Cevap: yazım hataları
Eleştirmek, eski türkçede muhalefet kelimesiyle anlamını bulurdu. Muhalefet kelimesi, arapça bir kelimedir. Halef kelimesinden türetilmiştir. Anlamı arkasından gelendir. Arkasından gelmek suretiyle, yeni bir gelişmeyi veya yeni bir düzenlemeyi yapmak, yeni bir düzenleme teklifinde bulunmak anlamında MUHALEFET kelimesi türemiştir.
Eskilerin her yeni gelişmeye ilişkin bir ahlaki tasavvur geliştirdiği görülür. Meselâ infak etmek. Yani Allah yolunda, Allah rızası için harcamada bulunmak. Hemen infak'ın nasıl olması gerektiğine dair bir ahlaki temayül oluşuvermiştir. Bunda ölçü: Sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmayacak. İnfak konusunda geliştirilen ahlaki tasavvur böyledir.
Biz de ise, ne zaman muhalefet kelimesi eleştirmek oldu, işte o zaman anlamını ve ahlaki anlayışını da kaybetti.
İnsan böyle bir varlıktır. Eleştiriyi sindiremez, ancak muhalefet edildiğinde, yani imanından kaynaklanan akılın inşaa ettiği, arkasından gelmek suretiyle bir yenilik, bir tamamlama görevi gördürüldüğü muhalefet herkese faydalı olabilecektir. Aksi halde, Avrupalıların ego dediği bizim medeniyetimizin ise, benlik (enaniyet) dediği savunma düzeneği devreye girer. Bu savunma düzeneği ise sonuna kadar savunmaya programlandığı için, işin tadı tuzu kalmaz. İçtiğin su, ürküttüğün kurbağaya değmez.
Eleştiren eleştirmekle kalır. Eleştirilen ise, saldıraya uğradığı algısıyla olaydan büsbütün soğur.
Şimdi çok lafın kısası, biz bahcesel olarak ne yapalım. Üyemiz soruyor: Yav Gardaş! Hemi benim toprakta çatlama vardıya, ahanda o geçmedi bir türlü yav! Ne yapacam ben şindi!
Hakikaten ne yapalım biz şimdi? Üyeye Türkçeni düzelt öyle gel mi diyelim. O zaman o üye bizi havan batsın hastalığına yakalanmış entellüktüeller grubuna sokarsa, bizim ona faydamız olur mu?
Hakikaten biz ne yapacağız? El cevap: Biz onu o şekliyle kabul edeceğiz ve örnek olacağız. Biz kendemiz Türkçemizi güzel kullana, kullana o insanlara da iyi bir örnek teşkil edeceğiz.
Bence durum budur. Ben acizane gittiğim her yörede yerel dili kullanan insanları hoş görmekle beraber örnek olunmasının yeterli olacağını düşünüyorum.
Bu mübarek cuma gününde bir problemi daha çözmenin keyfini yaşamama müsade ediniz.