Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Erdaş, Türkiye'deki barajların erozyon alanlarının yeterince ağaçlandırılamamasından dolayı toprakla dolduğunu ve ömürlerini tamamlamak üzere olduğunu söyledi.
KSÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Orhan Doğan ise üzerinde 116 istasyon merkezinde yapılan ölçümde 500 milyon metreküp toprağın erozyondan dolayı kaybolduğunu hatırlatarak, ABD ve Japonya'da bu gibi durumları önlemek için taşkın önleme barajlarının yapıldığına dikkat çekti.
Baraj Havzalarında Ormancılık Ulusal Sempozyumu KSÜ Prof. Dr. Osman Tekinel Konferans Salonu'nda başladı.
2 gün boyunca devam edecek sempozyumda 27 bildiri sunulacak. Sempozyuma çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin yanı sıra Çevre ve Orman Müdürlükleri ve DSİ yetkilileri ile öğrenciler katılım gösterdi.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan KSÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Erdaş, insanların yaşamlarının devam edebilmesi için su hava ve toprağın önemine değindi. Bunların yanında dünyada her saat 3 bin dönüm ormanlık alanın yok edildiği gerçeğini katılımcılarla paylaşan Erdaş, bu durumun insan hayatı için büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Barajların önemine dikkat çeken ve çeşitli sebeplerle birçoğunun ömürlerinin tamamlama noktasına geldiğini anlatan Erdaş, bunun başlıca sebeplerinden birinin barajın erozyon alanlarının yeterince ağaçlandırılmaması olduğunu söyledi.
Türkiye'de yıllar önce yapılan Keban, Kartalkaya ve Seyhan barajlarının bu sebepten dolayı toprakla dolarak ömürlerini tamamlamak üzere olduğunu ifade eden Erdaş, baraj göllerini koruyacak sorumlu makam bulunmadığını dile getirdi.
Barajın tamamlanmasından sonra su havzalarının korunmasını sağlayacak yetkili bir makam olmadığına değinen Erdaş, bu konuda herkese büyük görevler düştüğünü vurguladı.
Baraj havzalarında rehabilitasyon için ve su üretiminde sürekliliği sağlayabilmek için yapılması gerekenleri de sıralayan Erdaş, her barajın kendi gelirinden fon ayrılması gerektiğini, bu fonda biriken paralar ile de rehabilitasyon yapılmasına imkan doğacağını kaydetti.
KSÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Orhan Doğan ise yaptığı konuşmada, havzaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye'de akarsular üzerinde 116 istasyon merkezinde yapılan ölçümde 500 milyon metreküp toprağın erozyondan dolayı kaybolduğunu aktaran Doğan, erozyonla ilgili yeterince tedbir alınmamasının ve orman tahribatlarının bu sonuçları doğurduğunu kaydetti.
ABD'de seli önlemek için 66 tane, Japonya'da 500'e yakın taşkın önleme barajlarının yapıldığına dikkat çeken Doğan, bunların Türkiye'de görülmediğini ifade etti.
Doğan, bu konu hakkında tedbir alınmamasının barajlarında ömürlerini tamamlama noktasına getirdiğini vurguladı. (Cihan Haber Ajansı)
KSÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Orhan Doğan ise üzerinde 116 istasyon merkezinde yapılan ölçümde 500 milyon metreküp toprağın erozyondan dolayı kaybolduğunu hatırlatarak, ABD ve Japonya'da bu gibi durumları önlemek için taşkın önleme barajlarının yapıldığına dikkat çekti.
Baraj Havzalarında Ormancılık Ulusal Sempozyumu KSÜ Prof. Dr. Osman Tekinel Konferans Salonu'nda başladı.
2 gün boyunca devam edecek sempozyumda 27 bildiri sunulacak. Sempozyuma çeşitli üniversitelerden öğretim üyelerinin yanı sıra Çevre ve Orman Müdürlükleri ve DSİ yetkilileri ile öğrenciler katılım gösterdi.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan KSÜ Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Erdaş, insanların yaşamlarının devam edebilmesi için su hava ve toprağın önemine değindi. Bunların yanında dünyada her saat 3 bin dönüm ormanlık alanın yok edildiği gerçeğini katılımcılarla paylaşan Erdaş, bu durumun insan hayatı için büyük önem taşıdığının altını çizdi.
Barajların önemine dikkat çeken ve çeşitli sebeplerle birçoğunun ömürlerinin tamamlama noktasına geldiğini anlatan Erdaş, bunun başlıca sebeplerinden birinin barajın erozyon alanlarının yeterince ağaçlandırılmaması olduğunu söyledi.
Türkiye'de yıllar önce yapılan Keban, Kartalkaya ve Seyhan barajlarının bu sebepten dolayı toprakla dolarak ömürlerini tamamlamak üzere olduğunu ifade eden Erdaş, baraj göllerini koruyacak sorumlu makam bulunmadığını dile getirdi.
Barajın tamamlanmasından sonra su havzalarının korunmasını sağlayacak yetkili bir makam olmadığına değinen Erdaş, bu konuda herkese büyük görevler düştüğünü vurguladı.
Baraj havzalarında rehabilitasyon için ve su üretiminde sürekliliği sağlayabilmek için yapılması gerekenleri de sıralayan Erdaş, her barajın kendi gelirinden fon ayrılması gerektiğini, bu fonda biriken paralar ile de rehabilitasyon yapılmasına imkan doğacağını kaydetti.
KSÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Orhan Doğan ise yaptığı konuşmada, havzaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye'de akarsular üzerinde 116 istasyon merkezinde yapılan ölçümde 500 milyon metreküp toprağın erozyondan dolayı kaybolduğunu aktaran Doğan, erozyonla ilgili yeterince tedbir alınmamasının ve orman tahribatlarının bu sonuçları doğurduğunu kaydetti.
ABD'de seli önlemek için 66 tane, Japonya'da 500'e yakın taşkın önleme barajlarının yapıldığına dikkat çeken Doğan, bunların Türkiye'de görülmediğini ifade etti.
Doğan, bu konu hakkında tedbir alınmamasının barajlarında ömürlerini tamamlama noktasına getirdiğini vurguladı. (Cihan Haber Ajansı)

