fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

FİDANCILIKTA ÇELİKLE ÜRETME TEKNİĞİ

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • FİDANCILIKTA ÇELİKLE ÜRETME TEKNİĞİ

    2.1.2.1. ÇELİKLE ÜRETME TEKNİĞİ
    Çelikle üretme tekniği, üretilecek bitkiden alınan ve çelik adı verilen bir göv de, kök veya yaprak parçası ile yeni bir bitki oluşturma tekniğidir.
    Çelikle üretme autovejetatif bir üretme olduğu halde, heterovejetatif üretme de kökten kaynaklanabilecek genetik etkiler ve dolayısıyla olası bazı varyasyon lar bunlarda söz konusu değildir.
    Çelikle üretme, birçok süs bitkilerinde açıkta veya sera gibi kapalı mekanlar da yapılan vejetatif üretmede anaç ve kalem uyuşmazlıkları sorunları olmayan en basit, ucuz ve hızlı bir yöntemdir. Bu yöntemle üretme, çok çeşitli iğne yapraklı, yapraklı, daimi yeşil ve yaprağını döken süs bitkilerinde, seralara sahip büyük fidanlıklarda yıl boyu devam eder.


    * Altan, S. 1989: Süs Bitkileri Üretim Tekniği. Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi Ders Kitabı No. 104, Adana. -Brumm, E. und Mehlisch, K. 1964: Eter Baum schulbetrieb. Verlag Eugen Ulmer, Stuttgart. -Cravens, R.H. and Time life book editors, 1984: Climbing and Trailing Plants, Time Life Books, Amsterdam. -Crockett, J.U. and Time Life book editors, 1984: Flowering Shrubs. Time Life Books, Amsterdam. -Gültekin, E. 1987: Fidanlık Tekniği, Çukurova Ü. Ziraat Fakültesi, Ders Notlan, Adana. -Hartmann, H.T. and Kester, D.E. 1959: Plant Propagation, Principles and Practices, Englevvood Cliffs, N.J. Prentice-Hall, Inc. U.S.A. -Işık K. 1983: Orman ağaçlarında çelikle üretim (karşılaşılan sorunlar ve bazı çözüm önerileri), Orman Mühendisliği Der gisi Sayı 12. -tktüeren, Ş. 1970: Çelikle çam üretimi. Orman Mühendisliği Dergisi Sayı 7. -Iktüeren, Ş. 1973: Pinus contorta Dougl'de gövde çelikleriyle üretim üzerinde çalışmalar. Ormancılık Araştırma Enstitüsü Muhtelif Yayınlar Serisi No. 32. -Kains, M.G. and Questen, 1945: Propagation of Plants. Orange Judd Pub-lishing Company, Inc. Newyork. -Krussmann, G. 1964: Die Baumschule. Paul Parey, Hamburg. -Mahstede, J.P. and Haber; E.S. 1957: Plant Propagation, John Wiley and Sons. Inc. Nevvyork. -Olbrich, A. 1936: Hand-buch der Baumschulen, Verlag von M. und H. Schaper, Hannovar. -Orman Genel Müdürlüğü, 1986: Fidan lık Çalışmaları, Fidanlık ve Tohum işleri Dairesi Yayını, Ankara. -Ortho Books editör staff, 1984: Gardening Techniques. Ortho Books, Chevron Chemical Company, San Francisco, U.S.A. -Preston, F.G. 1967: The Greenhouse. Chaucer Press Ltd. Suffolk, England. -Saatçioğlu, F. 1976: Fidanlık Tekniği Î.Ü. Orman Fakül tesi Yayın No. 2188/223. -San, Y. 1983: Kaktüs bakım ve geliştirilmesi, İstanbul. -Sheat, W.G. 1963: Propa gation of trees, shrubs and conifers. Macmillan and Co. Ltd. Newyork. -Stoeckeler, J.H. and Jones, G.W. 1957: Forest Nursery Practice in the lake States. Agriculture Handbook No. 110, U.S. dept. of Agriculture, Forest Service. -Ürgenç, S. 1982: Orman Ağaçlan Islahı. I.Ü. Orman Fakültesi Yayın No. 283/293. -Yahya-oğlu Z. 1980: Doğu Ladini (Picea oriantalis La)mn vejetatif yolla (çelikle) üretilmesi olanakları üzerine araş tırmalar. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi (Doçentlik Tezi) Trabzon, -Yerkes, G.E. 1945: Pro pagation of Trees and Shrubs. U.S. Dept. of Agriculture, Farmers Bulletin No. 1567.


    Özellikle daimi (herdem) yeşil ve yan daimi yeşil yapraklı türlerin hemen hemen hepsinde tohumla üretme zaman aldığı ve buna rağmen istenilen nitelikler çoğunlukla sağlanamadığı için bu türler ekseriyetle çelikle üretilirler.
    Çeliklerin iyi köklenmesinde C/N oranının yüksek olması etkili olmaktadır. Bu oranın düşük olduğu ve özellikle bu düşüklüğün azot birikiminin fazlalığın dan kaynaklandığı durumlarda çeliklerde köklenme zayıf olur. Bu durumda orte-tin en az azot alımını sağlayarak sürgün büyümesini zayıflatıp bu suretle karbon hidrat birikimini arttırarak bu bireyden alınacak çeliklerin köklenme güçleri arttı rılabilir. Bunun için ortetin iyi güneşlenmesi, fotosentezi arttırarak karbon hidrat depolaması için imkan hazırlar. Böylece bazı Rhodedondron ve Frcucinus'larda odun kısmı öze oranla daha geniş ve dolayısıyla depo maddelerince daha zengin olan yan dallardan alınan çelikler, öz kısmı geniş yer kaplayan ana sürgünlerden alınan çeliklerden daha iyi köklenirler. Ancak 7ams'lar gibi bazı taksonlarda yan dallardan alınan çeliklerden gelişen fidanların plagiotrop yani bir yanlı, yatık ve asimetrik bir büyüme gösterdikleri de gözlenmektedir. Bu nedenle bu kabil cins lerde genellikle dikey (ortotrop) bir büyüme arzulandığından bunlarda çeliklerin dik büyüyen tepe sürgünlerinden alınması gerekir. Yaşlı Avrupa ladinlerinde pla giotrop büyümeden ortotrop büyümeye geçiş özellikle alt dallardan alınan çelik lerde güçleşmektedir. Bir dalın veya sürgünün çeşitli kısımlarından alınan çelik lerin köklenmeleri arasında farklılıkların da bulunduğu gözlenmiştir. Zira dallar da dipten uca kadar çeşitli kısımların kimyasal bileşimleri önemli farklılıklar gös terebilmektedir. Birçok hallerde en iyi köklenme, dalın ve sürgünün fazla kalın ol mamak şartıyla bireyin dip kısımlarından alınan çeliklerde gözlenmiştir.
    Çeliklerin alındığı anacın gelişme durumu ile çeliklerin köklenmesi arasında ilişki olup olmadığı konusunda araştırıcılar arasında görüş birliği yoktur. Bir kı sım araştırmacılar anaçtaki kuvvetli gelişmenin çeliklerin köklenmesinde etkili olduğunu belirtirken bir kısmı da bu etkinin az olduğunu vurgulamaktadır, ilk gö rüşü ileri sürenler köklenmelerin de seneden seneye farklılık göstermesini bu yol la açıklamaktadır ve anacın o yılki sıcaklık ve yağış gibi değişkenlere göre farklı gelişmesinden, bu farklılığın kaynaklandığı ifade edilmektedir.
    Bununla beraber çelik alınacak anaçlar her türlü hastalık, don ve kuraklık za rarlarından etkilenmemiş, sağlıklı ve iyi gelişmiş bitkiler olmalıdır. Bazı durum larda, aşın derecede gelişmiş, kalın dallar oluşturmuş anaçlar da özellikle gövde çelikleri alma bakımından arzulanmaz. Birçok fidanlıklar çelik almak üzere özel anaç parselleri oluştururlar. Bu parseller özel bakım, gübreleme ve hastalıklarla etkin bir mücadeleye tabi tutulduklannda birçok yil bu anaçlardan bol miktarda bir örnek çelik alınabilir. Bu maksatla ilerde göreceğimiz daldırma metodu ile el de edilen yeni genç bitkilerden çok daha iyi köklenebilen çelikler alınabilir. Zira daha önce de belirtildiği gibi anaç ne kadar gençse ve ne kadar toprağa yakın dal lardan çelik alınmış ise çelikler o ölçüde çabuk ve iyi köklenirler.
    Rutubet faktörü olarak gerek hava rutubeti ve gerekse çelik yataklarının ru tubeti, köklenmeyi kuvvetle etkilemektedir. Çelik dikimlerinin ilk günlerinde, çe liklerin çok yüksek transpirasyon yaptıklan, ilk haftayı müteakip transpirasyonda bir düşmenin görüldüğü, kallus teşekkülünde ise transpirasyonun tekrar yükseldi ği gözlenmektedir. Gün olarak da transpirasyonun başlangıçta sabahlan yüksek olduğu, sonraları bütün güne dağıldığı izlenmektedir. Bu durumda hava rutubeti nin başlangıçta çok yüksek olması (% 90) istenmektedir. Özellikle üzerinde yap rak taşıyan çeliklerde yapraklardan transpirasyon yoluyla kaybolan suyun mikta rını, kökler kuvvetlenip su ihtiyacını topraktan alabilecek duruma gelene kadar azaltma yoluna gidilmelidir. Bu bakımdan sera ve camekânlar avantaj sağlar. An cak bu tesisler içinde dahi şişleme (mist) altında köklendirme çok etkin olmakta dır. Bunlarda su gereksinimi, sis gibi ince zerrecikler halinde otomatik olarak ve havanın nisbi nemine göre ayarlanabilen cihazlarla sağlanabilmektedir. Bu suret le havanın nisbi rutubetini yüksek tutma da temin edilmiş olmaktadır. Böylece transpirasyonla su kaybı düşer, sıcaklık da bir ölçüde yüksek kalmaz, bunun so nucu solunum ile madde kaybı da kısıtlanmış olarak yapraklı çeliğin azami foto sentez yapabilmesi daha doğrusu fotosentezden azami şekilde faydalanması sağ lanır. Ancak fotosentezi yüksek tutabilmek için ışığın da yeterli olması gerekir. Eğer yeşil çelikleri hem gölgelerken, hem de çelik yataklanndaki sıcaklığı arttı-rırsak, bir tarafta ışık azlığı dolayısıyla fotosentezi azaltmış buna mukabil yükse len sıcaklık dolayısıyla solunumu da arttırmış ve dolayısıyla madde sarfını da kamçılamış oluruz64. Bunun sonucu çelikler bünyelerindeki depo maddeleri tüke tebilirler. Gölgeleme ancak yüksek sıcaklığı önleme zarureti olması halinde etki li ve faydalı olur.
    Şişleme sisteminde kullanılan suyun sıcaklığı genellikle köklenme ortamın daki sudan soğuk olduğundan köklenme yatağındaki sıcaklığı düşürür. Bunun yağmurlama şeklinde olması aynı zamanda yapraklardan mineral besi maddeleri nin yıkanıp götürülmesine de yol açtığı saptanmıştır. Bu nedenle sistemin devam lı kullanılması da sakınca yaratır. Bu sakınca çeliklerdeki yapraklarda çürüme eğilimi görülmesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir.
    Işık faktörü de fotosentezin istenen seviyede olması için önemli bir faktördür.
    64. Araştırmalar göstermektedir ki 10°C'Iik bir sıcaklık farkı solunumda meydana gelen madde kaybını 2-3 misli fazlalaştırabilmektedir.


    Bu konuda ışığın süresi ve parlaklığı önemlidir. Ancak direkt güneş ışınlarından da mümkün olduğu kadar kaçınılmalıdır. Gün ışığı uzunluğu da aranmaktadır.
    Genel olarak çeliklerin köklendirilmesinde köklendirme ortamı da özellikle güç köklenen türlerin çeliklerinde büyük önem taşır. Köklenme ortamı bu türler de yalnız köklenen çeliklerin yüzde miktarına değil, aynı zamanda oluşan kök sis teminin tipine de etki yapar. Ancak çelikleri çok kolay köklenebilen türlerde or tamın cinsi fazla önemli değildir.
    Köklendirme ortamları olarak toprak, kum, yosun, perlit veya vermülit, su kullanılmaktadır. Son yıllarda nemle doyurulmuş (nem oranı yüzde yüz) havada da köklendirme bazı türlerin çeliklerinde başarılı sonuçlar vermiştir.
    Bunlardan toprak, kışın yapraklarını döken bitkilerin sert çelikleri ve kök çe likleri için yeterlidir. Ancak toprak ortamları içinde balçıklı kum topraklan daha iyi ve kaliteli bir köklenme sağlar. Köklenen çeliklerin de böyle bir ortamda sö-kümü kolay olur. Hatta toprak ortamına iki kısım kum karıştırılarak elde edilen karışık ortamlarda Krizantem ve Sardunyaların doğrudan doğruya saksılara diki lerek kolayca köklenmeleri de mümkündür.
    Hatta kum ortamları da saf olarak çeliklerin köklendirilmesinde büyük ölçü de başarıyla kullanılabilmektedirler. Özellikle Porsuk, Ardıç ve Mazı gibi daimi yeşil cinslerde kum en uygun köklenme ortamıdır. Ancak nemli tutulması için de vamlı sulama gerekir. Eğer sterilize edilmiyorsa diğer ortamlarda olduğu gibi ay nı kumu çelik köklendirmesinde tekrar kullanmamak gerekir.
    Yosun, köklendirme ortamları ise kumun aksine ortamın su tutma kapasitesi ni arttırır. Çeşitli oranlarda kumla (2/3 kum + 1/3 yosun veya 1/4 yosun gibi) ka rıştırılarak en iyi bir köklenme ortamı sağlanabilir. Ancak fazla yosun köklenme esnasında çürümelere neden olabileceği de daima hesaba katılmalıdır.
    Perlit ve vermülit gibi ortamlar da türlere göre çeşitli irilikte kullanılarak iyi rutubet tutma ve iyi havalanmayı sağlar ve köklenmeyi başanlı kılarlar. Bunlann kumla kanşımları da önerilir.
    Su da devamlı oksijence zenginleştirilmesi halinde iyi bir köklenme ortamı olabilmektedir. Eğer kökleme alt uçta değil de çeliğin su yüzeyine yakın kısmın da olursa bu suda oksijen yetersizliği olduğuna işarettir, böyle bir köklenme arzu lanmaz. Ancak suyu sık değiştirmelidir. Bu yöntem Cezayir menekşesi, Karanfil ve Cyperas'larda çok kullanılır.
    Çeliklerin köklenmelerini çabuklaştırmak ve köklenenlerin miktarını arttır mak için bazı hormonlar da etkili şekilde kullanılmaktadır. Özellikle güç köklenen türler için geniş bir kullanma yeri oluşturmaktadırlar (Resim: 122 a, b). Bun ların içinde indolebutyric asit, neftclenasetik ve indolasetik asitler en etkin olanlandır. Bunlardan ilki en iyisi olarak tanınmakta dır. Zira geniş sınırlar içinde zehir etkisi olma makta ve birçok türlerde etkili olabilmektedir. Bu hormonlar ya toz veya pudra halinde veya çö zelti halinde kullanılır.

    Resim: 122 a. Çeliklerde kullanılan hormonlann köklendirmeyi çabuklaştırma ve artırmadaki etkileri.
    Üstte : Ardıçlarda üst sıradaki çelikler hormonlu, alt sıradakiler hormonsuz.
    Altta : ' Pyracantha coccinee'larda üst sıradaki çelikler hormonlu, alt sıradakiler hor-
    monsuz.
    Brumm, F. und Mehlisch, K. Der Baumschulbetrieb'den.



    Toz veya pudra ha linde kullanımda ekseri talk pudrasıyle karışık olarak hazırlanır. Her kullanım için stoktan ay rı bir parti hazırlanmalı ve artalcalan toz, çelikle rin alt uçlanna batırıldığı için nemlenmiş olacağı cihetle tekrar kullanıl mayıp atılmalıdır.
    Çözelti halinde ha zırlanan tertip ise zayıf veya yoğun çözelti ha linde olabilir. Zayıf çö zelti köklenme güçlüğü ne göre 20-200 ppm arasında değişen konsantrasyonda olur65. Çeliklerin dipleri bu çözeltiye daldırılıp oda sıcaklığında gölge bir yerde 24 saat tutulur.
    Yoğun çözelti ise 500-1000 ppm konsantrasyondadır. Çeliklerin uç lan bu eri yiğe ancak 5 saniye süre ile daldırılıp sonra hemen dikilir. Bu değerlerin üzerin deki konsantrasyonlar zararlıdır, tomurcuk gelişmelerini engeller veya yaprakla rın saranp dökülmesine, çelik odununun kararmasına neden olur.
    Geniş yapraklı daimi yeşil bitkiler olarak kamelya çoban püskülü Rododendron,
    Defne, Evonimus, Gardenia, Zakkum, Eskallonia, Pittosporum, Pyracanta'lar bu
    Hormon maddelerine olumlu cevap vermişlerdir.


    Resim: 122 b.
    Yumuşak çeliklerde (indolebuty-ric asid) hormonunun köklenme-ye etkileri. Resmin sol yarısın daki hormonla işlem görmemiş çelikler köklenmemiş durumda, sağdakiler ise hormonla işlem görüp köklenmiş olanlar. Yukar dan aşağıya 1. sırada Dahlia, 2. sırada D. Dianthus, 3. sırada Ce-lastrus, 4. sırada Gül.
    Kains, M.G. and
    Mc Questen, L.M. Propagation
    of Plants'den.




    Daimi yeşil iğne yapraklı türlerin çelikleri uygun zamanda alınmış, hormon da uygun konsantrasyonda kullanılmış olmaları halinde, sonuç olumlu olmakta dır. Bu konuda Göknar, Ladin, Ardıç, Porsuk, Mazı ve Çam cinsleri olumlu cevap veren taksonlar olarak sayılabilir.
    Kışın yapraklarını döken Huş, Akçaağaç, Erik, Kiraz, Fındık ve Dut cinsleri taksonları da olumlu cevap vermişlerdir.
    Sera ve soğuk camekânlarda köklendirmeler yastıklarda veya tezgahlarda mevcut köklenme ortamında yapıldığı gibi hareketli bir ortam oluşturan tahta ka salarda da yapılabilir (Resim: 123). Kasalar 15-20 cm derinlikte ve kolay taşına bilir ebatlarda olmalı, altlarında drenaj deliği bulunmalıdır. Bu kasalara, çelikler getirilmeden birkaç gün evvel tür ve yönteme uygun köklendirme ortamları kasa lara konur ve bir ölçüde nemlendirilerek hazırlanmış düzgün bir tahta ile tesviye edilir ve hafif bastırılır. Çeliklerin takriben yansı köklendirme ortamına sokulur. Çeliklerin alt uçlan kasa tabanlanna en az 2.5-5 cm mesafe kalacak şekilde dikim yapılır. Çelikler hazırlanmalarını takiben hemen dikilmelidir. Ancak dikilinceye kadar da nemli çuvallar ve yosunlar arasında üstü örtülü bir tahta kutuda saklana bilir ve işçi de buradan çelikleri tek tek veya yosun içinde üçü beşi bir arada ala rak diker. Çeliklerin düzgün dikimi için arada bir tahta cetvel kullanılır, dikim sı raları çizilerek dikimler bu çizgiler üzerinde yapılırsa sıralar muntazam olur. Çe liklerin arasında yapraklar hemen hemen birbirine değecek şekilde bir aralık ve mesafenin bırakılması yeterlidir. Dikimden sonra sıralar arası dikim tahtası ile ha fifçe bastınlarak çeliklerin köklenme ortamı ile iyi teması sağlanır. Ancak perli tin fazlaca olduğu ortamlarda bu sıkıştırma hafif yapılmalıdır. Dikimi takiben or tam hemen iyice sulanır. Böylece ortamın çeliklerle daha iyi teması sağlanır.
    65. Örneğin 100 ppm konsantrasyonda 100 mi çözelti hazırlamak için önce 100 mg saf madde birkaç damla al kol içinde eritilip bu 100 mi su ilave edilerek hazırlanır.
    346

    FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ


    Çelikleri polietilen bir örtü içine konan bir ortamda veya plastik bir örtü altında köklendirmek de mümkündür (Resim: 124 a, b)
    Soğuk camekân ve seraların da devreye gir mesi halinde bir fidanlık işletmesinde bütün yıl bo yu çelik üretim ve köklen-dirme çalışmaları yapıla bilir.
    Çelikle üretme yön temleri çok çeşitlidir. Ge nel olarak bunlar:

    Resim: 123. Hareketli bir ortam olarak tahta kasalarda çeliklerin
    köklendirilmesi.
    Üstte : Kasada uygun bir çelik dikimi.
    Altta : Kasada aralıktan eşitsiz ve fazla aralıklı hatalı bir çelik
    dikimi.
    Kains, M.G. and Mc Questen, L.M. Propagation
    ol Plants'den.

    2.1.2.1.1. Gövde çelikleri ile üretme
    2.1.2.1.1.1.Yumuşak çelikle üretme
    2.1.2.1.1.2.Yan odunlaşmış (odunsu) çeliklerde üretme
    2.1.2.1.1.3.Sert (odun) çelikleriyle üretme

    2.1.2.1.2.Kök çelikleriyle üretme
    2.1.2.1.3.Yaprak çelikleriyle üretme
    2.1.2.1.4.Yaprak-Tomurcuk çelikleriyle üretme şeklinde gruplandırılabilirler.
    Bu kadar çeşitli çelikle üretme yönteminin hangi tipinin hangi bitki türlerin de, hangi koşullarda başarılı ve kolay olduğunu iyi bilmek, başarının temel koşu ludur. Bu bilgi zamanla deneyim ve yetenekle bütünleştirilmelidir.
    FİDANLIK VE YETİŞTİRME TEKNİĞİ
    Prof Dr. Suat Ürgenç
Working...
X