Cevap: KENELERE KARŞI BİLİNÇSİZ YAPILAN İLAÇLAMA, İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
Kene ve Haşerelerle Mücadelede Yapılan Önemli Bir Yanlış:
Açık Alanları İlaçlamak
Pestisitler, zararlı böcekleri, kemirgenleri, zararlı
bitkileri öldürmek için kullanılan kimyasal maddeler
olup insan sağlığına zarar veren zehirlerdir.
Haşerelerle mücadelede kullanılan zehirlerin (pestisit)
temel kullanım alanı; (gerekli korunma önlemleri
alınmak kaydıyla) tarım alanları, ahır ve kümes gibi
hayvan barınaklarıdır (1,2). Oysa özellikle yaz
aylarında açık alanların ilaçlanması, erişkin sineklerle
mücadele için sisleme yapılması, park ve bahçelere
kene vb. haşereler için ilaçlama yapılması gibi bir çok
yanlış uygulamanın yapıldığı sık sık
görülebilmektedir.
Bu yazı kapsamında pestisitlerin kentsel alanlarda,
açık alanlarda, park ve bahçelerde, piknik alanlarında
kullanılmasının zararları tartışılacaktır.
ABD?nde 17357 çocuğu kapsayan bir araştırmada
pestisitlerle temas eden çifçilerin ve tarım işçilerinin
çocuklarında; lenfoma riskinin 2,2 kat, Hodgkin
lenfoma riskinin 2,5 kat ve bütün çocukluk
kanserlerinin 1,4 kat fazla görüldüğü saptanmıştır (1).
Gerek çocukluk çağında gerekse diğer yaşlarda
saptanan kanser olgularının pestisitlerle ilişkisinin
araştırıldığı çalışmalarda; ?hangi kimyasal maddenin
hangi etkiye neden olduğu?, ?hangi spesifik
formülasyonun hangi kanser tipine neden olduğu?
gibi soruların yanıtını bulmak çok zordur. Çünkü
kanserli vaka sayısı, bu kadar çok kimyasalın her
birinin risk düzeyini araştırmaya yeterli
olamayacaktır (1-7).
Pestisit üreten, satan ve kullanılmasını savunanların
temel argümanı; kendi ürettikleri kimyasalın
kanserojen olmadığı ve bu konuda çalışma
bulunmadığıdır. Kanser gibi çok faktörlü ve kronik
olan hastalıklarda neden-sonuç ilişkisini araştırmak
uzun zaman ve maliyet gerektirmektedir. Böyle bir
araştırmanın yapılıp sonuçlarının ortaya çıkması uzun
yıllar aldığından bir toksik kimyasal maddenin etkisi
araştırılıp zararlı etkileri ortaya konana kadar
toplumda büyük etkiler oluşmuş olacaktır (1,2).
Örneğin DDT, hemen herkesin bildiği ve 1940 ile
1980 yılları arasında tüm dünyada yaygın olarak
kullanılmış bir toksik maddedir. Yaklaşık 40 yıl
yaygın olarak kullanıldıktan sonra sağlık etkileri fark
edilebilmiş ve birçok öldürücü sağlık etkisinden
dolayı 1980?li yıllardan itibaren tüm dünyada
yasaklanmıştır. Bir başka örnek, yıllardır haşere
mücadelesinde kullanılan toksik bir madde olan
aldrinin, çocukluk kanserlerinde 3 kat artışa neden
olduğunun son 10 yıl içinde saptanmasıdır. Son
birkaç yıl içinde yasaklanan, ancak yıllarca
kullanılmış olan pestisitlere bir başka örnek
organofosfatlı pestisitlerdir.
Pestisitlerin kullanıldığı bölgelerde kanser ve diğer
birçok hastalığın sıklığının arttığı bilinmektedir.
Özetlemek gerekirse; haşerelerle mücadelede
kullanılan kimyasal maddelerin (pestisitler) birer
zehir olduğu açıkça bilinmektedir. Hatta akut
zehirlenme yapmayacak düşük miktarlarda temas
edilse dahi; kanser, sakat doğumlar, sinir sistemi
bozuklukları, hormonal sistemde bozukluklar
(endocrine disruption), şeker hastalığı (diabet) vb.
birçok geri dönüşü olmayan kronik hastalıklara
neden oldukları bilimsel olarak ortaya konmuştur
(4-11).
Kene mücadelesinde hangi durumlarda toksik
kimyasallar kullanılabilir?
? Keneyle bulaşan hastalıkların salgın yaptığı
bölgelerde,
? Evcil hayvanların veya yaban hayvanlarının yoğun
olduğu bölgelerde,
? Kenelerin nimf evresine yönelik olmak kaydıyla
? Sadece ruhsatlı pestisitler kullanılabilir.
Bu durumlarda da uygulayan kişilerin eldiven,
maske, şapka, uzun kollu giysi vb. kişisel koruyucu
ekipmanlarını mutlaka kullanması zorunludur.
Uygulanacak toksik maddenin, kene mücadelesinde
kullanılabileceğine ilişkin Sağlık Bakanlığı ruhsatı
olmalıdır.
Geniş çevre ilaçlamaları hiçbir bilimsel kaynakta
önerilmemektedir.
?Kenelerin çevrede çok olması, hastalık ve salgın
şüphesi olması durumunda; mera, çayır, çalı, çırpı ve
gür otların bulunduğu yerler gibi kenelerin
yaşamasına müsait alanlarda, diğer canlılara ve
çevreye zarar vermeden, gerekli korunma önlemlerini
almak koşuluyla dikkatli bir şekilde akarisit
uygulamalarına başvurulabileceği?ni bildiren
bilimsel kaynaklarda bu ifadenin hemen ardından
?Ancak, genel olarak geniş çevre ilaçlamaları faydalı
görülmemektedir.? ifadesi yer almaktadır.
Hem insanların hem de hayvanların vücuduna
kenenin konmasını önlemek amacıyla, doğrudan cilde
sürülen kaçırıcı kimyasal maddeler (örneğin DEET)
veya giyilen eldiven ve elbiselere emdirilen kovucu
maddeler (Örneğin permetrin) kullanılabileceği
bildirilmektedir (12). Ancak uzun süreli temas edilen
bu kimyasalların da ne gibi sağlık etkileri olabileceği
bilinmediğinden gerekli değilse kullanmamalı, ya da
olabildiğince kısa süreli kullanmalı, cilde temas eden
bu kimyasalları ilk fırsatta yıkanmalıdır.
KENELERDEN KORUNMA
Açık alan ilaçlamasının sakıncaları ortaya konunca
akla gelen ilk soru ?kenelerden nasıl
korunulacağıdır?
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Sağlık
Bakanlığı gerekli korunma tedbirleri konusunda halka
yönelik bilgilendirme dokümanlarıyla ve basın yayın,
medya ile halkı bilgilendirmiş ve bilgilendirmektedir.
Bu kapsamda temel korunma tedbirleri şunlardır
(13):
- Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot
bulunan alanlardan uzak durulmalı ve bu gibi
alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile
gidilmemelidir. Zorunlu hallerde uzun paçalı
pantolon ve uzun kollu giysiler giyilmelidir.
Uzaklaştırıcı kimyasalları vücutlarına veya
elbiselerine sürmeleri gerekmektedir
- Sağlık personeli, olası hastalar veya ısırma
vakalarıyla karşılaştıklarında hasta insanların kan ve
vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven,
önlük, gözlük, maske v.b. kullanılmalıdır.
- Haşere kovucular hayvanların baş veya
bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin
emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına
veya boynuzlarına takılabilir.
- Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman,
vücut kene yapışıp yapışmadığı belli aralıklarla
kontrol edilmelidir.
- Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene
ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir
cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak
alınmalıdır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir.
Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması
uygun olur.
Hayvan barınakları gibi özellikli yerlerin
ilaçlanmasında ise yine gerekli önlemleri almak ve
ruhsatlı olmak koşuluyla sadece akarisit grubu
pestisitler kullanılabilir Akarisit kullanmanın başlıca
zorlukları şunlardır:
- Dış ortamda bulunan keneler akarisit ilaçların
ulaşamayacağı yerlerde saklanabilmektedir. Zor
koşullarda bile olsa uzun süre canlı
kalabilmektedirler. Akarisitle temas etseler bile kolay
kolay ölmezler ve akarisitlere karşı direnç
geliştirebilirler.
- Tarım ve orman alanlarına yayıldıklarından
çevreye zarar verecek düzeyde akarisit kullanımı
gerekmektedir.
- Hayvanları akarisitle ilaçlamak çok zor bir
işlemdir. Kenenin yapışabileceği bölgeleri ilaçlamak
için bütün vücudunu ilaçlamak zorunluluğu vardır -ki
bu da çok zordur.
- Keneler çok hızlı ürediklerinden ilaçlamaların
tekrar tekrar yapılması gerekmektedir.
Sonuç olarak; kene vb. haşerelerle mücadele
amacıyla açık alanların kimyasal maddelerle
ilaçlanması;
a. Kene vb. haşerelerde direnç gelişimine yol
açarak ilaçlama yapılan yerlerde dirençli
haşerelerin çoğalmasına neden olacaktır. Böylece
haşereyi yok etme amacıyla yapılan uygulama,
amacının tam tersine bir sonuç verecek, haşereler
artacaktır.
b. Haşere ile mücadele etmek amacıyla kullanılan
kimyasallar ekolojik dengeyi olumsuz etkileyecektir.
Arı, karınca, kelebek gibi ekosistemin vazgeçilmez
parçaları olan yararlı böcekleri de yok edecek,
ekolojik dengenin bozulmasına paralel olarak
kuşlar, evcil hayvanlar ve bitki türleri de olumsuz
etkilenecektir.
c. Açık alan ilaçlamasının belki de en önemli
zararı; özellikle çocuklar olmak üzere insanların
yaşadığı alanların toksik kimyasallarla
kirletilmesidir. Bu toksik maddelerin yarı ömrü (yani
toksik etkisini sürdürdüğü süre) aylar hatta yıllarca
sürebilmektedir. Yağmur, rüzgar vb. etkenler bu
zehirleri uygulanan alanın dışına sürükleyerek
başka yerlerdeki toplumların sağlığını da
etkileyebilmektedir (2,8,9).
Bu nedenle özellikle kentsel alanlarda açık alanlara,
piknik alanlarına, park ve bahçelere her ne şekilde
olursa olsun kimyasal maddeler atılmamalıdır. Bu
konuda; ziraat uzmanları ve veterinerlerin
yaklaşımlarının aksine halk sağlığı uzmanlarının
yaklaşımı dikkate alınmalıdır. Çünkü öncelikli hedef
tarımsal ürünü veya hayvanları korumak değil toplum
sağlığını korumak olmalıdır.
Prof.Dr. Ö. Faruk Tekbaş
GATA Çevre Sağlığı BD.