Bu yazı ubeyd arkadaşımızın bir mesajındaki bilgilerin haber niteliği bakımından ele alınarak kaleme alınmıştır kendilerine bu açıklamaları için şükranlarımı sunmaktayım.

ubeyd Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Aziz Hemşerim. Hassasiyetinizi anlıyorum. Ancak yukarıda da söylediğim gibi özel Yem Fabrikasında iki yıl boyu tüm rasyonları ben hazırladım. Yani yem içersine ne katılıyor, hangi oranda katılıyor hepsini de ben hazırladım. Alınacak hammaddelerin listesini ben yapıp Fabrika sahibine veriyor o da temin ediyordu. Ben hiç bir zaman hayvansal atıkları veya kemik unu kullanmadım. Sadece Tavuk yemi için sınırlı oranda Balık unu kullandım.


İnsanımız beslenme konusuna verdiği öneme dikkat çekerek, yediklerimizin ne kadar doğal olduğu konusunda bir araştırma gereği içinde olduğuna artık inanmak istemiyorum.

Yetiştirilen sebze ve meyveler konusunda titiz davranan insanlar, kimyasal girdileri hatta zehirleri kullanan üreticileri kalıntılı ürenler konusunda seçici olduklarını belirtirken, hatta bu kanaatlerin onları yeterli bulmadıkları için doğal ve ekolojik ürünlere olan talbin artması ile sonuçlansada, katkıların ister doğal olanı isterse yapay olanı doğallığı bozan etken durumundadır.

Tavuk yemi için sınırlı oranda balık onu kullandım. Bu açıklamalar ışığında balık ununun hayvanlara yem olarak verilmesi ne kadar doğal olur hiç bileniniz varmı acaba, Müslümanlar nasıl domuz eti ve ürününü yemekten imtina ediyarlarsa, bu bir inanç sistemide olsa bu saatten sonra bu canlının etinin ürünlerini beslenmede kullanmaları bence kendileri isteselerde vücutlarında bu tür besinlerden vücutları için sentez yapacak enzim bulamıyacaklar ve sonuçta bu canlının etinin yenmesi onlara bir yarar getirmiyecektir.

Bu yorumu neden getirdiğim konusuna gelince, bu örnek teki açıklama etindenden sütünden yumutasından yararlandığımız hayvanlarımızı doğal olarak beslediklerimize vurgu yapmak adına açıkladım,yetiştirdiğimiz bu hayvanlara alıştıkları beslenme menülerinde hiç balık varmıydıda biz onların yemlerine balık unu katkısında bulunuyoruz, acaba bu balık ununu bu hayvanlar gerçekten doğal olarak sindirebiliyorlarmı diye hiç düşünülüyormu, bence hiç düşünülmediğini söymek zor olmasa gerek.

Çünkü bu hayvanlar balık ununu sindirebilselerdi. Tavuklar balık gibi kokmazlardı sonuç meydanda, nasıl ki genel kanı olarak etlerde kekik kokusunu kabul ediyorsak, bu bir yerde bizim beslenme alışkanlıklarımızla uyumlu bir durum olduğudur.

Arkadaşımızın mesajının diğer bülümünede, yorumlarımı ilerki günlerde yayınlıyacağımı belirtirim.

Sizleride bu yazılarımın yorumlarına davet ederek konun daha ileri paylaşımlar getirmesine katkı sağlıyabilirsiniz.

ubeyd Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sizin çöpten veya başka yerlerden kemik toplayanlarla konuşmanız doğrudur. Ancak bu kemik ununun nerede kullanıldığını iyi araştırın. Bakın bugün kullandığınız Beşeri ilaçlardan, Şeker sanayisine, Sucuk -Sosislerden bebek mamasına, Bazı Bisküvi ve hazır dondurulmuş hamurlu gıdalar gibi onlarca gıda içersine katıyorlar. Ama hiç kimse çıkıp da bunu anlatmaz iken iş dönüp dolaşıp Yem katkı maddesi diye anlatılıyor.
Ayrıca İlçe Tarım Müdürlüğünde üç yıl boyunca Gıda denetimi görevlisi olarak çalıştım. Bu sistem ile Tarım elemanlarının Gıda denetlemesi yapması mümkün değil. Ziraat Mühendisleri İllerde Valinin, İlçelerde Kaymakamın emrinde. Ben neler ile karşılaştım ama burada yazmak mümkün olmuyor. Halkından köylüsünden nefret eden odasına almayan Bir Vali veya Kaymakam Tarımcıya köylüye destek olması mümkün mü. Her ne ise bu Hamur çok su götürür. Selametle …