Herkese sağlık ve afiyet dileyerek başlamak istiyorum.İnsanı,insan yapan unsurlardan biride,yardımlaşma ve paylaşmasıdır diyebiliriz.Bir ferdi olarak şeref duyduğum aziz TÜRK milleti,tarihin her devrinde yardıma, paylaşmaya büyük önem vermiştir.Bu amaçla özellikle;Selçuklu Devleti zamanında yaygınlaşan Kervansaray'larla ecdadımız yol boylarında,insan ve hayvanlar için bu tür imari yapılara ağırlık vermişlerdir.Buralarda;İnsanların yeme,içme ve diğer ihtiyaçlarının karşılandığı gibi;"Yaratılanı severim,yaratandan ötürü" düsturu gereği,hayvanların ihtiyaçlarının bile karşılanması için tedbirler alınmıştır.Öte yandan Şehirlerde;fakir halk ve yolcular içinde Bir nevi aş evi hizmeti veren ve adını İMARET olarak nitelendirilen tesisler yapılmıştır.Bu tesislerde Kazanlar kaynamış;fakirin,düşkünün,yolcunun ve ihtiyacı olan pek çok kişinin günlük ihtiyacı karşılanmış vede hayır duaları alınmıştır.Bunlardan biri de yaşadığım vilayet olan KIRŞEHİR'de İMARET mahallesi adıyla anılan bir mahalle mevcutdur.Bu mahallede,küçük bir mezarlık ve mezarlık yanında medfun bulunan ve Şeyh Süleyman adıyla anılan ve halen onarılması için yardım bekleyen bir yapı mevcutdur.Araştırmalarım neticesinde;Şeyh Süleyman'ın Horasan erenlerinden geldiği;Yolda kalana,düşküne ve fukaraya yardım amacıyla böyle bir yapı yaptığı ve ak sakalıyla kazan başında eliyle fakirlere yemek dağıtdığı rivayet edilmektedir.Ancak;ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle bu yapının çoğu bölümlerinin yıkıldığı,İçerindeki kap,kaçak ve öteberinin ise yağmalandığı tesbit edilmiştir.Günümüzde ise bu gönüllü insanların işini Vakıflar Genel müdürlüğü,bazı yerlerde belediyeler vede Valiliklere bağlı sosyal yardımlaşma kurumları yapmaktadır.Temennimiz odurki;Bu tür faliyetlerin koordineli şekilde yapılması için Bir Bakanlık çatısı altında yeniden, ilmi ve akılcı olarak yapılandırılmasıdır.Başta bu gibi hizmetleri yapan ve ahiret'e intikal etmiş ecdadımıza rahmet ve dualar diyerek selam ve saygıları sunarım.