2.1.2. VEJETATİF ÜRETME TEKNİKLERİ*
Bu üretme tekniği süs bitkileri üretiminde temeldir. Asıl süs bitkileri üretim ve yetiştiriciliği vejetatif üretme yöntemlerinden geçer.
Vejetatif üretme veya eşeysiz üreme yoluyla çoğaltma, çelik, kalem kök sür günü, yaprak, yumru ve rizom gibi vejetatif bitki kısımlarından alınma parçalarla yapılan üretme şeklidir.
Bu organlardan alınan bir parça, bir tarafı ile yeni bir kök sistemi oluşturur ken diğer tarafı ile de yeni bir sürgün sistemi oluşturarak yeni bir bitkiye dönüşür veya başka bir bitki parçası (anaç) ile birleşerek gene yeni bir bitki oluşturur. Ör neğin bir çelik alınıp toprağa üstte bir tomurcuk açıkta kalacak şekilde dikilirse çeliğin en alt tomurcuğunun altında faaliyete geçen meristem hücreler kökü oluş tururken en üstteki tomurcuk da bir sürgüne gelişerek yeni bir bitki oluşturur. Hat ta bazı partenokarpik mey valara sahip bitkilerde, bu mey valar döllenme olmaksı zın geliştikleri ve bunların tohumlan olmadığı için bu bitkilerin tohum yoluyla üretilmesi de mümkün değildir. Bunlar ancak vejetatif yoldan üretilebilirler.
Bazı bitki türlerinde de çimlenme engeli yüzünden tohumun çimlenmesi bir iki yıl sürebilir. Bunlara bir süre, çimlenme engelini giderici işlemler uygulamak gerekli olabilir. Bu durumda bunlar, bu tür çelikle çok daha kolay üretilebilir. Ör neğin Ligustrum tohumlan böyledir. Bunlan çelikle vejetatif yolla kolay ve hızlı bir şekilde üretme daha elverişlidir. Aynca, çelikle üretmede bitki, tohuma naza ran genellikle çok hızlı gelişir ve kısa zamanda satışa hazır olur. Bu bakımdan süs bitkisi yetiştiriciliğinde vejetatif üretme daha sık tercih edilir.
Bu çeşitli vejetatif yollarla üretilen yeni bitkiler, bu bitki kısmının alındığı
Mason, W.L. ve Jinks, R.L. 1994: Vegetative propagation, s. 135-147. Ed. Aldhous, J.R. ve Mason, W.L. Fo-rest Nursery Practice (G.B. Forestry Commission Bulletin No. 111), London.
333
PROF. DR. SUAD 1. ÜRGENÇ
ana bitkiye kalıtsal nitelikleriyle tıpatıp benzer bir bitkidir. Zira daha önce belirt tiğimiz gibi üreme somatik veya vejetatif hücreler vasıtasıyla olduğu için, ana bit kiden alınan her parçadan vejetatif yolla üretilen her bitki, ananın bütün genetik özelliklerini (örneğin gülde güzel bir renk, cezbedici çiçekler veya yediveren ol ması gibi birçok nitelikler) taşır. Halbuki tohumla yetiştirilen bir fidan ana ve ba badan farklı yepyeni bir genetik kombinasyona sahiptir. Tohum aldığımız bitkiye az benzer veya hiç benzemeyebilir. Süs bitkileri yetiştiriciliğinde bu durum hiç ar zu edilmez. Zira renk, çiçek büyüklüğü, şekli, kokusu v.s. gibi çeşitli peyzaj özel likleri ile ilgimizi çeken bir bitkiden aynı nitelikte birçok bireyler üretmek ve bun ları peyzajda kullanmak isteriz. Bugün birçok değerli süs bitkisi varlıklarını veje tatif yolla üretilmelerine borçludurlar. Bu ekserisi hetarozigot olan bitkileri, özel liklerini muhafaza edecek şekilde tohumla üretme mümkün değildir. Aksi halde bu özellikler tamamen kaybolup gider. Bu vejetatif yolla üretilip genetik bakım dan tıpatıp anaya benzeyen yani kökeni tek bir fert olan bütün bitkiler bitki siste matiğinde bir "klon" oluşturur. Örneğin melezleme yoluyla yetiştirilen güzel bir Ormangülü klondur ancak bu klondan vejetatif yoldan aynı güzelliği gösteren istenildiği miktarda bireyler elde edilir. Teorik olarak bir klonun ömrü sınırsızdır. Bir zamanlar, kültüvar olarak elde edilmiş güzel bir süs bitkisini vejetatif yoldan üretirsek zamanla kuvvetini ve niteliklerini kaybedeceği belirtilip araya bir to humla üretme devresi sokulması gerektiğine inanılırdı. Bu yanlıştır. Bugünkü gö rüş odur ki, bazı klonlarda uzun seneler yapılan birkaç veya birçok generasyon vejetatif olarak çoğaltıldıktan sonra klonun ortadan kalkması onun kuvvetini git tikçe yitirmesinden değil bu gelişmenin çoğaltma safhalannda zamanla öldürücü virüslere maruz kalması sonucudur. Böylece süs bitkiciliğinde eskiden var olmuş birçok kıymetli klon göçüp gitmiştir. Biz klonu teorik olarak vejetatif yoldan son suza dek üretebiliriz. Ancak teorik diyoruz, zira pratikte bir virüs v.s. hastalıklar nedeniyle bu gerçekleşememektedir. Bu hastalıklar vejetatif üretme yoluyla yeni bitkilere de geçmekte ve zamanla bütün klona hastalık, virüs yayılabilmektedir. Böylece çok eskiden ortaya çıkartılan çok kıymetli süs bitkisi kültivarlar zaman la önemlerini kaybederek yok olmuşlardır. Kıymetli klonlann muhafazası için bunlardan üretimde kullanılacak olanların mantar, bakteri ve özellikle virüs has talıklarına yakalanmaması gerekir. Bunun için zamanımızda üretimde, hastalıkla-dan ari bitkisel materyal kullanımı ve bunun için dağıtımda kontrol ve sertifikas-yona önem verilmesi gerekir. Bu yüzdendir ki bitkilerin tomurcuk v.s. gibi kısım larındaki henüz virüs içermeyen taze meristem hücrelerinden doku kültürü yoluy la üretilen yeni bitkiler virüs içermediklerinden klonların geleceğini emniyet altı na alabilmektedirler. Zira virüsler ekseri dokular içinde yavaş hareket ettiklerin den bitkinin en ucundaki büyüme veya üretken konilere kadar çok kere ulaşama maktadır. Böylece bunlardan alınan materyalle yapılan vejetatif üretmede virüs-
334
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
süz bitkiler elde edilebilmektedir. Ancak bu hastalıksız materyal gine hastalıksız ortamlarda ve sterilize edilmiş kaplarda üretilmelidir. Bu konu toprakta gelişen (örneğin Phytophtera gibi) hastalıklar bakımından daha kolay halledilir, zira bun larda bitkinin tepesinden alınan en uç sürgünler hastalıksız olacağından bu tip hastalıkları olmayan bitkiler yetiştirmek bu şekilde mümkün olmaktadır. Bazen de bitkiden alınan çelik v.s. gibi pişkinleşmiş üretme materyali dokular, sıcağa bı rakılırlarsa bu dokulardaki hastalık organizmaları imha olur, buna karşılık sınırlı bir sıcaklıktan dokular zarar görmez. Böylece bu dokulardan elde edilen hastalık sız bitki, üretim için anaç yani ana kaynak olarak hizmet görebilir. Örneğin Dief-fenbachia gövdesinden alınan çelikler 52°C sıcaklıktaki suda 30 dakika bekleti lerek bakterilerden temizlenebilir. Bu işlemler sonunda hastalıklar yok olur ve bu özel işlemden çelik zarar görmez. Bu konuda anaç materyalin bazı kimyasal mad delerle işlem görmesi de etkili olabilir. Örneğin Beyaz kalalann rizomlan 1 saat formaldehit çözeltisinde bırakılarak Phytophiera mantarları yok edilebilir.
Bazı fidanlıklarda çelik v.s. bitkisel materyal alınan anaç parselleri, uzun yıl lar bu maksat için kullanılır ve muhafaza edilir. Bunlar zamanla kesim satıhların dan nüfuz eden birtakım zararlılarla hastalıklı hale gelir ve ülkemizde çoğu kez gözlendiği gibi, bunlarda hastalanma bariz olarak ortaya çıkmadıkça hatta ölme dikçe gene de çelik, kalem v.s. almak için bunlardan faydalanılır. Böylece hasta lık bütün yeni yetişen fidanlarla etrafa saçılır. Bu itibarla vejetatif üretme mater yali alınacak anaçlıkların çok iyi kontrolü ve zaman zaman yenilenmesi gerekir. Yenilenme de yukarda görülen yöntemlere başvurularak hastalıksız, virüssüz ola rak üretildiğinden emin olunan anaçlar yetiştirme suretiyle olur. Bu üretim esna sında ortam, alet ve kaplar çok iyi sterilize edilmeli ve anacın dikileceği yerde bu hastalıklardan ari veya çok iyi sterilize edilen bir toprak olmalıdır. Ayrıca bu anaç ların muntazam bakımları yapılarak her yıl düzenli bir şekilde budanmaları gere kir. Böylece bol miktarda bir yıllık, vejetatif üretme materyali olmaya uygun genç sürgünler elde edilir.
Vejetatif üretmede yeni bitki anaya genetik açıdan tıpatıp benzer dedik. An cak bazı dış görünüm farklan yani fenotipik farklılıklara da rastlanır. Bunlar bizi şaşırtmamalıdır. Bu farklar çeşitli yetişme ortamı koşullarında örneğin değişik sı caklık, rutubet, ışık ve toprak şartlarında yetiştirmenin veya yetiştirme tekniğin-deki farklılıklardan (örneğin sık, seyrek yetiştirme, gübreleme v.s.) kaynaklanabi lir. Ancak aynı klon benzer şartlarda yetiştirilirse hep aynı reaksiyonu gösterece ğinden birbirine tıpatıp benzer fidanlar yetiştirilmiş olur (Resim: 121a). Böyle du rumlarda gene bir farklılaşma olursa bunu dış kaynakta değil bazı mutasyondan oluşan değişimlerde aramalıdır. Bu değişimler bitki ıslahında geniş bir şekilde ele
335
PROF. DR. SUAD î. ÜRGENÇ
alınmaktadır.* Bu değişim bazan bitkinin bütününde değil bir dalında göze çar par. Örneğin o dalda panaşe bir durum, farklı renk ve çiçek yapısı oluşabilir. Bu daldan kalem veya çelikler alarak yeni bir bitki üretirsek her bitki bütünüyle o da lın gösterdiği nitelikleri gösterir. Bugün tomurcuklarda oluşan birçok tomurcuk mutasyonu, yeni süs bitkisi kültivarlarının ticari olarak üretilmesinde faydalanı lan çok popüler bir yoldur. Bu yolla süs bitkilerinde önemli yeni klonlann ortaya çıkması ve bitki materyali piyasasını etkilemesi mümkün olmuştur.
Resim: 121 a Aynı klondan aynı koşullarda yetiştirilen birbirine tıpatıp benzeyen S sarıçam fidanı.
(tskoçya'daki bir araştırmamızdan) Foto: Ürgenç
Vejetatif üretme yoluyla himeyrelerden veya aşı melezlerinden faydalanıla rak yeni çeşitlerin üretilmesi de birçok yetiştiriciyi popüler yapmıştır.
Vejetatif veya eşeysiz olarak çoğaltılan bitkilerde doğal ve yapay yolla kime-ralar oluşturma yoluyla da süs bitkilerinde genetik değişmeler sağlanabilmekte dir. Örneğin bir tepe tomurcuğu veya sürgünün büyümesi esnasında mevcut me ristem hücrelerde bazı farklılaşmalar ve dolayısıyla mutasyonlar oluşabilmekte-dir. Bu mutasyona uğrayan ve uğramayan hücrelerin oluşturduğu dokular birbi rinden farklı genetik yapıda sürgünler oluşturabilmektedirler. Böylece oluşan ki-meralar doğal yolla meydana gelebildiği gibi63 aşı melezleri şeklinde de yapay yolla oluşturulabilmektedirler.Bu kimeralar birçok bitkilerde alacalı yapraklı
* Bkz. Ürgenç. s. 1982. Orman Ağaçlan Islahı, I.Ü. Orman Fakültesi Yayını 2836/293,414 s. İstanbul. 63.Ching, K.K. ve Doerksen, A. 1971: A natural chimera of Douglas - fır, -Silvae Genetica, Vol. 20, Heft 4, s. 209-210.
336
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
sürgünler olarak belirginleşir. Bu sürgünlerden faydalanarak yapılan vejetatif üret melerde yeni kazanılan özellikler aynen devam ederek süs bitkilerinde yeni klon-lann ortaya çıkması sağlanabilir. Bu yolla Euonymus, Sansaviera, Bouvardia, Dahlia, Coleus, Hydrangea, Citrus veVıtis gibi bitkilerde farklı genetik yapıda yeni klonlar oluşabilmektedir. Ancak bu kimera tipleri bazan tek bir genetik yapı dan oluşmayıp devamlı vejetatif üretme sonucu değişime uğrayabilmektedir. Yal nız bunların devamlılığı bitki cinslerine göre de değişebilir.
Kimeralar bazı süs bitkilerinde doğal olarak oluştuğu gibi aşı yoluyla da ya pay olarak meydana getirilebilmektedir. Bunlara aşı melezleri denmektedir.

"Aşı melezleri" (kimera) iki ayrı tür veya ırktan gelen dokuları bir bitkide bi-raraya getirir. Bunun için, meydana getirilen bir aşıda kalem kısa bir süre sonra tam aşı yerinden kesilirse, önce anaç üzerinde kalan yarada bir kallus dokusu oluşur. Sonra da bu kallustan adventif gözler çı kabilir, bunlar da adventif sür günler oluştururlar. Bu sürgün lerin bir kısmı anacın bir kısmı da kalemin özelliklerini, diğer bir kısmı da bazen her ikisinin özelliklerini bir arada taşırlar. Bu suretle her iki bitkiye ait özellikler bir bireyde şekillen miş olur (Resim: 121b-l).
Anaç ve kalemin genetik yapısı birlikte aynı sürgünde bir araya gelirse yani sürgünün bir tarafı anaç dokularından di ğer tarafı da kalem dokuların dan gelmiş ise bu tip aşı melez lerine "Sektoriyal kimeralar" denir. Bu kimera şeklinde, çev reden merkeze doğru bazen alt lık (anaç) ve bazen de kalem dokuları daha çok yer İşgal ederek devam eder.
Bir sektoriyal kimerada anaç ve kalem dokularını temsil eden ayrı ayrı dal lardan ayn ayrı anaç veya kaleme ait saf tohumlar elde edilebilir ve bunlardan anaç ve kaleme ait ayn ayn bitkiler yetiştirebiliriz. Yani tohum subepidermik do kudan geliştiğinden bu doku hangisi tarafından meydana getirilmiş ise saf tohum ona, yani anaç veya kaleme ait olur. Bunun yanında eğer subepidermik doku ka lem ve anacın birleşme noktasında meydana gelirse, buradan sektoriyal kimera bireyleri veren tohum almak da mümkündür.
Aynı genetik yapıdaki anaç veya kalem dokulan bir veya birkaç hücre kalın lığında kabuk gibi bir tabaka halinde diğerini çevrelerse bu tip kimeralara da "Pe-riklinal kimeralar" denir (Resim: 121b-3).
Üçüncü bir kimera tipi de periklinal tipe benzeyen ancak fazla dokudan olu şan dış tabakanın periklinal kimerada olduğu gibi sürgünü dıştan tamamen çepe çevre kuşatmayıp sadece bir parçasını kuşatması halidir (Resim: 121b-4). Bu da "Meriklinal kimera" olarak adlandınhr.
Seksoriyal ve meriklinal kimeralar kararsız olup eşeysiz olarak çoğaldıkla-nnda kısa sürede ortadan kaybolurlar. Periklinal kimeralar özellikle nesilden ne-sile devam edecek şekilde vejetatif olarak üretilebilmektedirler.
İtalya'da üç asır evvel anacı limon, kalemi portakal olan bir aşının aşı yerin de şişen kalkıştan gelişen ve Bizzariya Portakalı tabir edilen kimeralar bugün eşeysiz olarak geniş ölçüde çoğaltılmaktadır. Muşmula (Mespilus germenica) ka lemini de yemişken (Crateagus monogynea) üzerine aşılayarak birçok kimera şe killeri geliştirilmiştir. Laburnum vulgaria ile Sansalkım (Cytisis purpereus) ve Ayva (Cydonia vulgaris) ile (Pyrus comminis v.b.) aralannda çeşitli kimeralann oluştuğu da bilinmektedir.
Yukarda belirtilen yollardan biriyle ortaya çıkanlan yeni bir kültivann veya formun bugün artık üretimi bir patent hakkı olarak kanunen tescil edilmekte ve onu ilk üretenin adıyla anılmakta ve o kültivann yetiştirilmesinde o kimseye bazı haklar tanınmaktadır. Bu hak, başkalannın izinsiz o kültivan vejetatif yoldan ço ğaltıp satmasını, ticaretini yapmasını önlemektedir. Ancak patent alınan bitki kül-tivarının büyüme özellikleri tohumla değil vejetatif yoldan üretilmiş olmasını ve gene çelik, daldırma, aşı v.s. vejetatif yoldan çoğaltılabilmenin kolay olmasını şart kılmaktadır.
Vejetatif üretme yapraklı türlerde, iğne yapraklı türlere nazaran genelinde da ha kolay ve yaygındır. Bununla beraber iğne yapraklılar içinde bu konuda en müş külpesent olan çamlarda bile vejetatif üretme yeni yöntemlerle başanlı olabilmektedir*.
Bkz. Ürgenç. S. 1982: Orman Ağaçlan İslahı, t.Ü. Orman Fakültesi Yayını No. 2836/293,
338
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Vejetatif üretmelerde bitkisel materyalin genç bireylerden alınması başarıyı arttırmaktadır.
Ancak vejetatif üretmede bitkisel materyalin bazı türlerde sertleşmiş (odun-laşmış) ve bazı türlerde de henüz yumuşak olan genç sürgünlerden alınması başa rı şansını yükseltir. Birkaç yıllık sürgünlerin ise bu konuda şansı zayıftır.
Vejetatif üretme yöntemi ve tekniklerine girmeden evvel bu konuda bazı ge nel kavramları açıklamakta fayda vardır.
Vejetatif üretme materyalinin alındığı orijinal bitkiye yani ana bitkiye "Or-tet" böyle bir ortetten üretilen yeni döllere de "ramet" tabir edilir.
Vejetatif üretme içinde bir bitkinin gövde, kök veya yaprak kısımlarından tam bir bitki üretilebilecek şekilde yapılan üretmeye "Auto vejetatif üretme" de nir. Örneğin çelikte üretme auto vejetatif bir üretmedir. Şayet bir ana bitkiden alı nan aşı kalemi veya tomurcuk bir anaca (altlığa) aşılanarak bundan yeni bir bitki oluşturulursa, burada anaç veya altlık kısmının geliştirdiği kök ile kalem veya to murcuğun geliştirdiği toprak üstü kısmı farklı genetik kökenli olur. Bu tip üret meye "heterovejetatif üretme" denir. Örneğin her türlü aşı yöntemi heterovejeta-tif üretmedir.
Vejetatif üretme 4 temel üretme metodunu içermektedir.
2.1.2.1.Çelikle üretme
2.1.2.2.Aşı ile üretme
2.1.2.3.Daldırma ile üretme
2.1.2.4.Diğer vejetatif üretme yollan
Bu sonuncu temel üretme metodu da birbirinden oldukça farklı yö-temleri içerir. Bunlar:
2.1.2.4A. Kollarla üretme
2.1.2.4.2. Stolonlarla üretim
2.1.2.4.3. Rizomlarla üretme
2.1.2.4.4. Etli ve yumru köklerle üretme
2.1:2.4.5. Yumrularla (hava yumruları dahil) üretme
2.1.2.4.6. Soğanlı bitkilerde üretme
2.1.2.4.7. Soğanımsı gövdelerle üretme
2.1.2.4.8. Yalancı soğanlı bitkilerle üretme
2.1.2.4.9. Yavrularla üretme
2.1.2.4.10.Kök sürgünleriyle üretme
2.1.2.4.11.Ocak ve pençelerin bölünmesi yoluyla üretme olmak üzere bitki türlerine ve onların özelliklerine göre değişen çeşitli yöntem lerde gerçekleştirilir.
Bu vejetatif üretme yöntemleri dışında birçok avantajları dolayısıyla son yıl larda gittikçe yaygınlaşan ve doku kültürüne dayanan "Mikro veya mini üretim teknikleri" de aslında bir vejetatif üretme yöntemi olmakla beraber başlıbaşına önem ve gelişimi dikkate alınarak ayrı bir alt bölüm halinde (2.1.3. MlKRO VE YA MİNİ ÜRETİM TEKNİKLERİ) başlığı altında daha sonra ele alınacaktır.
Bu üretme tekniği süs bitkileri üretiminde temeldir. Asıl süs bitkileri üretim ve yetiştiriciliği vejetatif üretme yöntemlerinden geçer.
Vejetatif üretme veya eşeysiz üreme yoluyla çoğaltma, çelik, kalem kök sür günü, yaprak, yumru ve rizom gibi vejetatif bitki kısımlarından alınma parçalarla yapılan üretme şeklidir.
Bu organlardan alınan bir parça, bir tarafı ile yeni bir kök sistemi oluşturur ken diğer tarafı ile de yeni bir sürgün sistemi oluşturarak yeni bir bitkiye dönüşür veya başka bir bitki parçası (anaç) ile birleşerek gene yeni bir bitki oluşturur. Ör neğin bir çelik alınıp toprağa üstte bir tomurcuk açıkta kalacak şekilde dikilirse çeliğin en alt tomurcuğunun altında faaliyete geçen meristem hücreler kökü oluş tururken en üstteki tomurcuk da bir sürgüne gelişerek yeni bir bitki oluşturur. Hat ta bazı partenokarpik mey valara sahip bitkilerde, bu mey valar döllenme olmaksı zın geliştikleri ve bunların tohumlan olmadığı için bu bitkilerin tohum yoluyla üretilmesi de mümkün değildir. Bunlar ancak vejetatif yoldan üretilebilirler.
Bazı bitki türlerinde de çimlenme engeli yüzünden tohumun çimlenmesi bir iki yıl sürebilir. Bunlara bir süre, çimlenme engelini giderici işlemler uygulamak gerekli olabilir. Bu durumda bunlar, bu tür çelikle çok daha kolay üretilebilir. Ör neğin Ligustrum tohumlan böyledir. Bunlan çelikle vejetatif yolla kolay ve hızlı bir şekilde üretme daha elverişlidir. Aynca, çelikle üretmede bitki, tohuma naza ran genellikle çok hızlı gelişir ve kısa zamanda satışa hazır olur. Bu bakımdan süs bitkisi yetiştiriciliğinde vejetatif üretme daha sık tercih edilir.
Bu çeşitli vejetatif yollarla üretilen yeni bitkiler, bu bitki kısmının alındığı
Mason, W.L. ve Jinks, R.L. 1994: Vegetative propagation, s. 135-147. Ed. Aldhous, J.R. ve Mason, W.L. Fo-rest Nursery Practice (G.B. Forestry Commission Bulletin No. 111), London.
333
PROF. DR. SUAD 1. ÜRGENÇ
ana bitkiye kalıtsal nitelikleriyle tıpatıp benzer bir bitkidir. Zira daha önce belirt tiğimiz gibi üreme somatik veya vejetatif hücreler vasıtasıyla olduğu için, ana bit kiden alınan her parçadan vejetatif yolla üretilen her bitki, ananın bütün genetik özelliklerini (örneğin gülde güzel bir renk, cezbedici çiçekler veya yediveren ol ması gibi birçok nitelikler) taşır. Halbuki tohumla yetiştirilen bir fidan ana ve ba badan farklı yepyeni bir genetik kombinasyona sahiptir. Tohum aldığımız bitkiye az benzer veya hiç benzemeyebilir. Süs bitkileri yetiştiriciliğinde bu durum hiç ar zu edilmez. Zira renk, çiçek büyüklüğü, şekli, kokusu v.s. gibi çeşitli peyzaj özel likleri ile ilgimizi çeken bir bitkiden aynı nitelikte birçok bireyler üretmek ve bun ları peyzajda kullanmak isteriz. Bugün birçok değerli süs bitkisi varlıklarını veje tatif yolla üretilmelerine borçludurlar. Bu ekserisi hetarozigot olan bitkileri, özel liklerini muhafaza edecek şekilde tohumla üretme mümkün değildir. Aksi halde bu özellikler tamamen kaybolup gider. Bu vejetatif yolla üretilip genetik bakım dan tıpatıp anaya benzeyen yani kökeni tek bir fert olan bütün bitkiler bitki siste matiğinde bir "klon" oluşturur. Örneğin melezleme yoluyla yetiştirilen güzel bir Ormangülü klondur ancak bu klondan vejetatif yoldan aynı güzelliği gösteren istenildiği miktarda bireyler elde edilir. Teorik olarak bir klonun ömrü sınırsızdır. Bir zamanlar, kültüvar olarak elde edilmiş güzel bir süs bitkisini vejetatif yoldan üretirsek zamanla kuvvetini ve niteliklerini kaybedeceği belirtilip araya bir to humla üretme devresi sokulması gerektiğine inanılırdı. Bu yanlıştır. Bugünkü gö rüş odur ki, bazı klonlarda uzun seneler yapılan birkaç veya birçok generasyon vejetatif olarak çoğaltıldıktan sonra klonun ortadan kalkması onun kuvvetini git tikçe yitirmesinden değil bu gelişmenin çoğaltma safhalannda zamanla öldürücü virüslere maruz kalması sonucudur. Böylece süs bitkiciliğinde eskiden var olmuş birçok kıymetli klon göçüp gitmiştir. Biz klonu teorik olarak vejetatif yoldan son suza dek üretebiliriz. Ancak teorik diyoruz, zira pratikte bir virüs v.s. hastalıklar nedeniyle bu gerçekleşememektedir. Bu hastalıklar vejetatif üretme yoluyla yeni bitkilere de geçmekte ve zamanla bütün klona hastalık, virüs yayılabilmektedir. Böylece çok eskiden ortaya çıkartılan çok kıymetli süs bitkisi kültivarlar zaman la önemlerini kaybederek yok olmuşlardır. Kıymetli klonlann muhafazası için bunlardan üretimde kullanılacak olanların mantar, bakteri ve özellikle virüs has talıklarına yakalanmaması gerekir. Bunun için zamanımızda üretimde, hastalıkla-dan ari bitkisel materyal kullanımı ve bunun için dağıtımda kontrol ve sertifikas-yona önem verilmesi gerekir. Bu yüzdendir ki bitkilerin tomurcuk v.s. gibi kısım larındaki henüz virüs içermeyen taze meristem hücrelerinden doku kültürü yoluy la üretilen yeni bitkiler virüs içermediklerinden klonların geleceğini emniyet altı na alabilmektedirler. Zira virüsler ekseri dokular içinde yavaş hareket ettiklerin den bitkinin en ucundaki büyüme veya üretken konilere kadar çok kere ulaşama maktadır. Böylece bunlardan alınan materyalle yapılan vejetatif üretmede virüs-
334
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
süz bitkiler elde edilebilmektedir. Ancak bu hastalıksız materyal gine hastalıksız ortamlarda ve sterilize edilmiş kaplarda üretilmelidir. Bu konu toprakta gelişen (örneğin Phytophtera gibi) hastalıklar bakımından daha kolay halledilir, zira bun larda bitkinin tepesinden alınan en uç sürgünler hastalıksız olacağından bu tip hastalıkları olmayan bitkiler yetiştirmek bu şekilde mümkün olmaktadır. Bazen de bitkiden alınan çelik v.s. gibi pişkinleşmiş üretme materyali dokular, sıcağa bı rakılırlarsa bu dokulardaki hastalık organizmaları imha olur, buna karşılık sınırlı bir sıcaklıktan dokular zarar görmez. Böylece bu dokulardan elde edilen hastalık sız bitki, üretim için anaç yani ana kaynak olarak hizmet görebilir. Örneğin Dief-fenbachia gövdesinden alınan çelikler 52°C sıcaklıktaki suda 30 dakika bekleti lerek bakterilerden temizlenebilir. Bu işlemler sonunda hastalıklar yok olur ve bu özel işlemden çelik zarar görmez. Bu konuda anaç materyalin bazı kimyasal mad delerle işlem görmesi de etkili olabilir. Örneğin Beyaz kalalann rizomlan 1 saat formaldehit çözeltisinde bırakılarak Phytophiera mantarları yok edilebilir.
Bazı fidanlıklarda çelik v.s. bitkisel materyal alınan anaç parselleri, uzun yıl lar bu maksat için kullanılır ve muhafaza edilir. Bunlar zamanla kesim satıhların dan nüfuz eden birtakım zararlılarla hastalıklı hale gelir ve ülkemizde çoğu kez gözlendiği gibi, bunlarda hastalanma bariz olarak ortaya çıkmadıkça hatta ölme dikçe gene de çelik, kalem v.s. almak için bunlardan faydalanılır. Böylece hasta lık bütün yeni yetişen fidanlarla etrafa saçılır. Bu itibarla vejetatif üretme mater yali alınacak anaçlıkların çok iyi kontrolü ve zaman zaman yenilenmesi gerekir. Yenilenme de yukarda görülen yöntemlere başvurularak hastalıksız, virüssüz ola rak üretildiğinden emin olunan anaçlar yetiştirme suretiyle olur. Bu üretim esna sında ortam, alet ve kaplar çok iyi sterilize edilmeli ve anacın dikileceği yerde bu hastalıklardan ari veya çok iyi sterilize edilen bir toprak olmalıdır. Ayrıca bu anaç ların muntazam bakımları yapılarak her yıl düzenli bir şekilde budanmaları gere kir. Böylece bol miktarda bir yıllık, vejetatif üretme materyali olmaya uygun genç sürgünler elde edilir.
Vejetatif üretmede yeni bitki anaya genetik açıdan tıpatıp benzer dedik. An cak bazı dış görünüm farklan yani fenotipik farklılıklara da rastlanır. Bunlar bizi şaşırtmamalıdır. Bu farklar çeşitli yetişme ortamı koşullarında örneğin değişik sı caklık, rutubet, ışık ve toprak şartlarında yetiştirmenin veya yetiştirme tekniğin-deki farklılıklardan (örneğin sık, seyrek yetiştirme, gübreleme v.s.) kaynaklanabi lir. Ancak aynı klon benzer şartlarda yetiştirilirse hep aynı reaksiyonu gösterece ğinden birbirine tıpatıp benzer fidanlar yetiştirilmiş olur (Resim: 121a). Böyle du rumlarda gene bir farklılaşma olursa bunu dış kaynakta değil bazı mutasyondan oluşan değişimlerde aramalıdır. Bu değişimler bitki ıslahında geniş bir şekilde ele
335
PROF. DR. SUAD î. ÜRGENÇ
alınmaktadır.* Bu değişim bazan bitkinin bütününde değil bir dalında göze çar par. Örneğin o dalda panaşe bir durum, farklı renk ve çiçek yapısı oluşabilir. Bu daldan kalem veya çelikler alarak yeni bir bitki üretirsek her bitki bütünüyle o da lın gösterdiği nitelikleri gösterir. Bugün tomurcuklarda oluşan birçok tomurcuk mutasyonu, yeni süs bitkisi kültivarlarının ticari olarak üretilmesinde faydalanı lan çok popüler bir yoldur. Bu yolla süs bitkilerinde önemli yeni klonlann ortaya çıkması ve bitki materyali piyasasını etkilemesi mümkün olmuştur.
Resim: 121 a Aynı klondan aynı koşullarda yetiştirilen birbirine tıpatıp benzeyen S sarıçam fidanı.
(tskoçya'daki bir araştırmamızdan) Foto: Ürgenç
Vejetatif üretme yoluyla himeyrelerden veya aşı melezlerinden faydalanıla rak yeni çeşitlerin üretilmesi de birçok yetiştiriciyi popüler yapmıştır.
Vejetatif veya eşeysiz olarak çoğaltılan bitkilerde doğal ve yapay yolla kime-ralar oluşturma yoluyla da süs bitkilerinde genetik değişmeler sağlanabilmekte dir. Örneğin bir tepe tomurcuğu veya sürgünün büyümesi esnasında mevcut me ristem hücrelerde bazı farklılaşmalar ve dolayısıyla mutasyonlar oluşabilmekte-dir. Bu mutasyona uğrayan ve uğramayan hücrelerin oluşturduğu dokular birbi rinden farklı genetik yapıda sürgünler oluşturabilmektedirler. Böylece oluşan ki-meralar doğal yolla meydana gelebildiği gibi63 aşı melezleri şeklinde de yapay yolla oluşturulabilmektedirler.Bu kimeralar birçok bitkilerde alacalı yapraklı
* Bkz. Ürgenç. s. 1982. Orman Ağaçlan Islahı, I.Ü. Orman Fakültesi Yayını 2836/293,414 s. İstanbul. 63.Ching, K.K. ve Doerksen, A. 1971: A natural chimera of Douglas - fır, -Silvae Genetica, Vol. 20, Heft 4, s. 209-210.
336
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
sürgünler olarak belirginleşir. Bu sürgünlerden faydalanarak yapılan vejetatif üret melerde yeni kazanılan özellikler aynen devam ederek süs bitkilerinde yeni klon-lann ortaya çıkması sağlanabilir. Bu yolla Euonymus, Sansaviera, Bouvardia, Dahlia, Coleus, Hydrangea, Citrus veVıtis gibi bitkilerde farklı genetik yapıda yeni klonlar oluşabilmektedir. Ancak bu kimera tipleri bazan tek bir genetik yapı dan oluşmayıp devamlı vejetatif üretme sonucu değişime uğrayabilmektedir. Yal nız bunların devamlılığı bitki cinslerine göre de değişebilir.
Kimeralar bazı süs bitkilerinde doğal olarak oluştuğu gibi aşı yoluyla da ya pay olarak meydana getirilebilmektedir. Bunlara aşı melezleri denmektedir.
"Aşı melezleri" (kimera) iki ayrı tür veya ırktan gelen dokuları bir bitkide bi-raraya getirir. Bunun için, meydana getirilen bir aşıda kalem kısa bir süre sonra tam aşı yerinden kesilirse, önce anaç üzerinde kalan yarada bir kallus dokusu oluşur. Sonra da bu kallustan adventif gözler çı kabilir, bunlar da adventif sür günler oluştururlar. Bu sürgün lerin bir kısmı anacın bir kısmı da kalemin özelliklerini, diğer bir kısmı da bazen her ikisinin özelliklerini bir arada taşırlar. Bu suretle her iki bitkiye ait özellikler bir bireyde şekillen miş olur (Resim: 121b-l).
Anaç ve kalemin genetik yapısı birlikte aynı sürgünde bir araya gelirse yani sürgünün bir tarafı anaç dokularından di ğer tarafı da kalem dokuların dan gelmiş ise bu tip aşı melez lerine "Sektoriyal kimeralar" denir. Bu kimera şeklinde, çev reden merkeze doğru bazen alt lık (anaç) ve bazen de kalem dokuları daha çok yer İşgal ederek devam eder.
Bir sektoriyal kimerada anaç ve kalem dokularını temsil eden ayrı ayrı dal lardan ayn ayrı anaç veya kaleme ait saf tohumlar elde edilebilir ve bunlardan anaç ve kaleme ait ayn ayn bitkiler yetiştirebiliriz. Yani tohum subepidermik do kudan geliştiğinden bu doku hangisi tarafından meydana getirilmiş ise saf tohum ona, yani anaç veya kaleme ait olur. Bunun yanında eğer subepidermik doku ka lem ve anacın birleşme noktasında meydana gelirse, buradan sektoriyal kimera bireyleri veren tohum almak da mümkündür.
Aynı genetik yapıdaki anaç veya kalem dokulan bir veya birkaç hücre kalın lığında kabuk gibi bir tabaka halinde diğerini çevrelerse bu tip kimeralara da "Pe-riklinal kimeralar" denir (Resim: 121b-3).
Üçüncü bir kimera tipi de periklinal tipe benzeyen ancak fazla dokudan olu şan dış tabakanın periklinal kimerada olduğu gibi sürgünü dıştan tamamen çepe çevre kuşatmayıp sadece bir parçasını kuşatması halidir (Resim: 121b-4). Bu da "Meriklinal kimera" olarak adlandınhr.
Seksoriyal ve meriklinal kimeralar kararsız olup eşeysiz olarak çoğaldıkla-nnda kısa sürede ortadan kaybolurlar. Periklinal kimeralar özellikle nesilden ne-sile devam edecek şekilde vejetatif olarak üretilebilmektedirler.
İtalya'da üç asır evvel anacı limon, kalemi portakal olan bir aşının aşı yerin de şişen kalkıştan gelişen ve Bizzariya Portakalı tabir edilen kimeralar bugün eşeysiz olarak geniş ölçüde çoğaltılmaktadır. Muşmula (Mespilus germenica) ka lemini de yemişken (Crateagus monogynea) üzerine aşılayarak birçok kimera şe killeri geliştirilmiştir. Laburnum vulgaria ile Sansalkım (Cytisis purpereus) ve Ayva (Cydonia vulgaris) ile (Pyrus comminis v.b.) aralannda çeşitli kimeralann oluştuğu da bilinmektedir.
Yukarda belirtilen yollardan biriyle ortaya çıkanlan yeni bir kültivann veya formun bugün artık üretimi bir patent hakkı olarak kanunen tescil edilmekte ve onu ilk üretenin adıyla anılmakta ve o kültivann yetiştirilmesinde o kimseye bazı haklar tanınmaktadır. Bu hak, başkalannın izinsiz o kültivan vejetatif yoldan ço ğaltıp satmasını, ticaretini yapmasını önlemektedir. Ancak patent alınan bitki kül-tivarının büyüme özellikleri tohumla değil vejetatif yoldan üretilmiş olmasını ve gene çelik, daldırma, aşı v.s. vejetatif yoldan çoğaltılabilmenin kolay olmasını şart kılmaktadır.
Vejetatif üretme yapraklı türlerde, iğne yapraklı türlere nazaran genelinde da ha kolay ve yaygındır. Bununla beraber iğne yapraklılar içinde bu konuda en müş külpesent olan çamlarda bile vejetatif üretme yeni yöntemlerle başanlı olabilmektedir*.
Bkz. Ürgenç. S. 1982: Orman Ağaçlan İslahı, t.Ü. Orman Fakültesi Yayını No. 2836/293,
338
FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
Vejetatif üretmelerde bitkisel materyalin genç bireylerden alınması başarıyı arttırmaktadır.
Ancak vejetatif üretmede bitkisel materyalin bazı türlerde sertleşmiş (odun-laşmış) ve bazı türlerde de henüz yumuşak olan genç sürgünlerden alınması başa rı şansını yükseltir. Birkaç yıllık sürgünlerin ise bu konuda şansı zayıftır.
Vejetatif üretme yöntemi ve tekniklerine girmeden evvel bu konuda bazı ge nel kavramları açıklamakta fayda vardır.
Vejetatif üretme materyalinin alındığı orijinal bitkiye yani ana bitkiye "Or-tet" böyle bir ortetten üretilen yeni döllere de "ramet" tabir edilir.
Vejetatif üretme içinde bir bitkinin gövde, kök veya yaprak kısımlarından tam bir bitki üretilebilecek şekilde yapılan üretmeye "Auto vejetatif üretme" de nir. Örneğin çelikte üretme auto vejetatif bir üretmedir. Şayet bir ana bitkiden alı nan aşı kalemi veya tomurcuk bir anaca (altlığa) aşılanarak bundan yeni bir bitki oluşturulursa, burada anaç veya altlık kısmının geliştirdiği kök ile kalem veya to murcuğun geliştirdiği toprak üstü kısmı farklı genetik kökenli olur. Bu tip üret meye "heterovejetatif üretme" denir. Örneğin her türlü aşı yöntemi heterovejeta-tif üretmedir.
Vejetatif üretme 4 temel üretme metodunu içermektedir.
2.1.2.1.Çelikle üretme
2.1.2.2.Aşı ile üretme
2.1.2.3.Daldırma ile üretme
2.1.2.4.Diğer vejetatif üretme yollan
Bu sonuncu temel üretme metodu da birbirinden oldukça farklı yö-temleri içerir. Bunlar:
2.1.2.4A. Kollarla üretme
2.1.2.4.2. Stolonlarla üretim
2.1.2.4.3. Rizomlarla üretme
2.1.2.4.4. Etli ve yumru köklerle üretme
2.1:2.4.5. Yumrularla (hava yumruları dahil) üretme
2.1.2.4.6. Soğanlı bitkilerde üretme
2.1.2.4.7. Soğanımsı gövdelerle üretme
2.1.2.4.8. Yalancı soğanlı bitkilerle üretme
2.1.2.4.9. Yavrularla üretme
2.1.2.4.10.Kök sürgünleriyle üretme
2.1.2.4.11.Ocak ve pençelerin bölünmesi yoluyla üretme olmak üzere bitki türlerine ve onların özelliklerine göre değişen çeşitli yöntem lerde gerçekleştirilir.
Bu vejetatif üretme yöntemleri dışında birçok avantajları dolayısıyla son yıl larda gittikçe yaygınlaşan ve doku kültürüne dayanan "Mikro veya mini üretim teknikleri" de aslında bir vejetatif üretme yöntemi olmakla beraber başlıbaşına önem ve gelişimi dikkate alınarak ayrı bir alt bölüm halinde (2.1.3. MlKRO VE YA MİNİ ÜRETİM TEKNİKLERİ) başlığı altında daha sonra ele alınacaktır.

