Cevap: Gübreleme ile ilgili sorunlar
İnal ve ark. (1998) tarafından yapılan bir diğer araştırmada ise Ana*mur ve Silifke yöresinde çilek yetiştirilen ser topraklarının P, K, Ca ve Mg içerikleri belirlenmiştir. Buna göre Anamur yöresi ser topraklarının % 9.1'inde P çok az, % 9.1' inde az, % 54.5'inde yeter, % 27.3'ünde fazla bulunurken; Silifke yöresindeki ser topraklarının % 46.2'sinde P çok az, % 15.4'ünde az, ancak % 38.5'inde yeterli bulunmuştur. Görüleceği gibi Silifke yöresindeki ser topraklarının % 60'mdan fazlasında P yetersiz düzeydedir.
Yukarda verilen örneklerden de anlaşıldığı gibi ülkemizde örtü altı yetiştiriciliğinde aşırı ve dengesiz gübreleme sonucu ser topraklarının çoğunda besin maddesi dengesi bozulmuş ve tuzluluk zaran ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı toprakların üretkenlikleri büyük ölçüde sınırlanmıştır. Bunun yanı sıra yapılan diğer yanlış uygulamalar nede*niyle ser topraklarının havalanma kapasitesi yetersiz düzeye düşmüş ve bitki kökleri için gerekli oksijeni sağlayamaz hale gelmiştir. Ayrıca ser
toprakları çeşitli hastalık ve zararlılarla bulaşık durumdadır. Aslında ser yetiştiriciliği gibi yoğun kültürel işlemlerin yapıldığı sürüm, dikim, çapalama, boğaz doldurma gibi işlemlerle toprağa sık sık müdahalede bulunulduğu durumlarda bu gibi olumsuz şartlarla karşılaşılması ve toprak yapısının bozulması son derece doğaldır. Her yıl toprağa ve*rilmesi gereken ancak uygulanan miktarları çoğunlukla düşük tutulan organik gübreler toprağın yapısını ve diğer özelliklerini ne yazık ki düzeltmeye yetmemektedir.
Serlerde yapılan yetiştiricilikte hızlı bitki gelişimine bağlı olarak besin maddelerinin sömürülmesi de yüksek düzeylerde olmaktadır. İstenilen gelişme hızına ve ürün miktarına ulaşabilmek için bitkinin besin maddesi gereksiniminin zamanında ve yeterince karşılanması büyük önem kazanmaktadır. Ancak yetersiz gübrelemeyle verimin azalacağı kuşkusu, çoğu kez üreticileri aşırı gübrelemeye yöneltmektedir. Serlerin çoğunda toprak ve bitki analizine dayanmayan yanlış ve dengesiz gübreleme yapılmaktadır. Böylece her geçen yıl ser topraklarındaki besin maddesi dengesi giderek bozulmaktadır. Son yıllarda serlerde yetersiz gübrelemeden çok dengesiz gübrelemenin sorun oluşturduğuna tanık olunmaktadır. Diğer taraftan geçirgenliği yüksek (süzek) topraklarda aşırı gübreleme sonucu büyük ölçüde besin maddesi kaybı ortaya çıkmaktadır. Yıkanma sonucu kayba uğrayan besin maddeleri ekonomik kayıplar yanında çevre kirliliğine de neden olabilmektedir. Bu sorunu önemli ölçüde yaşayan Hollanda' da çevreye olan olumsuz etkileri nedeniyle serlerin drenaj sularının dışarıya verilmesi yasak*lanmıştır.
Serlerdeki gübreleme sorunları ve bunların çözümünde verimlilik amacıyla ser topraklarının analizi yapılırken uygulanan yöntemlerin yanlışlığından dolayı aşırı yada az miktarda gübrelerin önerilmesi de önemli bir sorundur. Gübreleme programlarının yapılması için ser topraklarının analizi, tarla topraklarının analizinden temelde önemli ayrımlar gösterir. Tarla topraklarında, toprak çözeltisindeki besin maddeleri konsantrasyonu toprağın katı fazından gelen besin maddeleri konsantrasyonu yanında çok düşük olduğu için bitkilere yarayışlı olan miktarların belirlenmesi amacıyla yapılan ekstraksiyonlarda çoğu kez seyreltik asit ve tuz çözeltileri kullanılır. Ser topraklarının analizinde ise toprak çözeltisindeki besin maddeleri konsantrasyonu genellikle yüksek olduğu için, besin maddelerinin ekstraksiyonunda genellikle su kul*lanılması gerekmektedir (PRASAD ve ark. 1981, WARNCKE 1986).
Bugün ülkemizdeki il ve ilçelerde bulunan pek çok toprak analiz laboratuvarında ser toprakları ve tarla topraklarının gübre gereksinimini belirlemek için aynı yöntemler kullanılmakta ve bu yanlış değerlendirmelere yol açmaktadır. Bunun yanı sıra uygun analiz yöntemleri kullanılsa bile analiz sonuçlarını doğru yorumlamaya olanak verecek veriler ve deneyimli eleman son derece sınırlıdır. Örtü altı yetiştiricilik koşullarında yapılacak çok sayıdaki araştırmaların değerlendirilmesinde ser yetiştiriciliği konusunda çalışan kuruluşlara, araştırma enstitülerine, il ve ilçe tarım müdürlüklerine, üniversitelere önemli görevler düşmektedir. Bir yandan uygun analiz yöntemlerinin kullanılmayışı diğer yandan da analiz sonuçlarının doğru yorumlanmasını sağlayacak verilerin eksikliği nedeniyle toprak analiz sonuçlarının güvenilirliği oldukça azalmaktadır. Bu nedenle toprak ana*lizleri yanında serlerde yetiştirilen bitkilerin gelişmeleri sırasında belli bir dönemde örnekleme yapılıp analiz edilerek beslenme durumlarının saptanması son derece yararlı olacaktır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi açıkta yapılan yetiştiriciliğe oranla serlerde yapılan yetiştiricilikte gübrelemenin ve gübrelerin ayrı bir yeri vardır. Genelde örtü altı yetiştiriciliğindeki gübreleme uygulamalarında dikkate alınması gereken faktörleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.
a) Toprağın pH'sı, organik madde miktarı, tuz düzeyi, kireç miktarı,
bünyesi gibi bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri,
b) Değişik bitkilerin çeşitli besin maddelerine olan gereksinim
düzeyleri ve belli miktardaki bir ürünle topraktan kaldırılabilecek besin
maddeleri miktarları,
c) Toprakta bulunan bitkiler tarafından alınabilecek formdaki bitki
besin maddelerinin miktarları,
d) Çeşitli bitki besin maddelerinin topraktaki hareketliliği (mobilitesi),
e) Uygulamada kullanılacak gübrelerin cinsleri ve içerdikleri bitkiye
yarayışlı saf besin maddesi miktarları,
f) Gübrelerin uygulanma şekli ve zamanları,
g) Sulamada kullanılacak suyun kalitesi ve miktarı,
ı) Uygulanan sulama yöntemi,
i) Alınması gereken diğer kültürel önlemler.
Birim alandan fazla miktarda ve kalitede ürün alınabilmesi yukarıda sıralanan faktörlerin dikkate alınması ölçüsünde gerçekleşebilir. Aksi takdirde yeterli ve kaliteli ürün elde edilmesi bir yana ekonomik açıdan önemli kayıplar hatta kaçınılmaz zararlar meydana gelebilir.
Günümüz koşullarında, ülkemizde serlerde yapılan yetiştiricilikte
gübreleme sorunlarının çözümünde dikkate alınması gereken ve yu*
karıda açıklanan faktörlerin pek çoğunun bilinmesine karşın pek azı
gübreleme konusunda dikkate alınmaktadır. Çünkü ülkemizde bugüne
kadar gerek açıkta gerekse örtü altında yetiştirilen bitkiler konusunda
yapılan araştırma sayısı çok azdır. Bu nedenle yapılan gübreleme uy*
gulamaları daha çok araştırma sonuçlarına ve bilimsel ilkelere da-
' i yanmayan genelleme yapılarak gerçekleştirilmektedir.
Son yıllarda damla sulama sisteminin örtü altı yetiştiricilikte kul-
■f lanılmasıyla gübreleme konusunda üreticilerimiz bir çok sorunla
j|s karşılaşmışlardır. Bunun için damla sulama sistemine uygun gübreler
'*• üretilmeli ve ülkemiz koşullarında yapılacak araştırmalarla gübreleme.
- programları daha gerçekçi olarak belirlenmelidir. Örtü altı yetiştiriciliği
tv konusunda deneyimli ve gelişmiş ülkeler, ser topraklarında
gübrelemeyle ilgili karşılaştıkları sorunları yeni yetiştirme sistemleri ve teknikleri geliştirerek akılcı çözüm yolları bulmuşlardır. Bu amaçla topraksız kültür ve NFT (Nutrient Film Techique) yetiştirme teknikleri bu sorunların çözümü için geliştirilen sistemler olmuşlardır. Ülkemizde de topraksız yetiştiricilik konusunda hızlı bir gelişim görülmekle birlikte deneyim eksikliğinin olduğu bir gerçektir. Bu nedenle başlangıçta topraklı yetiştiriciliğe yakın ancak topraksız kültüre de önemli temel oluşturan sistemlere ağırlık vererek deneyim kazanma son derece yararlı olacaktır. Örneğin torba kültürü ve ortam kültürü gibi iki ayrı sistemde de kullanılabilen ve ülkemizde bol miktarda olduğu bilinen ucuz materyallerle (perlit, volkanik tüf, zeolit vb.) örtü altı yetiştiriciliğinde de*neyim kazanmak ileriye dönük önemli katkılar sağlayacaktır.
Kaynak :Serde Gübreleme
Prof.Dr.Atila GÜNAY - Doç.Dr.Cihat KÜTÜK