Cevap: Haşhaş Yetiştiriciliği
5.1.1. Kök
Haşhaş, yazlık ve kışlık formları bulunan, fakat kışlık ekildiğinde daha verimli olan tek yıllık bir bitkidir. Kazık köklü olup, zayıf gelişen yan kökleri vardır. Haşhaş kökleri ekim zamanına, bitkinin gelişmesine ve toprağın durumuna göre 20-30 cm derine kadar inebilir. Sulamalardan sonra esen kuvvetli rüzgarlar bitkiyi devirebilir. Kökleri zayıf olduğundan bitkinin sökümü kolaydır.
5.1.2. Sap ve dallar
Haşhaş bitkisinin (Papaver somniferum L.) bir çok alt türü ve çeşidi bulunmaktadır. Bitki tek saptan ibaret olabileceği gibi özellikle kışlık ekimlerde 8-10 adet dal meydana getirebilir. Bitki boyu 100-120 cm, sap ve dallar yuvarlak, içleri boş, bitki üzeri puslu, rengi koyu yeşilimtıraktır. Haşhaş yukarıdan aşağıya doğru dallanmakta, en yaşlı dal en üstte, en genç dal ise en altta bulunmaktadır.
5.1.3. Yaprak
Yaprakların oluşumu aşağıdan yukarıya doğrudur. İlk zamanlarda (sapa kalkmadan önce) rozet şeklindedir. Bitki sapa kalkmaya başladığında, yapraklar oldukça büyük bir durum gösterir ve sapsız bir şekilde sapı veya dalı sararlar. Haşhaşta yapraklar kalın, etli, kenarları dişli ve orta damar belirgindir. En üstteki yaprak koltuğundan çiçek tomurcuğu meydana gelir.
1-HAŞHAŞIN BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ
1.1-Haşhaşın Diğer Bitkiler Arasındaki Yeri
Tarımı yapılan ve çeşitli şekillerde faydalanma imkanı olan kültür haşhaşının ilmi sınıflandırmaya göre diğer bitkiler arasındaki yeri şu şekildedir:
Takım : Rhoedales
Familya : Papaveraceae
Cinsi : Papaver
Tür : Papaver somniferum L.
Papaver Latincede gelincik, somniferum ise uyku verici-rüya gördürücü anlamına gelmektedir. Bu sınıflandırmaya göre tarımı yapılan haşhaş; tarlalarda, kırlarda kendiliğinden yetişen gelincikle uzaktan akrabadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu dağlarında kendiliğinden yetişen fakat çok yıllık olan yabani haşhaşlar ise kültür haşhaşı ile aynı cins içinde mütalaa edilmektedir.
Haşhaş, bitkilerden faydalanma yönlerine göre yapılan sınıflandırmada endüstri bitkileri ana grubunda, bu ana grubun da; hem yağ bitkileri, hem de ilaç baharat bitkileri alt gruplarında yer almaktadır. Haşhaşın, kapsül kabukları ilaç sanayiinde, tohumları yağ sanayiinde kullanıldığı için endüstri bitkisidir.
1.2-Haşhaşın Gelişme Seyri
Kültür haşhaşı tek yıllık bir bitkidir, diğer bir ifadeyle ömrünü bir yıl içerisinde tamamlar. Tohumlar yeterli rutubeti ve sıcaklığı bulursa 7-12 günde çimlenip, filizlenir. Çıkış gecikirse ya rutubet yetersiz ya da toprak sıcaklığı yeterli değildir. Haşhaş, ilk çıkışında görülen iki kulakçık (kotiledonlar) dikkate alınmazsa, ilk çift yaprağı 10-14 günde, ikinci çift yaprağını 6-10 günde, üçüncü çift yaprağını 5-8 günde, dördüncü çift yaprağını ise 4-6 günde meydana getirir. Bitki rozet dönemine (6-8 yapraklı dönem) ulaştığında normal kış şartlarından zarar görmez. Yaprak çıkartmayan ve iki kulakçık döneminde –5 0C soğuğa maruz kalan bitkicikler ölür. Haşhaş kış aylarında yavaş da olsa gelişmesine devam etmektedir. Kışlık ekilen (sonbaharda) haşhaş kıştan çıkınca çok hızlı bir gelişme gösterir
Yazlık ekilen (ilkbaharda) haşhaş ise çıkıştan itibaren hızlı bir gelişme göstermektedir. Kışlıklarda tomurcuklanma 190-200 günde başlarken, yazlıklarda bu süre 50-60 gün olmaktadır. Tomurcukların görülmesinden 9-13 gün sonra haşhaş çiçek açmaya başlar (Resim 2). Tohumların ekilmesinden kapsüllerin kurumasına kadar geçen süre; kışlık, haşhaşta 270-280 gün, yazlıklarda ise 110-120 gün olmaktadır. Ekim ortasında ekilen kışlık haşhaşla, Mart ortasında ekilen yazlık haşhaş arasında ekim zamanı bakımındın 150 günlük bir fark olmakla birlikte, bu süre kapsül olgunlaşmasında 7-15 güne düşer. Yani kışlıklar yazlıklardan 1-2 hafta daha erken olgunlaşır.
Resim 2: Çiçek açmaya başlamış bir haşhaş tarlası.
1.3-Haşhaşın Morfolojisi
Mor çiçek açan haşhaşlarda çıkışta kulakçıklarda ve ileri devrelerde yapraklarda morlaşmalar görülür. Bu renklenme olayı beyaz çiçeklilerde nadirdi.
Haşhaş bitkisinin boyu iklim ve yetişme şartlarına bağlı olarak 30-165 cm arasında değişebilmektedir. Ana kapsülün yerden yüksekliği dikkate alındığında normal şartlarda yetiştirilen bitkilerin boyu ortalama 1 m civarındadır. Haşhaş bitkisi, pürüzsüz, az veya çok sıvama mum tabakasıyla kaplı, grimsi yeşil, olgunlaşma döneminde kahverengimsi sarı renkte sap ve dallara sahiptir. bazı bitkilerde özellikle sap ve dalların kapsüle yakın kısımlarında dikenimsi tüylere rastlanır. Haşhaş sap ve dalların kapsüle yakın kısımlarında dikenimsi tüylere rastlanır. Haşhaş sap ve dalları sağlam yapılı olmakla birlikte çok kuvvetli rüzgarlara mukavemet etmeyebilir. Türkiye’de yetiştirilen haşhaşlar dallanma gösterir. Dallanma bitkide üst taraftan alta doğru olmaktadır. Seyrek ekilmiş haşhaş bitkilerinde, ya da fazla azotlu gübre verilerek vejetatif gelişmesi teşvik edilenlerde bu dallardan ikinci dallarda oluşmaktadır. Normal şartlarda yetiştirilen Anadolu haşhaşlarında dal sayısı, ana sapla birlikte üç civarındadır. Bitkide oluşan ilk yan dalın boyu ana sapın boyunu geçmektedir.
Yapraklar gerek şekil ve gerekse büyüklük itibariyle bitkinin alt, orta ve üst kısımlarında farklılık göstermektedir. Alt kısımlardaki yapraklar ince-uzun, ortadaki yapraklar geniş-uzun, üst yapraklar ve özellikle de çiçek muhafaza yaprakları kalp şeklinde ve küçüktür. Yaprak kenarları az-çok dişli ve mum tabakası (pus) ile örtülüdür.
Haşhaş bitkisinde ana sap ve her dalın ucunda bir tomurcuk (elma) oluşur. Tomurcuklar, dışı yaprak renginde içi ise beyaz ve pamuksu görünümde iki adet çanak yaprağı ile sarılmıştır. İçte beyaz ya da mor renkli dört adet taç yaprağı, onun iç tarafında da 150’ye yakın erkek organ mevcuttur
Tomurcuğun ortasında dişi organ, diğer adıyla kapsül bulunur. Haşhaş sabahları tan yerinin ağarmasıyla çiçek açmaya başlar. Güneşin biraz yükselmesiyle çiçek açma son bulur. Açan çiçeklerde dıştaki iki adet çanak yaprağı hemen düşer. Taç yapraklar ise ortalama 24 saat üzerinde kalmaktadır. Haşhaşın taç yapraklarının (çiçek) rengi farklı olmaktadır. Beyaz ve sarı tohumlu haşhaş çeşitleri beyaz çiçek açar. Gri, mavi, çiğ kahve, pembe tohum renkli çeşitler ise mor (viyole) nadiren kırmızı çiçek açmaktadır
Kapsüller ana saptan yan dallara göre orantılı olarak küçülür. Bitkideki kapsüllerin büyüklüğü yetiştirme şartlarına bağlı olarak değişmekle birlikte aynı zamanda da çeşit özelliğidir. Haşhaş kapsülleri dış görünüşleri itibariyle oval, konik, yuvarlak ve fıçı şekillerinde olabilmektedir. Bu şekillerin kendine has uzunlaşmış ve basıklaşmış tipleri de mevcuttur. Türkiye haşhaşlarında en fazla görünen şekiller konik ve yuvarlaktır. Kışlıklarda ve iyi yetişmiş bitkilerde bu şekillerin basık formları, yazlıklar ya da iyi gelişmemiş bitkilerde bu şekillerin uzamış formları görülmektedir. Anadolu haşhaşlarında genel olarak bir bitkide değişik şekilli kapsüller bulunmaktadır. Haşhaş kapsülünün tepesinde, ortalama 12 civarında parçalı tepecik (stigma) bulunur (Resim 5). Tepecik parçası (tırnak) sayısı kadar kapsül içinde zar (perde) bulunur ki tohumlar bunlar üzerinde oluşur. Bazı haşhaş çeşitlerinde tepecik kapsüllü haşhaş denmektedir. Açık kapsüllü haşhaş çeşitlerinde olgunlaşma sonrasında, özellikle hasat geciktirilirse tohum dökülmesi olmaktadır. Özellikle kabuklardaki morfin verimi bakımından önemli olan diğer bir kapsül özelliği pus (mum) örtüsüdür. Kapsüller olgunlaşıncaya kadar yüzeysel olarak dallar ve yapraklarda olduğu gibi bir mum tabakasıyla kaplıdır. Bu mum tabakası parmakla sıyrılabilir. Bazı bitkiler de vardır ki bu pus tabakası ya çok zayıftır ya da tamamen kaybolmuştur. Böyle bitkilere pussuz bitkiler denir. Pussuz çeşitlerin kapsül kabuklarında morfin oranının yüksek olduğu literatürde kayıtlıdır.
Resim 5 : Farklı Olgunlaşma döneminde bulunan haşhaş kapsülleri
2-HAŞHAŞDAN FAYDALANMA ŞEKİLLERİ
Haşhaşın en önemli iki ürünü vardır, bunlar tohumu ve kapsül kabuğudur. Bunların dışında henüz genç devresindeki bitkiler yeşil salata, bitki artığı sapları yakacak olarak ülkemizde değerlendirilmektedir.
2.1-Haşhaş Kapsül Kabuklarından Faydalanma
Türkiye’de 1972 yılına kadar haşhaş kapsülleri teknik olgunluk döneminde, uygun bıçaklarla çizilip çıkan usareleri toplamak suretiyle afyon elde edilmiştir. 1974 yılından itibaren kapsül çizimi yasaklanmış olup, günümüzde çizilmemiş haşhaş kapsüllerinin tohumları alındıktan sonra geriye kalan kabuklar morfin üretimi için Afyon Alkaloidleri Fabrikasında kullanılmaktadır (Resim 6)
Haşhaş kapsül kabuklarından üretilen morfin, diğer alkaloid türevlerine de dönüştürülerek tıbbın hizmetine sunulmaktadır. Bolvadin’de kurulu Afyon Alkaloidleri Fabrikasında üretilen mamullerinin yüzde doksanından fazlası ihraç edilmektedir.
Kapsül kabuklarının morfini alındıktan sonra geriye kalan küspe tam olarak değerlendirilememektedir. Yapılan analizler sonunda küspenin organik maddece zengin olduğu (%78,5) tespit edilmiştir. Bu konuda yapılan araştırmalar neticesinde haşhaş kapsülü küspesinin dekara 2,5-5 ton hesabıyla toprağa verilebileceği ve gübre olarak değerlendirilebileceği, bu önerinin şimdilik haşhaş, arpa ve buğday için yapmanın mümkün olduğu, bu uygulamanın toprak kimyası açısından olumsuz bir sonuç doğurmadığı, bununla birlikte toprak verimliliğinin önemli ölçüde artırdığı, toprak verimliliği ve fiziki yapısındaki düzelmeye paralel olarak haşhaş, arpa ve buğday bitkilerinde önemli ürün artışını sağlayan küspe kullanımının yaygınlaştırılmasının uygun olacağı görüşü bildirilmiştir.
2.2-Tohumlardan Faydalanma
Haşhaş tohumları morfoloji bölümünde açıklandığı gibi gri-mavi, sarı, beyaz, çiğ kahve ve pembe renklerde olabilmektedir.
Türkiye’de en fazla yetiştirilen haşhaşlar sırasıyla sarı, gri-mavi, beyaz tohumlu çeşitlerdir . Diğer renklere ise bu çeşitler içinde karışık olarak rastlanır.
Haşhaş tohumları %45-54 arasında yağ ihtiva etmektedir. Tohumların yağ oranları renklerine göre farklılık göstermektedir. En yüksek oranda yağı beyaz renkli tohumlar vermekle birlikte, bu çeşidin ülkemizde ekilişi pek fazla değildir. Yağ verimi bakımından ikinci sırayı sarı renkli tohumlar almaktadır. Gri-mavi renkli ve halk arasında güvercin göğsü olarak isimlendirilen tohumların yağ oranı daha düşüktür.
Yurt içinde yoğunluklu olarak tüketilen sarı haşhaş tohumu, pasta, börek, çörek gibi hamur işlerinde ayrıca yağı yemeklik olarak ve boya sanayiinde kullanılmaktadır. İhraç edilen Mavi ve Beyaz haşhaş tohumları ise kozmetik sanayi ve pastacılıkta kullanılmaktadır.
Haşhaş yağı ülkemizde halen, tohumların sıcak usulle preslenmesi şeklinde elde edilmektedir. Haşhaş eken yörelerde bu işle uğraşan yağhaneler mevcuttur. İyi kalitede haşhaş yağı elde etmek için tohumların çok iyi temizlenmesi, acı tada sebep olan kapsül parçacıkları ve diğer yabancı maddelerden arındırılması gerekmektedir. Haşhaş yağı çıkartanlar tohumları eleyip, savurmakta ve temizliği bu şekilde sağlamaktadır.
Tohumlardan yağın alınmasıyla geriye kalan küspenin üreticilerimiz için ayrı bir önemi vardır. Presleme suretiyle yağı alınan haşhaş küspesi ortalama %36 ham protein ve %12 civarında ham yağ içermektedir. Bu değerler özellikle süt hayvanlarının beslenmesinde kıymet arz etmektedir.
Haşhaş küspesiyle beslenen süt hayvanlarının sütlerinde yağ oranı artmaktadır. Afyon ve civarında üretilen kaymakların güzel at ve lezzeti haşhaş küspesinin yaygın kullanımından kaynaklanmaktadır.
Haşhaş tohumları yağı işlenmeden de kullanılmaktadır. Tohumların ısıtılıp ezilmesiyle elde edilen ezmeye (sürtülmüş haşhaş) büyük şehirlerin marketlerinde rastlanır olmuştur. Haşhaş ezmesi pekmez veya şekerle karıştırılıp beslenme değeri yüksek tatlılar yapılmakta, ya da haşhaşlı ekmek yapımında kullanılmaktadır. Tohumlar tabi haliyle çörek, ekmek ve lokum çeşitlerinin süslenmesinde ülkemizde olduğu gibi Avrupa ve Amerika’da da kullanılmaktadır (Resim 8).
Dış ülkelerde pastacılıkta kullanımı bizden daha yaygın olup, tercih edilen temiz, karışıksız gri-mavi tohumlardır. Gri-mavi ve beyaz tohumların ihracatı önemli miktarlarda yapılmaktadır.