fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

SENİ ANDIM EFENDİM... (Rıfat ARAZ)

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • SENİ ANDIM EFENDİM... (Rıfat ARAZ)

    SENİ ANDIM EFENDİM...

    I.
    Rahmân ve Rahîm olan bir Allah’ın adıyla;
    Başladığım bu sözde seni andım Efendim!..
    Ney misâli dağlandım ayrılığın oduyla;
    Düştüm o gül rengine yandım yandım Efendim!..

    II.
    Âdemden gelen bir nûr kararıp nasıl söner?
    Şirkle nasıl örülür bir ömrün itibârı?..
    Nefsin o saf edâsı, inkâra nasıl döner?
    Kalpten nasıl sökülür bir adalet damarı?..

    Yedi kat göğü tutu çiçeklerin çığlığı…
    Kan kokan o karanlık, hangi putun isyânı?..
    Dinsin, dursun, durulsun umudun hıçkırığı;
    Kumlara inen nûrun şavkı aldı dört yanı!..

    Kisra’nın temelinde çöktü bir bir sütunlar;
    Söndü ateşgedeler tarihe düştü külü!..
    Silindi ne şerefler, dağıldı nice şanlar;
    Hilkâtin ateşinde kurudu Sava gölü!..

    Sende ihlâs, metânet, sendedir izzet, azim;
    Rahmet ile donandı, aşk ile döndü âlem!..
    Âdil sensin, Emin sen, sen ey öksüz, ey yetim;
    Seninle aşka düştü aşk ile levh-ü kalem!..

    III.
    Sen kuşandın Hirâ’da sabır yüklü çileyi;
    Çektiğin her acıda bin derdin dermânı var!..
    Sen yardın himmet ile o gökteki şûleyi;
    Taif’te şafaklara akseden gül kanı var!..

    Canında doğan nûru, kalp gözünle okudun;
    Bir içli çölde verdin en ağır imtihanı!..
    Takvânın tezgâhında bir sevdâyı dokudun;
    Uyardın, müjdeledin, şahit tuttun zamanı!..

    Tevhît ile yoğurdun kaç yüreğin özünü;
    Elif elif nakşoldu nabzına inen fermân!..
    Ömrün hüzün yılında hasret yakan izini;
    Vuslâtın nûru ile Mir’âç’ta buldu cihân!..

    Açtı hicret gülleri ensârın gülzârında;
    Sen canlara bir cansın, cânânsın sen Efendim!..
    Gül gül ile kaynaştı kardeşlik kararında;
    Okunan gül kokulu Kur’ân’sın sen Efendim!..

    IV.
    Bedir’de bir vaattir Mevlâ’dan inen çağrı;
    Melekler, ashâp ile iç içe aynı safta!..
    Yağdı rahmet bulutu, yeşerdi çölün bağrı;
    Âlem âlem içinde tesbih eder tavafta!..

    Uhut’da gül matemi damladı dağdan taşa;
    Eğildi edep ile gül üstüne âsuman!..
    Hayber’de hamd sancağı dikildi arzdan arşa;
    Al tüllere büründü güle döndü gülistân!..

    Varlığın sırrı sende, sendedir aşk iksiri.
    İrâdenle dağıldı idrâki ezen efkâr!..
    Kırıldı şirk zinciri ikbâle erdi esir;
    Açıldı gül kapısı Kâ’be’ye geldi bahar!..

    Kaynayan parmağından kaç ensar suya kandı?
    Sen damlada bir deryâ, ummansın sen Efendim!..
    Hem yer ehli gök ehli, melekler seni andı;
    Âlemleri şerh eden lisânsın sen Efendim!..

    V.
    O derin duâlarda titreyen her dileğin;
    Şefâat nağmesidir merhâmet pınarında!..
    Bir kulluğun yükünü canda eler eleğin;
    Kaç mahşeri yaşadın o gönül diyârında?..

    Beyaz, sarı, al güller senden aldı rengini;
    Seninle vecde geldi başımda dönen rüzgâr!..
    Dilim nasıl anlatır bu aşkın ahengini?
    Mâ’rifet ikliminde kızardı, açtı gülzâr!..

    Sen, canını Mevlâ’ya kalbini kula verdin;
    Bağladın gök ipini sonsuz olan bir sona!..
    Sen özünde âlemi, âlemde özü gördün;
    Ötenin ötesinden haber sundun dört yana!..

    Melekler salat eder, selâm eder şânına;
    Devrân içinde dönen devrânsın sen Efendim!..
    Takdirin tedbir anı, şahittir imânına;
    Sen gönül sahibine mihmânsın sen Efendim!..

    VI.
    Âh bu âlem içinde, ne oldu bende bana?
    Sana hangi hâlimle, hangi yüzle geleyim?..
    Od almış bir yüreği açmışım senden yana;
    Dinmeyen gözyaşımı bir umut ver, sileyim!..

    Bir bir kalktı hudutlar mülküm, malım kalmadı;
    Her secdede değişti renk, ahenk, biçim, edâ!..
    Sınandım nefes nefes tende hâlim kalmadı;
    Aşkınla yanan canım uğruna oldu fedâ!..

    Her sözün bir diriliş, bir kâinat kitabı;
    Sen ezeli bağladın ebedîn menziline!..
    Sezdin inceden ince bir ilâhî hesabı;
    Hakkı teslim eyledin o hakkın Vekil’ine!..

    Zamanı arla süzdün, aşkla sundun âleme;
    Sen mü’minin nabzında mîzânsın sen Efendim!..
    Âh bu aşkın ahvâli nasıl yansır kaleme?
    Bir Sultan’a can sunan Sultan’sın sen Efendim!..


    Rıfat ARAZ
Working...
X