LABORATUVAR KIRMA DEĞİRMENİ: Çelikten yapılmış üç kollu rotor sayesinde öğütme yapan ve öğütme iriliği değişik elekler takılarak değiştirilebilen bir değirmendir. Hububatların kimyasal analizleri için kullanılır.
LABORATUVAR UN DEĞİRMENİ: Buğdayın sedimantasyon ve öz tayinlerinde kullanılmak için gerekli unun elde edilmesinde kullanılan, kırma ve öğütme valsları ile eleği olan küçük bir değirmen.
LACHİS-LİNE: İsrail orijinli, sert, amber renkli, Güneydoğu Anadolu için uygun beyaz yarı sert ekmeklik buğday çeşidi.
LANCER: Kışa, kurağa, yatmaya, sürme ve rastığa dayanıklı, paslara toleranslı, verimli, bin dane ağırlığı 25 gr. civarında olan, ekmeklik kırmızı sert buğday çeşidi.
LAYTER: Geniş ambarlı tek güverteli ve genelinde yükleme ve boşaltmaya ait dikmeleri ve bum baları bulunan, kendi makinesi ile yürüyen, liman içinde ve dışında yük taşıyan vasıta.
LEH: Birinden ya da bir şeyden yana olma.
LİBELLULA: İtalyan orijinli, Sakarya Zirai Araştırma Enstitüsünce ıslah edilen, kılçıksız, sık kırmızı kavuzlu, kışa, paslara ve kurağa dayanıklı, bin dane ağırlığı 35-40 gr civarında olan, Marmara Bölgesi için uygun bir ekmeklik kırmızı yarı sert buğday çeşidi.
LİBERASYON: İthalatın serbest bırakılması. LİGNİN: Tane kabuğunda su geçirmez madde.
LİKİDASYON: Hesap kesme, tasfiye, alacak ve borçların hesabı yapılarak mevcudun paraya çevrilmesi işlemi, bir borcun ödenmesi
LİMAN DAİRESİ: Başında liman amiri bulunan, denizciliğe ait bütün idari hizmetleri ve daha çok teknik denizcilik hizmetlerini gören idari makam.
LİMAN İŞLETMESİ: Gemilerin her türlü tehlikeden korunmuş bir halde barınmalarını ve rahat, kolay, çabuk ve ucuz yükletilip boşaltılmalarını sağlamaya yarayan her türlü tesisler ve vasıtalarla teçhiz edilmiş limanı, bir bütün halinde idare eden kurum.
LİMAN RESİM, HARÇ VE ÜCRETLERİ: Limanlarda, hizmet karşılığı olarak belirli tarifelere dayanan ücretler.
LİMAN: Gemilerin barındığı, yolcu alıp verdiği, yük alıp boşalttığı yer.
LİMBO: Gemilerin birinden diğerine yük aktarılmasını sağlamak amacıyla bordo bordoya gelerek birbirlerine yanaşma hali.
LİMİT İÇİ: Banka Şubelerinin bağlı bulundukları Genel Müdürlüklerince kendilerine tahsis edilen kredi sınırı.
LİMİT: Banka veya borsa işlemlerinde tanınan değer sınırı.
LİMİTED ŞİRKET: Ortaklarının yatırdıkları anamal oranı ile sorumlu oldukları şirket türü.
LİNYE: Elektrik tesisatının bir sigorta ile bu sigortaya bağlı sortileri besleyen iletkenlerden oluşan bölümü.
LİSANS: Bir ticaret işinin yapılabilmesi için hükümetçe verilen izin, ihraç izni, beratı başkasına ait olan bir mal yapmak, bir imkanı kullanmak veya bir teknik yöntemden faydalanmak için alınmış izin.
LLOYD'S: 1681 yılında Londra'da kurulan, gemilerle ilgili sigortacılar birliği.
LOKAVT: İşveren tarafından işçilerin topluca işten çıkarılması, işverenin işi durdurması. Bir iş kolunda veya iş yerinde faaliyetin büsbütün durmasına sebep olacak tarzda işveren veya vekili tarafından kendi teşebbüsü ile veya bir teşebbüsün verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılması.
LABORATUVAR UN DEĞİRMENİ: Buğdayın sedimantasyon ve öz tayinlerinde kullanılmak için gerekli unun elde edilmesinde kullanılan, kırma ve öğütme valsları ile eleği olan küçük bir değirmen.
LACHİS-LİNE: İsrail orijinli, sert, amber renkli, Güneydoğu Anadolu için uygun beyaz yarı sert ekmeklik buğday çeşidi.
LANCER: Kışa, kurağa, yatmaya, sürme ve rastığa dayanıklı, paslara toleranslı, verimli, bin dane ağırlığı 25 gr. civarında olan, ekmeklik kırmızı sert buğday çeşidi.
LAYTER: Geniş ambarlı tek güverteli ve genelinde yükleme ve boşaltmaya ait dikmeleri ve bum baları bulunan, kendi makinesi ile yürüyen, liman içinde ve dışında yük taşıyan vasıta.
LEH: Birinden ya da bir şeyden yana olma.
LİBELLULA: İtalyan orijinli, Sakarya Zirai Araştırma Enstitüsünce ıslah edilen, kılçıksız, sık kırmızı kavuzlu, kışa, paslara ve kurağa dayanıklı, bin dane ağırlığı 35-40 gr civarında olan, Marmara Bölgesi için uygun bir ekmeklik kırmızı yarı sert buğday çeşidi.
LİBERASYON: İthalatın serbest bırakılması. LİGNİN: Tane kabuğunda su geçirmez madde.
LİKİDASYON: Hesap kesme, tasfiye, alacak ve borçların hesabı yapılarak mevcudun paraya çevrilmesi işlemi, bir borcun ödenmesi
LİMAN DAİRESİ: Başında liman amiri bulunan, denizciliğe ait bütün idari hizmetleri ve daha çok teknik denizcilik hizmetlerini gören idari makam.
LİMAN İŞLETMESİ: Gemilerin her türlü tehlikeden korunmuş bir halde barınmalarını ve rahat, kolay, çabuk ve ucuz yükletilip boşaltılmalarını sağlamaya yarayan her türlü tesisler ve vasıtalarla teçhiz edilmiş limanı, bir bütün halinde idare eden kurum.
LİMAN RESİM, HARÇ VE ÜCRETLERİ: Limanlarda, hizmet karşılığı olarak belirli tarifelere dayanan ücretler.
LİMAN: Gemilerin barındığı, yolcu alıp verdiği, yük alıp boşalttığı yer.
LİMBO: Gemilerin birinden diğerine yük aktarılmasını sağlamak amacıyla bordo bordoya gelerek birbirlerine yanaşma hali.
LİMİT İÇİ: Banka Şubelerinin bağlı bulundukları Genel Müdürlüklerince kendilerine tahsis edilen kredi sınırı.
LİMİT: Banka veya borsa işlemlerinde tanınan değer sınırı.
LİMİTED ŞİRKET: Ortaklarının yatırdıkları anamal oranı ile sorumlu oldukları şirket türü.
LİNYE: Elektrik tesisatının bir sigorta ile bu sigortaya bağlı sortileri besleyen iletkenlerden oluşan bölümü.
LİSANS: Bir ticaret işinin yapılabilmesi için hükümetçe verilen izin, ihraç izni, beratı başkasına ait olan bir mal yapmak, bir imkanı kullanmak veya bir teknik yöntemden faydalanmak için alınmış izin.
LLOYD'S: 1681 yılında Londra'da kurulan, gemilerle ilgili sigortacılar birliği.
LOKAVT: İşveren tarafından işçilerin topluca işten çıkarılması, işverenin işi durdurması. Bir iş kolunda veya iş yerinde faaliyetin büsbütün durmasına sebep olacak tarzda işveren veya vekili tarafından kendi teşebbüsü ile veya bir teşebbüsün verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılması.

