Cevap: Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitlerin (Biyosidal) Güvenilirlik Standartlarının Karşılaştırılması
- Aktif madde veya formülasyonla ilgili laboratuar testleri: Bu süreçte laboratuvar ortamında bulundurulan zararlılara karşı etkinlik ve kalıcılık testleri ve mevcut pestisit gurupları ile çapraz dayanıklılık testleri yapılır. Elde edilen sonuçlar ışığında DSÖ? nün kimyasal güvenlik gurubu ile ortaklaşa çalışılarak insan ve çevre sağlığına karşı olan toksisite araştırılır. Bu amaçla, ürün bazı temel toksikolojik ve ekotoksikolojik testlerin ilgili enstitülerde testi yaptırılır ( Anonymus 9). 2. Alan denemeleri: Pestisitin uygulama dozunun, etkinliğinin ve kalıcılığının doğal popülasyonlar üzerinde tespit etmek amacı ile saha denemeleri ve uygulamaları yapılır. Bu uygulamalar esnasında pestisitin hedef dışı organizmalara etkisi belirlenir. Uygulayıcıda meydana getirdiği etkiler araştırılır (Anonymus 9). 3. Epidemiyolojik ve pestisitlerin güvenlik çalışmaları: Epidemik olarak zararlının tespit edildiği alanlardaki enstitülerle işbirliği neticesinin zararlının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde geniş saha denemeleri başlatılır. Denenen pestisitin entomolojik bakımdan güvenliği, epidemiyolojik değerlendirilmesi ve nerelerde kullanılabileceğinin tespiti yapılır. Tüm bunlardan hedeflenen sonuçların elde edilmesi sonucunda DSÖ, işbirliği yapılan enstitü ve pestisiti öneren firma bir araya gelerek taslak bir protokol oluştururlar (Anonymus 10). 4. Kıstasın hazırlanması: Taslak çalışma geliştirilerek son haline getirilir. 2002 yılından itibaren kıstasların onaylama ve verme yetkisi DTÖ / DSÖ nün pestisit spesifikasyon gurubuna verilmiştir. Hazırlanan kıstaslarda;
a. Aktif madde ve halk sağlığı alanında kullanım için uygun formülasyonlarının tanımı,
b. Fiziksel ve kimyasal özellikleri
c. Maksimum impurite (saflık) miktarları
d. Ürünün karakteristiğinin ölçüm metotları, bulunur.
Türkiye? de Durum Halk sağlığı alanında kullanılan biyosidal ürünler ile ilgili mevzuat, 1930 yılında yayınlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu?na dayanılarak çıkarılan ?Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığını İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük? kapsamında hazırlanan Bakanlık Genelgesi esas alınarak sürdürülmektedir.
27.1.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ?Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik?; halk sağlığını ve huzurunu bozan zararlılara karşı insektisit, rodentisit, mollusisit gibi maddeler kullanarak mücadele etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin çalışma usul ve esasları ile resmi kurum ve kuruluşların ilaçlama usul ve esaslarını belirlemek suretiyle, halk sağlığının korunması amacıyla hazırlanmıştır. Bu Yönetmelik, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname?nin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu yönetmelik ile çevre sağlığı amacı ile kullanılacak ürünlerin satış yerlerinin standartları ve bu
[Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitler] YYU Vet Fak Derg
16
işyerlerinin açılış ve işleyiş durumları ele alınmıştır (Anonim 2005a). Çevre Sağlığı Denetimi ve Denetçileri Hakkında Yönetmelik 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu?nun 2 nci maddesi ile çevre sağlığını ilgilendiren müteakip maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu?nun 3 üncü maddesine, 9 uncu maddesinin uluslar arası bendine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname?nin 43 üncü maddesine dayanılarak çıkarılmıştır. Bu Yönetmeliğin amacı, çevre ve toplum sağlığının korunması, sağlığa zarar verebilecek etmenlerin yok edilmesi veya en aza indirilmesini sağlamak için Bakanlık Merkez ve Taşra teşkilatınca yapılacak çalışma ve denetim ilkelerinin belirlenmesi ile ilgili plan, program ve politikaların oluşturulması, denetimde standardizasyonun sağlanması, denetçinin eğitimi, geliştirilmesi, görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ile değerlendirilmesini yapmaktır. Belediye Kanunu T.B.M.M.? nde 3.7.2005 tarihinde kabul edilen 5393 kanun numaralı Belediye Kanunu ile (Anonim 2005b); Belediyenin görev ve sorumlulukları MADDE 14.- Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Ancak bu hizmetlerin yerine getirilmesinde ?Hizmetlerin yerine getirilmesinde öncelik sırası, belediyenin malî durumu ve hizmetin ivediliği dikkate alınarak belirlenir? ibaresi belirleyici öğe olarak göze çarpmaktadır.
MATERYAL ve METOT
Çalışmada; Amerika Birleşik Devletleri Pestisit Politikası, Büyük Britanya Krallığı Pestisit Politikası, Dünya Sağlık Örgütü Pestisit Değerlendirme Birimi yayınları, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü yayınları ile Türkiye?deki yasal mevzuat düzenlemeleri karşılaştırılmıştır. Yasal mevzuatın devlet politikası olma yolundaki geçmişi, oluşturulan yasal düzen, toplumsal bilinç, ilgili sivil toplum örgütlerinin yapısı, çalışma şekilleri ve etkileri, ihtiyaca cevap veren, bilimsel tabanlı, amacına uygun, uygulanabilir özellikleri A.B.D., BBK ve FAO - WHOPES kriterleri esas alınmak sureti ile Türkiye?deki mevcut durum; ilgili, kanun, yönetmelik, genelge ve bildiriler ışığında mukayese edilmiştir. Yasal mevzuat ile uygulamadaki çelişkiler, magazin haberlerine konu olabilecek trajikomik nitelikli olmasından dolayı Türkiye?deki mevcut durum, mukayeseden ziyade eksikliklerin tespitine yönelik yapılmıştır.
TARTIŞMA ve SONUÇ
Türkiye? de tarım ilacı olarak pestisit tüketimi, 1979?a göre 2002 yılında % 45.29? luk bir artış göstermiştir. Bu artışa karşın ülkemizde pestisit tüketimi gelişmiş ülkelere göre oldukça düşüktür. Pestisit kalıntıları açısından yapılan çalışmalar ise, gelişmiş ülkelere oranla oldukça azdır. Elde edilen sonuçlara göre, bitkisel ürünlerimizde tolerans üstü pestisit kalıntısı içerenlerin sayısı az olmasına karşın, AB ülkelerine giden ürünlerimizin uygun bulunmayan partilerinde pestisit kalıntısı önemli bir sorun olarak görülmektedir. Pestisit kalıntıları konusunda olduğu gibi, organizmaların pestisitlere duyarlılıklarının azalışıyla ilgili çalışmalar da yetersiz düzeydedir (Delen ve ark. 2005).
Tarımsal alandaki zararlılarla mücadele ile insan ve çevre sağlığı konusunda tercih edilen pestisit kullanımı, bir mücadele yöntemidir. Pestisitler zararlılarla mücadelede başvurulan bir silahtır. Bu niteliğini; pestisitlerin ekonomik, hızlı ve yüksek etkinliğe sahip olması gibi etkilerinden alır (De Waard ve ark. 1993). Kısaca vurgulanan bu avantajlar, günümüz dünyasında pestisit kullanımını gerekli kılan ana neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak, pestisitlerin bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı sonucu, zararlı organizmalarda dayanıklılık oluşturabilme riskleri ve kalıntılar yoluyla insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkileri kesinlikle gözardı edilmemelidir. Söz konusu riskler nedeni ile, özellikle gelişmiş ülkelerde pestisitler daha bilinçli ve kontrollü kullanılmaktadır. Bunu sağlayabilmek için, örneğin AB ülkelerinde ve ABD? inde birçok yasa çıkarılmış, resmi örgütler kadar, sivil toplum örgütleri de bu yönde söz sahibi duruma gelmişlerdir. Modern pestisit uygulamasında, çevreye zarar vermeyecek düzeyde ve gerçekten gerekli olduğunda kullanım prensibi benimsenmiştir. Bunun bir sonucu olarak, başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerde ?düşük risk? ya da ?doğa dostu? pestisitler tercih edilir olmuştur. Örneğin, ABD Çevre Koruma Örgütü (EPA), böyle pestisitlerin hem ruhsatlandırmasını kolaylaştırmış ve hem de kullanılmalarını teşvik etmeye başlamıştır (Anonymous 1999a, Anonymous 1999b). Öte yandan, artan nüfus ve yerleşim alanlarının gelişmesine paralel olarak pestisit kullanımının da artış göstermesi, mücadele maliyetlerini arttırmıştır. Hali ile maliyet artışı bir takım sınırlamaları da beraberinde getirmiştir. Elbette bu sonuca ulaşmada sivil toplum örgütlerinin ve tüketicilerinde baskıları belirleyici olmuştur. Pestisitlerin gerek çevre, gerek sağlık ve gerekse ekonomik açıdan getirebileceği olumsuzluklar gelişmiş ülkelerce gayet iyi bilinmektedir. Bunun için, başta AB ülkelerinde olmak üzere, tüm gelişmiş ülkelerde pestisitler sıkı kontrol altında tutulmaktadır. Bu denetimlerdeki sivil toplum örgütlerinin baskısı, konuyu daha da ciddi kılmıştır. Bunun için de, örneğin; ?AB Ülkeleri Perakendecileri Tarım Ürünleri Çalışma Gurubu, İyi Tarım Uygulamaları protokolü (EUROPGAP)?nü 1 Ocak 2004?te yürürlüğe koymuşlardır. Bu protokol ile AB perakendecileri, raflarına koydukları ürünlerin müşterilerine zararlı olmayacağına dair garanti ve güvence vermektedirler (Anonymus 11). EUROPGAP sertifikası, yabancı perakendecilerin üreticinin ürününü satın alması açısından bir garantidir (Anonim 2004). Yukarıda da vurgulandığı üzere, gelişmiş ülkeler pestisitlerin çevre ve sağlık açısından risklerini ciddi olarak irdelemektedir. Bu nedenle, bir yandan pestisitler çok bilinçli ve kontrollü kullanılırken, diğer yandan da riskli pestisitlerin kullanımları sınırlanmakta ya da tamamen durmaktadır. Türkiye, kalkınmakta olan ve GSMH (Gayri Safi Milli Hasıla)?de tarım geliri yüksek olan bir ülkedir. Ayrıca AB? ye üye olma yolunda sürekli bir ivme içerisindedir. Ürettiği tarım ürünlerini başta AB ülkeleri olmak üzere ABD ve diğer gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelere satmaktadır. Bunun için, başta ziraat olmak üzere çevre sağlığı ürünü olarak pestisit kullanımında bilinçli programlar yürütülmelidir. Ancak bu programın yürütülmesinde Türkiye? de yaşayan insanların sağlıkları, çevreleri ve gelecekleri esas gaye olmalıdır. Pestisit pazarında 30.000 nin üzerinde ürün sayısı olup, bunlardan 2600?ünün yoğun üretimi vardır. Bu pestisitlerin ise sadece % 3?ü insan sağlığı üzerine etkisi açısından test edilebilmiştir. Pestisit kullanımın % 25?i gelişmekte olan ülkelerdedir. Türkiye? de TÜBİTAK ATAL laboratuarı tarafından bugün için sadece 63 adet pestisitin yeterlilik testleri yapılabilmektedir. Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde piyasaya sunulan ürünler ise maalesef WHOPES standartlarından çok uzak, etken maddesi belirsiz ürünler şeklindedir (Anonim 1). Dünya genelinde yıllık pestisit tüketimi 3 milyon ton olup yıllık maliyeti 31 milyar ABD doları, Türkiye? de II. Dünya savaşından sonra başlayan pestisit kullanımında gelinen son nokta yıllık 35.000 ton pestisit olup yıllık maliyeti 300 milyon ABD dolarıdır (Anonim 1, Delen ve ark. 2005) . Halk sağlığı alanında kullanılan pestisit ve pestisit benzeri maddelerin denetim, ithalat ve üretim izni işlemleri T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Ancak ülkemize ithalat yolu ile giren ve ülkemizde üretilen bu kimyasal formülasyonların kullanımıyla ilgili denetim ve kayıtlar bugüne kadar istenilen düzeye ulaşamamıştır.
AB uyum çalışmaları ışığında, ülkemizdeki mevcut durum, müktesabata uygun değildir. Zira Biyosidal ürünlere ilişkin konular kamu sağlığı politikaları arasında yer almaktadır. 23 Kasım 2005 tarihinde resmen başlayan AB eşleştirme çalışmaları ile ?Biyosidal Ürünler Direktifi? ülkemiz mevzuatına uyarlanmaktadır. Bu çalışmanın esası, AB? nin 98/8 EC sayılı
[Ümit TARAKÇI ve İdris TÜREL] YYU Vet Fak Derg
17
direktifine dayanmaktadır ki, ülkemizde mevcut durum itibarı ile yetkili makamların belirlenmesi konusunda eksiklikler vardır. Ülkemizde yasal düzenlemeler ile ulusal bir mevzuatın oluşturulması, AB üye ülkeleri ile aynı biyosidal ürün izinlerinin getirilmesi, biyosidal ürünlere yönelik etken maddelerin listelenmesi, ülke envanterinin çıkarılması ve yetkili otoritelerin belirlenmesi sağlanacağı yönünde T.C. Sağlık Bakanlığının bildirisi vardır. Görüldüğü üzere ülke olarak önümüze konulan tecrübe ve bilime dayalı bir yaptırım vardır. Ancak burada yaptırımın ülkemiz şartlarına uygulanması asıl sorundur. Nüfusu hızla artan, tarım alanları gittikçe daralan ve bunlara bağlı olarak sorunları artan günümüz dünyasında, sorunlar küresel boyutta değerlendirilmek zorundadır. Sorunların çözümü, düzeltici ve engelleyici tedbirlerin alınması noktasında uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Devletler, kanun koyucunun liderliğinde yükümlülükleri belirler. Yükümlülüklerin belirlenmesi ihtiyaçlardan ve öngörülerden hareketle gerçekleşir. İhtiyaçların ve öngörülerin isimlendirilmesi ise, ilgili uzmanların yorumu ve toplumsal hassasiyetlerle ilintilidir. Her yıl açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu verileri incelendiğinde; Türkiye, sürekli kalkınma ve büyüme değerleri ortaya koymaktadır. Umut verici olarak değerlendirilecek bu sonuçlar içerisinde araştırmamıza ait verilerin bulunmayışı ise mevcut bir eksikliğin tespiti noktasında önem arz etmektedir. Türkiye, pestisit ithalatçısı konumunda bir ülkedir. İthal pestisitlerin, Türkiye? ye girişindeki kontrol zaafiyeti, bu ürünlerin ülke içerisindeki dağılımının kontrol edilmesinde de kendisini göstermektedir. Mevcut yasal mevzuattaki eksiklikler giderilmiş dahi olsa, teknik yetersizlikler ithal ürünlerin kontrollerine yeterli değildir. Gerek bireysel gerekse toplumsal kullanılan ürünlerde kullanıcı ? tüketici bilinci yetersizliği, sivil toplum örgütü oluşumlarını ülkemizde engellemektedir. Bu bilincin oluşumuna katkıda bulunabilecek unsurların eksikliği ise diğer bir olumsuzluktur. ABD, BBK ve AB ülkelerinde 20 nci yüzyılın başlarından beri varolan sivil toplum örgütleri toplumsal duyarlılığın ve bilincin birer göstergesidir. Ülkemizde, ürünlere yönelik tercihler, reklâmlardan ve firma temsilcilerinin tanıtımlarına dayanmaktadır. Toplu alım ya da mücadele hizmetinin tedarikine yönelik şartnamelerin belirlenmesinde, WHOPES gibi kuruluşların bildirilerine müracaat edilmemektedir. Alıcı makam, WHOPES standartlarından ziyade daha önce ismi konulan ürüne yönelik şartnameleri ihale dosyalarına koyarak merdivenaltı ürüne yönelebilmektedir. ABD? de eyaletler kendi hazırladıkları ve belirli sürelerle yenilenen eyalet tüzükleri ile zararlılarla mücadele tekniklerini ve kullanılacak ürün özelliklerini belirlemektedir. Hazırlanan haritalar üzerinde, sorumluluk alanlarındaki zararlı türleri ülke çapında 10 farklı yerde faaliyet gösteren teşkilatlarca tespit edilmekte, zararlı dirençleri göz önüne alınarak uzun süreli aynı tür ürünün kullanımı engellenmektedir. Her yıl yinelenen ihalelerle, ihale maliyeti azalmaktadır. Merdivenaltı ürünlerin vatandaşlar tarafından ihbarı teşvik edilmekte, bu tür ürünlerin imalatçıları teşhir edilerek ağır cezayı müeyyideler uygulanmaktadır. Kimyasal ürünlerin kullanımından ziyade üreme alanlarının kontrolüne ağırlık verilmek suretiyle maliyet ve yan etkiler azaltılmaktadır. Ülkemizde, pestisitlerle ilgili sorunların belirlenmesi, bir pestisit politikasının tespiti bu konu ile iştigal eden firmaların inisiyatifine bırakılmıştır. Ne ürünlerin saha testleri yapılmakta, ne bu testlerin hangi sahalarda ne şekilde yapılacağı ifade edilmekte, ne testlerin kimlerin gözetiminde hangi şartlar dahilinde yapılacağı bilinmektedir. Genel uygulama sempatik ilişkiler çerçevesi içerisinde firma ile alıcı makamın önerdiği bir alanda uygulama şeklindedir. Ülkemizin zararlı haritası yoktur. Coğrafi olarak 7 bölgeden oluşan ülkemizde, hangi zararlı türünün nerede, hangi sıklıkta, hangi zamanda, ne boyutta bir zarar verebileceği bilinmemektedir. Salt sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların kayıtlarından hareketle zararlı etkinliğini ortaya koymak son derece sakıncalıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı ve teşkilatında yukarıda sunulan yetersizliklerin giderilmesine yönelik bir yapılanma da bulunmamaktadır. ABD? nde ilköğrenim çağındaki çocukların eğitim müfredatında yer alan ve pestisit kullanıcılarına yönelik ileri eğitim müfredatlarının varlığı (Anonymus 2) şu an ülkemiz için varılması hedeflenen ilk nokta olmalıdır. Bu noktaya varıncaya dek ülkemiz insanının ve çevremizin en az zararla bu dönemi geçirebilmesi için bilimsel tabanlı ve destekli WHOPES standartlarının ivedilikle ülkemizde kabul görmesi ve uygulanması gereklidir. Sonuç olarak; Mukayese edilen ABD, BBK, AB ve WHOPES mevzuatları ile Türkiye gerçeği arasında pestisit standartları gibi dinamik bir konuda uyumun sağlanması açısından ilgili T.C. Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı?nın yeniden yapılanmaya gitmesinin kaçınılmaz olduğu değerlendirilmektedir. Ancak, oluşturulmaya çalışılacak yeni yapılanmada; Bakanlıkların olduğu kadar meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin deneyimlerinin ve bu deneyimlerden kaynaklanan görüşlerinin de ağırlıkla değerlendirilmesi gerektiği ortadadır. Zira, Bakanlıklarda yaşanan sorunların bir kısmı gerçekten yapılanma kökenli olmakla birlikte, bir kısmı uygulamadaki sorunlardan ve yanlışlıklardan kaynaklanmaktadır. Denetleyicinin lise mezunu, denetlenenin yüksek lisans mezunu hekimler ya da en azından fakülte mezunu olduğu bir sistemde çelişkilerin, yetersizliklerin, bilgisizliğin hakim olacağı aşikardır. Bu anlamda, piyasa denetiminden sorumlu denetçilerin eğitim standartları yeniden tespit edilmesi gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak aşağıdaki hususların göz önüne alınmasının faydalı olacağı değerlendirilmektedir. Disiplinler arası işbirliğinin önemi kabul edilmeli, pestisitler ile ilgili hazırlanacak mevzuatta veteriner hekimlere, ziraat mühendislerine, kimyagerlere, çevre mühendislerine, gıda mühendislerine ve teşkilatlarına uygun sorumluluklar verilmelidir. Bu anlamda, ?pestisit standartları, kullanımı ve kontrolü? temel üçgeninde koordinasyon, işbirliği ve hatta organik bağın nasıl sağlanacağı açıkça ifade edilmelidir. Oluşturulacak yeni yapılanmada; pestisit etken maddelerinin üretimi, dağıtımı, depolama, taşıma ve perakende satış, ithalat ve ihracat aşamaları dahil olmak üzere pestisit kullanım zinciri içinde faaliyet gösteren tüm sektörlerin pestisit güvenliği kriterlerine uyumlu bir şekilde hareket etmeleri, böylece zincirin başından sonuna kadar pestisit güvenliği ve kalitesi düzeyinin güvence altına alınması ve kullanım yerlerinde çevre güvenliğinin sağlanması açısından kontrol ve denetimler pestisit güvenliğinden sorumlu olan birimin yetkisine verilmelidir. Yıllardır ülkemizde pestisit güvenliği alanında yaşanan sorunlar, kanuni düzenlemeler ile aşılamayacak boyuttadır. Ancak, genel bir ifade ile, konularına göre veya işlevlerine göre bir genel müdürlük yapılanması yetki karmaşasını engelleyecektir. Çalışmalarında multidisipliner bir anlayışın hakim olduğu, uzman personelden kurulu, bilimsel çalışmalar yönü ile üniversitelerden destek alan genel müdürlük aracılığı ile arzulanan güvenli pestisit yaptırımları sağlanabilecektir. Sivil toplumun katkılarının sağlanabilmesi için örgütlenmelerin cesaretlendirilmesi, teşvik edilmesi ve katılımcı boyutlarının sağlanması gereklidir. Ürünlerin ruhsatlandırılması aşamasında bağımsız uzman personelin görüşleri alınmalıdır. Saha yeterlilik testleri mecbur kılınarak, bu testlerin nerelerde hangi şartlar altında, hangi gözlemcilerin nezaretinde yapılacağı belirlenmelidir. E-devlet olma yolunda ilerleme sağlayan ülkemizde bu veriler, internet ortamında açıklanmalıdır. Münferit alımlardaki teknik şartname kargaşası engellenmek sureti ile WHOPES standartları ağırlıklı pestisitlerin, kontrollü alımları sağlanmalı, alınan ürünler kayıt altına alınarak ABD, BBK ve AB?nde olduğu gibi her 5 yılda bir yeniden değerlendirilmelidir. Kaçak yollardan ülkeye giren etken maddeleri getiren, işleyen ve dağıtan müessese ve kişilere ciddi müeyyideler uygulanmalıdır. Ülke içerisindeki üreticiler desteklenerek kontrol altında üretimleri sağlanmalı, ilgili iş kolları kalkındırılmalıdır.
[Halk Sağlığı Amaçlı Kullanılan Pestisitler] YYU Vet Fak Derg
18
Pestisit ruhsatları belirli sürelerle yenilenmeli, pestisitlere karşı zararlılarda oluşan dirençler tespit edilmelidir. Piyasadaki pestisitler guruplandırılarak, hangi pestisitlerin kimler tarafından alınıp, nerelerde, nasıl kullanılabileceği düzenlenmelidir. KAYNAKLAR Ami BH, Haim SA (1992). Direct effect of phosphamidon on isolated working rat heart electrical and mechanical function. Toxicol Apply Pharmacol, 110(3), 429-439. Anonim (2004). Avrupa Perakendecileri Ürün Çalışma Grubu? nun iyi tarım teknikleri uygulamaları (EUREPGAP). Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, ARGE Dış İlişkileri Şube Müdürlüğü. Anonim (2005a). 27 Ocak 2005 tarih ve 25709 sayı ve Resmi Gazete?de yayınlanan ?Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik?. Anonim (2005b). (3.7.2005) tarihinde kabul edilen 5393 kanun numaralı Belediye Kanunu. Anonim 1. Pesticide PT: TÜBİTAK Ankara Test ve Analiz Laboratuvarının (ATAL) ankara/HamideSenyuva.pdf, Erişim tarihi: 01.03.2006. Anonymous (1999a). EPA, Summary of OPP reduced- risk pesticides initavite. 2 pp, US EPA. Anonymous (1999b). EPA, Fisal year 1999 Work plan. 4 pp, US EPA. Anonymous (2003). ACP 14 (299/2003). Anonymous (2005). Manual Of Decisions For Implementation Of Directive 98/8/EC Concerning The Placing On The Market Of Biocidal Products 04.07.2005. Anonymous 1. Integrated pest Management for Developing Countries: www.pestmanagement.co.uk/culture/history.html, Erişim tarihi: 15.12.2005. Anonymous 2. Data Requirements for Pesticide Registration: Data Requirements for Pesticide Registration | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 3. Guidance on Fifra&24© Registrations: Guidance on FIFRA 24(c) Registrations | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 4. Federal Register Environmental Documents: Federal Register | Federal Register Environmental Documents | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 5. Multi Year Work Plan for Registration on Conventional Pesticides: Multi Year Work Plan for Registration of Conventional Pesticides| Office of Pesticides Programs | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006.
Anonymous 6. A periodic look at pesticides: U.S. Environmental Protection Agency oppsrrd1/registration_review/index.htm, Erişim tarihi: 12.06.2006.
Anonymous 7. Contacts and Organization, Pesticides, US EPA: Contacts and Organization | Pesticides | US EPA, Erişim tarihi: 12.06.2006. Anonymous 8. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?: WHO | WHO Pesticides Evaluation Scheme: "WHOPES", Erişim tarihi: 01.05.2006. Anonymous 9. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?, Quality Control: WHO | Quality control, Erişim tarihi: 04.05.2006. Anonymous 10. WHO Pesticides Evaluation Scheme: ?WHOPES?, Equipment and Application: www.who.int/whopes/ equipment/en/,Erişim tarihi: 13.05.2006. Anonymous 11. Robertspresentation ? Europgap.ppt: www.unep-unctad.org/CBTF/events/manila2/ Roberts presentation- Europgap.pdf, 22.03.2006. Blain PG (1990). Aspect of pesticide toxicology. Adcverse Drug react acute poisoning rev, 9(1), 37-68. Blasiak J, Walter Z, Bawronska M (1991). The changes of osmotic fragility of pig eryrocytes induced by organophosphorus insecticeds. Acta Biochim Pol, 38(1), 75-80. Çömelekoğlu U, Arpacı A, Mazmancı B (1998). Pestisitlerle kronik olarak karşılaşan tarım işçilerinin pestisitlerden korunma konusundaki tutumları. 3. İşçi Sağlığı Kongresi. Ankara. De Waard MA, Georgopoulos SG, Hollaman DW, Ishii H, Leroux P, Ragsdale NN, Schwinin FJ (1993). Chemical control of plant diseases: Problem and prospects. Annu Rev Phytopathol, 31, 403-421. Delen N, Durmuşoğlu M, Güncan A, Güngör N, Turgut C, Burçak A (2005). Türkiye Ziraat Mühendisliği VI. Teknik Kongresi, Türkiye?de pestisit kullanımı, kalıntı ve organizmalarda duyarlılık azalışı sorunları. Ankara. Guest JA, Copley MP, Hormenic KL (1991). Carsinogenic effects of pesticides. Pathol Pharmacol, 71(3), 387-390. Izushi F, Ogata M (1990). Hepatic and muscle injuries in mice treated with heptachlor. Toxicol Lett, 54 (1), 47-54. McEven FL, Stephenson GL (1989). The use and significiance of pesticides in the environment. John Wiley & Sons Pub, New York. Moses M (1989). Pesticide-related health problems and farmworkers. AAOHN J, 37(3), 115-130. Weizman Z, Sofer S (1992). Acute pancreatitis in children with anticholinesterase insecticide intoxication. Pediatrics, 90(2), 204-206.