Cevap: İBRETLİ HİKAYELER
Sıcak havalarda bir kültür sanat şehri olan Paris’te sokaklar dolup taşarken, kışın sessizliğe bürünüyor, uzayan sokaklarda in cin top oynuyordu. Delikanlı tabelalara baka baka ilerlerken, birinin önünde durdu. İçerde birkaç kişi hararetli bir şekilde konuşuyor, hamallar sırtlarında kitaplarla girip çıkıyordu. Dükkanın içine şöyle bir göz attı.
İç tarafta ayrıca cam bir bölme vardı. Orada şişman, saçları dağınık gözlüklü bir tombul adam oturuyordu.
Delikanlı çekingen ve ürkek adamlarla süzüldü dükkana. Burası o dönemin en büyük ve itibarlı yayıncılarından birinin ofisiydi. İçerisi boşalınca, delikanlı usulca kapıyı tıklattı. Yayınevi sahibi,
gözlüklerinin altından şöyle bir baktı. Tanımadığı bu genç elindeki poşetten dosyasını çıkartırken “Şey.. “ dedi. “Ben… Size
yazdıklarımı göstermek istiyorum”
Adam, önündeki sandalyeyi gösterip “oturun” dedi. Belli ki bir an önce başından savmak istiyordu onu. Bu konuda tecrübe sahibi de olmuştu. Birkaç satır karalayan, yayınevlerine koşturuyor, eserlerinin değerlendirilmesini talep ediyordu. Yayıncı delikanlının buruşuk poşetten çıkartıp titrek elleriyle masaya bıraktığı dosyayı alıp, şiirlere bir göz attı. İlk etapta tepkisi pek belli olmadı. Ancak, donuk yüz ifadesine bakılırsa, pek hazzetmemişti. Önünde heyecanla,
merakla bekleyen delikanlıya arada bir göz ucuyla bakıyor, başını iki yana sallıyordu. Yayıncı “İlk defa mı yazıyorsun?” dedi.
Delikanlı “Hayır, uzun zaman oldu” diye karşılık verdi ve devam etti. “ Şiirlerimin yayıneviniz tarafından basılmasını istiyorum”. Yayıncı, elindeki dosyayı kapattı ve delikanlıya uzattı. “Bunları basamam… Hiçbiri beş para etmez!”
Yayıncı onca kitap arasında yaşamasına rağmen, kaba biri sayılırdı. Belli ki kitap işini sırf ticari olarak algılıyordu. Nezaketten pek nasibi yoktu.
Lakin delikanlı, kendine güveniyordu. Başarmaya kararlıydı. “Çok yazık, büyük bir servet kazanmak fırsatını kaçırdınız. Çünkü sizinle anlaşmak ve ileride yazacağım bütün eserlerin telif hakkını da size vermek istiyordum” dedi.
Yayıncı, alaycı bir tavırla dudak büktü…
Yayıncı gerçekten büyük bir fırsatı kaçırmıştı. Başarma azmiyle
tutuşan bu delikanlıyı hepiniz tanıyorsunuz. Adı. Victor Hugo
Ahmet Sırrı Arvas