Çağımız İlim ve bilgi çağı olarak nitelendirilmektedir.Kainatın Efendisi Peygamber efendimiz bir çok hadisinde ilme vurgu yapmakta,yüce Kitabımızda pek çok ayetde bu hususa vurgu yapmaktadır.Bu cihetle insanımızın ilim öğrenmesi için okuma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.Çocukluğum ve gençliğim zor şartlar altında geçti.Zor şartlar derken böyle neşriyat,yayın ve görsel bilgiler pek azdı.Evimize gazete girmezdi.Ben değil,bütün ahali sadece geçim derdindeydi vede Ülkemizde 2 yada 3 gazete vardı.Ben 17 yaşına geldiğimde bir Gurbetci işcinin Almanyadan getirdiği siyah-beyaz TV'yi orada gördüm ve ilk TV'yi seyretmek nasip oldu.Neticede evimize TV 19 yaşında geldi;Oda günde 3 saatle sınırlıydı.Kitap okumak için herkesin gideceği yer kütüphane idi ve malesef oraya da abone olmak zorundasınız dı.Okulun yolu epeyce uzaktı,sonbaharın bahçe aralarından topladığım cevizleri ve kümesteki yumurtalardan araklayıp biriktirdiğim vede Annemin bana verdiği harçlıklardan üzerine ilave etdiğim parayla,Yani 20 lira...Kütüphaneye abone oldum.Kitabı alıp okuyor,bitince iade ediyorsunuz ve 20 liranız sürekli rehinde sizede bir üyelik kartı veriliyor ki o kart hala dolabımda saklıdır,hatıra olsun diye.Şayet okuduğunuz kitap bedeli 20 lira üzerindeyse farkını almadan,kütüphane memuru size bu kitabı vermiyor.Bu şekilde epeyce Roman,hikaye vs okuyup bitirdim.Hemde bugünkü gibi her odada elektirik yokkk!!,sadece oturma odasında gaz yada lüks lambası...Ehhh!! bizede fırsat bulursak teneffüs yada gündüz okumak kalıyor,birde ebeveylerinize böyle yalvarışlı ifadelerle öğretmen beni döver ders çok okumak lazım diyerek yalan söylemek kalıyor.Herhalde yüce rabbim bu okumak için söylediğimiz yalanları affeder.Öyle gazeteler sağa,sola atılmazdı zira gazete kağıtları izole malzemesiydi.Nasılmı? ehh,her evin penceresi ahşapdı bu evin camları kırıldığı zaman,gazete kağıdının kenarları incecik hamurla kaplanır ve gazete bu pencereye yapıştırılırdı.Şİmdi efendim kitaplar dolu,dolu..CD'si,DVD'si Uydusu vs,vs.ama şimdide okuyan azaldı.TV' izlediğim proğramlardan biride belgesellerdir.Geçen ayna adlı bir belgesel iskandinav ülkelerini tanıtıyordu.Orada insanların parklarda,otobüslerde kitap okuduğunu,genç-yaşlı insanların parklarda,banklarda hatda bisiklet üzerinde kitap okuduğunu görünce hayıflandım,üzüldüm vede imrendim keşke...Son yıllarda bazı aydın insanlarımız öğrencilerimize teşvik amacıyla pek çok etkinlik vs düzenlemekte bu durum beni ziyadesiyle memnun etmekte.Efendim boş vaktinizde alınız elinize gazete,dergi,roman ne olursa olsun.Hiçmi,hiç önemli değil bir kaç satır gözden geçiriniz.Şöyleee yemekten sonra özellikle akşamları koltuğa oturup; kahve yada çayınızı höpürdedirken yukarda bahsetdiğim neşriyatlardan okuyunuz.Ammmaa sakın ha,sakın magazin yookk!'!sevmediğim işler bunlar.Canım neme lazım el alemin dedikodusu,insana ne kazandırır? falancanın yatak odası kimin işine yarar,Filanşa şunla şurada gezmiş tozmuş.ayıpp,ayıpp,hiç de hoş değil tasvip etmiyorum.Gecee yatarken,baş ucunuzda bulunsun vede biraz okuyunuz,hemde uykunuz gelir.Uykunuzmu kaçtı.. alınız bir kitap yatağınız da şöylee,yarım saat okuyunca uykunuz gelecek vede rahatlıyacaksınız.Ufkunuz genişleyecek,kültürünüz artacak,birileriyle konuşurken karşınızdakini etkileyecek vede saygınlığınız artacaktır.Üstelik çevrenizde bulunan çocuklarınız sizden örnek alacak vede bu alışkanlık onlarada geçecektir.Küçük yaşda çok kitap okuyan çocuk ve gençlerin mukayese ve zekalarında artışlar belirgendir.Bu şekildede çocuklarınızın eğitimlerine katkıda bulunacak vede hem aile bireyleri,hemde çocuklarınız üzerinde saygınlık ve hakimiyetiniz artacaktır. Okumanın faydalarını kısaca bildiğimiz kadarla izaha çalıştım.Faydalı oldumsa ne mutlu.Tekrar diyorumkii..Okumak,okumak,okumak.... sağlıcakla kalınız.