Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, 800 bini aşkın kuvvetiyle dünyanın en güçlü orduları arasında yer alan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mensup asker kumanyaları ile yatılı ilköğretim okullarında öğrenim gören 267 bin öğrenciye verilen yemek mönülerine fındık eklemek için bir dizi görüşmeler yaptıklarını söyledi.
Bakan Güler, İHA'ya yaptığı açıklamada, Karadeniz Bölgesi'ne mensup bir milletvekili olarak fındığın sorunlarını yakından bildiğini belirterek, bakanlık olarak 'yenilenebilir enerji' konusuna ağırlık verdiklerini, ancak bölge milletvekili olarak 'yenilebilir enerjiyi' göz ardı etmediklerini dile getirdi. Fındığın enerji ve vitamin deposu olduğuna işaret eden Bakan Güler, dünya üretiminin yüzde 70'ini karşılamasına rağmen Türk insanının fındığı sevmediğine dikkat çekti. Fındığın iç tüketiminin artması gerektiğini kaydeden Güler, Türk insanına fındığı yedirmek için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, "Gittiğim yerlerde espriyle karışık 'Birbirinizi yiyeceğinize fındık yiyin' diyorum" dedi.
BAŞKALARI YİYECEĞİNE BİZİMKİLER YESİN
Fındığı asker kumanyaları ile yatılı okullarda kalan öğrencilerin mönüsüne koymayı hedeflediklerini belirten Bakan Güler, şöyle konuştu: "Fındık büyük bir enerji ve vitamin kaynağı. Yani bunu başkaları yiyeceğine bizim milletimiz yesin, güçlü kuvvetli olsun. Hem daha az hasta olur hem de daha güçlü kuvvetli olur. Ancak bizim Karadeniz insanı fındığı çok fazla yemez. Bu yenebilir enerjiyi yaygınlaştırmalıyız. Bilindiği üzere ekmekte kullanmaya başladık. Bunun yanı sıra konuyu ben Savunma Bakanımıza açtım. Belki asker kumanyalarına reçelle birlikte konulabilir. Reçel dediğimiz şey, iki tane çilek veya vişne. Halbuki fındık daha güçlü ve kuvvetli bir yiyecek. Yenebilir enerjiyi, yenilenebilir enerji gibi yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla bunu okullarda, askeriyede, geniş katılımlı halk kitlelerinde yenmesini sağlamayı düşünüyoruz. Bunu tutturabilirsek çok önemli bir enerji kaynağını kabul ettirmiş, 100 bin ton arz fazlası ürünü yenebilir enerjiye dönüştürerek sorunu halletmiş oluruz. Hem istihdam oluşturulur hem de ziyan edilen bir kaynağı değerlendirmiş oluruz. Bu konu için ben de bu bölgenin çocuğu olarak tüm desteği vereceğim. Ben
bilindiği üzere aynı zamanda AR-GE'ciyim. Dolayısıyla yenebilir enerjiyi yaygınlaştıralım. Birbirimizi değil fındık yiyelim."
FINDIK VİTAMİN DEPOSU
Bu arada uzmanlar da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in asker ve öğrenci yemek listelerine eklemeyi amaçladığı fındık için büyük bir enerji ve vitamin kaynağı olduğu konusunda açıklamalar yaptı. Uzmanlar, kansızlık, sindirim, solunum, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde önemli katkı sağlayan fındığın günde 100 gram tüketilmesini önerdi. Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Atilla Şimşek, yaklaşık 100 gram fındıktaki proteinden sağlanan enerjinin, toplam enerjinin yüzde 11.7'sine eşit olduğunu belirtti. Karbonhidrat sağlayan özelliği ile bir avuç fındığın bir öğün yemek yemiş gibi doygunluk hissi verdiğini ve uzun süre açlık hissettirmediğine dikkat çeken Şimşek, şöyle konuştu:
"Fındığın içerdiği linoleik asit, kandaki pulcukların çökelmesine ve damar içi daralmasına engel olmaktadır. Fındık yağı, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde, çoklu doymamış yağ asitlerinin doymuş yağ asitlerine oranı bakımından diğer yağ çeşitlerine nazaran en uygun orana sahiptir. Fındığın protein miktarı yumurta ve tahıllardan yüksek, et ve baklagillere hemen hemen eşittir. 100 gram iç fındıkla protein ihtiyacının yüzde 22'si karşılanabilmektedir. Fındıkta en fazla bulunan arginin amino asidi,
koroner kalp yetmezliği riskini önlemede kan damarlarının gevşemesinde rol alan bileşiklerin sentezine yardımcı olmaktadır."
halk gazetesi
Bakan Güler, İHA'ya yaptığı açıklamada, Karadeniz Bölgesi'ne mensup bir milletvekili olarak fındığın sorunlarını yakından bildiğini belirterek, bakanlık olarak 'yenilenebilir enerji' konusuna ağırlık verdiklerini, ancak bölge milletvekili olarak 'yenilebilir enerjiyi' göz ardı etmediklerini dile getirdi. Fındığın enerji ve vitamin deposu olduğuna işaret eden Bakan Güler, dünya üretiminin yüzde 70'ini karşılamasına rağmen Türk insanının fındığı sevmediğine dikkat çekti. Fındığın iç tüketiminin artması gerektiğini kaydeden Güler, Türk insanına fındığı yedirmek için çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, "Gittiğim yerlerde espriyle karışık 'Birbirinizi yiyeceğinize fındık yiyin' diyorum" dedi.
BAŞKALARI YİYECEĞİNE BİZİMKİLER YESİN
Fındığı asker kumanyaları ile yatılı okullarda kalan öğrencilerin mönüsüne koymayı hedeflediklerini belirten Bakan Güler, şöyle konuştu: "Fındık büyük bir enerji ve vitamin kaynağı. Yani bunu başkaları yiyeceğine bizim milletimiz yesin, güçlü kuvvetli olsun. Hem daha az hasta olur hem de daha güçlü kuvvetli olur. Ancak bizim Karadeniz insanı fındığı çok fazla yemez. Bu yenebilir enerjiyi yaygınlaştırmalıyız. Bilindiği üzere ekmekte kullanmaya başladık. Bunun yanı sıra konuyu ben Savunma Bakanımıza açtım. Belki asker kumanyalarına reçelle birlikte konulabilir. Reçel dediğimiz şey, iki tane çilek veya vişne. Halbuki fındık daha güçlü ve kuvvetli bir yiyecek. Yenebilir enerjiyi, yenilenebilir enerji gibi yaygınlaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla bunu okullarda, askeriyede, geniş katılımlı halk kitlelerinde yenmesini sağlamayı düşünüyoruz. Bunu tutturabilirsek çok önemli bir enerji kaynağını kabul ettirmiş, 100 bin ton arz fazlası ürünü yenebilir enerjiye dönüştürerek sorunu halletmiş oluruz. Hem istihdam oluşturulur hem de ziyan edilen bir kaynağı değerlendirmiş oluruz. Bu konu için ben de bu bölgenin çocuğu olarak tüm desteği vereceğim. Ben
bilindiği üzere aynı zamanda AR-GE'ciyim. Dolayısıyla yenebilir enerjiyi yaygınlaştıralım. Birbirimizi değil fındık yiyelim."
FINDIK VİTAMİN DEPOSU
Bu arada uzmanlar da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in asker ve öğrenci yemek listelerine eklemeyi amaçladığı fındık için büyük bir enerji ve vitamin kaynağı olduğu konusunda açıklamalar yaptı. Uzmanlar, kansızlık, sindirim, solunum, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde önemli katkı sağlayan fındığın günde 100 gram tüketilmesini önerdi. Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Atilla Şimşek, yaklaşık 100 gram fındıktaki proteinden sağlanan enerjinin, toplam enerjinin yüzde 11.7'sine eşit olduğunu belirtti. Karbonhidrat sağlayan özelliği ile bir avuç fındığın bir öğün yemek yemiş gibi doygunluk hissi verdiğini ve uzun süre açlık hissettirmediğine dikkat çeken Şimşek, şöyle konuştu:
"Fındığın içerdiği linoleik asit, kandaki pulcukların çökelmesine ve damar içi daralmasına engel olmaktadır. Fındık yağı, kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde, çoklu doymamış yağ asitlerinin doymuş yağ asitlerine oranı bakımından diğer yağ çeşitlerine nazaran en uygun orana sahiptir. Fındığın protein miktarı yumurta ve tahıllardan yüksek, et ve baklagillere hemen hemen eşittir. 100 gram iç fındıkla protein ihtiyacının yüzde 22'si karşılanabilmektedir. Fındıkta en fazla bulunan arginin amino asidi,
koroner kalp yetmezliği riskini önlemede kan damarlarının gevşemesinde rol alan bileşiklerin sentezine yardımcı olmaktadır."
halk gazetesi

