Cevap: Alttakim : APHIDINEA
Başın genel görünüşü trapezoid şeklindedir. Antenler, başmön kısmında bulunan ve anten kabarcığı ismi verilen çıkıntılardan çıkar. Bu kabarcıkların arasında bazan orta alın çıkıntısı denilen bir çıkıntı daha bulunur. Antenler genellikle 5-6 segmentten oluşur. Ancak ender olarak bazı türlerde 3-4 segmentli de olabilir. Anten uzunluğu genellikle vücut uzun-
;; luğu kadar veya daha uzundur. Son anten seğmenimde diken şeklinde kıllar bulunur. Ucu ise sivri bir uzantı ile son bulur. Bu uç uzantının kai-
? desinde her zaman bir veya bir çok, levha şeklinde, belirli duygu organ-
ları (sensilKum placadeum = rhinaria) bulunur. Bu duygu organlarından bir tanesi de son segmentten bir önceki segmentin uç kısmında bulunur. Bunlar eas duygu organları olup bütün formlarda, nimf dönemlerine ait bireylerle erginlerin antenlerinde her zaman vardır. Kanatlı
i formlarla, bazı kanatsız formların antenlerinde, özellikle bunların 3'cü
anten segmentlerinde, bunlardan başka sekonder duygu organları da bulunur. Kesin şekilde tespit edilememiş olmakla beraber, bu duygu organlarının koku alma işini gördükleri kabul edilmektedir. Bazı araştırı Aphid'lerde petek gözler genellikle iyi gelişmiştir. Ancak bunlar çoğunlukla aynı türün kanatsız formlarında, kanatlılara oranla daha küçüktür. Bunun nedeni, kanatlılarda uçmak için daha iyi bir görünüme ihtiyaç duyulmasına bağlanmaktadır. Petek gözler arkada üç facet'Ii çı
kıntıya sahiptir. Buna göz tüberkül'ü ismi verilir. Bu çıkıntı bazan altta, bulunur, bazan da hiç yoktur. Bazı aphid türlerinin kanatsız formlarında,özellikle toprak altında yaşayan türlerinde petek gözler yoktur. Bunlar göz tüberkülündeki facet gözlerle yetinirler. Bununla beraber bu gibi türlerin kanatlı formlarında petek gözler her zaman mevcuttur. Kanatlı formlarda, ikisi vertex'te gözlere yakın, birisi de alında olmak üzere üçli bulunmasına karşılık kanatsız formlarda ocelli yoktur.
Hortum dört segmentten oluşur ve kısa veya uzun olabilir. Bazı türlerde hortum vücuttan daha da uzun olabilir Kulanılmadığı zaman thorax'm altına doğru kıvrılır. Hortumun son segmenti, Gramineae familyası bitki türlerinde beslenen aphid'lerde kısa ve ucu küt olup diğer bitki türlerinde beslenen aphid'lerde ise uzun ve .ucu da sivridir. Son segmentin cuna doğru daima üç çift kıl ve kaidesine yakm kısmında ise sayısı değişik miktarda olan diğer kıllar bulunur. Bazı grupların* erkek ve dişilerinde ağız parçaları tamamiyîe dumura uğramış olabilir. Aphid'lerde ağız yapisi, diğer sokucu-cmici ağız parçalarına sahip böcek türlerindekine çok benzer. Aphid'lerde labium'un üstü oluk halinde olup stylet'ler bu oluğun
içine yerleşmiştir. Son scgment iıca doğru incelip bir tüp haline dönüşe
rek, stylet'lerin hareketlerini içeride tanzim eden bir oluşum haline gel
miştir. İki çift stylet bir arada fakat, maxilla'ya ait olanlar içeri tarafta
olmak üzere toplu bir demet teşkil ederler. Maxilla'ya ait stylet'lerin iç
yüzleri özel bir şekilde bağlanarak geniş ve dar olmak üzere iki kanal
oluşturur. Bunlardan geniş olanı besin kanalı olup bitki özsuyunun alın
dığı kanaldır. Dar olanı ise salya kanalıdır ve bu kanal vasıtasıyla salya,
bitki dokusu içine salgılanır. Dış tarafta bulunan stylet'ler mandibula'ya
ait olup bunlar içte bulunan maxilla stylet'lerini korur, onlara destek
^ olurlar. Bunlar aynı zamanda bitki dokularını da delmeye yarar.
Aphid'lerde thorax, özellikle meso ve metathorax, kanatların bulunup
bulunmayışına göre değişik yapıdadır. Kanatlı fomlarda, kuvvetli ve
kaslı bir thorax'a gerek olduğundan bu gibi formlarda, bu segmentlerin
kutikulaları belirli şekilde kaim ve sert olduğu gibi, özellikle mesothorax'ta
iki büyük bölge bulunur ki bunlara thorax lobları adı verilir. Bu loblarm
altında kanat kasları bulunur. Kanatlar istirahat halinde, genellikle vü
cut üzerine çatı yapacak şekilde durur. Bazı ender hallerde ise yatay ola
rak durur. Arka kanatlar, ön kanatlardan daha küçük olup damarlanma
da daha basittir. Ön kanatlarda, ön kenara yakın yerde koyu renkli ve
kalınca olan bir alan bulunur. Buna stigma adı verilir. Ayrıca ön kanatlarm arka kenarında kalınlaşmış bir oluk bulunur. Buna karşılık arka kanatların ön kenarında da fcüçük çengelimsi çıkıntılar vardır. İşte aphid, bu esnasında bu çengelimsi çıkıntıları ön kanatların arka kenarındaki oluk içine yerleştirerek her iki kanadı bir uyum içinde hareket ettirir.
Bacaklar uzun, ve silindir şeklindedir. Bazı türlerde ön bacaklar sıç
ramaya elverişli bir yapıdadır. Bunlarda coxa ve femur'lar büyümüştür.
Arka bacaklar genellikle diğerlerinden daha uzundur. Tarsus'lar iki
segmentten oluşur. İkinci segment birincisinden daha uzundur. Nihayet te bir çift tırnak bulunur.
Thorax'ta iki çift ve ilk yedi abdomen segmentinin her birinde de bir
çift olmak üzere toplam 9 çift stigma bulunur. Ayrıca prothorax ve ab-
domen'in yanlarında olmak üzere küçük tüberküller vardır. Bunlara yan
veya kenar tüberkül adı verilir. Bundan başka baş, thorax ve baz an da abdomen segmentlerinin üst-orta kısımlarında da tüberküller bulunabilir.
Banlara da spinal tüberkül adı verilir. Kanatlı ve kanatsız formlarda ab-
domen'in üzerinde diğer yerlere oranla daha koyu, kaim ve sertleşmiş
bölgeler, sclerit'ler vardır. Aphid türlerinin çoğunda yine thorax ve abdomen'in üzerinde beyaz ve mumumsu maddeler salgılayan bezler bulunur. Bazı türlerde bu bezler büyük mum plaka'ları halinde olup fazla miktarda beyaz toz şeklinde, ya da pamukumsu görünüşte mumumsu maddeler salgılar. Bu gibi türlerde aphid'in vücudu, dolayısıyla aphid kolonisi beyaz tozumsu veya pamukumsu bir örtü altına gizlenir. :
Genellikle abdomen'in 5 veya 6'cı segmentleri üzerinde bir çift tüp
şeklinde corniculus (= sipfouncuhîs) adı verilen çıkıntılar bulunur. :
Bu çıkıntıların uzunluk ve şekilleri türlere göre değişir. Bu nedenle türlerin
teşhislerinde önemli rol oynarlar. Bazı türlerde çıkıntılar yoktur veya o
kadar küçülmüştür ki farkedilmeleri dahi çok güçtür. Bu organların "T
gerçek fonksiyonu uzun yıllar anlaşılamamıştır. Eskiden mumumsu maddelerin bunlar tarafından salgılandıkları zannediliyordu. Son za manlarda yapılan araştırmalara göre aphid'lerin bir tehlike anında bu
organların nihayetinden bir sıvı salgıladığı, bu sıvının kokusunu alan
koloni içindeki diğer bireyleri alarma geçirdiği ve onları bulunduğu
yerden uzaklaştırma etkisine sahip olduğu, dolayısiyle bu görevi yaptığı *
anlaşılmış bulunmaktadır. Koloni içindeki bireylerden birisine bir predatör saldırdığı zaman, corniculus'lar dikleşmekte ve uçlarında bulunan valf açılarak alarm pheromon ismi verilen bir sıvı uçtan
dışarı çıkmaktadır. Bu sıvının kokusu koloni içindeki diğer bireyleri
etkileyerek onları harekete geçirmekte ve bulundukları yerleri terke .
meye sevketmektedir. Yine bu sıvının kokusunun, az yoğunlukta koloni teşkil eden aplıid türlerinde, bir yaprak üzerindeki bii eyleri birbirlerinden yeteri derecede uzak mesafede tutmalarına da yaradığı tahmin edilmektedir.
Abdomen'in ucunda anüs deliğinin üzerinde ergin aphid'lerde cauda (= kuyruk) ismi verilen, genellikle belirli olarak görülen bir kuyruk bulunur. Kuyruğun şekli türlere göre oldukça değişir. Çoğunlukla uzun ve uca doğru tedricen daralacak şekilde olup üzerinde de bir çok kıl bulunur. Kuyruk, 9'cu abdomen sternit'inin değişmesinden meydana gelmiştir. Anüs'ün altında bulunan anal pîaka'da yine 9'cu abdomen sternit'inin değişikliğe uğraması sonucu oluşmuştur. Anal plaka yuvarlak, ya da iki loba ayrılmıştır. Dişi genital deliği alt tarafta olup geaital plaka ile anal plaka arasındadır. Aphid'Ier anüs'lerinden fazla miktarda balansı, ya da tatlımsı maddeler salgılarlar