YEMEKLİK KIRMIZI PANCAR Kök ve Pancar
Yemeklik pancarın kökü, tipik kazık köktür. Kökün üst kısmı ve hypokotil beraberce bitkinin yumrusunu oluşturur. Genelde pancarda yan kökler meydana gelmez. Çok ender durumda yumru üzerinden, yumrunun kökle birleşim yerinden ve daha çok kazık kökün uç kısmından yan kökler çıkabilir. Yan köklerden, ikinci derecede yan kökler de çıkabilir. Ana kazık kökten yan köklerin çıkması, şekil bozukluğu göstermesi, dallanabilir ve çatallanabilir olması, toprakta suyun azalmasından veya kuraklıktan, toprağın katı, killi ve iri taşlı olmasından kaynaklanır. Halbuki, kumlu, tınlı ve rutubetli topraklarda ana kök kolay kolay dallanmaz. Kazık kök toprak yapısına, toprağın rutubet miktarına bağlı olarak 1-1,5 m derine kadar inebilir. Kuru topraklarda kökün derine inişi artar. Bu yüzden pancar bitkisi ve özellikle uzun ve orta uzun yumruya sahip pancarlar kuraklığa karşı daha dayanıklıdır. Kazık kök üzerindeki kılcal köklerin etrafa yayılması fazla olmaz ve en fazla 40-50 cm lik bir çap içinde kalır. Pancar, hypokotilin kalınlaşması ve kısmen kazık kökün üst kısmını doldurmasıyla meydana gelir (Şekil 8.1).
Şekil 8.1.Pancar yumrusu ve kök şekli
Başlangıçta bitki genç iken, kök ve kotiledon yapraklar arasındaki beyaz veya kırmızı renkli hypokotil belirgin değildir. Bu yüzden bitki sadece kök veya beyaz gövdeli bir görünümdedir. Bu beyaz kısım uzamaya ve yavaş yavaş kalınlaşmaya başlayarak hypokotil kendisini belli eder. Kök ve toprak üst kısımlarının karşılıklı etkilenmesiyle hypokotil toprak üstüne doğru çekilir ve böylece pancar yumrusu toprak üstünde oluşur. Ancak Şekil 8.1’de görüldüğü gibi, bazı çeşitlerde pancarın yarısı veya tamamı toprak içinde de kalabilir. Pancarın toprak üstünde oluşması hasatta kolaylık ve temizlik yönünden aranan bir özelliktir.
Pancar yumrusunun oluşumunda iki ayrı devre saptanır. Bunlardan birincisi primer vejetatif büyüme, ikincisi sekonder kalınlaşma ve olgunlaşma, yani yedek besin maddelerinin yumruda depolanmasıyla, pancar yumrusunun oluşmasıdır. Bu iki devre birbiri ardına ortaya çıkmaz, içiçe girmiş vaziyettedir. Her iki aktivite,
Primer vejetatif büyüme -> Yedek besin organ oluşturma (yumru meydana getirme)
<-
şeklinde karşılıklı iletişim içendedir. Gelişme dengesi, duruma göre sağa veya sola kayar, ancak birisi daima öne geçer. Bu dengenin oluşumuna bitki yaşı, genetik yapı, büyüme koşulları gibi çeşitli faktörlerin etkisi vardır. Genç yaşta primer vejetatif büyüme ağırlık kazanırken, orta ve geç yaşa doğru yedek besin maddesi birikmesi, yumru oluşması hızlanır. Geççi pancar çeşitlerde yedek besin maddelerinin depolanması ve yumru oluşumu, erkenci çeşitlere karşın daha uzun bir sürede meydana gelir. Yumru oluşturma koşulları içinde en önemlisi, sıcaklık ve toprak nemidir. Fazla sıcaklık vejetatif gelişmeyi yavaşlatarak ve yaprakların fazlalaşmasını azaltarak, yumru depolanmasını teşvik eder. Ancak bu durumda yapraklar iyi teşekkül etmediğinden ve özümlemeyle yapraklarda fazla miktarda besin maddesi oluşturulamadığından, yumru küçük kalır. Düşük sıcaklık ve kuru toprak koşulları hem depolama ve hem de yumru büyümesini geciktirir. Vejetatif gelişme dönemini uzatır. Sıcaklık ve nemin yeteri derecede olması, öncelikle yaprak oluşumunu arttırır, daha sonra fazla oluşan besin maddeleri yumruda toplanmaya başlar ve bu durum yumrunun istenilen büyüklüğü almasını sağlar. Sonuçta yumru oluşmasında ikinci faktörün, bitki beslenmesi olduğu görülür. Yeteri derecede besin maddesi toprakta bulunmazsa, yumru oluşumu istenen düzeyde olamaz. Çevre koşulları, pancar yumru formuna, erkenciliğine de etkili olur ve verimin azalıp çoğalması üzerinde rol oynar. Yine ekim sıklığı, özellikle pancar formunu büyük ölçüde etkiler. Fazla sık tohum ekiminde, genetik yuvarlak çeşitlerin ovalleştiği ve pancar yumrusunun uzun formlu bir şekil aldığı tespit edilir. Pancar yumrusu, yuvarlaktan başlayarak, basık, yuvarlak, uzun yuvarlak, silindirik ve konik formlar gösterir (Şekil 8.2). Piyasada tutunan çeşitler yuvarlak, hafif basık yuvarlak olanlarıdır. Pancar yumru çapı, 3-15 cm arasında değişim gösterir ve ideal çap 5-7 cm’dir. Bir pancar yumrusu 40-50 gr küçük ağırlıktan başlayarak, normal 150-300 gr ve büyük 500 ve hatta 1000 gr ağırlığa kadar çıkar.
Pancar yumrusu sarı, beyaz, kirli beyazdan, turuncu, kırmızı çizgili, kırmızı, koyu kırmızı, koyu vişne çürüğü kırmızıya kadar renk değişimi gösterir. Yumru rengine, çeşit özelliği yanında, toprak koşullarının (sıcaklık, nem gibi) etkisi bulunmaktadır. Yemeklik pancarlarda kök rengi daha çok kırmızı ve koyu kırmızıdır. Zaten pazarlarda aranan çeşitler koyu kırmızı renklidir. Pancarda renk değişik pigmentlerin etkisiyle oluşur. Azot içeren Anthocyene maddesi menekşe, Flavocyanine maddesi de sarı ve portakal rengini meydana getirir. ARONOFF ve ARONOFF (1948), renk oluşturan komponent sayısının 11 olduğunu ve bunların 5’nin mor, 3’nün sarı ve 3’nün portakal rengin oluşmasına etki yaptığını açıklar. Bu renk pigmentlerinin karışım miktarına göre pancarda renk oluşur. Pancarın enine kesiti alındığında, havuç ve turptan ayrı bir durum olarak, halka halka bir görünüm ortaya çıkar. Bazı çeşitlerde halkalar bariz olup, halka arasında beyaz renkli bir kuşak vardır. Bu kuşak oluşması aslında istenmeyen bir özelliktir (Şekil 8.3).
Şekil 8.2. Pancar yumrusu yuvarlak ve uzun silindirik şekil
(HÖSSLIN, MAPPES ve STEIB 1964)
Şekil 8.3. Pancarın enine kesiti.
Kaynak: Genel Sebzecilik Kitabı Prof. Dr. Atila Günay