Sobalı ısıtma
Ülkemiz mevcut serlerin %80-90'nı sobayla ısıtılmaktadır. Yukarıda da değindiğimiz gibi bu ısıtmanın amacı serde bitkilerin istediği sıcaklığı sağlamaktan çok, bitkilerin soğuktan donmalarını önlemek için yapılır. Serde sıcaklığın sıfır derecenin altına düşme tehlikesi sezildiğin-de, sobalar serde sıcaklığı O°C'nin altına düşmeyecek şekilde yakılır. Ser tarımı güney illerimizde yaygın olduğundan ve ortalama dış hava sıcaklığı kış aylarında bile 5°C civarında seyrettiğinden ve çok ender günlerde O°C'nin altına düştüğünden, serlerde ısıtmaya gereksinim duyulmamaktadır. Ancak domates, hıyar, patlıcan ve biber gibi yazlık sebzelerin çiçek tomurcuğu teşekkül ettirip, meyve vermeleri için, ser içi sıcaklığının 10°C'nin altına düşmemesi gerekir. Gündüz sıcaklık bu derecelerin üstündedir. Ancak güneş battıktan sonra serdeki sıcaklık bu derecelerin altına düşer. Bazı bulutlu günlerde gündüz sıcaklığı da düşük olabilir. Bu durumda bitkilerin yeteri kadar çiçek tomurcuğu hazırlayıp meyve vermeleri istenen ölçüde olmaz. Devamlı ısıtılan ve sıcaklığı devamlı 10°'nin üstünde tutulan serlerdeki verimin çok altında verim meydana getirir. Bizde ısıtılmayan serlerde sonbahar yetiştiriciliğinde domatesler 5-8 ton, ilkbahar yetiştiriciliğinde 10-15 ton arasında ortalama ürün verir. Halbuki devamlı ısıtılan serlerde ürün sonbahar yetiştiriciliğinde 15-20 ton, İlkbahar yetiştiriciliğinde 20-25 ton arasındadır. Ayrıca ısıtılan serlerde kalite çok daha yüksektir. Ancak burada meydana gelen 10-15 tonluk verim farkı ve kalite üstünlüğü, bizde çok yüksek olan yakıt giderlerini ancak karşılar veya çok az bir karlık getirir. Bu farkta küçük yetiştiricileri ısıtma yapmak için teşvik etmez. Ancak dona karşı ısıtma yapılmasına rağmen serde, bir don olayı meydana geldiğinde zarar çok fazlalaştığından keşke devamlı ısıtma yapsaydık feryattan kopar. Fakat gelecek yıl bu yine unutulur ve babadan kalma işe devam edilir.
Bu konuda basit bir hesaplama yapabiliriz. Serde kullanılan bir odun sobasının verimi ortalama 3000 kcal/kg dır. Dört aylık bir vege-tasyon döneminde kullanılacak toplam miktarı günde 8 saat ısıtma yapmak ve ser sıcaklığını 10°C'nin altına düşürmemek kaydıyla, ortalama 43200000 kcal/h dır. Bu durumda 43200000/3000 = 14400 kg (15 ton) yakıta gereksinim vardır. Bir ton odun 10 milyon TL olduğunu kabul ettiğimiz, ısıtma masrafı işçilik dahil olmak üzere 150 milyon TL olur. Isıtmadan dolayı domateslerde verim artışını 10 ton kabul ettiğimizde (ısıtmasız serde verim 8 ton, ısıtmalı serde 18 ton), domatesler 50 000 TL/kg dan satıldığında kar 500 milyon TL ve diğer ısırtma masraflarıçıktıktan sonra, ısıtmadan dolayı ek kar 300 milyon TL'dir. Ancak az yakıt yakan, ısıtma verimi yüksek olan modern ısıtmalı sobalar kullanıldığında verim ve kalite çok daha yüksek ve karlılık daha da fazla olmaktadır. Özellikle büyük işletmelerde ısıtma yapılması, işletmeye hem kar hem de sigorta niteliğinde bir koruma getirdiğinden yapılması zorunlu bir işlemdir. Buna göre, ülkemizde ısıtma kesinlikle yapılmalıdır. Ancak ısıtmanın nasıl ve hangi sistemde yapılacağı iyi araştırılmalıdır.
Serlerin ısıtılmasında çeşitli yakıtlar ve soba tipleri ve ısıtma şekilleri kullanılır. Tabi ki bu sistemlerin ve şekillerin bazısı isteneni vermekten çok uzaktır.
Serde kullanılan sobaların ısı verimleri çok farklıdır. Buna göre sobanın ısıtacağı alanda farklı olur. Büyük alanı olan bir serde bazen birkaç soba koyma mecburiyeti karşımıza çıkar. Sobaların ser içine konması, yetiştirme alanını daralttığı için olumsuz etkisi vardır. Bizde kullanılan odun, talaş ve kömür yakan sobalar yakın çevresine fazla sıcaklık verdiğinden, bitkilerle sobalar arasında belli bir mesafe bırakılır. Buna rağmen soba yakınlarında kavrulmuş yapraklara ve çiçeklere rastlamak mümkündür. Sobayla bitki arasında mesafe arttıkça, yer kaybı daha da artar. Bazı yetiştiriciler sobanın etrafına yüksek sıcaklığı tutucu panolar yerleştirir veya sobaları dikmelerin üstüne asar. Bu tedbirler sıcaklığın ser içindeki dağılımına olumsuz etki gösterir. Özellikle dikmeler üzerine sobaların asılması durumunda sıcak hava yukarıya çıktığından, eğer bu yukarı çıkan sıcak hava vantilasyonla ser içinde kanşttnl-mıyorsa, üst kısımda kalır ve serde soba yakılmasına rağmen bitkilerin alt kısımları veya soba altında kalan bitkiler soğuktan zarar görür.
Ülkemizde daha çok odun, talaş yakan demir ve saç sobalar kullanılır. Bazı yetiştiriciler saç sobaların etrafa yaydığı sıcaklığı azaltmak için tuğladan sobalar yapar. Bu münferit sobalar ser içine yerleştirir. Soba borularını mümkün olduğu kadar ser içinde dolaştırarak, boyunu uzatarak, sobanın ısıtma kapasitesini artırmaya çalışır. Ancak boruların iyi monte etmemesi durumunda, duman kaçakları meydana gelir. İyi ısıtma yapalım derken, zehirli gazların ser havasına karışmasıyla bitki zehirlenmeleri ortaya çıkar. Dış ülkelerde direk ısıtıcı sobalar yerine sıcak hava üfleyen sobalar geliştirilmiştir. Bu sobalar daha çok ser dışına yerleştirildiğinden, yukarıda belirtilen sobaların bütün olumsuz yönleri ortadan kaldırılır. Ser içine konan tiplerinde ise, soba serin bir tarafına az yer işgal edecek şekilde yerleştirilir. Boru en kısa mesafeden ser dışına verilir. Sobanın ısıttığı hava kanallar içinde sere getirilir ve yine sıcak hava kanallar vasıtasıyla ser içine dağıtılır. Böylece serin her tarafında ısıtma aynı ölçüde gerçekleştirilir.
Sıcak havanın dağıtımında plastikten, saçtan ve nihayet beton ve künkten yapılmış borular kullanılır. Borunun ışık geçirgen, sökülüp takılır yani hareketli olmasında fayda vardır. Bu bakımdan plastik borular tercih edilir. Isıtma sobası dışarıda veya serin uç kısmında bulunması halinde saç, beton ve künk borular daha çok yer altından veya serin dip kenarlarından ana borular olarak geçirilir ve bunlar genellikle sabit borulardır. Ser içinde havanın dağıtılmasında ise plastik borular kullanılır, bunlar ise sökülüp, taşınabilir borulardır. Ana kanal boruları 50-60 cm, dağıtım boruları 30-40 cm çapındadır. Dağıtım boruları serin çatı boşluğuna konur veya bitki sıra aralarında toprak üzerine yerleştirilir. Son şekilde ser havasının yanında toprak ısıtmasında yapılır ve bu yüzden vegetasyon ısıtma adını alır. Genişliği az olan serlerde bir adet dağıtım borusu koymak yeterlidir. Serin genişliği arttıkça buna paralel olarak dağıtım boruları sayısı da artar. Borular birbirine paralel olarak ser içinde yerleştirebildiği gibi, çapraz olarak ta konur. Çapraz boru yerleştirmeye, daha çok sıcak hava veren sobanın ser ortasına konması durumunda baş vurulur. Ser içine konacak dağıtım boruları üzerinde delikler bulunur. Delikler borunun bir veya iki yan taraflarına 1-2 sıra, hem alt ve hem de üst kısmına veya sadece üst kısmına yine 1-2 sıra olarak açılır. Deliklerin çapları ve sayıları yapılacak havalandırma kapasitesine göre hesaplanır. Genelde delik çapları 0,5-2 cm arasında değişir. Delikler, boru üzerindeki delik çapları büyüklüğü ve delikler arası uzaklık olarak iki şekilde açılır. Birinci şekilde delikler boru üzerinde eşit çapta açılmıştır. Bu durumda dağıtım borusunun başlangıcından sonuna doğru delikler arasındaki mesafe giderek artırılır. İkinci şekilde delikler arası mesafe eşit aralıkta tutulmuştur. Bu sefer dağıtım borusu başlangıcından borunun sonuna doğru delik çapları küçültülür. Böylece her iki durumda da dağıtım borusunun her yerinden ser içine üflenen hava miktarı eşit hale getirilir. Sobadan alman havanın sıcaklığı 40-60°C arasında olur. Sıcak hava borularla sere taşınırken bir miktar ısı kaybına uğrar. Bu yüzden ana borulardan çıkan havanın sıcaklığı 20-40°C arasında değişir. Dağıtım borularının deliklerinden çıkan havanın sıcaklığı ise serde olması gereken hava sıcaklığın bir kaç derece üstünde bulunur. Tabiatıyla borulardaki sıcaklık miktarı, dış hava sıcaklığıyla ser içi sıcaklığına bağlı olarak da yükseltilir veya azaltılır. Dağıtım borularının deliklerinden çıkan havanın hızı da önemlidir. Hava hızı 1-5 m/sn arasında olmalıdır. Hızın daha fazla artması ve eksilmesi bitki yetiştiriciliği açısından sakınca yaratır. Sıcak havalı sistemlerde üfleme devamlı yapılmaz. Ser sıcaklığına bağlı olarak üfleme kesikli olur. Bazı araştırıcılar sere üflenen havanın hareket hızının, saatteki ser havalandırma hacmi 8-12 defaya uyacak şekilde ayarlanması gerektiğini vurgular.
Bazı sıcak hava veren sobalarda, hava sıcak dağıtımı borular yerine, sobaya kuvvetli vantilatör takarak, sobadan çıkan sıcak hava serin üst çatı boşluğundan ser içine üfürülür. Bu ısıtmaya, ışınsal sıcak havayla ısıtma adı verilir.
Sıcak hava veren sobalar sıcak bölgelerde ideal ısıtma sistemidir. Çünkü serde sıcaklık düştüğü an soba yakılır ve soba çok kısa bir zaman süreci içinde sere sıcaklık vermeye başlar. Yine soba söndüğünde çok kısa sürede ısıtma durur. Sobanın devreye girmesi ve çıkması istendiği gibi ayarlanır. Bu bakımdan kesintili ısıtma yapılan yerlerde sobalı ısıtma sistemi, kaloriferli ısıtma sisteminden daha iyi kullanılır. Kaloriferli ısıtma devamlı ısıtma yapılan soğuk bölgeler için yarayışlıdır.
Sıcak hava ile ısıtma yapılan sobalarda katı yakıttan çok sıvı veya gaz yakıt kullanımı tercih edilir.
Soba kullanırken bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Çünkü sobaların iyi ve doğru kullanılmaması sonucu bazı kayıplar ortaya çıkar. Bu kayıplar eksik yanma, baca gazı kayıpları, taşıma ve iletim kayıpları, yakıtların kül ve su içerikleri, kullanım sırasında işçilik fazlalığı vb. hususlardan oluşur