Cevap: Arı Irkları
Evvelen selam, sağlık ve afiyetler dileğimle. Yazı için teşekkürler. Arıcılığa az-çok vakıf olan bir kardeşiniz olarak bazı tecrübe ve görüşlerimi aktarmak istiyorum. Öncelikle teknolojinin gelişmesi ve gezginci arıcılık ile yöresel ve saf arı ırkları yok olmaya yüz tutmaktadır. Öte yandan Fazla ürün elde, sakin ve hastalıklara dayanıklı arı ırklarıyla çalışma isteği de bu olguyu artırmaktadır. Oysa ki; Her ırkın bir üstün tarafı olduğu gibi, zayıf tarafı da mevcutdur. Örneğini yukardaki yazı doğrultusunda izah edelim. İtalyan arısı sakin, bol yavru veren, petek örümü güzel bir arıdır, ancak soğuk iklime dayanamaz, öte yandan yavru verimi yüksek olduğundan, sürekli yiyecek kotrolü yapılması gerekir. Aksi halde açlıktan ölümü kaçınılmazdır. Yurdumuzun Ilıman bölgelerinde ve arı üretiminde tavsiye edilir, ancak bu bölgeler haricinde yaşama şansı yoktur. KARNİOL ırkı arılar sakindir, petek örümleri güzeldir, ancak bol oğul verimi nedeniyle bal verimleri düşüktür. Öte yandan kışa zayıf girmeleri bu ırk için olumsuzdur. KAFKAS ırkı arılar sakindir, bol propolis toplarlar, yağmacıdırlar, ancak kışa zayıf girmeleri ve petek örme isteklerinin zayıf olması ve oğul eğilimlerinin zayıf olması, en önemli ayrıntının ise; bal arısı analarının havada çiftleşmesidir. Dolayısıyla; kafkas ırkı erkek arılarının hantal yapısı dolayısıyla, diğer erkek arılarla çiftleşerek melezleşmesidir. Bu itibarla tecritli bölgeler haricinde kafkas ırkı arıların hiç şansı yoktur. Öte yandan yöresel arı ırkları o bölgenin şartlarına uymlu arılardır. Öte yandan ANADOLU arı ırkı olarak adlandırlan arılarımızı 4 temel ögede sınıflandırabiliriz. Birincisi; Muğla Arısı olarak adlandırılan ve Yörede çam balına göre adapte olmuş, petek ve yavru verimi yüksek, bol oğul veren, fakat çok çabuk toparlayan, ancak soğuğa ve arı hastalıklarına dayanıksızdır. Öte yandan yurdumuzun Trakya Bölgesi'nde hakim ve karniol ile Anadolu sarısı ırkı arasında olan bir ırk hâkimdir. Orta Anadolu'da ise Anadolu'da hakim olan arka abdomen halkaları sarımsı, kısa hafif esmer bir arı ırkı hakimdir. Bu arılar soğuk iklime dayanıklı, bal verimleri iyidir. Öte yandan petek örmeleri yüksektir, çok kısa zamanda toparlanırlar, kışa kuvvetli kolonilerle girerler ve ayrıca kışın bal tüketimleri azdır.Oğul verimleri iyidir, ancak hırçın olmaları yüzünden, bilgili arıcılarca beslenilmesi, öte yandan yerleşim yerlerine uzak yerlerde beslenilmesi tavsiye edilir. Öte yandan; yurdumuzun Akdeniz ve Toros'larında hâkimdir. Gerek Anadolu Sarısı, gerekse de Adana Sarısı arı ırkları hastalıklara ve sert Tabiat şartlarına dayanıklı ve de bal verimleri, üremeleri gayet muntazamdır. Kendi hallerine bırakılırsa Hâkim arılardır ve de melezlenme riskleri yoktur. Öte Yandan saldırgan oluşları bir avantajdır. Her Arıcı'nın kolonisinde bence bir kaç kovan bulundurması; art niyetli kişileri ve diğer zarar verecek hayvanları uzaklaştırma açısından gayet iyidir.
Gelelim bir kardeşiniz olarak önerimize: Hiç bir saf kültür ırkıyla çalışmayınız. Son yıllarda Kafkas ırkı arıları diğer arılarla melezlenerek bol bal verimli ve de sakin arı ırkları geliştirilmiştir. Öte yandan Ticari Ana Arı üretim istasyonlarının artması ve de dış ülkelere pazarlanması son derece sevindirici bir olgudur. Saf ırkların korunması amacıyla sun'î tohumlamayla ana arı üretilmekte ve bazı üniversitelerimizde bu konuda eğitimler verilmektedir. Bu konuda Hacettepe Üniversitesi'nce kurulan ve ülkemizin değerli bilim adamlarının çalışmalarına gönülden destekliyor,Yurdumuzun Tabi varlıklarına sahip çıkılması gönülden dileğimizdir.
Son olarak, bu sitede arıcılıkla ilgili köşe açılması ve bu konuya önem verilmesi de ayrı bir teşekkür ibâresidir. Sitedeki yazıların dikkatlice incelenmesi, takılan durumlarda Bahcesel Uzmansel ve Forumsel'de sorulmasını öneririm.Bereketli ve sağlıklı yıllar dileğimle,esen kalınız.