Et yiyordu, en kırmızı taraflarından. Kesip kesip mangal keyfi yapıyordu ıssız adadaki Avrupalı adam. Mangal dumanının içerisinde, klasik müzik dinleyerek hazırladığı bonfileleri nazikce ızgaraya yerleştirirken gözüne kaçan o ağır dumanın acısını bile fark etmeden, biraz sonra midesine göndereceği o eşsiz tadı hayal ediyordu. Sentetik kumaştan imal edilmiş olan giysilerinin vücuduna yüklediği elektrik yüklerinden olsa gerek ki; bir anda parladı, siniri kalktı. Bir şekilde sinirini yatıştırdıktan sonra, kalan bonfileleri teker teker mangala yerleştirdi. Kömüre akan yağların çıkardığı cızırtılı sesler, dinlediği müziğe eşlik edercesine teker teker duman olup kokmaya başlamıştı, koltuk altlarındaki ter kokusunu gidermek için sıktığı en kaliteli Fransız parfümleriyle karışarak…

