fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

İç mekan bitki üretiminde DALDIRMA YÖNTEMLERİ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • İç mekan bitki üretiminde DALDIRMA YÖNTEMLERİ

    Uygulama biçimlerine göre daldırma başlıca:
    1. Adi daldırma
    2. Yılankavi daldırma
    3. Hava daldırması
    4. Tepe daldırması
    5. Hendek daldırması
    olarak adlandırılabilir.
    ADİ DALDIRMA
    Adi daldırma gövdenin alt kısmından veya kök boğazından çıkan ve yere doğru
    kolay bükülebilen, uzun, bir yaşlı sürgünler veren bitkilerde uygulanır
    (Sözgelimi Camellia japonica ve Rhododendron simsii gibi), ilk olarak dal kemer
    şeklinde aşağı doğru kıvrılarak, toprağa değen yeri köklenme materyali ile
    örtülür ve ucu topraktan dışarı çıkarılır. Dalın toprağa değen kısmına rastlayan
    gözün hemen altında bir çentik açmak suretiyle köklenme teşvik edilir. Ayrıca bu
    yaraya toz köklendirme hormonlarının uygulanması yaarlı olabilir. Dalın gövdeye
    kadar olan kısmındaki gözler köreltilir. Daldırılan dalı toprak altında tutmak
    için bir ağaç çatal, U şeklindeki kıvrılmış kalın bir tel veya taş parçaları
    kullanılabilir.
    Açılan çentikten kökler oluştuğunda, daldırma sürgünü bu kısımdan kesilmek
    suretiyle ana bitkiden ayrılır ve ana bitkinin köklenmiş çeliklerinin tabi
    tutulduğu işleme tabi tutulurlar.
    YILANKAVİ DALDIRMA
    Yılankavi asnnda adi daldırmaya benzer. Farkı, Uzun bir dalın bir kısmının
    gönülmesi, ondan sonra bir kısmının toprak yüzüne çıkarılması, sonraki kısmın
    tekrar gömülmesi ve dalın sonuna değin bu işlemin sürdürülmesidir Adi daldırmada
    olduğu gibi dalın gömülen kısımlarına rastlayan gözlerin alt kısımlarında küçük
    çentikler açılır v< daha sonra hacim olarak eşit miktarlardaki turba ve kum
    karışımından oluşan köklenme materyali ile örtülür. Toprak üstünde kalan her
    kısımda en az yeni bir sürgün oluşturacak bir tomurcuk bulunmalıdır.
    Yılankavi daldırma için en uygun zaman Haziran ayıdır. Gömülen her kısımda
    kökler oluşur. Köklenme olduktan sonra erken Sonbaharda dal, bir gün ve
    köklenmiş kısım olmak üzere parçalara ayrılarak John Innes saksı kompostu No.1
    ile doldurulmuş saksılara dikilirler. Böylelikle bir tek daldan birçok yeni
    bitki elde edilmiş olur.
    Bu yöntem Philodendron scandes gibi, uzun kolay eğilip bükülebilir sürgünleri
    olan bitkilerin üretilmesinde kullanılır.
    HAVA DALDIRMASI
    Bu üretim yöntemi dalları toprak yüzeyine değin bükülmeyen bitkilerde uygulanır.
    Sözgelişi: Dieffenbachia maculata, Dracaena deremensis, Ficus elastica, Gardenia
    jasminoides, Monsterera deliciosa, Philodendron erubescens Rhododendron simsii
    vb. gibi birçok tropik ve subtropik sera bitkisi bu yöntemle üretilebilir.
    Hava daldırmasında bitkinin, kabuğuun bilezik alınmış veya kabuğu bıçakla
    yarılmış ve bu yaralanan kısımları nemli bir köklendirme materyali ile sarılmış
    olan havai kısımlarnda kökler oluşur.
    Hava daldırmasını asıl sınırlayıcı etmen, köklendirme materyalinin gereği gibi
    nemli tutulmasının güçlüğüdür. Köklenme materyalinin etrafının sarılmasında,
    metal veya tahta kutular, ikiye ayrılmış çiçek saksıları, kağıt koniler ve
    lastik levhaları kullanılmıştır. Eğer nem yeteri kadar yüksek ise ve bitkiye her
    gün su püskürtülüyorsa yalnız yosunla sarma da yeterlidir. Bu sargı
    materyallerinin yerini günümüzde ince plastik örtüler almıştır. Bu amaçla
    kullanılan esas plastik polietilen olup, piyasada değişik adlarla satılmaktadır.
    Plastik örtüler oksijen ve karbondioksit gibi gazları iyi geçirmelerine
    karşılık, suyu pek fazla geçirmezler. Böylelikle, plastik örtüyle sarılan
    köklendirme materyalininnemini uzun süre korumak olanaklıdır.
    Hava daldırmaları İlkbaharda (Mart-Nisan aylarında) bir veya iki yaşındaki
    sürgünler üzerinde yapılır. Daha yaşlı dallarda yapılan daldırmalarda ise hem
    köklenme daha zayıf, hem de köklenen dallar oldukça büyük olduğundan, bunların
    kesilip taşınması ve dikilmesi daha güç olmaktadır.
    Bu üretim yönteminde ilk iş, daldırma yapılacak gövdenin büyüme noktasının 15-40
    cm. kadar aşağısında bir yerden kabuğun bilezik şeklinde çıkarılması veya
    yarılmasıdır. Bitkinin cinsine bağlı olarak, gövdedeki kabuk 1-2,5 cm.
    genişliğinde bir bilezik halinde tümüyle çıkarılır. Yaranın kapanmasını
    geciktirmek için, kambiyum tabakasının tümüyle çıkarılmasını sağlamak amacıyla,
    bilezik alınan yer bıçakla kazınabilir. Bilezik alma yerine değişik bir yöntem
    de uygulanabilir. Bu yöntemde dal keskin bir bıçakla yatay yönde yarıya kadar
    kesilir veya hafifçe bir çentik atılır. Yaranın veya çentiğin arası bir parça
    sphagnum yosunu ile açık tutulur. Açığa çıkan çıplak yüzeye bir köklendirme
    hormonu uygulanması yararlı olabilir.
    Yaralanan kısmın etrafı 20-25 cm. uzunluğunda bir plastik (Poiietilen) örtü ile
    sarılmalı ve bu örtünün alt ucu yararın 7,5 cm. aşağısından su geçirmez
    izolebant ile sıkıcı kapatılmalıdır. DAha sonra içerisi hacim olarak:
    2 kısım sphagnum yosunu 1 kısım turba ve 1 kısım kumun
    karışımından oluşan köklendirme materyali ile doldurulmalı ve nemlendirilmelid '
    Kompost yaranın 5-7,5 cm. üzerine kadara doldurulmalı ve üst kısmından yine
    iyice kapatılmalıdır.
    Daldırma yerindeki poiietilen örtü ve kompostun çıkarılma zamanı en iyi olarak,
    şeffaf poiietilen örtü arasından kök oluşumunun gözlenmesi ile
    kararlaştırılabilir. Bazı bitkilerde köklenme 2-3 ay veya bundan daha kısa bir
    sürede olabilir. İlkbahar veya Yaz başlarında yapılan hava daldırmalarının,
    sürgün Sonbaharda dinlenmeye girinceye değin yerinde bırakılması en iyi yoldur.
    Köklenen sürgünün bitkiden ayrılma ve yeni bitkinin kendi kökleri üzerinde
    yaşamaya bırakılma zamanı çok kritiktir. Bitki köklenmiş olsa bile bu dönem iyi
    seçilmezse ölebilir. Genellikle hava daldırması yöntemiyle üretilen bitkilerde,
    kök sistemi taç sistemine oranla daha küçük olup; özel önlemler alınmazsa genç
    bitkiye gerekli olan su ve besin maddelerini yeterince sağlayamaz. Bu nedenle,
    köklenen kısım büyüme kompostu ile doldurulmuş uygun saksılara alınmalı ve
    bitkilere sıkk sık su püskürtülerek, orantılı nemin yüksek olması sağlanmalıdır.
    Eğer bu işlem Sonbaharda yapılırsa, İLkbahara değin oldukça büyük ve yeterli bir
    kök sistemi oluşur.
    TEPE DALDIRMAS
    Tepe daldırması yönteminde, bitkiler dinlenme döneminde iken, tepeleri toprak
    yüzeyinin 2-3 cm. üstünde vurulur. Boğaz kısımlarından oluşan taze sürgünler
    8-12 cm. uzunluğa erişince, her sürgünün boğazı yüksekliklerinin yarısına değin
    köklendirme materyali ile doldurulur. Toprakla kapatılmış sürgündiplerinde
    kökler oluşunca, köklü sürgünler ana bitkiye en yakın yerlerinden kesilerek
    ayrılır ve büyüme kompostu içeren saksılara dikilirler.
    Bu yöntem, kök boğazından bol miktarda sürgün verme eğiliminde olan bitkilerin
    üretilmesinde kullanılır.
    HENDEK DALDIRMASI
    Hendek daldırması, bir bitki veya dalın bir hendeğe yatırılmış olarak yatay
    şekilde büyütülmesi ve çıkan sürgünlerin etrafına toprak doldurulması işlemleri
    içerir. Çıkan bu sürgünlerin diplerinde kökler oluşur.
    Hendek daldırması yöntemi bazı tropik ve suptropik bitkilerin (Sözgelişi
    Dracaena deremensis, Monstera deliciosa, Philodendron erubescens vb.)
    üretilmesinde uygulanabilmektedir.
    Monstera deliciosa'da en uygun daldırma zamanı Ocak ayıdır. Bunun için, yaşlı
    bir gövde boylu boyunca sıcaklığı 20-25°C olan bir üretim yastığına yatırılır.
    Yaprak saplarının gövde ile birleştiği kısmın altında birer çentik açılır.
    Yatırılan gövdenin üzeri hami olarak eşit miktarlardaki nemli turba (veya
    sphagnum yosunu) ve kum karışımından oluşan köklendirme materyali ile örtülür.
    Daha sonra her boğumdan oluşan sürgün ve kökleri taşıyan gövde kısmı kesilerek
    parçalara ayrılır. Yeni köklü bitkiler büyüme kompostu ile doldurulmuş uygun
    saksılara şaşırtılırlar.
    DOĞAL DALDIRMAYA UYGUN BİTKİ KISIMLARI
    Bazı bitkilerin vegetatif bünyelerinde ortaya çıkan bazı değişiklikler veya
    uygulanan büyüme yöntemi, bu bitkilerin doğal olarak vegetatif yolla
    üretilmelerine neden olur. Aşağıda adları verilenlere, doldırmaya uygun doğal
    birer form gözüyle bakılabilir. Bunlar o bitkilerin üretilmesinde
    kullanılabilir.
    KOLLAR
    Kol, bir bitkinin boğazındaki bir yaprağın koltuğundan çıkan, toprak yüzüne
    yatık olarak büyüyen ve boğumlardan birinde yeni bir bitki oluşturan özelleşmiş
    bir gövdedir. Chlorophytum comosum ve Saxifraga stolonifera bu yolla üretilen
    bitkilerdir. Bu bitkilerin her biri tipik bir rozet şeklinde büyür.
    Stolon toprağa değince köklenen bir hava sürgünüdür. Yatay olarak toprak üstünde
    uzanan, çok uzun boğum araları ve indirgenmiş yapraklar içeren ince yapılı
    gövdeler "stolon" adını alır. Nephrolepis exaltata ve Platycerium bifurcatum
    stolonlar yardımıyla üretilen tipik bitkilerdir.
    YAVRULAR
    Yavru, kimi bitkilerde ana gövdenindibinden çıkan karakteristik bir yan sürgün
    veya dal tipidir. Bu terim genellikle rozete benzer görünüşlü, kısa kalın
    gövdeler için kullanılmaktadır. Birçok soğanlar dip kısımlarından tipik yavru
    soğancıklar oluşturarak ürerler. Bromeliaceae familyasına mensup iç mekan
    bitkilerinin tümü yavrularla üretilir. Orkideler (Orchidaceae) de olduğu gibi
    rizomlardan çıkan yan sürgünler de yavru olarak adlandırılabilir.
    Yavrular keskin bir bıçakla ana gövdeye olabildiğince yakın bir yerden kesilerek
    ana bitkiden ayrılırlar, iyi köklenen yavrular köklenmiş olan herhangi bir
    çelikte olduğu gibi saksılanabilir.
    KÖK SÜRGÜNLERİ
    Kök sürgünü bitkinin toprak altı kısmından çıkan bir sürgündür. B udeyimin en
    doğru kullanılış şekli ise, kök üzerindeki adventif bir tomurcuktan çıkan sürgün
    anlamınadır. Yetiştiriciler genellikle aşı noktasının altından (yani anaçtan)
    çıkan her sürgünü adı vermektedirler.
    Kök sürgünleri, etrafları kazılmak ve ana bitkiden kesilme suretiyle çıkarılıp
    daimi yerlerine şaşırtabilirler.
    BOĞAZ VE PENÇELER
    Boğaz terimi, gödenin toprak yüzeyiyle hemen toprak altında bulunan ve yeni
    sürgünlerin çıktığı kısmı ifade etmektedir. Çok yıllık otsu bitkilerde boğaz,
    yeni sürgünlerin her yıl çıktığı kısımdır.
    Saintpaulia ionantha'da gövde kısa ve kalın bir yapıda olup, yapraklar ve
    gövdedenr rozete benzer bir rüzenle çıkarlar. Bitkinin tümüne çoğu zaman bir
    boğaz veya pençe gözüyle bakılmaktadır. Yan sürgünler veya yavru bitkiler boğaz
    veya pençenin dibinden çıkarlar. Yaşlı bir bitki büyük bir olasılıkla birçok
    pençelerden ve bu yolla oluşmuş pençe parçalarından ibarettir. Bu pençeler,
    keskin bir bıçakla birbirinden ayrılıp ayrı saksılara dikilebilirler
Working...
X