10 Haziran 2009
Bugün 10 Haziran 2009 18 C.Ahir 1429 Mayıs: 28 Hızır:36 Ülker Doğumu Fırtınası
HADİS-İ ŞERİF
Hz.Peygamber, bir gün ashabına: İnsanları en çok cehenneme girdiren şey nedir? diye sordu. Ashap: Allah ve Resulü bilir ancak, dediler. Hz Peygamber: İki uzvudur ki, biri ağzı, diğeri ferci (cinsiyet organı), buyurdu. Sonra tekrar sordu: İnsanların en çok cennete eriştiren şey nedir? Ashap, aynı cevabı verince, şu açıklamayı yaptı: Bu da iki şeydir: Biri, Allah’tan korkmak, yani takva sahibi olmaktır. Diğeri de güzel ahlaka sahip bulunmaktır. Hadis (İbn-i Mace).

HASED EDENİN DUASI MAKBUL DEĞİLDİR
Hased edene gelen musibetlerden birisi duasının kabul olunmamasıdır. Ebülleys Semerkandî (r.h.) şöyle demektedir:
Üç kişinin duası kabul olunmaz. Bunlar; haram yiyen, çok gıybet eden ve kalbinde müslümanlara karşı kin ve hased olan kimselerdir.
Hased eden beş yönden Rabbi ile karşı karşıya gelmiştir:
Allah'ın insanlara verdiği nîmete buğzeder.
Rabbinin taksimine gazaplanır, kızar.
Allâhü Teâlâ'nın kendisine lütfedip verdiği nimet
lerde cimrilik yapar.
Allâhü Teâlâ'nın mümtaz (seçilmiş) kullarının yar
dımsız kalmasını ister.
5- Şeytan'a yardım eder. Hatta hasette ona ortak
olur. İblis de, Hz. Adem (a.s.)'a hased etmişti.
SULTANAHMED CÂMİİ'NİN İBÂDETE AÇILMASI
Sultanahmed Camii İstanbul'da, Osmanlı devrinin altı minareli tek câmiidir. Osmanlı Devleti'nin ihtişamını, kudretini, o devrin sanattaki inceliğini, zarafetini ve tezyinatını gösteren muhteşem bir âbidedir.
Osmanlı mimarisinin şaheserlerinden olan bu cami, 9 Haziran 1617'de merasimle ibâdete açıldı.
Sultanahmed Câmii'nin açılışı için Aziz Mahmûd Hü-dâyî Hazretleri davet edildi. Fakat o gün fırtınadan denizde şiddetli dalga vardı. Kayıkçılar denize açılmaya cesaret edemiyorlardı,
Aziz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri, Üsküdar iskelesine geldi. Birkaç talebesi ve husûsî kayıkçısı ile birlikte Sa-raybumu'na doğru açıldı. Allâhü Teâlâ'nın izniyle kayığın dört yanında bir kayık mesafesinde deniz süt liman oluyor, dalgalar kayığa hiç tesir etmiyordu.
Üsküdar ile Sarayburnu arasındaki bu yola Hüdâyî yolu dendi. Cami merasimle açıldı. Cuma hutbesini Azız Mahmûd Hüdâyî Hazretleri (k.s.) okudu.
FIKRA
Vatandaş, bir avukatın yazıhanesine gelir. Duvarda büyük harflerle şu uyarı yer almaktadır; "Danışmadan ücret alınmaz." Vatandaş, buna güvenerek sorununu avukata açar, avukat da gerekli bilgiyi vatandaşa verir. Ona çay ısmarlar, tüm bu teşrifattan çok memnun olan vatandaş, avukata teşekkür ederek kapıya yönelir. Tam çıkmak üzereyken avukatın uyarısıyla yerinde durakalır; "Danışma ücretini vermediniz!" Vatandaş şaşırmıştır; "Aman avukat bey, şuradaki yazıda danışmadan ücret alınmadığı yazmıyor mu?" Avukat, "Eeee, tamam yazıyor, danışmadan ücret almıyoruz. Ama, danışınca ücret alıyoruz. Sen de danıştın, ücreti öde bakalım. danışmasaydın böyle bir şey talep etmeyecektim!.." (“cekoslovakyalilastiramadiklarindanim”/Ek$iSözlük)
GÜNÜN SÖZÜ
Kendi ana dilini tam olarak bilmeyen, başka bir dilde öğrenemez. B.Swaw
YEMEK MENÜSÜ
· Kuru Fasülye
· Pirinç Pilavı
· Çorba
ÇOCUĞUNUZA İSİM
Erkek: ÜNVEREN: (Tür.) Er. - Ün veren.
Kız: ÜRÜN: (Tür.) 1. Üretilen, yararlı şey, topraktan elde edilen. 2. Yapıt, eser. 3. Sık orman. 4. Çokluk, bolluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
MANİ
Karanfil kurutmadım
Yar seni unutmadım
Hatırın saydım da
Üstüne yar tutmadım

BİLMECE
Pazardan aldım bir tane,Eve geldim bin tane
Cevabı Yarın.
Dünkü Cevap: Kara cahil