HACETTEPE Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, Türkiye'de obezite sıklığının kadınlarda yüzde 35, erkeklerde yüzde 20 civarında olduğunu söyledi, “Obezitenin gümüş kurşun gibi bir ilacı yok” dedi
Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki Susesi Resort Otel'de gerçekleştirilen 11'inci Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde obeziteyle ilgili bir sunum yapan Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğu için tevdavi sürecinin zor geçtiğini belirtti. Hastanın hastaneye gelene kadar birçok yöntem denemiş olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldız, “Kesinlikle eczacı tavsiyesiyle zayıflama ilacı kullanmayın” dedi. Obezitenin ilaçla tedavisinde parlak cevaplar olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, “Türkiye'de pazara sunulmuş ilaçlar, yıllık yüzde 5 kilo kaybı sağlayan ilaçlar var. Yakın bir gelecekte de bu konuda mucize beklenmiyor. İleri obezitede cerrahi yöntemler olmakla birlikte obezitenin gümüş kurşun gibi bir ilacı yok” diye konuştu.
Obezitenin günümüzde tüm dünyada salgın durumuna geldiğini, Amerika'da her üç kişiden ikisinin obez olduğunu sözlerine ekleyen Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, şöyle konuştu:
“Dünyada 1 milyardan fazla insanda, en az 300 milyonu obezite düzeyinde olmak üzere kilo fazlalığı var. Çocuk ve adolesanlarda (gençlerde) obezite görülme sıklığı yüzde 15'lere ulaşmış durumda. Obeziteyle ilgili yıllık 40 binin üzerinde ölüm görülmektedir ve obeziteye yönelik sağlık harcamaları yıllık 120 milyar doların üzerindedir. Türkiye'de obezite sıklığı kadınlarda yüzde 35, erkeklerde ise yüzde 20 civarında. Genetik olarak obeziteye yatkın bireylerde günümüz beslenme alışkanlıkları kilo alımına ve kilo vermede güçlüklere neden olmaktadır. Obezitenin gelişiminde genetik faktörlerin yanısıra çevresel faktörler de rol oynamaktadır.”
Obezitenin önlenmesi için uzun vadeli bir plan gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, obez bireylerde sağlıklı yaşam tarzı, dengeli beslenme ve fiziksel aktivetinin desteklenmesinin şart olduğunu söyledi. Obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğuna da dikkat çeken Yıldız, kadınlarda 88, erkeklerde ise 102 santimetre bel çevre kalınlığının obeziteyle ilişkili hastalıklar açısından riske işaret ettiğini kaydetti.
AYNI ANDA İKİ AŞI
Düzenlenen basın toplantısında domuz gribi hastalığıyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhat Ünal, domuz gribi aşısının hazırlık çalışmalarına geç başlandığı için bu ay içinde piyasada olmasının beklendiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre 35- 40 milyon doz aşının Türkiye'ye geleceğinin ifade edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, mevsimsel grip aşısıyla domuz gribi aşısının aynı zamanda yaptırılabilceğini söyledi.
HACI ADAYLARI EN RİSKLİ GRUP
Prof. Dr. Ünal, 65 yaş üstündeki bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerin, kronik karaciğer, böbrek, kalp rahatsızlığı sorunu yaşayanların, kanser tedavisi görenlerin, 6 aydan küçük bebeklerle bakanların ve risk grubundakilerin mevsimsel grip ve domuz gribi aşısı yaptırması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Serhat Ünal, Türkiye'de domuz giribi aşılamasında önceliğin hacı adaylarında bulunması gerektiğini söyledi. Hacı adaylarının ciddi risk grubu olduğunu belirten Ünal, "Eğer domuz gribi aşısı olmamış olsaydı 'hacca gitmeyin' uyarısında bulunmak zorunda kalabilirdik" dedi.
KUŞ GRİBİ DEVAM EDİYOR
Mevsimsel grip hastalıkları nedeniyle dünya genelinde her yıl 20 ile 40 milyon kişinin yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, kuş gribi konusunda da uyarılarda bulundu. Kuş gribinin insandan insana bulaşmadığından çok fazla risk taşımadığına, ancak insandan insana bulaşmayı öğrendiğinde büyük bir tehlike yaratacağına dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Ünal, “Şu haliyle kuş gribi mevsimsel gribe karşı daha az tehlikelidir gibi bir düşüncede olunmamalı. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkla görüldüğü ve ne kadar öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürür ama çok sık görülmektedir. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede ciddi iş gücü kaybına, tedavi açısından ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır” diye konuştu. Prof. Dr. Ünal, Kanada'da ortaya çıkan at gribinin şu an için insana bulaştığının saptanmadığını, ama insana bulaşması ihtimalinin teorik olarak imkansız olmadığını söyledi.
SAĞLIK POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Kongre Başkanı Prof. Dr. Erdal Akalın ise kongrede 3 bin 200 katılımcının yer aldığını söyledi. Kongrede 4 aynı salonda 11 uydu sepozyumu, 24 konferans ve 16 panel gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Akalın, hükümetin sağlık politikalarını eleştirdi.
Performans değerlendirmesi ve ücretlendirme sisteminin ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Akalın, “Performans sisteminin büyük oranda sayıya dayandırılması tüm dünyada doğru olmadığına inanılan bir konudur. Performans değerlendirmesi verilen sağlık hizmetinin kalitesine göre yapılmalıdır” diye konuştu.
milliyet
Antalya'nın turizm bölgesi Belek'teki Susesi Resort Otel'de gerçekleştirilen 11'inci Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde obeziteyle ilgili bir sunum yapan Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğu için tevdavi sürecinin zor geçtiğini belirtti. Hastanın hastaneye gelene kadar birçok yöntem denemiş olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yıldız, “Kesinlikle eczacı tavsiyesiyle zayıflama ilacı kullanmayın” dedi. Obezitenin ilaçla tedavisinde parlak cevaplar olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, “Türkiye'de pazara sunulmuş ilaçlar, yıllık yüzde 5 kilo kaybı sağlayan ilaçlar var. Yakın bir gelecekte de bu konuda mucize beklenmiyor. İleri obezitede cerrahi yöntemler olmakla birlikte obezitenin gümüş kurşun gibi bir ilacı yok” diye konuştu.
Obezitenin günümüzde tüm dünyada salgın durumuna geldiğini, Amerika'da her üç kişiden ikisinin obez olduğunu sözlerine ekleyen Doç. Dr. Bülent Okan Yıldız, şöyle konuştu:
“Dünyada 1 milyardan fazla insanda, en az 300 milyonu obezite düzeyinde olmak üzere kilo fazlalığı var. Çocuk ve adolesanlarda (gençlerde) obezite görülme sıklığı yüzde 15'lere ulaşmış durumda. Obeziteyle ilgili yıllık 40 binin üzerinde ölüm görülmektedir ve obeziteye yönelik sağlık harcamaları yıllık 120 milyar doların üzerindedir. Türkiye'de obezite sıklığı kadınlarda yüzde 35, erkeklerde ise yüzde 20 civarında. Genetik olarak obeziteye yatkın bireylerde günümüz beslenme alışkanlıkları kilo alımına ve kilo vermede güçlüklere neden olmaktadır. Obezitenin gelişiminde genetik faktörlerin yanısıra çevresel faktörler de rol oynamaktadır.”
Obezitenin önlenmesi için uzun vadeli bir plan gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıldız, obez bireylerde sağlıklı yaşam tarzı, dengeli beslenme ve fiziksel aktivetinin desteklenmesinin şart olduğunu söyledi. Obezite tedavisinde hastanın beklentilerinin yüksek olduğuna da dikkat çeken Yıldız, kadınlarda 88, erkeklerde ise 102 santimetre bel çevre kalınlığının obeziteyle ilişkili hastalıklar açısından riske işaret ettiğini kaydetti.
AYNI ANDA İKİ AŞI
Düzenlenen basın toplantısında domuz gribi hastalığıyla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Serhat Ünal, domuz gribi aşısının hazırlık çalışmalarına geç başlandığı için bu ay içinde piyasada olmasının beklendiğini söyledi. Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre 35- 40 milyon doz aşının Türkiye'ye geleceğinin ifade edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, mevsimsel grip aşısıyla domuz gribi aşısının aynı zamanda yaptırılabilceğini söyledi.
HACI ADAYLARI EN RİSKLİ GRUP
Prof. Dr. Ünal, 65 yaş üstündeki bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerin, kronik karaciğer, böbrek, kalp rahatsızlığı sorunu yaşayanların, kanser tedavisi görenlerin, 6 aydan küçük bebeklerle bakanların ve risk grubundakilerin mevsimsel grip ve domuz gribi aşısı yaptırması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Serhat Ünal, Türkiye'de domuz giribi aşılamasında önceliğin hacı adaylarında bulunması gerektiğini söyledi. Hacı adaylarının ciddi risk grubu olduğunu belirten Ünal, "Eğer domuz gribi aşısı olmamış olsaydı 'hacca gitmeyin' uyarısında bulunmak zorunda kalabilirdik" dedi.
KUŞ GRİBİ DEVAM EDİYOR
Mevsimsel grip hastalıkları nedeniyle dünya genelinde her yıl 20 ile 40 milyon kişinin yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, kuş gribi konusunda da uyarılarda bulundu. Kuş gribinin insandan insana bulaşmadığından çok fazla risk taşımadığına, ancak insandan insana bulaşmayı öğrendiğinde büyük bir tehlike yaratacağına dikkat çeken Prof. Dr. Serhat Ünal, “Şu haliyle kuş gribi mevsimsel gribe karşı daha az tehlikelidir gibi bir düşüncede olunmamalı. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkla görüldüğü ve ne kadar öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürür ama çok sık görülmektedir. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede ciddi iş gücü kaybına, tedavi açısından ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır” diye konuştu. Prof. Dr. Ünal, Kanada'da ortaya çıkan at gribinin şu an için insana bulaştığının saptanmadığını, ama insana bulaşması ihtimalinin teorik olarak imkansız olmadığını söyledi.
SAĞLIK POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ
Kongre Başkanı Prof. Dr. Erdal Akalın ise kongrede 3 bin 200 katılımcının yer aldığını söyledi. Kongrede 4 aynı salonda 11 uydu sepozyumu, 24 konferans ve 16 panel gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Akalın, hükümetin sağlık politikalarını eleştirdi.
Performans değerlendirmesi ve ücretlendirme sisteminin ciddi şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Akalın, “Performans sisteminin büyük oranda sayıya dayandırılması tüm dünyada doğru olmadığına inanılan bir konudur. Performans değerlendirmesi verilen sağlık hizmetinin kalitesine göre yapılmalıdır” diye konuştu.
milliyet

