image for larger version

Name:	130220121041293006781_2.jpg
Views:	1
Size:	9.1 KB (Kilobyte)
ID:	82043Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Süt ve Süt Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Zerrin Yüksel, kanserojen maddelerin hayvan yeminden süte geçtiğini belirterek, denetim altında bulunmayan süt ve süt ürünlerinin kansere sebep olduğunu ifade etti.

    Sağlığa en faydalı gıda olduğu söylenerek yıllardır önerilen süt ve süt ürünleri, kansere yol açtığı iddiasıyla son günlerin en çok tartışılan konuları arasında. Sütün yararlı mı yoksa zararlı mı olduğu tartışmaları, vatandaşların kafasını karıştırdı. Ortaya çıkan soru işaretlerini giderecek açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Yüksel, denetimsiz sütün kanserojen madde taşıma ihtimalinin yüksek olduğunu belirterek uyardı. Kontrol edilmeyen yem ve onu yiyen hayvanların ürünlerinde kanser riski bulunduğunu vurgulayarak, denetimsiz süt ve süt ürünlerinin yenilip içilmemesini istedi. Yüksel, “Çiğ süt, beslenme denetimi kontrol altına alınan sağlıklı hayvanlardan üretilmelidir. Genel bileşim analizlerinin yanısıra olası bulaşma riskleri olan kalıntı maddelerin de analizleri yapılmalıdır. Ayrıca hayvanın beslenmesinde kullanılan yemlerin de üretim ve depolanması kontrol altına alınmalıdır.

    Aksi takdirde gelişen küfler, mikotoksin olarak adlandırılan zararlı maddeleri üretebilmektedir. Aflatoksin de bu mikotoksinlerden biridir ve kanserojendir. Çiğ süt üretim çiftliklerinde yaygın olarak silaj yemler kullanılmakta, bunların elde edildiği ekinin uygun olmayan koşullarda işlenmesi ve depolanması sırasında aflatoksin oluşabilmektedir. Hayvanın bu yemlerle beslenmesi sonucu süte de aflatoksin geçişi söz konusu olmaktadır. Kaldı ki sadece süt değil, aflatoksin içeren yemle beslenen hayvanların et ve yumurtalarına da geçebilmektedir. Bu yemlerin üretiminde de denetim ve kontrol mekanizması oluşturularak, aflatoksin gibi toksinleri üreten küf gelişiminin önüne geçildiği durumlarda hayvanların sütlerinde kalıntı bulunmaz.” dedi.

    'DENETİMİ YAPILMAYAN SÜTLERİ İÇMEYİN'

    Türkiye’de çiğ süt üretimi ve denetimiyle ilgili önemli ilerlemeler sağlandığını belirten Zerrin Yüksel, 7,5 milyon tonun kayıt altında olduğunu ve üretici birlikleri tarafından denetlendiğini söyledi: “Süt birliklerinin 50’nin üzerinde laboratuvarı var. Aflatoksinli ve antibiyotikli sütler tespit edilip imha edilmektedir. Bu bağlamda aflatoksin ve antibiyotik bulundurma olasılığı en yüksek sütler kayıt altında olmayan, birliklerce ve endüstri kuruluşlarınca denetlenmeyenlerdir. Halkımızın, hiçbir denetimi yapılmayan ve kayıt altında olmayan bu sütleri tüketmemelerini şiddetle önermekteyim.”

    'UHT İŞLEMİ YAPILAN SÜTLERDE ZARARLI MADDELER YER ALMAZ'

    Yine son dönemde gündemde olan, uzun ömürlü UHT sütlerin kanserojen olduğuna ilişkin iddiaları da değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Yüksel, bunun çiğ süte 135 ile 138 derece sıcaklıklarda 1 ile 3 saniye uygulanan ısıl işlem olduğu, böylece hastalık yapanlar dahil bütün mikroorganizmaların öldürülerek, sütün insan sağlığı açısından uygun hale getirildiğini anlattı. Yüksel, şu açıklamalarda bulundu: “Çiğ süt ve ürünlerinden ya da kontrolsuz üretilen ve denetim altında olmayan süt ürünlerinden, tüberküloz başta olmak üzere birçok hastalığın geçme olasılığının oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca evlerde uygulanan kaynatma işlemiyle sütün yapısındaki değerli bileşenlerde önemli kayıplar ortaya çıkmaktadır. Süte ısıl işlem uygulamalarıyla ortaya çıkan değişimler üzerine çalışmalar yapan bir araştırmacı olarak, UHT normları dahil olmak üzere günümüzde süt sanayisinde kullanılan ısıl işlem normlarının sağlık açısından zararlı olabilecek maddelerin oluşmasına yol açtığına dair bir bulguya ulaşmadım. Dünyada UHT süt üzerine araştırmalarda da böyle bir bulguya ulaşılamamaktadır. Sütün protein, yağ, karbonhidrat ve mineralleri içeren, insan beslenmesi açısından oldukça önemli bir gıda maddesi olduğu gözönünde bulundurulduğunda UHT, geniş bir pazar yaratmak ve sütü uzak noktalara bozulmadan ulaştırabilmenin yanında beslenme niteliklerini en az düzeyde değişikliğe uğratacak şekilde dayanıklılığını arttırmak için kullanılan en uygun yöntemdir.”

    Cihan

    • jaklin peres
      #1
      jaklin peres commented
      Editing a comment
      Bizim ülkemizde bişeylerin normala dönmesi için çok fırın ekmek tüketilmesi gerekiyor.Kutu sütler pahalı açıkta satılan sütler daha ucuz vatandaş ne yapsın? Kanser de olsa ülser de olsa mecburen açık süt alacak.İlime illaki inanıyoruz ama bu aralar her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Bilim dünyası da ikiye ayrıldı.Kısacası hayatımız ya herro, ya merroya bağlandı gibi geliyor bana.
    Posting comments is disabled.

Latest Articles

Collapse

  • Kuruyemiş sektörü dış pazarda büyüyor
    Son yazan ubeyd
    Tüm Kuruyemiş Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Karapınar, sektörün dış pazar yelpazesinin sürekli genişlediğini belirterek, ''Bunda sektörümüze mensup işadamlarımızın yurtdışı iş gezilerinin payı büyüktür'' dedi. Karapınar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sektörün Türkiye'de her geçen yıl daha da geliştiğini ifade etti. Kuruyemişin, önemli miktarda tüketilen gıda maddesi olduğunu kaydeden Karapınar, Türkiye'de kuruyemiş tüketiminin kişi başına yıllık 3,5 ...
    16.02.12, 23:43
  • Atıl meralar, hayvancılık yapanlara verilecek
    Son yazan ubeyd
    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, atıl durumdaki 2 milyon hektar mera alanını Türkiye ekonomisine kazandırmak için harekete geçti.Konuyla ilgili yazılı açıklama yapan Bakanlık, köy ve belediyelerce kullanılmayan meraların tespit edileceğini ve bu atıl meraların, hayvancılık yapmak isteyen girişimcilerin hizmetine sunulacağını açıkladı. Bakanlık, ilgili yönetmeliği bir ay içinde bitirmiş olacaklarını kaydetti. Türkiye'de tespit edilen mera alanı 8,7 milyon hektar. Tespit edilen mera içinde sınırları...
    16.02.12, 13:23
  • Mısır üretimi yüzde 100 arttı
    Son yazan ubeyd
    Türkiye'nin 10 yıl önce yılda 2 milyon 100 ton olan mısır üretimi yüzde yüz artışla 4 milyon 200 bin tona çıktı.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakanlığın mısır üretimini artırmak için yaptığı çalışmalar meyvesini vermeye başladı. 10 yıl önce 2 milyon 100 ton mısır üreterek yıllık ihtiyacının yüzde 66'sını karşılayabilen Türkiye, alınan önlemler sayesinde yıllık 4 milyon 200 bin üretimle ihtiyacının yüzde 92'sini karşılar hale geldi. Mısır ekim ala...
    16.02.12, 13:12
  • Turuncun suyu ekşi, kabuğu reçel, çekirdeği tohumluk oluyor
    Son yazan ubeyd
    Osmaniye'de narenciyenin atası ve portakalın yabanisi olarak bilinen turuncun suyu ekşi, kabuğu reçel ve çekirdeği ise tohumluk olarak kullanılıyor.Portakala benzeyen ancak tadı ekşi olduğu için meyve olarak tüketilemeyen turuncun, 10 kilosundan 1 kilo ekşi çıktığı, sağlık açısından da birçok derde deva olduğu kaydedildi. Turunç ağacının, portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciye ürünlerinin çiçek açma döneminde tozlaşmasını sağlayarak, böylelikle meyve oluşumuna katkıda bulunduğunu belirten...
    16.02.12, 11:52
  • Türk balıkları artık Alman sofralarında
    Son yazan ubeyd
    Türkiye'nin 2011 yılında ihracat artış rekortmeni sektörü Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, yeni rekorlar kırmak için 2012 yılında da yeni rekorlar kırmaya hazırlanıyor. Su Ürünleri Tanıtım Grubu, 12-14 Şubat 2012 tarihlerinde Almanya'nın Bremen şehrinde bu yıl 13. Kez düzenlenen "Bremen Uluslararası Su Ürünleri Fuarı"nda Türk balıklarını Avrupa pazarına tanıttı. Fuarda 3 gün boyunca Türkiye'nin ünlü ahçılarından Ekrem Şirin'in özel olarak pişirdiği çipura, levrek ve tütsülenmiş alabalık...
    16.02.12, 11:37
  • Yağışlar İstanbul'da barajlara yaradı
    Son yazan ubeyd
    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi(İSKİ)’nden alınan bilgilere göre, 17 Aralık 2011 tarihinde barajlardaki doluluk oranı en düşük seviyesi olan yüzde 52.29'a gerilerken, Ocak ayından beri etkili olan yağışlar nedeniyle, 14 Şubat'ta bu rakam yüzde 26’lık artışla 683 milyon 124 bin m3 seviyelerine yükseldiği bildirildi. Şehrin en büyük su kaynağı olan Ömerli Barajı'ndaki doluluk oranı bugün itibariyle yüzde 78.76, Terkos Barajı'nda yüzde 85.82, Büyükçekmece Barajı'nda ise yüzde 72.90 seviyelerin...
    16.02.12, 11:25
Working...
X