Hak-İş Genel Teşkilat Sekreteri ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, orman teşkilatında işçi sayısının hızla azaldığına dikkat çekerek, "Acilen en az 10 bin yeni işçi işe alınmalı ve daimi olarak çalıştırılmalıdır" dedi.

(ANKA) - Kızılcahamam’da yapılan Öz Orman-İş Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında bir konuşma yapan Aslan, "2010-2014 Ormancılık Strateji Planı’nın, ormanların geliştirilmesi ve daha verimli işletilmesi için reform niteliğinde çalışmalar öngördüğünü, ancak teşkilatın işçi sayısının yeterli olmadığını belirtti. Türkiye yüzölçümünün üçte birine yayılan alandaki orman yangın mücadelesinin, sadece 10 bin 615 işçiyle yürütüldüğünü ifade eden Aslan, şöyle devam etti:
"Son yıllarda orman alanları ve üretilen hizmetler devamlı artarken, orman teşkilatındaki işçi sayısı hızla azalıyor. Bugün orman teşkilatında personel açığı yüzde 35’e ulaşmış bulunuyor. Öte yandan, personelin yüzde 27’si mühendis ve yüzde 39’u muhafaza memurudur. İşçilerin toplam personele oranı ise sadece yüzde 34’tür. Bu rakamlar, teşkilattaki işçi açığının ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Var olan 10 bin 615 yangın işçisi, orman yangınlarına anında müdahalede yetersiz kalıyor. Strateji Planı, yangına ilk müdahale süresini 20 dakikaya indirmeyi hedefliyor. Oysa mevcut işçi sayısıyla bu mümkün değildir. Acilen en az 10 bin yeni işçi işe alınmalı ve daimi olarak çalıştırılmalıdır."
-ORMANLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ TEHDİTTİR-
Ormancılık Strateji Planı’nda ormanların özelleştirilmesi girişiminin bir "tehdit’ olarak değerlendirildiğini ifade eden Aslan, "Bu isabetli bir tespittir. Hal böyleyken, Orman Genel Müdürlüğümüz, hizmet alımı yoluyla, dolaylı şekilde bir özelleştirme yapmaktadır. Bu durum, kurum kültürünün oluşturulmasına zarar vermektedir" dedi.
-ORMANLARDAN YETERİNCE YARARLANILMIYOR-
Türkiye’nin ormanlardaki odun dışı ürünlerden yeterince yararlanamadığını da değinen Aslan, "Oysa başta İsrail olmak üzere, birçok ülke odun dışı orman ürünlerinden büyük gelirler sağlamaktadır. Avrupa’daki bitki türlerinin tamamından fazlasına sahip olan ülkemizin, bu bitki zenginliğinden refah üretememesi, kabul edilemez bir durumdur. Bu konu, orman köylerini kalkındırmanın, kırsal istihdamı artırmanın ve göç olgusunu yavaşlatmanın anahtarıdır" şeklinde konuştu.
HABERFX

(ANKA) - Kızılcahamam’da yapılan Öz Orman-İş Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında bir konuşma yapan Aslan, "2010-2014 Ormancılık Strateji Planı’nın, ormanların geliştirilmesi ve daha verimli işletilmesi için reform niteliğinde çalışmalar öngördüğünü, ancak teşkilatın işçi sayısının yeterli olmadığını belirtti. Türkiye yüzölçümünün üçte birine yayılan alandaki orman yangın mücadelesinin, sadece 10 bin 615 işçiyle yürütüldüğünü ifade eden Aslan, şöyle devam etti:
"Son yıllarda orman alanları ve üretilen hizmetler devamlı artarken, orman teşkilatındaki işçi sayısı hızla azalıyor. Bugün orman teşkilatında personel açığı yüzde 35’e ulaşmış bulunuyor. Öte yandan, personelin yüzde 27’si mühendis ve yüzde 39’u muhafaza memurudur. İşçilerin toplam personele oranı ise sadece yüzde 34’tür. Bu rakamlar, teşkilattaki işçi açığının ne denli büyük olduğunu göstermektedir. Var olan 10 bin 615 yangın işçisi, orman yangınlarına anında müdahalede yetersiz kalıyor. Strateji Planı, yangına ilk müdahale süresini 20 dakikaya indirmeyi hedefliyor. Oysa mevcut işçi sayısıyla bu mümkün değildir. Acilen en az 10 bin yeni işçi işe alınmalı ve daimi olarak çalıştırılmalıdır."
-ORMANLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ TEHDİTTİR-
Ormancılık Strateji Planı’nda ormanların özelleştirilmesi girişiminin bir "tehdit’ olarak değerlendirildiğini ifade eden Aslan, "Bu isabetli bir tespittir. Hal böyleyken, Orman Genel Müdürlüğümüz, hizmet alımı yoluyla, dolaylı şekilde bir özelleştirme yapmaktadır. Bu durum, kurum kültürünün oluşturulmasına zarar vermektedir" dedi.
-ORMANLARDAN YETERİNCE YARARLANILMIYOR-
Türkiye’nin ormanlardaki odun dışı ürünlerden yeterince yararlanamadığını da değinen Aslan, "Oysa başta İsrail olmak üzere, birçok ülke odun dışı orman ürünlerinden büyük gelirler sağlamaktadır. Avrupa’daki bitki türlerinin tamamından fazlasına sahip olan ülkemizin, bu bitki zenginliğinden refah üretememesi, kabul edilemez bir durumdur. Bu konu, orman köylerini kalkındırmanın, kırsal istihdamı artırmanın ve göç olgusunu yavaşlatmanın anahtarıdır" şeklinde konuştu.
HABERFX

