Kasaplık hayvan ithalatı ile yeniden gündeme gelen helal gıda konusunda, marketlerin daha sıkı denetlenmesi isteniyor.Özellikle ithal ürünlerde ‘helal’ damgasının aranmasını tavsiye eden Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Derneği (GİMDES) Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer, Türkiye’de marketlerde satılan aromalar ile kimi meşrubatların alkol ihtiva edebileceğini savunuyor. Şeker ve çikolata türü ürünlerin de domuz kökenli jelâtin içerebileceği uyarısında bulunuyor.
GİMDES, Afrika ve Asya ülkelerine Avrupa ile Amerika’dan ihraç edilen ürünleri inceleyerek dini usullere uygunluğuna bakıyor. Faaliyetini, Dernekler Yasası ve Maliye mevzuatına göre sürdürüyor. Et ithalatı çerçevesinde yeniden gündeme gelen Helal Gıda Sertifikası’yla ilgili açıklamalarda bulunan Büyüközer, canlı hayvan ithalatına sıcak bakarken, sadece et ithal edilmesini doğru bulmuyor. Büyüközer, “Kesilmiş et ithalatı çok sakıncalı ve çok riskli görüyorum. Büyük tehdit olabilir. Canlı hayvan ithalatına önem verilmeli.” değerlendirmesini yapıyor.
İslami usullere göre kesim yapmayan mezbahaların bulunabileceğine işaret eden Hüseyin Kami Büyüközer, bu çerçevede ‘helal’ sertifikasının önemine değiniyor. Bu noktada market raflarında yer alan pek çok ürünün de aynı anlamda sertifikalandırılması gerektiğini savunarak; şeker, çikolata, aroma ve meşrubatların dinen sakıncalı bazı maddeler içerebileceğine işaret ediyor. GİMDES Başkanı, “Söz konusu ürünlerle ilgili maalesef marketlerde kontrol mekanizması yok. Bu bağlamda marketlerde helal logolu, Kosher logolu ve vejetaryen logolu stantlar oluşturulmalı.” temennisinde bulunuyor.
Büyüközer, ürünün sahibi firmanın, bu konuda uyarıcı yazı yazmasını da doğru bulmuyor. Gerekçe olarak da ‘referans alınan değerlerin bağımsız bir kuruluş tarafından incelenmemesini’ gösteriyor. Büyüközer, “Kesimhanelere veya marketlerin et reyonuna girin, ‘İslami usullere’ göre kesim diyorlar. Neye dayanıyorsunuz? Neye göre, hangi legal kurum inceleme yaptı? Bunlara bağımsız bir kurumun raporuna dayalı olarak verilecek etikete izin yok.” diyor.
Helal logolu bir ürünü Türkiye’de üretip, Türkiye marketlerinde satışını yapmanın cezası olduğunu ileri süren Başkan Büyüközer, bu yöndeki değişikliğin haksız rekabete yol açacağı yönündeki eleştirilere katılmıyor. Helal sertifikasını verecek kurumlar olarak adı geçen Diyanet ve Türk Standartları Enstitüsü’nün kamu niteliği dolayısıyla bu işe girmelerinin de doğru olmayacağını öne sürüyor.
ZAMAN
Diğer Başlıklar
- Plastik ambalajların %29′u geri dönüştürüldü
- Rusya, Türkiye’ye konan ‘beyaz et’ yasağını kaldırdı
- Mahmut Eskiyörük:Çiftçi bankaların esareti altında
- Çukurova’nın mısır yağı Ortadoğu’da revaçta
- Nesquik'ten toz puding
Devami...

