Cevap: Balarısının gelişme dönemleri
ARI IRKLARI
Ekonomik değere sahip pek çok arı ırkı vardır:
Karniol Arısı (Apis mellifera carnica): Avusturya Alplerinin güney kıyıları ve Tuna boylarında yayılma gösterirler. İsmini Yugoslavya’nın Karniol şehrinden alır. En sakin arı ırkıdır. Kitin rengi siyahtır ve genellikle 2. ve 3. abdomen segmentleri üzerinde kahverengi noktalar veya çizgiler bulunur. Ana arı işçi arılardan daha koyu renklidir. Kısa ve sık kıl örtüsüne sahiptir. Esmer gri kılları nedeniyle esmer görünen bu arılar ince yapılıdır. 6,4-6,8 mm dil uzunluğuna sahiptir. İlkbahar gelişimleri çok hızlıdır, kışa küçük koloniler halinde girdiklerinden kış süresince az yiyecek stokuna ihtiyaç duyarlar. Oğul verme eğilimleri yüksektir. Kovanlarını çok az şaşırırlar. Yağmacılığa eğilimleri düşüktür ve çok az propolis toplarlar. Yaşama gücü ve çevre koşullarındaki varyasyona uyma yeteneği yüksektir. Özellikle erken nektar akımından yararlanma bakımından çok uygun bir arı ırkıdır.
Kafkas Arısı (Apis mellifera caucasica): Ana vatanı Kafkasya’nın yüksek vadileri olarak bilinir. Bu ırkın dağ ve ova tipi olmak üzere iki çeşidi vardır. Biçim, büyüklük ve kıl örtüsü bakımından Karniol ırkına benzerler. Koyu kitin rengine sahiptir. Kıl örtüsü Karniol ırkına göre daha açık gridir. En uzun dilli arı ırkı olup dil uzunluğu 7,2 mm’ye kadar çıkabilmektedir. Bu nedenle derin tüplü çiçeklerden daha iyi yararlanırlar. Çok iyi nektar toplayıcısıdır. Bal verimleri yüksektir. Nektar akımı başlar başlamaz yavru üretimini kesip nektar toplamaya başlarlar. Kış için de fazla bal depo ederler.
Kafkas ırkı arı iyi yavru yetiştirir ve güçlü koloniler oluştururlar. Oğul verme eğilimi zayıftır, uysaldır ve çok fazla propolis kullanırlar. Yağmacılık ve kovanlarını şaşırma eğilimleri yüksektir.
İtalyan Arısı (Apis mellifera ligustica): Kökeni İtalya’nın Sicilya adasıdır. Kışları uzun süren, ılıman ve nemli geçen, nektar akımının iyi olduğu ve yazları kurak geçtiği yerlerde çok iyi sonuç vermektedir. İnce bir karın ve nispeten uzun bir dile sahip olup dil uzunluğu 6,3-6,6 mm’dir. Karın kitin rengi parlak olup sarı benekli bantlar bulunur. Kılları da sarımsı renkte olup bu durum erkek arılarda daha belirgindir.
Genellikle uysaldırlar. Çoğalma yetenekleri yüksek olup, özellikle güçlü aileler ilkbahar başlarından sonbahara kadar çoğalmalarını sürdürürler. Oğul verme eğilimleri zayıftır. Güçlü koloniler halinde kışa girerler ve kışın fazla bal tüketirler. Hızlı petek örme yeteneğine sahiptirler. Az propolis taşırlar fakat yağmacılık ve kovanlarını şaşırma eğilimleri diğer ırklara göre fazladır.
Esmer Arı (Apis mellifera mellifera): Ana vatanı Orta Avrupa Alplerinin batısı ve kuzeyi ile orta Rusya’dır. Kısa dilli (5,7-6,4 mm) olan iri vücutlu arılardır. Vücutları uzun ve seyrek kıllarla kaplıdır. Vücut renkleri siyah, karınları geniş olup 2. ve3. karın segmentlerinde sarı noktalar bulunur. Hırçındırlar ve oğul verme eğilimleri yüksektir. Kışlama yetenekleri yüksektir. İlkbaharda yavaş gelişirler. Koloniler genellikle yazın ve kışın orta güçtedir. Bal verimleri düşüktür.
Kıbrıs Arısı (Apis mellifera cypria): Sarı renklidir. İtalyan arısına benzer fakat daha küçük daha koyu sarıdır. En tipik özellikleri aşırı hırçın ve sokucu olmalarıdır.
Suriye Arısı (Apis mellifera cyriaca): İtalyan ve Kıbrıs arılarına benzerler çok çalışkandır ve fazla yavru verirler. Karnın üç segmenti üzerinde soluk renkte çizgiler bulunur.
Anadolu Arısı (Apis mellifera anatolica): Genellikle esmer renkte sakin, kışlama yetenekleri iyi, çalışkan ve dayanıklı arılardır. Yağmacılık eğilimleri fazla değildir. Yön belirleme bakımından üstün performans gösterirler. Kuluçka sezonu dışında yavru yetiştirme aktiviteleri çok düşüktür ancak döl verimi ve yavru yetiştirme aktiviteleri üstün bir ırktır. Az miktarda bal tüketir bu nedenle kıt koşullarda dahi bal biriktirebilir. Fazla propolis taşırlar.
ARICILIKTA MEVSİMSEL BAKIM İŞLERİ
Arıcılıkta bir yıl boyunca süren işlemler tamamen birbirlerine bağımlı dönemlerden oluşur. Bir yıllık üretim, yetiştirme ve bakım çalışmalarında elde edilen başarı bir önceki dönemde yapılan doğru tanım ve çalışmalarla elde edilir.
Kolonilerin ilkbahardaki gücü ve kışlamaları, sonbaharda yapılan uygulamalarla kışa giriş öncesindeki ana arı, arı populasyonu ve kışlık bal stokuna bağlıdır. Sonbaharda bütün bu tedbirler alınarak kışa yeterli genç arı populasyonu ile girebilen koloniler yeterli yiyeceği de varsa bahara sağlıklı ve güçlü bir şekilde çıkabilecektir.
Arılık Yeri Seçimi :
Arıların kışlatıldığı, sonbahardan bahar aylarına kadar tutulduğu arılıklar önü açık, kuzeyi, doğu ve batısı kapalı sundurma şeklinde olabileceği gibi açık alanlarda da arılar kışlatılabilir. Kışlatma yerinde dikkat edilecek özellikler; kuzeyin kapalı olması, havadar olması ve tabanı geçirgen, su tutmayan yapıda olmasıdır.
Arılık yeri seçimi gezginci arıcılıkta üretim amaçlı olduğu için üretim dönemindeki arılık yeri seçimi daha çok önem kazanmaktadır. Arılar taşınmadan önce bölge gezilerek bir araştırma yapılmalı, bölgenin aldığı yağış, bölgede bulunan bitkileri özellikleri, gelişimi ve bal verimliliği incelenmelidir. Burada nektar kaynaklarının ne durumda olduğunun bilinmesi kadar kaynak çeşitliliği de önem kazanmaktadır. Az çeşitten oluşan kaynaklar yerine farklı iklim özellikleri dikkate alınarak çok sayıda nektar kaynağı bulunabilecek bölgeler seçilmelidir. Ayrıca üretim bölgesi olarak seçilen yerin arazi yapısı da önemlidir. Zira rakım ve yön farkı, bölgede bulunan bitkilerin çiçeklenme zamanı ve süresinde rol oynar. Kırık arazi yapısına sahip bir uçuş alanı içerisinde arılar daha uzun süre nektar ve polen kaynağı bulabileceklerdir.
Yine bu arılıkların da rüzgarlara kapalı, özellikle kuzeye kapalı, araç, insan trafiği ve gürültüsünden uzak su bulunan yerlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.
Kovanların Açılması ve Arıda Çalışma :
Arıcılıkta başlangıçta dikkat edilmesi gereken uygulama, arılıkta dolaşırken ve çalışırken, arıdan korunmaya ve arıya zarar vermeden özen göstermektir. Bu uygulamaları özetlersek;
- Arılığa girerken yabancı kokular taşınmamalı
- Arıda yapacağımız çalışmaya göre giyimde tedbirli olunmalı (maske, gerekirse eldiven giyilmeli, koyu renkli ve çok ince giyinilmemeli)
- Kovan açılmadan önce körük yakılmalı ve kovan kesinlikle körüksüz açılmamalı
- Kovan açılırken dikkatli ve itinalı çalışılmalı, hoyrat davranılmamalı
- Koloninin kovan içi düzeni bozulmamalı, çerçeveler birbirinden aralıklı olmamalı ve yerleri değiştirilmemeli
- Çalışma sırasında telaş etmeden hızlı davranılmalı, özellikle nektar akışının az olduğu dönemlerde yağmacılığa neden olmamak için açılan kovanın işi kısa sürede bitirilerek kapatılmalıdır.
İlkbahar Bakım Ve Kontrolleri :
Kış boyunca hava koşullarından etkilenmeyen koloniler, bahar geldiği zaman yaşamlarının en kritik dönemlerine girerler ve kolonilerin daha çok bu dönemde öldükleri görülür. Bunun nedeni sonbaharda bırakılan bal stokunun bitmesi, kış öncesi populasyonu oluşturan bireylerin yaşam sürelerini doldurmuş olması, bu dönemdeki kuluçka faaliyeti sonucu yeni doğan genç arıların kayıpların yerini dolduramaması ya da ana arının yaşlı ve verimsiz olması olabilir.
Hava sıcaklığının 15oC dolaylarına ulaştığı bahar başlangıcında ilkbahar kontrollerine başlanabilir. Bu kontrollerde öncelikle kovanda arı bulunup bulunmadığına bakılır. Arısı ölmüş kovanlar arılıktan çıkartılarak uçuk delikleri kapatılır.
Arısı yaşayan kovanlarda ise bal stoku ve ana arı kontrolü yapılır. Ana arısız kolonilere rastlanırsa, bunlar ergin arılarının değerlendirilmesi amacıyla ana arılı koloniler ile birleştirilir. Bal stoku yetersiz görülen kolonilere katı yem(kek) verilerek bu dönemdeki besin ihtiyaçları karşılanır. Kovan içerisinden kış boyunca oluşan ve arılar tarafından dışarı atılamayan kaba pislikler temizlenir. Kovan içerisinde arının basmadığı çerçeveler var ise bunlar çıkartılarak arıların toplu ve sıkışık bir durumda olması sağlanır. Kovan uçuş delikleri kontrol edilerek geniş olanlar daraltılır. Bu dönemde kuluçka faaliyeti hızlanmadan varroa mücadelesi yapılmalıdır.
Doğada polen kaynaklarının oluşması ve ortam ısısının 17oCnin üzerine çıkması ile birlikte bahar şuruplamasına başlanmalıdır. Bu dönemde su/şeker oranı 1/1 olmalı, bir hacim su ısıtılıp bir hacim şekerle karıştırılarak şurup hazırlanmalıdır. Şurup hazırlanırken şeker karıştırıldıktan sonra kesinlikle kaynatılmamasına, su kaynatılacaksa şeker karıştırılmadan önce yapılmasına dikkat edilmelidir. Bunun nedeni kaynatılan şekerli şurubun (karamelize olmuş) arının sindirim sistemine zarar vermesidir.
Bu şekilde hazırlanan şeker şurubuna, kıştan yeni çıkan arıları korumak ve bu riskli dönemde hastalıklara karşı vitamin ve antibiyotik katılabilir. Şerbet verilirken yağmacılığa neden olmamak için bu uygulama akşama doğru yapılmalı, çalışma sırasında kovan dışına şerbet dökülmemelidir. Şerbet, arıların gücüne göre, her koloninin 1-2 gün içerisinde tüketebileceği kadar verilmeli, fazlası verilmemelidir.
Arıların şerbeti yemeleri sonucu süt salgı bezleri gelişir. Polen akışı ile birlikte koloni gücü ve ana arı yaşına orantılı olarak kuluçka faaliyeti hızlanır. Kolonileri, doğal kaynaklardan besin ihtiyaçlarını karşılayabileceği döneme kadar beslemeye devam edilmelidir.
Suni Oğul Üretimi (Bölme) :
Yeterince güçlenen bal arıları ana arı yenileme, neslin devamı, ana arıya yumurtlama ve kendilerine bal depolama alanı sağlamak amacıyla doğal olarak oğul verirler. Ancak bu işlem arıların ana nektar akımı dönemine girişine rastladığı için modern arıcılıkta verimliliği düşüren bir özellik olarak kabul edilir. Bu nedenle koloniler yeterince güçlü ise ve arı sayısı artırılmak isteniyor ise ana nektar akımı dönemi öncesinde bölme yapılarak daha kontrollü olarak arı sayısı artırılabilir. Ayrıca kovanlardan çıkan bütün oğulların yakalanabileceği garantisi de olmadığından bu kayıpta önlenmiş olur.
Doğal oğlu önlemek için şu tedbirler alınabilir:
- Ana arının kanatlarının kesilmesi
- Oğul meyli fazla olan kolonilerle çalışmamak
- Kovan havalandırmasını artırmak
- Kovan serinliğini sağlayacak önlemler almak
- Bal depolama ve kuluçka alanı sağlamak amacıyla bol miktarda petek vermek (oğul döneminde)
- Ana arı yüksüklerinin bozulması
Bir kolonide bütün bu önlemlere rağmen oğul meyli başlamış ise bu koloninin oğul vermesi kaçınılmazdır. Bu durumda yapılması gereken işlem Bölme yöntemiyle suni oğul üretmektir.
Yapay oğul yönteminde mümkünse yeni oluşturulan koloniye hazır, çiftleşmiş ana arı verilmelidir. Böylece kazanılan yeni koloninin kısa sürede gelişerek ana nektar akımı dönemine yetişmesi sağlanabilir. Çiftleşmiş ana arı bulunamıyor ise arıcıların uygulayacağı bir yöntem ; arılıkta performansı bilinen verimi yüksek bir koloninin ana arısı 2-3 çerçeve ile birlikte bir ruşet kovana alınarak bu koloni şerbetle beslenmeye başlanır. 3 gün sonra yapılan kontrolde arıların yaptığı doğal memelerden kapatılmış olanları yaşlılardan yapılmış olduğu için bunlar imha edilerek genç larvalardan yapılan ana arı yüksükleri bırakılır. Ana arının alınmasından 8-9 gün sonra güçlü kolonilerden 1 adet arılı yavrulu, 1 adet de arılı ballı çerçeveden oluşan 2 çerçeve bölüm yapılarak anası alınan kolonide yetiştirilen doğal ana arı yüksükleri kesilerek birer tane bu bölümlere takılır. Böylece hazırlanan bölme kontrol altında tutulur, ana arının çıkışı ve çiftleşmesi kontrol edilir. Ana arının çiftleşerek yumurta atmaya başlamasından sonra bu koloninin gelişimini hızlandırmak amacıyla arılı yavrulu takviye çerçevesi verilebilir.
Arılara Ballık (Kat) Verilmesi :
Bal akım döneminde gelişimini tamamlayan koloniler 10 çerçeveye ulaşarak kuluçkalığı doldururlar. Bu duruma gelen kolonilere kuluçka ve bal depolama alanı sağlamak amacıyla ballık (kat) verilmelidir.
Ballık verilirken kuluçkalığın her iki tarafından ilk ve son çerçeveler, yani tamamen ballı ya da çıkmak üzere kapalı yavrulu 2 çerçeve ballığa alınarak bunların yerine kapalı yavrulu 2 çerçeve dış kenarlara kaydırılarak 2. Ve 9. Çerçeve olarak temel petek takılı iki yana çerçeve yerleştirilir. Bal akış hızına göre 5-7 gün sonra ballı-kapalı yavrulu 2 çerçeve ballığa alınarak yine aynı şekilde 2 temel petek takılarak çerçeve verilir. Böylece kuluçkalıkta ana arıya yumurta atabileceği alan sağlanırken öte yandan kuluçkalıktaki petekler değiştirilerek yenilenmiş olur. Bu arada bal akışı yeterince hızlı ise ballığa da çerçeve verilmesi gerekir. Buraya hazır kabarmış petek verilir ise arıların mum salgılamak için fazlaca bal tüketmelerinin gerek kalmayacağından daha ekonomik davranılmış olunacaktır. Kabarmış petek yok ise ballığa temel petek verilebilir. Böylece petekli bal elde edilmek isteniyor ise daha güzel görünümlü petekli bal elde edilmiş olunur.
kaynak ziraatci.com