Cevap: ŞUBAT AYINDA ARI BAKIMI
Kandi Şekeri Nasıl Yapılır?
Toz şekeri bir kaba koyunuz ve üzerine biraz su ilave ediniz. Sonra ateşin üzerine yerleştirilerek şeker tamamen eriyinceye kadar karıştırınız, bir miktar da bal katınız. Bundan sonra şurubu karıştırmadan kaynatınız, ta ki soğuk suya batırdığınız parmağınızı şuruba daldırıp tekrar suya batırdığınız zaman üzerinde kolayca çatlayan ince bir şeker tabakası teşekkül etsin. Bu vaziyette şurubu ateşten alıp kağıt kalıplara dökmek lazımdır. Soğuyan kandi şekeri katı ve yan şeffaf hale gelir.
6 kg. şeker bir çay kaşığı sofra tuzu ve şekerlenmeye mani olmak için dört kaşık sirke ilave olunur.
Arıların Kışın Beslenmesi
Arılarımızın kış yiyeceklerini tamamlamak için, Eylül-Ekim-Kasım ayında bütün tertip ve tedbirlerimizi alıp, kışın besleme yapmamalıyız.
Buna rağmen, bu hususu ihmal eden arıcılarımıza maalesef rastlanıyor.
Bu durumda yiyeceği tamamlamak için yapılacak iş şudur:
Anlara petek halinde bal ihtiva eden çerçeveler, bu yoksa çerçeve üst çıtaları üzerine yerleştirilmiş kandi şekeri (ağda) vereceğiz. Kovanın ısısı ve rutubeti ağdayı hafifçe eritir ve arılarda onu emerler.
Süzme bal ile pudra şekeri karışımından yapılmış hamur şeklindeki yiyecekle beslemek de mümkün ise de, bu arıcıya pek pahalıya mal olur. % 8 kısmı bal, 8 kısım su ve 84 kısım pudra şekeri. Daha iyi ve proteinli olarak 3 kg. bal 1 kg. yağsız süttozu ve 6 kg. pudra şekeri hamur haline getirilerek verilir.
Kışın yapılan sıvı besleme, anlarda dizanteri hastalığının meydana gelmesine sebep olur.
Susuzluk Çeken Aileler
Bilhassa kapalı yerdeki arıların susuzluk çektiklerinde acı acı uğuldamaları ve kışkırtıcı bir ses çıkardıklarını yukarıda belirtmiştik. Susuzluk çeken ailelerdeki ses yani uğuldama çok barizdir. Bazen kovana kulak vermeden de duyulur. Uçma delikleri telli ise çıkmaya zorlanırlar. Açık ise hava ısısının düşüklüğüne de bakmaksızın kovan dışında uçuşurlar. Soğukta suya giden arı ekseriya dönemez. İçi sıcak ve kuvvetli kovanlarda bu uçuş ve uğuldama gibi rahatsızlık çok daha belirgindir. Bu gibi durumlarda arıya su verildiğinde hemen sakinleşirler.
Bu amaçla arıya su, ılık suda ıslatılmış bir sünger veya paçavra çerçevelerin üzerine konularak verilebileceği gibi, uçma deliğinden de mümkünse sokulabilir. Uç kısmından toplu iğne ile delinen plastik bir şişeye konulan ılık su uçma deliğinden şişeyi sıkarak da püskürtülebilir. ya da kovanın yemleme deliğinden ıslak paçavranın ucu arıların toplu bulunduğu çerçevelerin üst çıtasına fitil gibi yapılarak uzatılabilir. Lamba fitillerinin bir ucunu bir bardağa, şişeye sokup, diğer ucunu yemleme deliğine sarkıtarak da verilebilir.
Plastikten yapılmış uçma deliğinden verilen yemlikler veya yalak şeklinde içeriye uzatılan suluklarla da verilebileceği gibi, yemleme deliğine, kapağı 2-3 yerinden delinmiş kavanozu ters çevirecekte verilebilir.
Şubat sonu ve mart başlarında verilen su, şurup kadar değerlidir. Zira arılar yavruları için hazırlayacakları besini ve kovanda şekerlenmiş balları bu sayede değerlendirebilirler.
Unutulmamalıdır ki arılar 1 gram balı tüketmek için 6 gram suya ihtiyaç gösterirler. Arılar kovan içindeki arıların teneffüsü ve buharlaşmadan meydana gelen su damlacıklarından da kışın faydalanabilirler ise de yavrulama başladıktan sonra bu yeterli değildir.
Arılar çevrede bol çiçek buldukları zaman çiçeklerin nektarını emerek kovanlarına getirdiklerinde pek suya ihtiyaçları olmaz. Çünkü getirdikleri nektar, bal özündeki su oranı çok yüksektir. % 30-70 gibi.
Arılar dışarı çıkamadığı veya dışarı çıktığında bal özü bulamadığı günlerde su aramaya başlarlar.
Bu ayda anların sürfe yetiştirmeye başladığını, dolayısıyla da suya ihtiyaçlarının çok arttığını nazara alarak arılık yakınında su yoksa, bir yalak koymayı unutulmamalıdır. Yalaklarda arıların boğulmasına mani olmak için, tahta, saman ve kav parçacıklarının yerleştirilmiş olduğu su kapları bu maksadı sağlamaya yeterlidir.
Şayet kış çok soğuk ve rutubetli geçmiş ise, arılar dizanteri hastalığına yakalanmışlardır. Bu hastalığa yakalanmış olan kovanları destekler vasıtasıyla yükseltiniz. Bu sayede hava yenilenecek ve ekseriya hasta arılar iyileşecektir. Güzel günlerde arılar dışarıya çıkarak bağırsaklarını boşaltmak imkanını da bulacaklardır.
Çerçeve üzerleri, naylon ve tahta parçalan ile değil, çuval bezi, izoleks hasır gibi mesamatlı maddelerle örtülmelidir. Bu örtü ile kapak arasında kalan boşluğa kuru ot, saman, tahta talaşı, mantar veya gazete kağıdı doldurulmalıdır.
Bu Ayda Arı Alım Satımı
5 km. uzaklıktan daha yakın yerlerden satın alınacak olan kovanları bu ayda arılar dış işlere başlamadan alabilirsiniz. Bu ayda çok ağır olmasa da, ilkel kovanların orta bir ağırlıkta olması, nüfusunun çokluğu hakkında bir fikir verir. Petekleri çok siyah olmayan kovanları tercih etmelidir.
Şubat sonlarında bazı bölgelerde badem ağaçlan çiçeklenmişlerdir. Güney bölgelerde, müsait yer ve yıllarda bazı arıcılar, çok yüksek kalitedeki bu balı toplayabilirler. Fındık, defne (taflan), söğüt, akdiken ve bazı meyve ağaçlan da bu ay sonunda tomurcuklanmaya başlarlar. Anlamı çok aramış oldukları ve sevdikleri hodan çiçekliklerinin tohumla-n bu aydan, Nisan ayına kadar tarlalara atılabilir. Lavanta ve biberiye çiçekleri ile romanrinleri de arılar için dikebilirsiniz.Şayet havalar ılık gidiyorsa, kovanların dip tahtaları da bu ayda temizlenmelidir.
Varroa Mücadelesi Bu Ayda Başlar
Arıcıların çok yakından tanıdığı varroa mücadelesine bu ayda başlanmalıdır. Çünkü balın en az olduğu, yavrulama alanının en daracık bir alanda bulunduğu ay şubattır. Isının dışarıda 14 derece olduğu ilk günde bu ilaçlamayı yaparken arılan üşütmeyecek, kovanı açmadan kullanılabilecek ruhsatlı ilaçları tarifelerine uygun olarak kullanmalıdır.