Cevap: Anlayana
Evet;aklıma gelmişken bir anıda ben anlatayım.Benim amcam 86 yaşında,Yıllar önce 18 yaşında bir oğlu vefat etmiş.Kendisi Zor şartlarda at arabası kullanarak geçimin temin etmekte ve daha sonra maliye'ye müsdahtem olarak girmiş ve oradan emekli oldu.Yengemle evliliklerinden 5 çoçuk sahibi olmuşlar.Amcam beni çok sever ve yıllar önce Hacca gidip geldi.hac dan sonra yengem evlat acısının da vermiş olduğu,sıkıntınında etkisiyle şeker hastalığı iyice fazlalaştı ve iyice zayıfladı;Ayrıca da akli dengesinide yitirdi.Amcam tahmini 10 yıl ona baktı.Daha sonra,yengem yatakdan inerken düştü ve iki kalça kemiği kırıldı ve bir 10 yıl daha yatalak olarak bakıma muhtaç halde kaldı.Amcam hiç kimsenin yardımı olmadan onun hem altını alıyor,hem yemeğini yediriyor,hemde banyosunu yaptırıyordu.Bu yaşlı adamın elleri iyice yara bere olmuştu. Ancak;hiçmi hiiçç şikayetci değildi.Kendisiyle bir ara sohbet etdim ve bana şöyle dedi."Yiğenim;bu benim hayat arkadaşım,aç kaldık,çuvala saman doldurup üzerinde yatdık,hiç bir zaman bana öf demedi,şikayet etmedi bana 5 çocuk verdi.Ömrüm olduğu müddetce bakarım dedi.Yengem vefat etmeden önce aklı üzerinde değildi.Ağırlaşınca halam ve amcam başında yatmaya başladılar.Halam ve amcam ikiside yaşlı insanlar ve hayatda yalan söylemezler.Kiside şöyle ifade etmekte:Cuma sabahı ezan okundu ve ezanla birlikte yengemin gözleri açılmış,yönü kıbleye dönüp 3 sefer şehadet getirip,son nefesini vermiş ve defalarca cenazeyi düzeltmişler ve her seferinde naaş yönünü kendi kıbleye dönmüş.Cenazeden sonra amcama baş sağlığı diledim.Dedimki; amca sanada eziyet,çekenede eziyet,yazık o kadın kurtuldu sende;dedim ve amcam yeşil gözlerinden yaşlar süzülerek şöyle dedi".Öyle deme yiğenim,O benim 65 yıllık hayat arkadaşımdı,hiç birbirimiz kırmadık.hayatım sağ olduğu müddetce ona baksaydım".dedi.Onu teskin etdik.sağlıcakla kalınız.