fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ZİRAÎ MÜCADELE İLÂÇLARI VE HALK SAĞLIĞI

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • ZİRAÎ MÜCADELE İLÂÇLARI VE HALK SAĞLIĞI

    ZİRAÎ MÜCADELE İLÂÇ VE ÂLETLERİ ENSTİTÜSÜ ÇALIŞMALARINDAN
    ZİRAÎ MÜCADELE İLÂÇLARI VE HALK SAĞLIĞI
    Talip ÖDEN

    Nufusumuzun süratle artması neticesi olarak, bu gün memleketimizin
    çözmek, zorunda olduğu en büyük problemlerinden biri de, artan nüfusa
    yetecek nisbette ziraî istihsal yapabilmesidir. Ziraî istihsalin artması, yalnız
    yurt içindeki istihlak bakımından değil; ihtiyacıımız olan dövizin temini için,
    istihsal fazlasının ihracı bakımından da önemlidir. Ziraî istihsalin kalite ve
    kantite yönünden artmasını önleyen sebeblerin arasında bunlara arız olan
    zararlılar en önemli faktördür. Bu gün bitki zararlıları yüzünden millî ekonomideki
    ziraî kaybımızın 1.5 milyar liranın üzerinde olduğu tahmin edilmektedir.
    Ziraî mücadele ilâçları kullanılmadığı takdirde U.S.A. da hali
    hazırdaki patates, elma, narenciye ve pamuk istihsalinin % 50, et, süt ve yün
    istihsalinin en az % 25 azalacağı ifade edilmektedir (FAO, 1961). Ziraî ürünlerimizin,
    gerek artan nüfusa yetecek ve gerekse dünya pazarlarında yer alabilecek
    şekilde kantite ve kalitelerinin yüksek olması, ancak bilgili şekilde
    bunların zararlı ve hastalıkları ile mücadele etmekle mümkün olur. Bu gün
    sağlık hizmetleri de daha ziyade koruyucu hekimlik sahasına yöneltildiğine
    göre, iyi gıdalanma ve yaşama standardının yükselmesi halk sağlığı mevzuundaki
    önemli problemleri de çözmüş olacaktır.
    Dünyanın her tarafında olduğu gibi, memleketimizde de ziraî mücadele
    ilâçlarının kullanılışı artmaktadır, 1952 de Türkiye de imal edilen ilâç miktarı,
    7167 ton iken, 1959 da 15.000 ton civarına yükselmiştir. Ziraî istihsalimizi,
    önümüzdeki yıllar arzu edilen seviyeye çıkarmak için, tahminen 50.000 ton
    ziraî mücadele ilâcına ihtiyacımız vardır (Ayhangil, 1960). Ayrıca, esasen
    ziraî mücadele ilâcı olup da sağlık sahasında sivrisinek, bit, ev sineği ve
    diğer hastalık taşıyan böceklerin mücadelesinde kullanılan DDT, Dieldrin,
    BHC, Malathion Diazinon gibi insektisidler vardır ki, bunların ilâvesi ile de
    ihtiyacımız olan miktar daha da artacaktır.
    Ziraî Mücadele ilâçlarının çok geniş tatbikat sahası bulması, bunları
    kullananlara ve diğer insan ve sıcak kanlı hayvanlara zararlı olmadan, bitki
    zararlılarına karşı nasıl kullanılacağı problemini ortaya çıkarmıştır. Bir çok
    memleketlerde mevzii olarak vuku bulan kazalara dayanılarak, çeşitli otori-
    257
    teler tarafından ziraî mücadele ilâçlarının kullanılmasına karşı itirazlar
    yapılmaktadır. Bilhassa, son senelerde U.S.A. da Miss Rachel Oarson'un
    «Silent Sprâng» adlı eseri geniş tepkiler yaratmıştır. Miss Carson, ziraî mücadele
    ilâçlarının insan ve hayvanları zehirlediğini, tabiatı tahrip ettiğini ve
    su kaynaklarını bulaştırdığını ifade ederek, bunların kullanılmasının meneditoesini
    istemektedir. Yaratılan tepkiye karşı, Başkan Kennedy'nin İlmi
    İstişare Komitesinin (President's Science Advisory Comittee) Başkana verdiği
    raporda, ziraî mücadele ilâçlarının ziraî istihsalde, kalite ve kantite
    bakımından, büyük gelişmeler sağladığını, ziraî ihtiyacın, ilâçların geniş şekilde
    kullanılmasına bağlı olduğunu ve ilâçlar sayesinde bir çok mahsûllerin
    ekonomik olarak istihsal edildiğini belirtmiştir. FAO (1959) toplantısında
    da ziraî mücadele ilâçlarının önemi şu şekilde ifade edilmiştir : «Bu gün,
    dünyanın bazı bölgelerinde, gıda istihsalinde ziraî mücadele ilâçlarından,
    bilgili şekilde istifade edilmesi taraftarı olanlara karşı hücum etmeğe bir
    temayül vardır. Halbuki dünya, ziraat sahasına, ormanlara ve çiftlik hayvanlarına,
    mücadele edilmediği taktirde büyük zarar verecek olan böcek ve
    hastalıkların mücadelesi için gayret sarfedenlere çok şey borçludur. Genel
    olarak hükümetler ve umumî sağlık servisleri faal ve yaygaracı gruplar
    tarafından müthiş tazyiklere maruz kalmaktadır...»
    Bu gün, ziraatta kullanılan ilâçlar resmî ve Özel bir çok araştırma merkezlerinin
    geniş çalışmaları neticesinde bulunmuştur. İnkişaflarının ve kullamlmalanmn
    her devresinde, insan sağlığı için emniyet esas düşüncedir.
    Bunları tatbikte başlıca gaye, faydalarının en yüksek ve zararlarının en düşük
    seviyede olacak şekilde kullanılmasıdır. İnsanlara tehlikeleri bakımından,
    tıbbî üâç, patlayıcı madde ve motorlu taşıt kazaları ile daima mukayese
    edilebilirler. Bunlar tavsiye edildiği şekilde kullanılırsa faydalı, hatalı
    ve yanlış kullanılırsa zararlıdır.
    Ayni durum, gıdalarımızda tabiî olarak bulunan bakır, manganez, çinko,
    kobalt, krom, flor ve selenium gibi maddeler için de doğrudur. Bunların
    'az miktarları sıhhat için faydalı, fazla miktarları zehirlidir.
    Ziraî mücadele ilâçlarının kullanılması neticesi meydana gelen kazalar
    hakkında yeteri kadar bilgiye sahip değiliz. Bu sahadaki hayati istatistikler
    noksandır. Tunca (1991) memleketimizde 1957, 1958 ve 1959 senelerinde zehirlenmeler
    ile ölümün 100,000 nüfusta sırasile 2.3, 2,8 ve 2,5, motorlu taşıt
    kazaları neticesinde ölümün ise 9.9, 8.6 ve 8,2 olduğunu ifade etmektedir.
    Zehirlenmelerin, hangi sebeblerden maydana geldiği belirtilmemiştir. Ziraî
    ilâçların sebeb olduğu ölüm muhakkak ki bu rakamların çok 'altındadır.
    İsrail de Negev mıntıkasında (lı05,000 nüfuslu, bunun 60.000 köy ve çiftlikte
    yaşamaktadır) 1959 - 1960 arasında parathiondan iiki şahıs Öknüş, organik
    fosforlu insektisidlerle çalışan 588 işçinin muayenesinde 200 kişinin Kolinesteras
    (Cholinesterase) mm tehlikeli seviyenin çok altına düştüğü tesbit
    edilmiş ve evde parathion'dan 19 zehirlenme olmuş, yedisi ölmüştür (Aman,
    1962). U.S.A. da ziraî mücadele ilâçlarının her sene sebeb olduğu ölüm 150
    civarındadır (Hayes, 1962). Japonya için istatistikler, bu memlekette 1953 ?
    1958 yılları arasında, parathion zehirlenmesinden 3.000 den fazla insanın öldüğünü
    göstermektedir (Namba, 1961). Buna rağmen, Namba (1961) «Çeltik
    ziraatında parathion kullanılmaya başlandığından beri pirinç istihsali çok
    258
    artmış ve gıda noksanlığı problemi çözülmüştür..» diye ifade etmektedir.
    Hindistan'ın Kerala eyaletinde hububatın parathion ile bulaşması sonucu
    100 insan ölmüştür (Karunakaran, 1958). Suriye ve Ürdün'de 1958 de ziraî
    mücadele ilâçları sebebi ile 67 ve 20 ölüm olmuştur (WHO, 1959).
    Görülüyor ki dünyanın her tarafında ziraî ilâçların .kullanılması neticesinde,
    bir çok kazalar olmaktadır. Fakat daha teferruatlı analizler, bu kazaların
    bilgisizlik ve dikkatsizlik neticesi olduğunu göstermektedir. Nitekim,
    Diyarbakır civarındaki Porphyria vak'aları, hexachlorobenzene ile ilaçlanmış
    hububatın yenmesinden, 1962 de Konya'da vukubulan parathion zehirlenmeleri
    de vücudun ve elbiselerin bu ilâçlar yıkanmasından ileri gelmiştir.
    Kazalar, başka alternatif olmadığı müddetçe, faydalı olanı kaldırmakla değil,
    gerekli tedbirleri almakla önlenir. Zehirli ve tehlikeli oldukları iddia
    edilerek kullanılmalarını önlemek isteyenler olmasına rağmen, ziraî mücadele
    ilâçlarının tatbikatı devam etmekte ve artmaktadır. Bununla beraber
    ziraî ilâçlarla meydana gelen hakiki zehirlenmelerin azalıp veya çoğaldığım
    gösterir inanılır bilgileri toplamak mümkün değildir. Ekseriya en tesirli olan
    ziraî ilâçlar, bazan en toksik olmakla beraber, tavsiye edilen şekilde kullanıldıkları
    zaman endişe edilecek bir zarara hiç bir zaman sebep olmazlar.
    Bu gün, memleketimizinde âza olduğu bir çok milletlerarası organizasyonlar
    ziraî mücadele ilâçlarının insan ve sıcak kanlı hayvanlara olan tehlikeleri
    üzerinde çalışmakta ve gerekli tavsiyeleri yapmaktadır. WHO (1962)
    halk sağlığı sahasında insektisid tatbik edenler için. alınması lüzumlu tedbirleri
    izah etmektedir ki, bu tedbirler ziraî mücadele sahasında çalışanlar
    için de uygulanabilir. Memleketimizde tarım sektöründe çalışanlar, diğer
    sektörlerde çalışanlara nazaran çok fazladır ve bunların bilhassa sağlık
    problemlerine gösterilen ilgi azdır. Endüstri işçilerinin, çalıştıkları toksik
    maddeler sebebi ile vukubulacak tehlikeleri bir çok memleketlerde ve bizde
    devlet tarafından kontrol edilmekte ve kendileri işleri ile ilgili her çeşit
    kazaya karşı sigorta ettirilmektedir. Fakat tarım işçileri müstakil ünite veya
    aile üniteleri oldukları için, ilâç tehlikelerine karşı bunların sağlıklarını kanunlarla
    muhafaza etmek güçtür. Her hangi bir kaza halinde, ilk yardım
    imkânlarının kolaylıkla temin edilememesi, tarım işçilerinin ilâç tehlikelerini
    bilecek kültürde olmaması, problemin en kısa ve tesirli şekilde çözülmesini
    önleyen faktörlerdir. İlâç tehlikeleri yalnız Tarım Bakanlığı'nm gayretleri
    ile önlenemez. Tarım, Sağlık ve Sosyal Yardım ve Çalışma Bakanlıkları
    arasında sıkı bir işbirliğine ihtiyaç vardır. Koruyucu hekimliğin gayesi,
    halka nasıl daha sıhhatli yaşayacaklarım öğretmek olduğuna göre, toplumun
    sağlık problemleri planlanırken, en küçük ünitedeki tarım işçilerinin ve
    müstehlikin ilâç zehirlenmelerine karşı durumları da nazarı itibare alınmalıdır.
    Bir çok memleketlerde zehirlenmeler için tedavi merkezleri bulunmaktadır.
    Bizde bu şekilde merkezler açılması henüz imkânsız olmakla beraber,
    her çeşit sağlık servislerinde çalışanların ziraî mücadele ilâçları toksikolojisi
    mevzuunda da yetiştirilmesi, herhangi bir durumda ilk yardımın
    derhal yapılabilmesini sağlıyaeaktır. Ziraî Mücadele ilâçlarının toksikolojik
    meselelerini memleket seviyesinde ele alabilecek bir laboratuvarın kurulması
    (Hoph, 1960) tarafından tavsiye edilmiş olmasına rağmen, maalesef bu
    güne kadar gerçekleşmemiştir. Ziraî ilâçlardan korunma tedbirleri, bu ilâçlara
    ait kimyevi, fiziki, toksikolojik, biyolojik özelliklerin ve memleketin
    259
    muhtelif mmtıkalarındaki insanların beslenmesinde hangi .gıdaların ne nisbette
    yer aldığının bilinmesine geniş ölçüde dayandığına göre, böyle bir
    laiboratuvar olmaksızın bakiye 'tayinlerinden elde edilen neticeler, bütün
    vüsatiyle kullanılamaz. İlâçların tescil sistemlerini ve dağıtımını kontrol ile
    de ilâçların tehlikeleri önlenebilir. FAO (1961) bu şekilde kontrol için bazı
    tavsiyeler yapmaktadır. Toksik ilâçların dağıtımım ve tescilini kontrol, bilhassa
    iyi yetişmemiş memleketler için önemlidir, ilâçlar çeşitli insanlar
    tarafından kuUamldığmdan, herhangi bir ilâcın tatbikatında, zehirli olduğu
    görülürse, bunun dağıtımı ve kullanılışı resmi otoritelerce kontrol edilebilmelidir.
    Tarım, Sağlık, Çalışma ve Tabiatı Koruma otoriteleri her zanaan bir
    araya gelerek, ilâcın kullanılmasından evvel, kullanma şartlan üzerinde mutabakata
    varmalıdırlar. İlâcın emin kullanılması için varılacak mutabakat;
    1) ilâçm hangi yenilecek nebatlara karşı kullanılmasının yasak olduğu; 2)
    her tatbikat için maksimum doz; 3) maksimum tatbikat adedi; 4) hasat ve
    son tatbikat arasındaki zamana ait bilgileri ihtiva etmelidir.
    L İ T E R A T Ü R
    Arman, A., 1962. Accidental poisoning from Agricultural pesticides.
    Bul!. Wld. Hlth. Org. 26, 109.
    Ayhangil, H., 1960. Ziraî Mücadele İlâçlarının önemi ve Türkiyede ziraat
    ilâçları Bit. Kor. Bül. 1 ( 6 ) 31 - 34.
    FAO, 1959. Report of a meeting of the FAO Panel of Experts on the use
    of Pesticides in Agriculture, held in Rome, 6 - 1 3 april 1959.
    Meeting Report No : 1959/3
    FAO, 1961. Report of a Meeting of the FAO Panel of Experts on the Use
    of Pesticides in Agriculture held joîntly by WHO Expert Comittee
    on Pesticide Residues on Prînciples Governing Consumer
    Safety in Relation to Pesticides Residues, held in Rome 9 - 1 6
    October 1961. PI/1961/11.
    Hayes, W. J., Jr., 1962. Occupational hazards in the manufacture, transportatîon
    and use of pesticides in agriculture. FAO Conference
    on Pesticides in Agriculture, held in Rome, 1 2 - 1 7 november
    1962, VVorki'ng paper.
    Hopf, H. S., 1960 Report to Turkîsh Government on Plânt Protection Chemicads
    and Equipment İnstitute. FAO Report No 1204, Proj.
    /Tur./TE/PL
    Karunakaran, C. O., 1958. The Kerala Food poisoning. J. İndian Med. Assoc.
    31 ( 5 ) 204 - 207.
    260
    Namba, T., 1961. Oxime therapy for poisoning foy alklphosphate insecticides.
    Proc. 13 th. International Congress on Occupaıtional Health,
    New York, N. T. 757 - 758. .
    Tunca, Y. 1961 Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Çalışmaları ve Tıbbî
    İstatistik Yıllığı 1956 - 1959. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı
    Yayınlarından No. 265.
    WHO, 1959. İnfor. Circ. on Toxicîty of Pesticides to man No. 2 Mimeo.
    rept. 1959.
    WHO, 1962. Toxic hazards of pesticides to man. Twelfth report of the
    Expert Comîttee on Insecticides. VVorld Health Organ. Tech. Rep.
    Ser. 227.
    Plant Protectîon Chemicals and Public Headlth. A general discussion
    of pesticides used in Agriculture and public health.
    261
Working...
X