Kuraklık nedeniyle azalan barajların doluluk oranı şimdi de hidroelektrik enerji üretimi nedeniyle sıkıntıda. Atatürk Barajı'nın suyu hem kuraklık hem de elektrik üretimi nedeniyle her ay 1 metre düşüyor.
Türkiye'de yaklaşık iki yıldır yaşanan kuraklık ve buna bağlı olarak yağış rejiminin değişmesi, içme, sulama ve enerji barajlarının doluluk oranlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki artışla yükselen enerji talebi de fosil yakıtlara nazaran daha ekonomik olan hidroelektrik enerji kullanımını zorunlu kılıyor. Ancak bu durum aynı zamanda tarımsal sulama amaçlı kullanılan barajlarda risk yaratıyor. Türkiye genelinde hem tarımsal sulama hem de enerji üretmek amacıyla kullanılan barajlardaki doluluk oranı geçmiş yıllara oranla ciddi oranda düşüş gösteriyor. 8 Eylül tarihinde Fırat havzasındaki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 25'e gerilerken Dicle Havzası'nda bulunan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 17'ye düştü. Uzmanlar hidroelektrik enerji üretiminin aynı zamanda sulamanın da yapıldığı yaz aylarında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek diğer aylarda rezervlerin tüketilmemesi uyarısında bulunuyor.
Atatürk Barajının suyu 5 metre azaldı
Kuraklık ve enerji üretimi en çok Atatürk Barajı'nı etkiledi. 2006 yılının Temmuz ayında yüzde 62 doluluk oranına sahip Atatürk Barajı'nın doluluk oranı 2008 Temmuz ayında yüzde 25'e Eylül ayında ise 17'ye indi. Bu da geçen yılın aynı dönemine oranla 5 metre kadar düşüş anlamına geliyor. Barajların su seviyesindeki düşüşün sadece kuraklıktan kaynaklanmadığını ifade eden Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Süer Anaç, esas sorunun mevcut barajlarda enerji üretimine yoğunluk verilmesinden kaynaklandığını söyledi. ‘Yakında yağmur yağacak barajlar dolacak' mantığıyla barajlarda elektrik üretimine aşırı yüklenildiğini kaydeden Anaç,
"Ancak böyle yapılarak stoğumuz harcanıyor. Yani eğer yağmur yağmazsa barajlarda ciddi sıkıntı yaşanır" dedi.
Barajlara aşırı yüklenilmesinde petrol fiyatlarındaki artışın da etkili olduğuna dikkat çeken Anaç, fosil yakıtlardaki fiyat artışının alternatif enerji arayışlarını hızlandırdığını söyledi. Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 30'unun barajlardan elde edilen hidroelektrik enerjiden karşılandığına işaret eden Anaç şunları kaydetti:
"Geri kalanını doğalgaz çevrim santralleri, fuil oil ve kömürden elde ediliyor. Dolayısıyla yüzde 70'e yakınının fosil yakıtlara bağlı elektrik enerjisi olması nedeniyle pahalı. Öte yandan barajlarımızın hepsinde özellikle bu yıl çok ciddi azalma oldu. Çünkü 2007'de rezervimiz neredeyse sıfır noktasındaydı. Şimdi bunu da maksimum kapasitede kullanılınca barajlarda ciddi su düşüşü yaşandı."
Dünyada da hidroelektrik üretimi konusunda aynı sıkıntıların yaşandığına işaret eden Anaç, enerji üretiminin Haziran, Temmuz Ağustos gibi sulama yapılan yaz aylarında yapılması gerektiğini yılın geri kalan zamanlarında barajlardaki mevcut stoğun harcanmaması gerektiğini dile getirdi.
3.5 milyon hektar alan sulanamıyor
Türkiye'nin ekonomik olarak sulanabilir alanı 8.5 milyon hektar. Ancak şu ana kadar bunun 5 milyon hektarı sulamaya açılabildi. Sulamaya açılan özellikle batıdaki şebekelerde su azlığı söz konusu. Bu bölgeler özellikle sanayi ve yerleşim alanı nedeniyle suya ihtiyaç duyulan bölgeler. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise yatırım eksikliği dolayısıyla sulamaya açılamamış araziler var. Sulanamayan 3.5 milyon hektarlık arazinin büyük kısmı bu bölgelerimizde bulunuyor. Bunların yapılabilmesi için de ciddi bütçeye ihtiyaç var. Güneydoğu bölgesindeki sulama sıkıntısına en büyük çözüm GAP Projesi. GAP'ın içerisinde sulamanın eindiği yer 32 milyar dolar civarında. Bunun 17 milyar dolarlık barajlarla ilgili kısmı bitti. Ancak yaklaşık 12-13 milyar dolarlık sulama alt yapısıyla ilgili projeler duruyor. Şu ana kadar GAP'daki sulama hedefinin sadece yüzde 15'i tutturulabildi. Başbakan Erdoğan'ın GAP'ın tamamlanması için yıllık 3 milyar dolarlık bir kaynak aktarılacağına yönelik sözü ise bölgede büyük umut uyandırdı. Süer Anaç, sulama için yıllık 3 milyar dolar aktarılması halinde 5 yılda sulama alt yapısının tamamlanabileceğini ifade etti.
DSİ'nin önlemleri de yetersiz kaldı
Devlet Su İşleri (DSİ) barajlardaki su sıkıntısı için bir takım önlemler almış durumda. DSİ, özellikle tarımsal sulamada yaşanacak sıkıntıları en aza indirmek ve tasarruf sağlamak amacıyla çiftçilere, sadece sabit tesis olan meyve bahçelerine su verilmesi, rotasyonla sulama yapılması, kısıtlı sulama, ikinci ürünün ekilmemesi ve az su tüketen bitkilerin ekilmesi konularında uyarıda bulunuyor. Ancak bu tedbirlerin kuraklık ve artan enerji üretimi karşısında yeterli olup olmayacağı tartışma konusu.
Enerjinin yüzde 30'u sudan elde ediliyor
Barajlardaki su miktarındaki düşüş sadece tarımsal sulamayı değil enerji üretimini de olumsuz etkileyecek. Çünkü Türkiye'de kullanılan enerjinin yüzde 30'u hidroelektrik enerjiden elde ediliyor. Su seviyesinin biraz daha azalması halinde barajlardan elektrik üretimi yapılamayacak. Hükümetin ise barajlardaki suyun kullanımında nasıl bir tavır alacağı merak konusu.GAP bölgesinde şimdiye kadar 9 baraj ve 5 hidroelektrik santralın inşası tamamlandı. GAP tamamlandığında bölgede 22 baraj, 19 hidroelektrik santral bulunacak. GAP bölgesinde devrede olan hidroelektrik santrallarda halen 20 milyar kilowatt saat enerji üretiliyor. Türkiye'de faaliyette olan 191 sulama barajı var. Enerji amaçlı ise toplam 46 baraj bulunuyor.
Barajlardaki doluluk oranları
Baraj/Havza adı Doluluk oranı
Kuzgun Barajı: 51
Tercan Barajı: 44
Özlüce Barajı: 28
Keban Barajı: 21
Karakaya Barajı: 37
Atatürk Barajı: 17
Birecik Barajı: 77
Dicle Barajı: 63
Kralkızı Barajı: 12
Batman Barajı: 7
Kızılırmak Havzası 19
Yeşilırmak Havzası 41
D.Karadeniz Havzası 50
Sakarya Havzası 36
Ceyhan Havzası 27
Seyhan Havzası 32
Çoruh Havzası 29
D.Akdeniz Havzası 24
Referans
Türkiye'de yaklaşık iki yıldır yaşanan kuraklık ve buna bağlı olarak yağış rejiminin değişmesi, içme, sulama ve enerji barajlarının doluluk oranlarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki artışla yükselen enerji talebi de fosil yakıtlara nazaran daha ekonomik olan hidroelektrik enerji kullanımını zorunlu kılıyor. Ancak bu durum aynı zamanda tarımsal sulama amaçlı kullanılan barajlarda risk yaratıyor. Türkiye genelinde hem tarımsal sulama hem de enerji üretmek amacıyla kullanılan barajlardaki doluluk oranı geçmiş yıllara oranla ciddi oranda düşüş gösteriyor. 8 Eylül tarihinde Fırat havzasındaki barajların ortalama doluluk oranı yüzde 25'e gerilerken Dicle Havzası'nda bulunan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 17'ye düştü. Uzmanlar hidroelektrik enerji üretiminin aynı zamanda sulamanın da yapıldığı yaz aylarında gerçekleştirilmesi gerektiğini belirterek diğer aylarda rezervlerin tüketilmemesi uyarısında bulunuyor.
Atatürk Barajının suyu 5 metre azaldı
Kuraklık ve enerji üretimi en çok Atatürk Barajı'nı etkiledi. 2006 yılının Temmuz ayında yüzde 62 doluluk oranına sahip Atatürk Barajı'nın doluluk oranı 2008 Temmuz ayında yüzde 25'e Eylül ayında ise 17'ye indi. Bu da geçen yılın aynı dönemine oranla 5 metre kadar düşüş anlamına geliyor. Barajların su seviyesindeki düşüşün sadece kuraklıktan kaynaklanmadığını ifade eden Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Süer Anaç, esas sorunun mevcut barajlarda enerji üretimine yoğunluk verilmesinden kaynaklandığını söyledi. ‘Yakında yağmur yağacak barajlar dolacak' mantığıyla barajlarda elektrik üretimine aşırı yüklenildiğini kaydeden Anaç,
"Ancak böyle yapılarak stoğumuz harcanıyor. Yani eğer yağmur yağmazsa barajlarda ciddi sıkıntı yaşanır" dedi.
Barajlara aşırı yüklenilmesinde petrol fiyatlarındaki artışın da etkili olduğuna dikkat çeken Anaç, fosil yakıtlardaki fiyat artışının alternatif enerji arayışlarını hızlandırdığını söyledi. Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 30'unun barajlardan elde edilen hidroelektrik enerjiden karşılandığına işaret eden Anaç şunları kaydetti:
"Geri kalanını doğalgaz çevrim santralleri, fuil oil ve kömürden elde ediliyor. Dolayısıyla yüzde 70'e yakınının fosil yakıtlara bağlı elektrik enerjisi olması nedeniyle pahalı. Öte yandan barajlarımızın hepsinde özellikle bu yıl çok ciddi azalma oldu. Çünkü 2007'de rezervimiz neredeyse sıfır noktasındaydı. Şimdi bunu da maksimum kapasitede kullanılınca barajlarda ciddi su düşüşü yaşandı."
Dünyada da hidroelektrik üretimi konusunda aynı sıkıntıların yaşandığına işaret eden Anaç, enerji üretiminin Haziran, Temmuz Ağustos gibi sulama yapılan yaz aylarında yapılması gerektiğini yılın geri kalan zamanlarında barajlardaki mevcut stoğun harcanmaması gerektiğini dile getirdi.
3.5 milyon hektar alan sulanamıyor
Türkiye'nin ekonomik olarak sulanabilir alanı 8.5 milyon hektar. Ancak şu ana kadar bunun 5 milyon hektarı sulamaya açılabildi. Sulamaya açılan özellikle batıdaki şebekelerde su azlığı söz konusu. Bu bölgeler özellikle sanayi ve yerleşim alanı nedeniyle suya ihtiyaç duyulan bölgeler. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise yatırım eksikliği dolayısıyla sulamaya açılamamış araziler var. Sulanamayan 3.5 milyon hektarlık arazinin büyük kısmı bu bölgelerimizde bulunuyor. Bunların yapılabilmesi için de ciddi bütçeye ihtiyaç var. Güneydoğu bölgesindeki sulama sıkıntısına en büyük çözüm GAP Projesi. GAP'ın içerisinde sulamanın eindiği yer 32 milyar dolar civarında. Bunun 17 milyar dolarlık barajlarla ilgili kısmı bitti. Ancak yaklaşık 12-13 milyar dolarlık sulama alt yapısıyla ilgili projeler duruyor. Şu ana kadar GAP'daki sulama hedefinin sadece yüzde 15'i tutturulabildi. Başbakan Erdoğan'ın GAP'ın tamamlanması için yıllık 3 milyar dolarlık bir kaynak aktarılacağına yönelik sözü ise bölgede büyük umut uyandırdı. Süer Anaç, sulama için yıllık 3 milyar dolar aktarılması halinde 5 yılda sulama alt yapısının tamamlanabileceğini ifade etti.
DSİ'nin önlemleri de yetersiz kaldı
Devlet Su İşleri (DSİ) barajlardaki su sıkıntısı için bir takım önlemler almış durumda. DSİ, özellikle tarımsal sulamada yaşanacak sıkıntıları en aza indirmek ve tasarruf sağlamak amacıyla çiftçilere, sadece sabit tesis olan meyve bahçelerine su verilmesi, rotasyonla sulama yapılması, kısıtlı sulama, ikinci ürünün ekilmemesi ve az su tüketen bitkilerin ekilmesi konularında uyarıda bulunuyor. Ancak bu tedbirlerin kuraklık ve artan enerji üretimi karşısında yeterli olup olmayacağı tartışma konusu.
Enerjinin yüzde 30'u sudan elde ediliyor
Barajlardaki su miktarındaki düşüş sadece tarımsal sulamayı değil enerji üretimini de olumsuz etkileyecek. Çünkü Türkiye'de kullanılan enerjinin yüzde 30'u hidroelektrik enerjiden elde ediliyor. Su seviyesinin biraz daha azalması halinde barajlardan elektrik üretimi yapılamayacak. Hükümetin ise barajlardaki suyun kullanımında nasıl bir tavır alacağı merak konusu.GAP bölgesinde şimdiye kadar 9 baraj ve 5 hidroelektrik santralın inşası tamamlandı. GAP tamamlandığında bölgede 22 baraj, 19 hidroelektrik santral bulunacak. GAP bölgesinde devrede olan hidroelektrik santrallarda halen 20 milyar kilowatt saat enerji üretiliyor. Türkiye'de faaliyette olan 191 sulama barajı var. Enerji amaçlı ise toplam 46 baraj bulunuyor.
Barajlardaki doluluk oranları
Baraj/Havza adı Doluluk oranı
Kuzgun Barajı: 51
Tercan Barajı: 44
Özlüce Barajı: 28
Keban Barajı: 21
Karakaya Barajı: 37
Atatürk Barajı: 17
Birecik Barajı: 77
Dicle Barajı: 63
Kralkızı Barajı: 12
Batman Barajı: 7
Kızılırmak Havzası 19
Yeşilırmak Havzası 41
D.Karadeniz Havzası 50
Sakarya Havzası 36
Ceyhan Havzası 27
Seyhan Havzası 32
Çoruh Havzası 29
D.Akdeniz Havzası 24
Referans

