Evet Mescid-i Şerifte hurma ağacından olan kuru direk, Resul-i Ekrem(peygamberimiz) Aleyhissalâtü Vesselâm hutbe okurken ona dayanıyordu. Sonra minber-i şerîf yapıldığı vakit, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm minbere çıkıp hutbeye başladı. Okurken, direk deve gibi enin edip ağladı; bütün cemaat işitti. Tâ Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm yanına geldi, elini üstüne koydu. Onunla konuştu, teselli verdi; sonra durdu. Şu mu'cize-i Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâm pek çok tarîklerle(yollarla), tevatür(yalan ihtimali olmayan haber) derecesinde nakledilmiştir.
Hazret-i Câbir tarîkında der ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hutbe okurken, Mescid-i Şerifte جِذْعُ النَّخْ denilen kuru direğe dayanıp, okurdu. Minber-i şerîf yapıldıktan sonra, minbere geçtiği vakit; direk tahammül edemeyerek, hamile deve gibi ses verip inleyerek ağladı. Hazret-i Enes tarîkında der ki: camus gibi ağladı, mescidi lerzeye getirdi. Sehl İbn-i Sa'd tarîkında der: Hem onun ağlaması üzerine, halklarda(cemaatte) ağlamak çoğaldı.
Hazret-i Übey İbn-il Kâ'b tarîkında diyor: Hem öyle ağladı ki, inşikak etti(yarıldı). Diğer bir tarîkta(yolla), Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etti:
Yani: "Onun mevkiinde okunan zikir ve hutbedeki zikr-i İlahînin iftirakındandır ağlaması." Diğer bir tarîkte ferman etmiş:Ben onu kucaklayıp teselli vermeseydim, Resulullah'ın iftirakından(ayrılığından) kıyamete kadar böyle ağlaması devam edecekti."
Hazret-i Câbir tarîkında der ki: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm hutbe okurken, Mescid-i Şerifte جِذْعُ النَّخْ denilen kuru direğe dayanıp, okurdu. Minber-i şerîf yapıldıktan sonra, minbere geçtiği vakit; direk tahammül edemeyerek, hamile deve gibi ses verip inleyerek ağladı. Hazret-i Enes tarîkında der ki: camus gibi ağladı, mescidi lerzeye getirdi. Sehl İbn-i Sa'd tarîkında der: Hem onun ağlaması üzerine, halklarda(cemaatte) ağlamak çoğaldı.
Hazret-i Übey İbn-il Kâ'b tarîkında diyor: Hem öyle ağladı ki, inşikak etti(yarıldı). Diğer bir tarîkta(yolla), Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etti:
Yani: "Onun mevkiinde okunan zikir ve hutbedeki zikr-i İlahînin iftirakındandır ağlaması." Diğer bir tarîkte ferman etmiş:Ben onu kucaklayıp teselli vermeseydim, Resulullah'ın iftirakından(ayrılığından) kıyamete kadar böyle ağlaması devam edecekti."

