Geçen yıl 40 bin ton narenciye üreten, bu yıl ise üretimi 50 bin tona ulaşması beklenen Çekok Gıda portfoyüne şeftali, kiraz gibi sert çekirdekli meyveler ve elmayı da aldı. Çekok Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Cevdet Çekok, “Sert çekirdekli meyveler ve elma yetiştirilmesi için 500 hektarlık bahçe yatırımı projelendirdik. 2010 yılında bunun 150 hektarlık bölümü gerçekleşecek” dedi.İzmit, Mersin, Niğde ve Antalya’daki paketleme tesislerinde soğuk hava depo yatırımı, paketleme hatlarında ise ek yatırımlar planladıklarını açıklayan Çekok, “Bunun yanı sıra piyasadan gelen talepler doğrultusunda hem meyve hem sebzede ürün çeşitliliğini arttıracağız. Zaten, Türkiyede yetişmeyen egzotik ve sezon dışı meyvelerin ithalatı yoluyla bu konuda bir boşluğu doldurmaktayız” diye konuştu.
Sektörde bir ilk olarak, dünyadaki çok uluslu şirketlerin çoğunda kullanılan ve en kapsamlı ERP yazılımı olan SAP’ı da bütün üretim ve satış noktalarında uygulamaya geçirdiklerini söyleyen Çekok, “Yazılım konusunda yaptığımız bu yatırımla, birçok operasyon kısaldı ve basitleşti. Böylece, denetime daha fazla ağırlık vermeye başladık. Bu sayede verimlilik ve etkinliğimizi arttırdık” dedi. Geçen yıl 65 milyon Euro civarında bir ciro gerçekleştirdiklerini hatırlatan Çekok, bu yıl hedefin 95 milyon Euro olduğunu açıkladı. Çekok, 2010 yılı için ise yüzde 10′luk bir artış öngördüklerini kaydetti.
İTU hayata geçti, ürün takip altına alındı
ISO 9001:2000, ISO 22000:2005 ve GlobalGAP sertifkalarına sahip olmanın yanında, sektörde yeni bir uygulama olan ve hem doğayı, hem tüketiciyi, hem de çalışanları korumayı hedefleyen İTU yani İyi Tarım Uygulamaları’nı hayata geçirdiklerini hatırlatan Çekok, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu sayede üretim esnasında kullanılan bütün ilaçların miktarı ve zamanı kayıt ve kontrol altında tutulmakla beraber, izlenebilirlik sistemi sayesinde ürünün sevkedildiği bahçeye kadar takip etmek mümkün. Böylece gıda sağlığı ile ilgili gerekli kontrollerin ilk aşamadan itibaren yapılıyor, daha sonra ürünün seyrinin takip edilebiliyor olması söz konusu.
Ürünün seyrini görmek için tüketicilerin www.cekok.com.tr web adresini açıp, satın aldıkları ürünlerin paketleri üzerindeki takip noyu girmeleri yeterli. Zaten üretim bölgelerindeki ziraat mühendislerimiz hem bu kontrolleri yapmakta hem de üreticileri bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütmektedir. Aynı zamanda taze meyvenin sağlıklı ve zamanında tüketiciye kadar ulaşması için soğuk zincirin kırılmaması önem taşımaktadır. Bu nedenle biz de gerek uluslararası taşımacılıkta gerek yurtiçi nakliyede kendi frigorifik TIR’larımızla soğuk zinciri bozmadan lojistik hizmetler vermekteyiz.”
Irak pazarına da açıldı
İhracatın narenciye üretimlerinin yüzde 30-40′ını oluşturduğunu dile getiren Çekok geçen yıl 10 bin ton olan narenciye ihracatının 2009 yılında bu rakamın biraz daha üzerinde gerçekleşmesini beklediklerini kaydetti. Çekok, “İhracat rakamları her sektörde olduğu gibi tarım sektöründe de yükselen kur seviyesine bağlı olarak azaldı. Bunda krizin etkisiyle dış pazarların azalmasının da payı büyük.
Ancak yeni pazar ve marka gücü ile bunun üstesinden geldik diyebiliriz. Sonuçta 50 yılı geçkin tecrübemizin sonucu olarak, uzun bir süredir markamız dış pazarda tanınıyor. Tüm AB ülkeleri yanı sıra Rusya ve Ukrayna’ya ihracat yapıyoruz. Son aylarda Irak’a da açıldık” dedi.
Sektörde kooperatifleşme yoluna gidilmeli
Miras yoluyla küçülen ve verimsizleşen tarım arazilerinin, aynı zamanda gün geçtikçe daha çok kentleşme kurbanı olduğunu söyleyen Cevdet Çekok, bunun da arzın daralmasına ve fiyatların yükselmesine neden olduğunu ifade etti. Çekok, “Bu aynı zamanda Türk ürünlerinin Avrupa pazarında daha rekabetçi olmasının önüne geçmektedir.
Sektörde kooperatifleşme yoluna gidilmesi ve tarım arazilerinin bütünlüğünün korunması yurtiçindeki ve yurtdışındaki tüm bu sakıncaların önüne geçecektir. Öte yandan, sektörün yurtdışında daha iyi temsil edilebilmesi için devlet desteğinin artması ve kur politikasından ötürü oluşan zararın önüne geçilmesi gerekmektedir. Bu önlemler hem tüketici, hem üretici, hem ihracatçı açısından faydalı olacaktır” diye konuştu.
Her şeye rağmen tarım sektörünün krizden en az etkilenen sektör olarak göründüğünü ifade eden Çekok, “Bunun bilincinde olan yurtdışındaki büyük sermaye sahibi kuruluşlardan Türkiye’ye yatırım yapmak için firmamıza talepler gelmektedir. Biz de şu anda bu talepleri değerlendirme aşamasındayız” dedi. kobiden
Diğer Başlıklar
- Ordu yağ sanayi’nin satışı
- EKMEKİÇİ'nin ev ve işyerlerine paket servisi başladı..
- AB gıda mevzuatına uyumda “Süt Konseyi” önemli rol oynayacak
- Gıda sektörü Rusya pazarına çıkarma yapıyor
- Bilinçsiz tarım politikaları meyve suyu sektörüne zarar veriyor
Devami...

