GELİNÇİÇEĞİ (Kallazambağı,Nilçiçeği, Odakallası,Salonkallası) (Zantedeschia aethiopîca (Calla aethiopica, Richardia sp.)
HASTALIK'LARI (Park-Bahçe Çiçeği)
Yaprak Lekelenmesi : Gloeosporium callae, Phyllosticta richardiae ve Cercospora richardiaecola mantarları gelinçiçeği bitkisinde "yaprak lekelenmesi" hastalığı yaratırlar.
Phyllosticta richardiae mantarı küçük, yuvarlak, kül renkli ve rengi bozulmuş "lekelere sebep olur. Bu leke'ler, hastalık ilerledikçe düzensiz ve çürümeye uğramış kısımlar oluşturarak birleşirler. Saplar ve çiçekler de ciddi olmamasına rağmen hastalığa maruzdur. Mücadele ; kötü hastalanmış yapraklar toplanır, "yaprak lekelenmesini denetim altına almak üzere kallazambağı'na nadir olarak ilaç püskürtülür.
Cercospora richardiaecola mantan'nın etkisi ile, yapraklarda ortası beyaz ve etrafı kahverengi, yuvarlak biçimli leke'ler ortaya çıkmaktadır.
Çürüklük : Phytophthora richardiae mantan'nın gelinçiçeği'nde yarattığı "kök çürüklüğü" hastalığı'nın belirtileri, yaklaşık "çiçeklenme"nin başlaması zamanında alt ve dış yapraklarda gözükür. Yaprak'lar çizgiler halinde azçok sarımsı olurlar, sertliklerini kaybederler, sonunda solar, esmerleşir ve ölürler. Eğer çiçekler hiç açmazsa, bunlar belki biçim bozukluğuna uğrar ve hemen uçta esmerleşir, renk bozulması aşağıya sapa uzanabilir. Hastalık bütün bitkiyi birdenbire öldürmez, ancak taze yapraklar ve çiçekler gelişirken hastalığın etkileri çabucak ortaya çıkar. Eğer böyle hastalıklı bitki'ler çekilip çıkarılırsa, kök sisteminin çoğunun çürümeye uğramış olduğu görülür. Kalan kök'ler suya sokulmuş gibi bir görünüş sergilerler, bu "yumuşak çürüklük"ün kanıtıdır. Boş bir boru olarak epidermis dokusu olduğu gibi kalabilir. Mücadele ; uyuşuk yeraltı gövdeleri temizlenir, daha sonra bunlar 50 oC'Iik
sıcak suya bir saat süre ile sokulur; soğutulur ve kurutulur; uyuşuk yeraltı gövdeleri 30 litre su içine yarım kilogram "formaldehit" katılması ile elde edilmiş olan çözeltiye de sokulabilir.
Sclerotium delphinii ve Pellicularia fllamentosa mantarlarının husule getirdiği "tepe çürüklüğü" hastalığfnda, kalın kök'lerinde ve ana yeraltı gövdesi'nin alt yarısında bir "yumuşak çürüme" olur. Bu hastalık, "bakteri yumuşak çürüklüğü" ve "kök çürüklüğü" hastalıklarından daha seyrek ortaya çıkar. Mücadele ; dikey yeraltı gövdeleri buhar ile pastörize edilmiş toprağa ekilir veya toprak "PCNB (terraklor)" ile işleme sokulur.
Pythium ultimum mantarının yarattığı "depo çürüklüğü" hastalığı kallazambağı'nda "çürüme"ye sebep olmaktadır.
Bacillus aroideae bakterisi ile sebep olunan "ıslak çürüklük" hastalığı, çok sık ekilip dikilmiş gelinçiçeği birey'lerinin toprak üstü kısımlarında ortaya çıkar. Çürüme olgusu; yeraltı gövdesi'nden başlayarakyaprak'lara ve çiçek sap'larına ilerlemektedir. Yaprak'daki ilk hastalık belirtisi bazı şişkinlik oluşumları olup bu kısımlar daha ileride "esmerleşme"ye uğrar, yaprak kenarlarında "kuruma" olur. Çiçek sapı da lekeli olabilir. Doku'lar yumuşamış ve bozuklaşmış olduğundan yaprak sapı ve çiçek sapıdibinden bükülmeye başlar. Yeraltı gövdesi'nin iç dokusu'nda da esmer leke'ler oluşmaktadır. Mücadele : Gelinçiçeği ekim-dikiminden önce toprak dezenfeksiyonu uygulanır. Hastalıksız da olsa dökülen yaprak'lar toplanıp yakılır. Lekeli yeraltı gövdeleri asla ekilmez; yer altı gövdeleri yanyana değil ayrı yerlere dikilir. . Hastalıklı gelinçiçeği bitkileri sökülür, yok edilir. Sera sıcaklığı düşük tutulmaya çalışılır. Sulama suyu'na hastalık bulaşıklığı olasılığı bulunan yaprakların düşmemesi sağlanır.
Ervvinia carotovora var. aroideae bakterisi tarafından husule getirilen "yumuşak çürüklük", görev yapan kök'lerden çok gövde dibinin ve dikey yeraltı (korm) gövdesinin hastalığıdır. Hastalıklı bitkiler, önce toprak seviyesinin yakınında gövde dibinde bir "yumuşak çürüklük"e maruz olur. Yeraltı gövdeleri daha sonra hastalandırılır, bakteriler yukarı doğru ilerleme yaptıkça yapraklar "yanıklık" hastalığına uğrar. Sonunda bütün bitki solar ve ölür. Aşırı durumlarda köklerin kendileri yapışkan bir "çürüme"ye uğrar. Mücadele ; yeraltı gövdelerini çıkarmak üzere kazılma sırasında kötü biçimde çürümeye uğramış olanların hepsi atılır; eğer hastalıklı bitkilerin köklerinden toprak uzaklaştırılırca, çürümeye uğramış kısımların hepsi yıkanırsa ve kazınırsa, değerli yeraltı gövdeleri kurtarılabilir; yeraltı gövdeleri henüz uyuşuk iken, bunlar "kök çürüklüğü"nde açıklandığı biçimde "formaldehit" ile işleme sokulur; hastalığın şiddetli olduğu seralarda tezgahların ve yan duvarların tüm açık kısımlannın "kireç" veya "formaldehit" ile yıkanmasına ve ayrıca tezgah toprağının "formaldehit", "buhar" veya "sıcaklık" ile dezenfekte edilmesine dikkat edilmelidir.
Virüs : Domates'deki (Solanum lycopersicum) lekeli solgunluk virüsü, beyaz, sarı ve pembe kallazambağı bitkilerini etkilemektedir. Bazıları daha sonra ölü olabilecek olan sararmalı soluk beyaz çizgiler ve yuvarlak "ölü doku"lar, yapraklar üzerinde damarlar arasında yayılma gösterir. Yapraklar buruşuk ve çarpık da olabilirler, kenarları aşağı doğru veya yukarı doğru kıvrılabilir. Hastalıklı çomak saplar çoğunlukla ağarmış durumda olur.
Mücadele: Etkilenmiş bitkiler yok edilir. Böyle bitkilerden asla çoğaltma yapılmaz. Bu virüsün naklinde rol oynayabilen böcekleri denetlemek üzere bitkilere sık sık "malathion" püskürtülür.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008
HASTALIK'LARI (Park-Bahçe Çiçeği)
Yaprak Lekelenmesi : Gloeosporium callae, Phyllosticta richardiae ve Cercospora richardiaecola mantarları gelinçiçeği bitkisinde "yaprak lekelenmesi" hastalığı yaratırlar.
Phyllosticta richardiae mantarı küçük, yuvarlak, kül renkli ve rengi bozulmuş "lekelere sebep olur. Bu leke'ler, hastalık ilerledikçe düzensiz ve çürümeye uğramış kısımlar oluşturarak birleşirler. Saplar ve çiçekler de ciddi olmamasına rağmen hastalığa maruzdur. Mücadele ; kötü hastalanmış yapraklar toplanır, "yaprak lekelenmesini denetim altına almak üzere kallazambağı'na nadir olarak ilaç püskürtülür.
Cercospora richardiaecola mantan'nın etkisi ile, yapraklarda ortası beyaz ve etrafı kahverengi, yuvarlak biçimli leke'ler ortaya çıkmaktadır.
Çürüklük : Phytophthora richardiae mantan'nın gelinçiçeği'nde yarattığı "kök çürüklüğü" hastalığı'nın belirtileri, yaklaşık "çiçeklenme"nin başlaması zamanında alt ve dış yapraklarda gözükür. Yaprak'lar çizgiler halinde azçok sarımsı olurlar, sertliklerini kaybederler, sonunda solar, esmerleşir ve ölürler. Eğer çiçekler hiç açmazsa, bunlar belki biçim bozukluğuna uğrar ve hemen uçta esmerleşir, renk bozulması aşağıya sapa uzanabilir. Hastalık bütün bitkiyi birdenbire öldürmez, ancak taze yapraklar ve çiçekler gelişirken hastalığın etkileri çabucak ortaya çıkar. Eğer böyle hastalıklı bitki'ler çekilip çıkarılırsa, kök sisteminin çoğunun çürümeye uğramış olduğu görülür. Kalan kök'ler suya sokulmuş gibi bir görünüş sergilerler, bu "yumuşak çürüklük"ün kanıtıdır. Boş bir boru olarak epidermis dokusu olduğu gibi kalabilir. Mücadele ; uyuşuk yeraltı gövdeleri temizlenir, daha sonra bunlar 50 oC'Iik
sıcak suya bir saat süre ile sokulur; soğutulur ve kurutulur; uyuşuk yeraltı gövdeleri 30 litre su içine yarım kilogram "formaldehit" katılması ile elde edilmiş olan çözeltiye de sokulabilir.
Sclerotium delphinii ve Pellicularia fllamentosa mantarlarının husule getirdiği "tepe çürüklüğü" hastalığfnda, kalın kök'lerinde ve ana yeraltı gövdesi'nin alt yarısında bir "yumuşak çürüme" olur. Bu hastalık, "bakteri yumuşak çürüklüğü" ve "kök çürüklüğü" hastalıklarından daha seyrek ortaya çıkar. Mücadele ; dikey yeraltı gövdeleri buhar ile pastörize edilmiş toprağa ekilir veya toprak "PCNB (terraklor)" ile işleme sokulur.
Pythium ultimum mantarının yarattığı "depo çürüklüğü" hastalığı kallazambağı'nda "çürüme"ye sebep olmaktadır.
Bacillus aroideae bakterisi ile sebep olunan "ıslak çürüklük" hastalığı, çok sık ekilip dikilmiş gelinçiçeği birey'lerinin toprak üstü kısımlarında ortaya çıkar. Çürüme olgusu; yeraltı gövdesi'nden başlayarakyaprak'lara ve çiçek sap'larına ilerlemektedir. Yaprak'daki ilk hastalık belirtisi bazı şişkinlik oluşumları olup bu kısımlar daha ileride "esmerleşme"ye uğrar, yaprak kenarlarında "kuruma" olur. Çiçek sapı da lekeli olabilir. Doku'lar yumuşamış ve bozuklaşmış olduğundan yaprak sapı ve çiçek sapıdibinden bükülmeye başlar. Yeraltı gövdesi'nin iç dokusu'nda da esmer leke'ler oluşmaktadır. Mücadele : Gelinçiçeği ekim-dikiminden önce toprak dezenfeksiyonu uygulanır. Hastalıksız da olsa dökülen yaprak'lar toplanıp yakılır. Lekeli yeraltı gövdeleri asla ekilmez; yer altı gövdeleri yanyana değil ayrı yerlere dikilir. . Hastalıklı gelinçiçeği bitkileri sökülür, yok edilir. Sera sıcaklığı düşük tutulmaya çalışılır. Sulama suyu'na hastalık bulaşıklığı olasılığı bulunan yaprakların düşmemesi sağlanır.
Ervvinia carotovora var. aroideae bakterisi tarafından husule getirilen "yumuşak çürüklük", görev yapan kök'lerden çok gövde dibinin ve dikey yeraltı (korm) gövdesinin hastalığıdır. Hastalıklı bitkiler, önce toprak seviyesinin yakınında gövde dibinde bir "yumuşak çürüklük"e maruz olur. Yeraltı gövdeleri daha sonra hastalandırılır, bakteriler yukarı doğru ilerleme yaptıkça yapraklar "yanıklık" hastalığına uğrar. Sonunda bütün bitki solar ve ölür. Aşırı durumlarda köklerin kendileri yapışkan bir "çürüme"ye uğrar. Mücadele ; yeraltı gövdelerini çıkarmak üzere kazılma sırasında kötü biçimde çürümeye uğramış olanların hepsi atılır; eğer hastalıklı bitkilerin köklerinden toprak uzaklaştırılırca, çürümeye uğramış kısımların hepsi yıkanırsa ve kazınırsa, değerli yeraltı gövdeleri kurtarılabilir; yeraltı gövdeleri henüz uyuşuk iken, bunlar "kök çürüklüğü"nde açıklandığı biçimde "formaldehit" ile işleme sokulur; hastalığın şiddetli olduğu seralarda tezgahların ve yan duvarların tüm açık kısımlannın "kireç" veya "formaldehit" ile yıkanmasına ve ayrıca tezgah toprağının "formaldehit", "buhar" veya "sıcaklık" ile dezenfekte edilmesine dikkat edilmelidir.
Virüs : Domates'deki (Solanum lycopersicum) lekeli solgunluk virüsü, beyaz, sarı ve pembe kallazambağı bitkilerini etkilemektedir. Bazıları daha sonra ölü olabilecek olan sararmalı soluk beyaz çizgiler ve yuvarlak "ölü doku"lar, yapraklar üzerinde damarlar arasında yayılma gösterir. Yapraklar buruşuk ve çarpık da olabilirler, kenarları aşağı doğru veya yukarı doğru kıvrılabilir. Hastalıklı çomak saplar çoğunlukla ağarmış durumda olur.
Mücadele: Etkilenmiş bitkiler yok edilir. Böyle bitkilerden asla çoğaltma yapılmaz. Bu virüsün naklinde rol oynayabilen böcekleri denetlemek üzere bitkilere sık sık "malathion" püskürtülür.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008

