fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

MSN sohbetinizi birileri dinliyor

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • MSN sohbetinizi birileri dinliyor

    Modern çagin renkli dekorunun ardindaki izbe, karanlik ve tezat dünyayi bize hatirlatmaya çalisan distopik kurgularin sikça basvurdugu 'hayatin formatlanmasi' meselesi her geçen gün biraz daha siradan gerçeklik halini aliyor. Yillar önce bir gün hayatimin
    önemli bir kismini içine doldurdugum ve salyangozun kabugu misali
    baglandigim dizüstü bilgisayarimin yedegini almaya karar vermistim. Içinde
    sadece kisisel degil ise yönelik birçok dosya bulundugundan kaybolmasi ya da
    çalinmasinin tam bir felaket olacagini fark etmistim. Yedekleri aldim, hatta
    çalinma riskine karsi yedek dosyalarini bile sifreledim ve eve döndüm.
    Detaylarini bu kösede zamaninda yazdigim için çok ayrintiya girmeyecegim ama
    o aksam Murphy'nin aksilikler ve aci tesadüfler zincirine esasli bir örnek
    olacak sekilde olmayacak islerin hepsi oldu ve bilgisayarimi ve yedek diski
    tasiyan çantam arabamin bagajindan bilmedigim (ve hâlâ merak ettigim) baska
    bir yere dogru yola koyuldu. Çalinan çantamin içinde ayni zamanda o dönem
    pek bir meshur olan PDA adli cep bilgisayarim, birkaç dakika önce sarji
    bittigi için içine attigim cep telefonum, anahtarlarim ve kisisel evraklarim
    da vardi.
    Özetle birkaç dakika içinde bütün telefon numaralarina, adreslere, e-posta
    yazismalarina, anlasma, sözlesme, haberler ve daha nice sey içeren dijital
    dosyalarima, sarkilarima, fotograflarima, sifrelerime, hazirladigim
    sitelerin kaynak kodlarina, yazmakta oldugum kitabimin yaridan fazlasinin
    bitmis haline, evimin ve gazetedeki odamin anahtarlarina veda etmistim.
    Bilgisayara benim kadar bagimli bir isiniz olmasa bile yikimin korkunçlugunu
    tahmin edebilirsiniz. Elbette hiçbir arastirma sonuç vermedi ve ben sahip
    olmamama ragmen birkaç ay daha taksitlerini ödemeye devam ettigim
    bilgisayarimi bir daha hiç görmedim.
    O zamandan beri bilgisayarimda neredeyse hiçbir sey tutmuyorum. Adresler,
    telefonlar, e-postalar, resimler, sarkilar, sik ziyaret edilen siteler;
    kisacasi mümkün olan her seyim internette. Neyse ki her geçen
    gün biraz daha gelismis hizmetler bunu daha da kolaylastiriyor. Bir dönem
    ciddi bir bütçe ayirmanizi gerektiren hizmetlerin artik misliyle gelismisi
    bedava. Böylece aslinda tam olarak nerede olduklarini bilmedigim hayatima
    dair kirintilarima internet tarayicimin penceresinden ulasabiliyorum.
    'Inter-net'in; yani ag denilen sey bu degil de nedir?
    Panzehirin kökünü zehirden almasi gibi dijital yasamin dertlerini yine
    dijital çözümlerle halletsek bile bu bizi yaniltmasin. Kendi kontrolümüz
    disindaki gelismeler konusunda hâlâ fazlasiyla korumasiz ve kirilganiz. Yani
    yukarida beni kurtarmis gibi görünen senaryoya bir de söyle bakalim: ya
    sifrelerim birilerinin eline geçerse?
    Yani ya bir gün bilgisayari açip fotograflarima, belgelerime ya da
    mektuplarima bakmak için baglandigimda birkaç saat önce çalisan sifrem
    islemez hale gelirse? Bütün bilgilerim ayni sekilde benden birer birer kopup
    giderse?
    Haydi bu bir ihtimal; biraz daha paranoyak düsünelim: ya birisi aslinda
    zaten sifrelerimi ele geçirmis de benimle birlikte bütün hayatimi an be an
    gözetliyorsa? Yazdigim ve aldigim her mektubu, yükledigim her fotografi,
    yarattigim her belgeyi, konustugum her kisiyi, konustuklarimi, gezdigim
    siteleri izliyorsa? Imkânsiz diyebilir misiniz buna? Üstelik istihbarat,
    teknik takip dedigimiz o bin yillik sanat zaten bu degil midir?
    Ben simdi size iki taraf arasinda sifresiz bir protokol kullandigi için
    devletin bütün MSN kayitlarini izledigini ve arsivledigini söylesem itiraz
    edebilir misiniz? Teknik olarak imkânsiz diyebilir misiniz? Gazetelere haber
    olarak geçen olaylardan o an dikkat çekmeyen birkaç örnek siralasam sasirir
    misiniz?
    Ben MSN kullanmiyorum ama kullaniyor olsaydim hemen getir.net/6es adresine
    gider ve SimpLite adli bedava MSN kriptolama uygulamasini yüklerdim.
    Dünyanin en yogun MSN nüfusuna sahip bir ülkede kullanicilarin hoyratligina
    mi yoksa bütün rakipleri sifreli ortama geçmisken Microsoft'un sifresiz
    devam etmesine mi sasmali bilemiyorum. Eger o mahrem sohbetlerin aslinda ne
    kadar uluorta oldugunu görmek isterseniz de getir.net/6et adresindeki küçük
    yazilimi yükleyin ve ta-*taa*! Iste aginizdaki bütün sohbetler ekraninizda
    canli yayinda! Siz bir de profesyonel olarak buna kafayi takanlarin
    yaptiklarini düsünün.
    Peki hadi sifrelerinizi kaptirmadiniz, *devletin* de sizi adamdan sayip
    takip ettigi yok. Peki bu Google'a, Facebook'a, ona, buna verdigimiz
    bilgiler ne oluyor? Üstelik gönüllü veriyoruz bir de!
    Özetleyecek olursak modern distopyamizin üç zayif noktasi var: bilgilerin
    sahipligi ve korunmasi, tehditlerin algilanmasi ve elenmesi, son olarak da
    tatsizliklara karsi en azindan basit tedbirlerin alinmasi.
    Galiba en iyi tedbir Intel'in kurucusu Andy Grove'un dedigini unutmamak:
    sadece paranoyaklar hayatta kalir!
Working...
X