- Kapitalizasyon Faiz Oranını Etkileyen Faktörler
4.1. Kapitalizasyon Faiz Oranına Olumlu ve Olumsuz Etki Yapan Faktörler
Değeri tespit edilen arazi, bulunduğu bölgeye göre olumlu ve olumsuz faktörlere sahip ise, bilirkişi, kapitalizasyon faiz oranını gerektiği ölçüde değiştirerek, bu faktörleri göz önüne alacaktır. Şayet arazi, bulunduğu bölgeye göre olumlu faktörlere sahip ise, kapitalizasyon faiz oram düşecek, aksi durumda yükselecektir.
Kapitalizasyon faiz oranına olumlu etki yaparak düşmesine neden olan başlıca faktörler şunlardır:
Kente veya kasabaya yakın olma ve kent veya kasaba nüfusunun fazlalığı,
Ulaşım yollarına (karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu) yakınlık,
İyi sağlık koşulları,
Ulaşım kolaylılığı,
Binaların (varsa) iyiliği,
Arazinin tek bir parçadan oluşması,
Toprağın biçiminin düzgün olması,
Mülk güvenliğinin olması,
Serbestçe alınıp satılabilmesi,
Toprak sahibinin can güvenliğinin olması,
Araziden kadastro geçmiş olması,
Nüfus yoğunluğunun fazlalığı,
Münavebenin kolaylıkla değiştirilebilmesi,
Sulu ise, sulama kolaylığı,
Araziye olan talep yoğunluğu,
Rekreasyon ve dinlenme gibi amaçlar için elverişli olması.
Kapitalizasyon faiz oranına olumsuz etki yaparak yükselmesine neden olan başlıca faktörler şunlardır.
Kente veya kasabaya uzak olma ve kent veya kasaba nüfusunun azlığı,
Ulaşım yollarına (karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu) uzaklık,
Kötü sağlık koşulları,
Ulaşım güçlüğü,
Binaların (varsa) iyi veya bakımlı olmaması,
Arazinin parçalı olması ve parçaların birbirinden uzak bulunması,
Toprağın biçiminin düzgün olmaması,
Mülk güvenliğinin olmaması,
Serbestçe alınıp satılamaması,
Toprak sahibinin can güvenliğinin olmaması,
Araziden kadastro geçmemiş olması,
Nüfus yoğunluğunun azlığı,
Münavebeyi değiştirmenin güç olması,
Sulu ise, sulama güçlüğü,
Araziye olan talebin azlığı.
Kapitalizasyon faiz oranına olumlu ve olumsuz etki yapan bu faktörlerin etki dereceleri, ancak özel araştırmalar sonucu tespit edilebilir (Mülayim ve ark., 1986).
4.2. Kapitalizasyon Faiz Oranının Düşük Olmasının Nedenleri
Arazi en güvenceli yatırımlar arasında yer almaktadır. Dolayısıyla araziye yatırılan sermayenin kapitalizasyon faiz oranı, rizikolu olan diğer yatırımların faiz oranlarından çok daha düşüktür. Bu ekonomik nedenden başka, kapitalizasyon faiz oranım, diğer yatırımların faiz oranlarına göre düşüren ekonomik olmayan nedenler de vardır. Bunlar:
a-Toprak tutkusu; kişisel tasarrufu belli bir faiz oranıyla yatırmak için arazi sahibi olunmaz. Toprak sahibi olmada, toprak tutkusunun da önemli rolü vardır. Toprak tutkusu,küçük arazi parçalarının kapitalizasyon faiz oranını etkilemektedir.
b- Yatırım aracı olması; bütün ailenin çalışabileceği küçük bir işletme arazisinin satın alınması halinde, işletme, yalnız tasarrufların yatırıldığı bir yer olarak düşünülemez. Arazi aynı zamanda bir iş aracıdır. İşsizliğin çok yoğun olduğu Türkiye'de bu nedenle köylü, bir çiftliği satın alabilmek için çok yüksek değer ödemeye razı olmaktadır. Çünkü burada köylü, ailesinin bütün işgücünün çalışmasını güvence altına almış olacaktır. Toprak satın alan köylü, kendisi ve ailesi işgücünün çalışmasını güvence altına aldığından, yatırımın kapitalizasyonu faiz oranının çok düşük olmasına önem vermeyecektir.
c- Sosyal ve politik güç; toprak, aynı zamanda sahip olana sosyal ve politik bir güç verir. Özellikle büyük işletmelerde bu faktör önemlidir.
Bütün bu sayılan ekonomik olmayan faktörler de, araziyi yatırım olarak seçenlerin niçin düşük bir faiz oranına razı olduklarını belirten, yani arazi kapitalizasyon faiz oranının düşük olmasının nedenlerindendir (Mülayim, 1994).
Kapitalizasyon Faiz Oranının Tespiti
Bir çiftliğe veya bir araziye analitik yönteme göre değer biçmek için öncelikle arazinin rantı ve kapitalizasyon faiz oranının tespit edilmesi gerekmektedir. Arazi rantları, çiftliğin veya arazinin üretim hedefi ile onun idare sistemine göre değişir. Diğer bir ifadeyle rantın hesap ediliş şekli çiftliğin veya arazinin senelik gelir sağlayan (tarla ziraatı gibi) veya periyodik gelir temin eden (meyvelik gibi) üretim sahalarına tahsis edilmiş olmasına ve idaresinin kiracılık, ortakçılık ve mal sahipliği gibi usullerle yapılmasına göre değişmektedir (Gülten,1994 a).
Tarımsal değer biçmede arazi rantları genellikle arazilerin işletilme durumları dikkate alınarak üç şekilde hesaplanmaktadır (Mülayim, 1994).
Mal Sahibi Tarafından İşletilen Arazilerde Rant:
Mal sahibi tarafından işletilen arazilerde, arazi rantının bulunmasında aşağıdaki formül kullanılmaktadır.
R- Gh - (M + Mf + Eü + İü + V)
R = Arazi rantını,
Gh= Gayri safi hasılayı,
M = Çiftlik dışından sağlanılan üretim araçları (tohum, yem, tarım ilaçları, gübre vb.)
ve hizmet masrafları, amortismanlar, sigorta, tamir ve bakım giderleri vb.ni,
Mf = Müstecir sermayesi faizini,
Eü = El emeği ücret karşılığını,
İü = İdare (yönetim) ücret karşılığını,
V = Vergileri ifade etmektedir.
Bu durumda değer biçen uzman Gh, M, Mf, İü ve V'nin yıllık ortalama ve yıl sonuna toplanmış değerlerini, normal yetenekte bir müteşebbise göre hesaplaması gerekmektedir.
Kiracı Tarafından İşletilen Arazilerde Rant:
Değeri biçilen çiftliğin bulunduğu bölgede kiracılık geleneği var ise arazi rantının bulunmasında aşağıdaki formül kullanılır:
R = Toplam (e) - Toplam (m)
R = Arazi rantını,
Toplam (e) = Parasal (nakdi) ve maddesel (ayni) kira toplamını,
Toplam (m) = Mal sahibi tarafından yapılan masraflar (- Arazi vergisi ve mal sahibine ait diğer vergileri (gelir vergisi hariç) - Arazi sermayesinin amortismanı, sigorta, tamir ve bakım giderleri - idari giderler) ifade etmektedir.
Ortakçı Tarafından İşletilen Arazilerde Rant:
Ortakçılıkla işletilen bir arazinin rantının bulunmasında aşağıdaki formül kullanılır:
R = Ghm - ( Mm + Mfm + İüm + Vm)
R = Arazi rantını,
Ghm = Gayri safi hasıladan mal sahibine düşen payı,
Mm = Masraflardaki mal sahibi payını,
Mfm = Mal sahibine ait müstecir sermayesi faizini,
İüm = İdari ücret karşılığından mal sahibine düşen payı,
Vm = Mal sahibinin ödediği vergileri ifade etmektedir.
Bu verilen formüller yardımıyla arazilerin işletilme biçimlerine (mal sahibi, kiracı, ortakçı) göre rantları tespit edildikten sonra, kapitalizasyon faiz oranı hesaplanabilecektir.
Değeri biçilen çiftliğin veya arazinin bulunduğu bölgede değer biçildiği zaman yürürlükte olan ortalama kapitalizasyon faiz oranı aranır. Bunun için çok yeni ve benzer birçok gerçek arazi satış fiyatlarının bilinmesi gerekir. Yeter sayıda arazinin satış fiyatları ve bunların rantlarının bilinmesi durumunda ortalama kapitalizasyon faiz oranı şöyle hesaplanır:
Satış fiyatları K1, K2, K3 ..... Kn olan arazilerin rantları R1, R2, R3 ..... Rn ile, kapitalizasyon faiz oranı da f ile gösterilecek olursa;
R1 + R2 + R3 + ..... +Rn / K1 + K2 + K3 + .....+ Kn =
Toplam R / Toplam K = f
Bu formül ile, tartılı ortalama almak suretiyle kapitalizasyon faiz oranı bulunmaktadır.
Bu yolun uygulanması için, bir çok arazinin gerçek satış fiyatlarının bilinmesi gerekmektedir ki, bunları bilmek her zaman kolay olmamaktadır. Arazilere ait gerçek satış fiyatları için, tapu satış kayıtları önemli bir veri kaynağıdır. Ancak Türkiye'de kadastro işlemlerinin tam anlamıyla bitmemiş olması ve alım-satım vergisi nedeniyle arazi satış fiyatlarının düşük gösterilmesi nedeniyle tapu satış kayıtlarına güvenilememektedir.
Ortalama arazi satış fiyatları, tapu kayıtları dışında, bölgeyi çok iyi tanıyan çiftçiler. Ziraat Mühendisleri, Ziraat Teknisyenleri ve emlakçılara sorulmak suretiyle de bulunabilmektedir. Gerek resmi gerekse gayri resmi arazi satış değerleri toplanıp değerlendirilerek arazinin ortalama satış değeri bulunabilir. Bulunan bu arazi satış değerleri, daha önce hesaplanmış olan rantlara oranlanarak gerçeğe en yakın kapitalizasyon faiz oranı saptanmış olur. Ancak, yukarıda belirtilen güçlüklerine rağmen, Türkiye'de tarımsal değer biçmede kullanılabilecek bugün en doğru ve tek yol budur*.
Akerson (1984)’a göre arazilerin değerinin yıldan yıla çok az değişmesi nedeniyle, kapitalizasyon kriterinin araziler için en uygun yöntem olduğu kabul edilmektedir (Sayılı, 1996). Bu şekilde bulunan oran da, ortalama kapitalizasyon faiz oranı olup, bulunan bu oranının, değeri biçilen araziye uyarlanması gerekmektedir. Bu amaçla, değer biçen kimse veya bilirkişi, arazinin, kapitalizasyon faiz oranını etkileyen bütün niteliklerini ve rahatlıklarını (arazinin genişliği, şekli, konumu, kente uzaklığı, sosyal güvence vb.) göz önüne alarak değerlendirir. Değer biçen kişi bulunan kapitalizasyon faiz oranını değer biçtiği araziye uyarlayarak azaltıp veya artıracaktır. Arazinin rahatlığı arttıkça ortalama kapitalizasyon faiz oranı düşürülmekte; yani arazinin değeri artmaktadır (Mülayim, 1994).