Cevap: Yağmurlama Sulama Yöntemi
başlıkları dönüş hızlarına, çalışma basınçlarına ve fırlatma açılarına göre sınıflandırılabilir. Sistemin verimli çalışabilmesi için uygun başlık seçimi büyük önem taşımaktadır. O nedenle yağmurlayıcı, sistemin en önemli öğesi sayılır. Performansı tüm sistemin randımanını ve etkinliğini belirler. Bunun için toprağın infil-trasyon hızı başta olmak üzere, sulanacak bitki, işletme basıncı vb özellikler ol*dukça önemlidir. Örneğin seçilen başlığın dönme hızı o şekilde ayarlanmalıdır ki, ikinci kez aynı noktaya (yere) gelinceye kadar, ilk verilen su toprak tarafından tamamen emilebilsin.
Taşınabilir sistemlerde iki ünite kullanılır. Bunlardan birisi arazi üzerine monte edilip çalışırken, ikincisi sökülüp yeni yerine götürüiür ve monte edilir, İkinci ünitenin sökülüp, taşınıp, montesi sırasında geçen zaman içinde, diğer ünite suyu verme işlemini tamamlamış olur. Kurulan ünite sulamaya başladığında, sulama işlemi bitmiş olan sökülüp, taşınıp monte edilir. Böylece arazide birbiri ardına sulama yaparak, sulama aralıksız gerçekleştirilir ve çalışma kolaylığı sağlanır. Başlıkların, atma mesafesi sulamayı yapan kişi tarafından da ayarlanabilir. Başlıkların optimum işletme basıncı 1-2 atmosfer ise düşük, 3-4 atmosfer ise orta ve 4 atmosferden fazla ise yüksek basınçlı olarak sınıflandırılır.
Delik ve memelerde su, hep aynı ayarda atılır. Ancak suyun basıncının artması veya azalması, yine de suyun atış mesafesini azaltır veya çoğaltır. Delikli borular hafif, taşınabilir ve 50-100 mm çapındaki borulara suyun dışarıya akışını sağlamak amacıyla uygun şekilde ve değişik açılarda delikler açılarak elde edilir. Delik çaplan 1-2 mm dolaylarındadır. Delikli borular su alma hızı yüksek olan topraklar için uygun bir sulama aracı olarak kabul edilmektedir. Boruların çabuk tıkanmaları, en önemli sakıncalarındandır. Su yüksek basınç altında serpinti şeklinde toprağa uygulanır, O nedenle çoğu zaman bunlara serpinti hatları da denilmektedir. Anılan sistemin birbirinden farklı sabit serpinti hatlan, sarkaç serpinti hatlan ve hareketli serpinti hatlan olmak üzere üç tipi bulunmaktadır.
Sabit serpinti hatları, 1,5-5,0 atm basınç altında çalışırlar ve kısmen dar, 5-15 m genişliğinde ve 200 m'ye kadar uzunlukta bir toprak şeridini sularlar. Yağ*murlama hızı 10-30 mm/saat arasında değişir. Bu sistemler geniş alanlardan çok bahçe bitkilerinin sulanmasında kullanılır.
Sarkaç serpinti hatlan daha çok küçük boyutlu bahçelerin sulanmasında kullanılır. Hafif ve 25-50 mm çapındaki borulara 1-2 mm çapında memeler 0,6-1,5 m aralıklarla yerleştirilir. Lateraller bitkiden daha yüksek boydaki dayanaklar üzerine 3-5 m aralıklarla oturtulur. Dayanaklar, lateralin 100°'lik bir açı içerisinde dönmesine ve borunun her iki yanının da sulanmasına olanak sağlar. İşletme basıncı 1-1,5 atm., lateral aralığı 7,5-15 m arasında değişir.
Memeler ve delikli borularla sulama, saatte 17 mm'nin üzerinde yapılırsa kuvvetli, 17-5 mm'e arasında ise orta ve 5 mm'nin altında yapılırsa zayıf yağmurlama adını alır. Kuvvetli yağmurlama, geçirgenliği yüksek topraklarda ve toprağın üstünün bitkiler tarafından tamamen örtülü olduğu koşullarda yapılır. Verilen bol ve kuvvetli suyun toprağı kuvvetle aşındırma ve özellikle üst toprak katmanının yapısını bozma olasılığı vardır. Daha çok tarla tarımında ve büyük çayır veya çim kaplı arazilerde kullanılır. Orta yağmurlayıcılar sebze bahçelerinde daha çok kullanılmaktadır. Yeterli su kapasitesine sahiptir. Toprak çıplak bile olsa fazla zararlı etki meydana getirmez. Zayıf yağmurlayıcılar ise, daha çok seralarda kullanılır. Tarla arazisinde sabit sistemlerde veya yağmurlama sisteminin uzun süre arazi üzerinde kalmasında sakınca bulunmayan kültürlerde uygulanır. Zayıf yağmurlamada daha uzun sürede daha az su, hiçbir zarar vermeyecek şekilde toprağa verilir.
Döner başlıklar yağmurlama sulamada en geniş biçimde kullanılan araçlar*dır. Bunlar lateral boyunca eşit aralıklarla yerleştirilen yükselticiler üzerinde yer alırlar. Yağmurlayıcılar, basınç altındaki suyun ince bir delikten veya memeden huzme halinde atmosfere girmesi île meydana gelen basınçla çalışır. Su huzmesi atmosfer içerisinde yoi alırken yerçekiminin etkisiyle küçük damlacıklar haline gelir ve doğal yağmur gibi toprak (yada bitki) yüzeyine düşer. Yağmurlayıcı, kendi eksenine dik konumdaki yatay bir doğrultuda döner ve dairesel bir ıslatma deseni oluşturur (Şekil 13). Islatılan dairenin dış sınırı ile yağmurlayıcı arasındaki uzaklık, fırlatma mesafesi olarak tanımlanır. Kimi yağmurlayıcılar, anılan dairenin yalnızca bir kesimini ıslatacak özellikte üretilirler. Bu başlıklar uygulamada geniş bir şekilde kullanılır.

daha çok tarla bitkilerinin sulanması amaçlı)'lik ve 10-14° (bahçe bitkilerinin sulanması amaçlı)'lik olmak üzere iki farklı tipte üretilirler. Yağmurlayıcılarda eğer iki çıkış varsa bunlardan biri suyu daha uzağa gönderir diğeri ise yağmurlayıcının yakınındaki alanın sulanmasında görev alır. Döner yağmurlayıcılar, iri çaplı çıkış ve küçük uygulama hızları kullandıklarından dolayı tıkanmalara karşı sabit memelere göre daha üstün özelliklere sahiptirler, Çarpmalı yağmurlayıcılarda başlık, memeden basınç altında çıkan su huzmesi ve sallayıcı kola bağlı yay aracılığıyla dönüş hareketini gerçekleştirir. Çarpmalı yağmurlayıcılar su huzmesinin çıktığı bir veya iki meme içerirler (Şekil 14). Bu amaçla çok sayıda farklı meme tipi geliştirilmiştir.
Yağmurlama sırasında toprak yüzü bitki ile kaplı değilse, damla iriliğine dikkat edilmeli ve her sulamada sudan tasarruf adına 10 mm'den fazla su kullanılmamalıdır. İri damlalar özellikle çıplak topraklarda suyun profil içine girmesini önleyen yüzey kabuğunun oluşumunda en önemli etkendir. Damla iriliği başlık tipi yanı sıra işletme basıncı ile de ilişkilidir, işletme basıncı arttıkça, uygulanan su hacmi ve küçük damla yüzdesi artar, iri damla miktarı azalır. Benzer şekilde, meme çapının daralması da küçük damla miktarını arttırır. Buradan, damla iri*liğine püskürtme açısının etkisinin oldukça sınırlı olduğu söylenebilir.

verilecek su miktarı 20 mın'ye çıkartılabilir. Su gereksinimi fazla olan bitkilerde bu sınır 30 mm'ye kadar yükseltilebilir.
Bitkilerin geliştikleri dönemlerde suyun bir seferde fazla ve biraz daha uzun aralıklarla verilmesi tercih edilir. Bu durum, özellikle tam ve yan taşınabilir sistemlerde sık sık taşıma yapılmasını ortadan kaldırır. İşçilik masraflarını düşürür. Her yağmurlamadan birkaç gün sonra çapa yapılması, suyun topraktan buharlaşarak uzaklaşmasını önlediğinden, bir çapa bazen bir sulama yerine geçebilir.
Yağmurlama öncesi ticari gübrelerinin serpilerek arazi üzerine dağıtılması ve sonra yağmurlama yapılması, bu gübrelerin verilme şeklini ve gübrelerin toprağa girişini kolaylaştırır ve bitkiler tarafından daha çabuk alınmasını sağlar. Ancak yağmurlama sistemlerinde bu amaçla gübre tankından da yararlanılabilir. Gübre tankı içerisinde suda erir forma dönüştürülen ticari gübreler sulama suyu ile birlikte belirli bir debide sisteme verilir. Besin maddeleri erimiş durumda olduğundan bitkiler tarafından alınmaları çok daha kolay olmaktadır. Gübre tank*larının gereksinime göre değişen farklı boyut ve tipleri bulunmaktadır. Tankın içerisinde suyun hareketini, giriş ve çıkış noktaları arasında oluşan basınç farkı sağlamaktadır.
Sulama suyunun yüzey kaynaklarından sağlandığı sistemlerde bazen atık ayırma ekipmanı kullanılmaktadır. Bu ekipman aracılığıyla sulama suyu, kum, yabancı ot tohumu, yaprak, sap, yosun ve diğer atıklardan arındırılarak sisteme verilir.
Dışarıdaki yetiştiricilikte kuru ve sıcak yaz günlerinde yağmurlamanın gece yapılmasında fayda vardır. Gece buharlaşma az olduğundan verilen suyun hemen tamamı, bitki tarafından alınacak şekilde toprağa girer. Gündüz yakıcı güneş ışıklan altında ve özellikle öğle saatlerinde yağmurlama yapılması bitki büyümesi ve gelişmesi bakımından sakıncalıdır. Bitkilerde çoğu kez fizyolojik rahatsızlıklar meydana getirir. Seralarda suyun akşam üzeri veya sabah erken saatlerde veril*mesi daha uygun olur.
Daha öncede belirtildiği gibi yağmurlama sulama sadece bitkilerin su gereksinimini karşılamak için kullanılmaz, aynı zamanda yağmurlama suyunun içersine ticari gübre katarak, besin eriği yapıldığında bitki üzerinden ve topraktan veya toprak üzerinden gübreler de verilmiş olur. Suda eriyen azot, potas ve özellikle rnikro elementlerin bitki üzerinden verilmesinde fayda vardır. Gübrelerin istenen şekilde ve miktarda verilebilmesi için, yağmurlama sistemine gübre tankı ve tank içindeki besin eriğini sulama suyuna ilave eden karıştırıcıları monte edilir. Genel uygulama şekli olarak, gübreler verilmeden önce kısa bir periyot sadece su uygulanır, daha sonra gübre tankı ve karıştırıcı devreye sokularak gübre ve su ortak olarak verilir. Eğer verilen gübrenin dozu yüksekse, gübrelerin bitki üstünde kalması, bitkileri yakabilir. Bunu önlemek üzere, sulamanın sonuna doğru gübre tankı ve karıştırıcısı tekrar devreden çıkartılıp, hafif bir sulama daha yapılarak., bitki üstünde kalan gübre artıkları yıkanır. Zayıf gübre dozlarında ve mikro elementlerin bitkiye verilmesinde yıkama işlemini yapmaya gerek yoktur. Yapılırsa atılan gübrenin etkisi yok edilmiş olur.
Yağmurlamanın diğer bir faydası, bitkileri yüksek veya düşük sıcaklık karşısında korumaktır. Bu uygulama dış tarla koşullarında yapılabileceği gibi, özellikle seralarda uygulanan bir yöntemdir. Seralarda yüksek sıcaklığın düşürülmesinde, gölgeleme ve havalandırma ile beraber yağmurlama yapılması, verilen suyun sera içinde buharlaşması sırasında, buharlaşmak için suyun istediği enerjiyi sera havasından alarak, sera havasındaki sıcaklığın düşmesine yardımcı olur. Bu konuda geniş bilgi ser kliması kitabından sağlanabilir. Yağmurlama sulama istenirse güneşli günlerde istenirse içinden örtü malzemesini yıkayacak veya dışından örtü malzemesi üzerinden akacak şekilde yapılabilir. Bu uygulama düşük sıcaklığın meydana geldiği donlu zamanlarda yapılırsa, suyun bitki üzerinde ve sera dışında donması sırasında,, içindeki sıcaklığı çevreye vererek çevre sıcaklığı yükseltilir. Bitkilerin üstünün donmuş su tabakası ile kaplanması, bitki hücrelerinin don*masını önler. Ancak bitki üzerine su uygulaması, don başlaman önce başlayıp, don bittikten ve bitki üzerinde oluşan donmuş su tabakası tamamen çözüldükten sonraya kadar devam eder.
Seralarda yağmurlama sulama uygulamasında daha çok mini tip (micro sprinkler) yağmurlama başlıkları kullanılmaktadır. Söz konusu başlıklar sabit ve döner olmak üzere iki farklı şekilde çalışırlar. Bunlardan sabit tipte olanlar sahip oldukları nominal çalışma basınçlarından daha yüksek basınçta çalıştırılarak, sulama dışında, sera içi sıcaklık ve nem düzeyinin kontrolü amacıyla şişleme amaçli olarak ta kullanılmaktadır. Bunlardan sabit tip mini yağmurlama başlıkla*rının ıslatma çapı 1-4 m, döner tip mini yağmurlama başlıklarının ıslatma çapı ise 4-10 m arasında değişebilmektedir.
Sabit ve döner tip mini yağmurlama başlıkları karşılaştırıldığında, sabit başlıkların döner başlıklara göre;
a. Damla hacmi, dolayısıyla ıslatma çapı düşüktür,
b. Dairenin yanı sıra, duruma göre standart olmayan bir ıslatma deseni oluşturu*
labilir,
c. Damla hacminin küçük olması nedeniyle sürüklenmeye uygundur. Bu nedenle
dağılım üniformluğu zayıftır,
d. Düşük yağmurlama hızı elde etmek olanaksızdır,
e. islatma çapını arttırmak için özellikle seralarda asılı laterallerde üst kısmı
aşağıya getirilerek kullanılabilir,
f. İklim kontrolü ve kökiendirme amacı yanında ıslatma çapının az olması gere*
ken koşullar için daha uygundur.
Mini yağmurlama sulama başlıkları çalışma basıncı, başlık debisi ve yağmurlama hızına bağlı olarak Çizelge 10'da görüldüğü gibi sınıflandırılabilir.

Yüzey sulama yöntemleri yada normal tip yağmurlama sistemleri ile karşılaştırıldığında mini yağmurlama başlıklarının avantaj ve kullanımını kısıtlayan etmenler aşağıdaki gibi sıralanabilir.
a. Sulama suyundan tasarruf sağlar,
b. Başlık ve basınç değişimi ile ıslatma alanı değiştirilebilir,
c. Çalışma basıncı ve sistem debisi daha düşüktür,
d. Etkin bir projelemeyle tuzluluk kontrolü sağlanabilir,
e. Genelde etkin filtrasyona gereksinim vardır,
f. Mekanik bozulmalar sorun yaratabilir.
Uygulamada basınç düzenleyicin ve basınç düzenleyicisiz olmak üzere ayrıca iki tip mini yağmurlama başlığı kullanılmaktadır. Bunlardan basınç düzenleyicin başlıkların diğerlerine göre fayda ve sakıncaları aşağıdaki gibi sıralanabilir.
Basınç düzenleyicin başlık kullanımının faydalan;
a. Değişen topoğrafik koşullar altında debi üniformitesi sağlar,
b. Daha uzun laterai kullanımını olanaklı kılar,
c. Başlığın ömrünü uzatır,
d. Daha küçük çaplı iaterai kullanılabilir,
e. Islatma çapının üniform olması nedeniyle sulamanın kontrolü kolaylaşır,
f. Sulanan alanın, ıslatma deseninin ve damla hacminin modifikasyonunu
kolaylaştırır.
Basınç düzenleyici başlık kullanımının sakıncaları;
a. Düzenleyici ek enerji kullanımını gerektirir,
b. Diğerine göre oldukça pahalıdır,
c. Düzenleyici olası sorunlara eklenen yeni bir olgudur,
d. Yüksek basınç gereksinimi polietilen borunun ömrünü kısaltır
Kaynak: Sera Bitkilerinin Sulanması
Prof.Dr. Atila GÜNAY – Doç.Dr. M.Ali UL