Geliboludaki bahçeme bahar bakımı ve toprak için ön çalışma içinde dikime hazırlama otlanmayı önlemek adına, bahçemde bir dizi çalışmalar yapmak, meyve ağaçlarında uygun budamalar ardından bordo bolamacı ile ilaçlama ve budanan dalların kesim yerlerini sterilizasyon uygulanmış oldu.
Bazı fidanlarımın yerlerini değiştirirken bazı yeni fidan dikimi ile bahçemde ağaç dikilecek son yerleride doldurmuş oldum,dişili erkekli ektiğim kivi fidanın erkeğinin ilk diktiğim kış aylarında soğuklardan etkilenerek kurumuş, dişiside meyve vercek duruma gelmiş her baharda çiçeklenerek meyveye yatıyor olmasına karşın çiçekleri döllenecek erkek polen bulamayıca meyve oluşturamıyordu.
Bu sene bahçe çalışmalarımda öncelik olarak civar site komşularından kivisi olanlarından erkek aşı çelikleri elde ederek, bendeki dişi kivinin bir iki dalına aşılma yaptım, çok irileşen bir elma ağacımın iki ana dalından bir tanesi gövdeye yakın bir yerinden keserek üzerine deveci armudu aşıldım.
Doğa uyanmış bu güzellikler içinde çalışmak insana derinden huzur sağlıyordu, etrafımız hep kırsal olduğundan kırsalın insanlarıda tarlalarında yapacak işler buluyorlardı, göze çarpan bu işler içinde ekili tarlalarında kimyasal gübrelemeler ve zehirli yabani ot öldürücü ilaçların zehirlerini topraklara bırakmaları idi.
Çok önemli bir gözlemimi sizlerle paylaşırken belirtmeliyimki büyük bir şaşkınlık içine girmiştim, 15 yıldır buralarda böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordum, sitemizin alt tarafında bulunan denize yakın olmasından ötürü imara açılmamış arazilere yakın köylerden gelerek bu toprakları sebze yetiştirme adına kiralanmaya başlanmıştı, topraklar verimsizleştiği için tarla bitkileri ekmiyorlardı, lakın toprak işleme traktörle uzun zamandır yapılyordu.
Beni şaşkınlığa götüren gözlem ilk defa bu toprakların bir bölümü üzerinde tekli pulluğu olan bir atla sürülmesiydi, merakımı cezbeden bu olayı çözmem gerekiyordu, uygun bir ortamda bu kırsal insanının yanına giderek bu merakımı onunla paylaşarak giderecektim, ilk sorumda kişi utangac bir tavır içinde durumu traktörün faaliyetlerinden dolayı toprak üzerindeki olumsuzluklarına yorumlayınca, kendisine samimi olarak yaptığı bu uygulamanın yerinde olduğu, hatta daha ekonomik olacağını belirtince, kendisini samimi bir ortamda olduğu kanati uyanmış olacak ki yaşanan gerçekleri ortaya koymada deretdüt göstermeden ortaya koyarken, aynı zamanda traktör ve mazot masraflarının altından kalkılmıyacak boyutlara ulaştığını toprakları icarla tuttuklarından geri ödemeler yüzünden çalışmalarının emekleri karşlık bulamadığını boğazımızı bile duyramıyacak durumda kaldıklarını belirtirken, kendisine yönelttiğim bir soru üzerine, başka bir gerçekle yüzyüze geliyordum.
Sorum şuydu neden kendi topraklarınızı kullanmıyorsunuzda, başka bölgelerin topraklarını kiralama yönüne gidmeden masraflarını azaltılmasını açıklamaktı niyetim, onun açıklamaları çok daha vahim olan topraklarının bozulduğunu açıklamasıydı.
Bozulma sebeblerini benim sormama gerek kalmamıştı, kendisinin kötü uygulamalarının toprakları aşırı yorgunluk ve dengesiz kullanılan kimyasal gübre ve ilaçların kullanımıyla beraber geldiğini belirtiyordu, bundan böyle kimyasal gübre ile ahır gübrelerin önemine vurgu yaparken, topraklar üzerindeki uygulanan acı gerçeği ortaya koyuyordu.
Bir başka gözlemimde, ahır gübrelerinin öneminin anlaşılması belirgin hale gelirken, hayvan yetiştiricilerin ahırlarından yeni çıkmış taze gübreler tarla kenarlarına büyük damperli kamyonlarla taşınması bu alanda yaşanan rekabeti de ortaya koyuyordu, bundan böyle küçük toprak sahiplerinin bahçe çalışmalarında yanmış ahır gübresi bulma imkanlarıda ortadan kalkmış görünüyordu.
Kırsalda yaşanan bu gerçekler beni endişeye götürsede, topraklara verilen önemin ortaya çıkması ziyadesiyle memnun eden bu durum iyi günlere işaret ediyordu.
Bazı fidanlarımın yerlerini değiştirirken bazı yeni fidan dikimi ile bahçemde ağaç dikilecek son yerleride doldurmuş oldum,dişili erkekli ektiğim kivi fidanın erkeğinin ilk diktiğim kış aylarında soğuklardan etkilenerek kurumuş, dişiside meyve vercek duruma gelmiş her baharda çiçeklenerek meyveye yatıyor olmasına karşın çiçekleri döllenecek erkek polen bulamayıca meyve oluşturamıyordu.
Bu sene bahçe çalışmalarımda öncelik olarak civar site komşularından kivisi olanlarından erkek aşı çelikleri elde ederek, bendeki dişi kivinin bir iki dalına aşılma yaptım, çok irileşen bir elma ağacımın iki ana dalından bir tanesi gövdeye yakın bir yerinden keserek üzerine deveci armudu aşıldım.
Doğa uyanmış bu güzellikler içinde çalışmak insana derinden huzur sağlıyordu, etrafımız hep kırsal olduğundan kırsalın insanlarıda tarlalarında yapacak işler buluyorlardı, göze çarpan bu işler içinde ekili tarlalarında kimyasal gübrelemeler ve zehirli yabani ot öldürücü ilaçların zehirlerini topraklara bırakmaları idi.
Çok önemli bir gözlemimi sizlerle paylaşırken belirtmeliyimki büyük bir şaşkınlık içine girmiştim, 15 yıldır buralarda böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordum, sitemizin alt tarafında bulunan denize yakın olmasından ötürü imara açılmamış arazilere yakın köylerden gelerek bu toprakları sebze yetiştirme adına kiralanmaya başlanmıştı, topraklar verimsizleştiği için tarla bitkileri ekmiyorlardı, lakın toprak işleme traktörle uzun zamandır yapılyordu.
Beni şaşkınlığa götüren gözlem ilk defa bu toprakların bir bölümü üzerinde tekli pulluğu olan bir atla sürülmesiydi, merakımı cezbeden bu olayı çözmem gerekiyordu, uygun bir ortamda bu kırsal insanının yanına giderek bu merakımı onunla paylaşarak giderecektim, ilk sorumda kişi utangac bir tavır içinde durumu traktörün faaliyetlerinden dolayı toprak üzerindeki olumsuzluklarına yorumlayınca, kendisine samimi olarak yaptığı bu uygulamanın yerinde olduğu, hatta daha ekonomik olacağını belirtince, kendisini samimi bir ortamda olduğu kanati uyanmış olacak ki yaşanan gerçekleri ortaya koymada deretdüt göstermeden ortaya koyarken, aynı zamanda traktör ve mazot masraflarının altından kalkılmıyacak boyutlara ulaştığını toprakları icarla tuttuklarından geri ödemeler yüzünden çalışmalarının emekleri karşlık bulamadığını boğazımızı bile duyramıyacak durumda kaldıklarını belirtirken, kendisine yönelttiğim bir soru üzerine, başka bir gerçekle yüzyüze geliyordum.
Sorum şuydu neden kendi topraklarınızı kullanmıyorsunuzda, başka bölgelerin topraklarını kiralama yönüne gidmeden masraflarını azaltılmasını açıklamaktı niyetim, onun açıklamaları çok daha vahim olan topraklarının bozulduğunu açıklamasıydı.
Bozulma sebeblerini benim sormama gerek kalmamıştı, kendisinin kötü uygulamalarının toprakları aşırı yorgunluk ve dengesiz kullanılan kimyasal gübre ve ilaçların kullanımıyla beraber geldiğini belirtiyordu, bundan böyle kimyasal gübre ile ahır gübrelerin önemine vurgu yaparken, topraklar üzerindeki uygulanan acı gerçeği ortaya koyuyordu.
Bir başka gözlemimde, ahır gübrelerinin öneminin anlaşılması belirgin hale gelirken, hayvan yetiştiricilerin ahırlarından yeni çıkmış taze gübreler tarla kenarlarına büyük damperli kamyonlarla taşınması bu alanda yaşanan rekabeti de ortaya koyuyordu, bundan böyle küçük toprak sahiplerinin bahçe çalışmalarında yanmış ahır gübresi bulma imkanlarıda ortadan kalkmış görünüyordu.
Kırsalda yaşanan bu gerçekler beni endişeye götürsede, topraklara verilen önemin ortaya çıkması ziyadesiyle memnun eden bu durum iyi günlere işaret ediyordu.

