Çeliklerde KÖKLENDİRME ORTAMLARI
Köklendirme ortamlarının temel işlevi, köklenme süresince çelikleri yerlerinde
tutmak, çeliklere su ve hava sağlamak şeklinde özetlenebilir.
Uygun bir köklendirme ortamı, iyi bir havalandırmayı sağlayacka poroziteye
(gözenekliliğe) ve yeteri kadar su tutma yeteneğine sahip olmalıdır. Bu ortamın
zararlılardan ve hastalık etmenlerinden arındırılmış olması da gerekir.
Kullanılan köklendirme ortamının, yalnız çeliklerin köklenme oranı üzerine
değil, aynı zamanda oluşacak kök sisteminin tipi üzerine de büyük ölçüde etki
yaptığı bilinen bir olgudur, sözgelişi, birçok türe ait çelikler kumda
köklendirildiklerinde dallanmamış ve gevşek yapılı kökler verirler; oysa
köklendirme turba yosununda yapıldığında oluşan kökler iyi dallanmış,
silindirbiçiminde ve daha esnektirler. Kuşkusuz bu ikinci tip kök oluşumu
çeliklerin saksılanması açısından daha çok yeğlenir.
Köklendirme ortamı olarak değişik materyaller kullanılmaktadır. Toprak, kum,
turba yosunu, sphagnum yosunu, perlit veya bunların değişik kombinasyonlarından
oluşan karışımlar köklendirmede sık sık kullanılır.
Toprak: Köklendirme ortamlarında iyi bir kök oluşumu sağlamak ve yüksek
nitelikli çeliklerin oranını artırmak için iyi havalanan tini t kumlu topraklar
çoğu kez killi topraklara yeğlenir. Üstelik, çelikler kumlu topraklara, ağır
topraklara göre daha kolay dikilir ve sökülebilirler.
Kum: Ucuz oluşu ve her yerde bulunabilmesi nedeniyle köklendirme ortamı olarak
geniş ölçüde kullanılır, inşaatlarda kullanılan temiz, ince ve organik materyal,
toprak ve tuzdan arındırılmış kum bu amaç için çok uygundur. Bununla birlikte,
kum diğer köklendirme ortamları gibi fazla nem tutma yeteneğinde olmadığı için
daha sık sulamaya gereksinme gösterir.
Turba Yosunu: Çoğu kez karışımın su tutma yeteneğini artırmak için, kuma değişik
oranlarda eklenir. Birçok bitkinin çelikleri içni turba yosunu-kum karışımı
uygun bir köklendirme ortamıdır. Kullanılankarışımlar, hacim olarak 2 kısım
kum-1 kısım turba yosunundan, 1 kısım kısım-3 kısım turba yosununa değin
değişebilmektedir. Köklendirme ortamına turba yosunun karıştırılması, karışımın
su tutma yeteneğini önemli ölçüde artırdığından, özellikle kumla
karıştırılmadığı durumlarda aşırı su verilmemesine dikkat edilmelidir. Aksi
takdirde, bazen köklerin oluştuktan hemen sonra çürümelerine neden olabilir.
Sphaghum Yosunu: Bu yosun eşit hacimde kum ile karıştırıldığında gövde, yaprak
ve kök çelikleri için köklendirme ortamı olarak başarıyla kullanılabilir.
Perlit: Son zamanlarda köklendirme ortamı olarak tek başına geniş ölçüde
kullanıldığı gibi, turba yosunu, toprakv eya kum ile değişik oranlardra
karıştırılmak suretiyle de kullanılmaktadır. Perlit yeterli nem tutma
yeteneğinin yanısıra çok iyi drenaj sağlar. Kumdan daha hafif oluşu nedeniyle
köklenen çeliklerin yastıktan sökülmesi kolaydır ve perlitte köklendirilen
çeliklerin sökümü sırasında kök kayıpları oldukça düşüktür.
Vermikülit: Araştırmalar birçok bitki çeliklerinin iri çaplı vermikülit
parçalarında iyi köklendiklerini göstermiştir. Vermikülit ve orta irilikteki
kumun eşit hacimlerdeki karışımından oluşan ortam da olumlu sonuçlar vermiştir.
Su: Kolayca köklenen Impatiens ve Saintpaulia gibi türlere ilişkin çeliklerin
köklendirilmelerinde uzun zamanda beri küçük ölçüde kullanılmaktadır. Suyun en
önemli sakıncası havalanmanın olmayışıdır. Öte yandan, çıkan kökler yumuşak
oluşları nedeniyle saksılarına sırasında kolayca zararlanabilirler. Bu nedenle
saksılama sırasında dikkatli olunmalıdır.
Değişik ülkelerde köklendirme ortamı olarak birçok hazır karışımlar
kullanılmaktadır. Bu arada John Innes tohum kompostlarının da iyi bir
köklendirme ortamı olarak kullanılabileceği belirtilmektedir. Öte yandan, John
Innes Bahçe Bitkileri Enstitüsü çeliklerin köklendirilmesinde kullanılabilecek
özel karışım önermiştir. Bu karışım hacim olarak:
1 Kısım tınlı toprak,
2 Kısım turba yosunu,
3 Kısım kaba kum'dan oluşmaktadır.
KÖKLENDİRME YERİNİN HAZIRLANMASI VE ÇELİKLERİN DİKİMİ
Çelikler ya seralarda hazırlanmış ve içerisinde köklendirme ortamı bulunan
yastıklara ve kasalara veya işçilikten tasarruf etmek amacıyla (Pelargonium ve
Poinsettia çeliklerinde olduğu gibi) doğrudan doğruya yetişebileceği saksılara
dikilirler.
Köklendirme yastıkları yeteri kadarderin olmalı ve böylece ortamın en az 15
cm.lik derinliği kullanılabilmelidir. Kasalar çeliklerin dikilmesinden birkaç
gün önce hazırlanmalıdır. Bu hazırlamanın amacı, istenilen materyali kasalara
yaklaşık 12,5 cm. derinliğe değin doldurmak, düz bir tahta ile tesviye etmek ve
az bir basınçla sıkıştırmaktan ibarettir. Son derinlik yeterli olmalıdır.
Böylece ortalam uzunluktaki bir çelik (10-15 cm), uzunluğunun yarısına değin
köklenme ortamına sokulabilmeii, çeliğin alt ucu tabandan 2,5-5 cm. yukarıda
kalmalıdır. Dikimden hemen sonra köklendirme ortamı iyice sulanmalıdır.
Çelikler hazırlandıktan sonra olabildiğince çabuk olarak yerlerine dikilmelidir.
Hazırlamadan dikime değin geçen süre içerisinde çeliklerin kurumalarının
önlenmesi çok önemlidir. Çeliklerin dikim öncesi nemli çuvalla örtülü fazla
derin olmayan kasalara konulması uygun bir koruma yöntemidir.
Köklendirme ortamının üzerine, bunun genişliğince kesilmiş , dar (4-7 cm.
genişliğinde) bir tahtanın, kasanın genişliği doğrul tuşunda uzatılması
çeliklerin düzgün olarak dikilmesini sağlar. Düz, geniş ağızlı bir bıçakla bu
tahtanın boyunca ortamın içine doğru derin bir çizgi açılır. Sonra, çelikler
yaprakları birbirine hemen dokunacak kadar ara bırakılarak bu çizgi üzerine
dikilirler. Çeliklerin dikilmesinde plantuvarlardan da yararlanılabilir.
Birsıranın dikimi bittikten sonra köklendirme ortamı, dikim tahsaı ile hafifçe
bastırılır. Çünkü çelikle ortamın birbirine iyi bir şekilde teması çok
önemlidir. Daha sonra tahta kaldırılır ve dikilen sıranın öteki yanına konur ve
iş böylece sürdürülür. Her seferinde, çeliklerin dibindeki köklendirme ortamı,
dikim tahtası ile bastırılarak pekiştirilir.
Köklendirme masasının dolan kısmı tümüyle sulanmalıdır. Su, delikleri büyük,
basınca düşük bir yağmurlama başlığı veya süzgeçli bir su kovası ile
verilmelidir. Böyle bir sulama, çeliklerin özellikledibindeki köklendirme
ortamının iyice oturması ve çelikle iyice temasa gelmesini sağlar. Aksi takdirde
dikilen çelikler köklendirme ortamında açılan deliklerde boşlukta kalırlar.