Mansiyon
Hava Yollarında yemek servisi zamanı. Hostes en öndeki adama kibarca
gülümseyerek sordu:
- Yemek ister misiniz efendim?
Kendini lokantada zanneden yolcu servis masasına baktı:
Hostes yine kibarca gülümseyerek seçenekleri sundu:
3 üncü
Bir alışveriş merkezindeyiz. Yaşlı bir hanım tavuk reyonunda bir türlü
istediği kadar büyük bir tavuk bulamayınca, onu izleyen reyon
görevlisine söylendi:
- Bu tavukların daha büyük olmaları mümkün değil mi?
Görevli tonton teyzeye takılmadan edemedi:
- Mümkün değil teyze, onlar ölü.
2 nci
Kamyon sürücüsü 'dikkat, alçak köprü' ikaz levhasını fark ettiğinde iş
işten çoktan geçmişti. Olanca hızıyla üst köprüye bindirdi ve orada
sıkıştı kaldı. Arkasında kilometrelerce araç kuyruğu oluştuktan sonra
trafik/kurtarma ekibi nihayet geldi. Kurtarıcı işine başlarken polis
de gözleri sıkışmış kamyonda, sürücüye yaklaşarak söze girmiş olmak
için sordu:
Sürücü canı burnunda homurdandı:
- Yo, köprü taşıyordum, mazotum bitti.
1 inci
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda
polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı.
Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken
keyifle gülümsedi.
Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç
çekerek cevap verdi.
- Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git
işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.