SAZKAKTÜSÜ (Mercankaktüsü) (Hat/ora sp. (Rhipsalidopsis sp.)); TATİLKAKTÜSÜ (Schlumbergera sp.); KAYNANADİLİ
(İncirkaktüsü, Firavuninciri, Frenkinciri, Dikenliarmut) (Opuntia sp.); SÜTUNKAKTÜS (Mumkaktüsü, Meşalekaktüsü, Boylusütunkaktüs, Gelintokmağı, Kayakaktüsü) (Cereus sp.)
HASTALIKLARI ve
Etli-Sulu Bitkilerden; DAM KORUĞU (Maymunkuyruğu, Ayyaşburnu, Yağlıtavuk,
Duvarbiberi) (Sedum sp.); KANARYAOTU (Pamukotu) {Cineraria (Senecio) sp.); SARISABIR (Ödağacı) {Aloe sp.)
HASTALIK'LARI
(Salon Bitkisi)
Yaprak Lekelenmesi: Bu hastalığa Cercospora sp. mantarı sebep olmaktadır. Hastalık ile, alt yaprak yüzeylerinde küçücük, hafifçe kalkık, kırmızı veya koyu yeşil "leke"ler gözükür. Leke'ler yavaş yavaş genişler ve sonunda belirsiz veya çil gibi sarı ve esmer kısımlar olarak yaprakların üstünde görünür duruma gelirler.
Mücadele : Çelik kaynağı olarak hastalık etmeninden yoksun bitkiler kullanılır. Yaprak ıslanması en aza indirilir. Sık sık gözden geçirmeden sonra "leke" taşıyan bitkiler uzaklaştırılır.
Yanıklık : Botıytis cinerea mantarının yarattığı "yanıklık" hastalığı çoğunlukla saksı harcına temas eden çeliklerde veya rutubetin en yüksek olduğu bitki merkezinde görülür. Suya sokulmuş gibi gözüken "leke"ler bitkinin daha büyük bir kısmını kuşatmak üzere hızla genişler. Gece şartları serin, gündüz şartları ılık ve rutubet yüksek olduğu zaman, hastalık etmeni bulaşık kısımlarda kolayca sporlanır, bu kısımları bozumsu esmer ve toz gibi konidiospor kitlesi ile örter. Mücadele ; serada kış aylarında çoğu bitkilerde bu hastalığın denetlenmesi önemli olmaktadır; gece esnasında bitkiler üzerindeki rutubet yoğuşmasını azaltan ve yaprak kurumasını artıran birçok usul, mantar ilacına ihtiyacı azaltır; birçok bitkide bu mantarın yarattığı "yanıklık" hastalığını denetlemek bakımından "vinklozolin" ve "khlorothalonil" etkili olmaktadır; kaktüs'lerin ve etli-sulu bitkilerin ticari üretiminde bu hastalık seyrek olarak ortaya çıkmaktadır.
Erwinia türü bakteriler de "yanıklık" hastalığı yaratmaktadır. Bitkinin dibinde ve toprak seviyesinde siyahlaşmış, ıslak ve yapışkan bir "leke" başlar ve sapyaprak'ların (kladofil) tepesi içerisine ve bitkinin yukarı kısımları içerisine ilerleme yapar. Bitkiler solar, çöküntüye uğrar ve sık sık ölür. Mantar yumuşatıcı enzimler ürettiğinden, hastalanmış bitkiler özellikle yılın ilik ayları sırasında şapkalı mantar kıvamında olur ve bütünlük bozulur. Mücadele ; bulunur bulunmaz hemen hastalanmış bitkiler uzaklaştırılır ve yok edilir; sulama en aza indirilir, sıçratmadan kaçınılır, çünkü bu işlem bakteriyi başka bitkilere yayabilir; yapraklann hızlı kurumasına imkan vermek bakımından gün içinde erken sulama yapılır, böylece bakterinin bulaşma gücü azaltılır; rahatsızlığın doğru bir teşhisini elde etmekte emin olunmalıdır, çünkü mantarların sebep olduğu hastalıkların birkaçı görünüş bakımından benzerdir; Erwinia türleri ile hastalandırılmış bitkilere bakteri ilaçları kullanılması nadir olarak etkilidir, kaktüs'lerdeki ve etli-sulu bitki'lerdeki bakteri "yumuşak çürüklük" hastalığı için hiç ilaç yoktur; çoğu kaktüs ve etli-sulu bitki, eğer Erwinia türleri ile bulaşmaya uğrarsa, ölür, bu sebepten dolayı "önleme", denetlemenin anahtarıdır.
Çürüklük: Dichotomophthora indica mantarı "çürüklük" hastalığı yaratmaktadır. Oluşan "leke"ler genelde esmerdir, kuru olabilir ve gömülü gözükür. Bu mantarın siyah sporları bazan leke'ler içerisinde bulunabilir ve sıçrayan su ile kolaylıkla yayılır. Gymnocalycium sp. ve Opuntia sp. gibi sadece birkaç konukçu vardır, bununla
beraber çok daha fazlası belki hassastır. Mücadele için, "Helminthosporium çürüklüğü" hastaiığındaki usuller uygulanır.
Fusarium oxysporum mantarı "çürüklük" husule getirmektedir. Hastalık sapyaprak sınırında veya bitki merkezlerinde görülür. "Leke"ler genelde esmerdir, zaman zaman kuru olabilir ve gömülü gözükür. Mantarın portakal sporları "ölü-hasta" kısımlarda oluşur, bunlar hafif oldukları için su veya hava ile kolayca yayılırlar. Etkilenmiş bitki kısım'larının yukarısındaki sapyaprak'ların ayrılması olgusu, şartlar ıslak ve ilik olduğunda ortaya çıkabilir. Dahası, rutubet yüksek olduğu zaman mantarın miseli yaygın olarak gelişir ve bütün bitkiyi örter. Hemen hemen tüm kaktüs'ler ve etli-sulu bitki'ler bu mantara karşı hassastır. Fusarium türleri tarafından hastalandırılmış birçok kaktüs büsbütün çöküntüye uğrar ve bunların merkezleri mantarın beyaz miseli içinde kalır. Mücadele ; "yumuşak çürüklük"deki yetiştirme usulleri kullanılır; "mankozeb" ve "thiofanatmetil" bu hastalığın denetiminde etkilidir; su uygulamasının azaltılması, bitkinin havadaki kısımlarına mantarın yayılmasını büyük ölçüde durdurur, böylece hastalığın şiddeti azalır.
Başka bir "çürüklük" hastalığı Drechslera cactivora (Hplminthosporium cactivorum) mantarınca yaratılmaktadır. Bitkinin tüm topraküstü kısımlarında 1-15 milimetre çapında, siyahlaşmış ve gömülü "ölü-hasta" kısımlaroluşur.Tatilkaktüsü'nde"leke"ler genelde yuvarlaktır ve toprak altında da ortaya çıkabilir. Sapyaprak (kladofil) ayrılması hastalık hafif olduğu zaman bile yaygındır. Mantarın siyah sporları "leke"ler içinde oluşur ve leke'lere tüylü gibi görünüm verir. Genç kaktüs'lerin çeneklerinde hızlı bir çürüme ilk belirtilerden biridir. Yaşlı bitkiler dikenlerin kırıldığı ve gövdenin kertiklendiği kısımlarda çürük'lü duruma gelirler. Çoğu bitkiler siyahlaşır, pelte kıvamı alabilir ve kurumuş gibi olur, etkilenmiş kısımlar çöküntüye uğrar. Sazkaktüsü bu mantara karşı çok, tatilkaktüsü orta derecede hassastır. Mücadele ; "yumuşak çürüklük" için tavsiye edilen yetiştirme tedbirleri kullanılır: hastalık 24-3 6 oC arasındaki sıcaklık derecelerinde en şiddetli olur; ilave olarak, "chlorothalonil" ilacının püskürtülerek ve ıslatılarak uygulanması çok etkili olmaktadır ama dikkatle kullanılmalıdır, çünkü zaman zaman hafif "sararma"ya sebep olmaktadır.
Pythium türleri bu bitkilerde "kök çürüklüğü" hastalıkları yaratmaktadır. Bu mantarın bulaşmış olduğu bitkilerin yaprakları soluk boz-yeşil renk alır ve solabilir. Gövdeler toprak seviyesinde çürük'lü olur ve bitkinin yukarı kısımları çöküntüye uğrar. "Sapyaprak ayrılması" olabilir. Kökler koyulaşır, pelte kıvamı kazanır ve genelde seyrek olurlar. Mücadele ; "Phytophthora gövde çürüklüğü"nde belirtilen yetiştirme ve kimyasal denetleme önlemleri uygulanır.
Phytophthora parasitica ve başka Phytophthora türleri bu bitkilerde "gövde çürüklüğü" hastalığı yaratmaktadır. Bu mantar türleri ile bulaşmış kaktüs'ler soluk boz-yeşil renk alır ve solabilirler. Toprak seviyesinde gövdeler çürüklü durum alır ve bitkinin yukarı kısımları çöküntüye uğrar. "Sapyaprak ayrılması" ortaya çıkar. Kökler koyulaşır, pelte kıvamı alır ve genelde seyrekleşir. Çoğu kaktüs'ler ve etli-sulu bitki'ler eğer kötü sızdırmalı saksı harcına dikilirse ve fazla sulanırsa bu mantarlar ile hastalandırılabilirler. Mücadele ; bu etmen mantardan yoksun saksılar ve saksı harcı kullanılır, bitkiler yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir; fazla sulanma, bitkileri kök çürüklüğü yaratan mantarların saldırısına karşı önceden hazır duruma getirir; , "metalaksil" ve "etridiazol" ilaçları ile toprağın ıslatılması hastalığı denetlemeye yardımcı olur.
Doku Ölümü : Bu hastalığa Colletotrichum gloeosporioides mantarı sebep olur. Hastalık ile ilgili olarak, yaprak'da ve gövde'de gömülü merkezi olan yumuşak kısımlar olarak "leke"ler ortaya çıkar. Bu "leke"ler bitki türüne göre değişiklik göstererek siyahlaşabilir ve esmerleşebilir. Mantarın sporları portakal renklidir, sulama suyu veya yağış sıçratması ile kolayca nakledilebilir. Bu hastalığa karşı hassas bitkiler 'arasında herdemtaze (Sempervivum sp.), damkoruğu {Sedum sp.) ve etyaprak (Crassula sp.) bulunmaktadır.
Mücadele: Bu hastalık olgun ve iyi köklenmiş bitkilerde nadir olarak zorluk yaratır, çünkü bulaşma için yaralara ihtiyacı vardır. Bu sebepten dolayı, köklenen çelikleri korumada özel dikkat harcanması genelde bu rahatsızlığı tam olarak denetim altına alır. "Iprodiön" bu hastalığa etkilidir ve etiketinde ise etyaprak bitkisi için tavsiye edilmektedir. "Doku ölümü" hastalığına hassas olan diğer etli-sulu bitkilerde kullanılan ilaçlar sınanabilir.
Kaktüs Kist Nematodu : Hastalık etmeni olan Cactodera cacti {Heterodera cacti) nematodu ile ağır bir biçimde hastalanmış bitkiler bodurlaşır, yaprak'lar kırmızımsı esmere döner ve solma olgusu gerçekleşir. Kök'ler incelendiğinde küçücük ve yuvarlak "kisf'ler görülür, bunlar olgunlaşmadan evvel beyaz olabilir, olgunlaştığı zaman altın renginden esmere değişen renk alır. "Kist" oluşumu aslında dişi nematod'dur ve çoğunlukla köklere bağlı kalır.
Mücadele : Bitkiler daima toprağın yukarısına yükseltilir. Nematod'dan yoksun ve temiz olan saksı harcı, saksı ve bitki kısımları kullanılır. Bu nematod zorluğunu denetim altına almada birçok nematod ilaçları etkili olmaktadır. Araştırmalara göre "ethoprop" çok iyi denetim sağlamaktadır, fakat şiddetle bitki zehiri etkisi yapar, çünkü "fensulfothion" özelliği taşır. "Oksamil" ve "karbofuran" iyi bir nematod denetimi sağlar ve olağan yaprak gelişmesini engellemez. Nematod ilacının, özel kaktüs bitkisi üzerinde kullanılmak üzere üretildiğinden emin olmak üzere danışma yapılmalıdır.
Etilen Hasarı: Rahatsızlığın sebebi "etilen gazı"dır. Bitkinin yaprak ve gövdesinde sulu ve koyu "leke"ler gelişir. Bu leke'ler bazı bakteri ve mantarlar tarafından sebep olunanlara benzeyebilir. "Yaprak düşürme" yaygın olgudur.
Mücadele: Bu belirtiler gemi nakli sırasında, bitkiler "etilen"e maruz olduğu zaman görülmektedir. Meyveler ve sebzeler bu gazı çıkardığından, bu gibi ürünler ile beraber gemi nakli yapılmasından kaçınılır; bitkileri yüksek rutubet ve sıcaklık şartları altında depolama da "etilen hasarfnı tahrik eder; "etilen" gazını emen özel yastıklama işlemi, astarlı gemi sandıklarında mevcut olur ve amaca uygun ve etkilidir.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008
(İncirkaktüsü, Firavuninciri, Frenkinciri, Dikenliarmut) (Opuntia sp.); SÜTUNKAKTÜS (Mumkaktüsü, Meşalekaktüsü, Boylusütunkaktüs, Gelintokmağı, Kayakaktüsü) (Cereus sp.)
HASTALIKLARI ve
Etli-Sulu Bitkilerden; DAM KORUĞU (Maymunkuyruğu, Ayyaşburnu, Yağlıtavuk,
Duvarbiberi) (Sedum sp.); KANARYAOTU (Pamukotu) {Cineraria (Senecio) sp.); SARISABIR (Ödağacı) {Aloe sp.)
HASTALIK'LARI
(Salon Bitkisi)
Yaprak Lekelenmesi: Bu hastalığa Cercospora sp. mantarı sebep olmaktadır. Hastalık ile, alt yaprak yüzeylerinde küçücük, hafifçe kalkık, kırmızı veya koyu yeşil "leke"ler gözükür. Leke'ler yavaş yavaş genişler ve sonunda belirsiz veya çil gibi sarı ve esmer kısımlar olarak yaprakların üstünde görünür duruma gelirler.
Mücadele : Çelik kaynağı olarak hastalık etmeninden yoksun bitkiler kullanılır. Yaprak ıslanması en aza indirilir. Sık sık gözden geçirmeden sonra "leke" taşıyan bitkiler uzaklaştırılır.
Yanıklık : Botıytis cinerea mantarının yarattığı "yanıklık" hastalığı çoğunlukla saksı harcına temas eden çeliklerde veya rutubetin en yüksek olduğu bitki merkezinde görülür. Suya sokulmuş gibi gözüken "leke"ler bitkinin daha büyük bir kısmını kuşatmak üzere hızla genişler. Gece şartları serin, gündüz şartları ılık ve rutubet yüksek olduğu zaman, hastalık etmeni bulaşık kısımlarda kolayca sporlanır, bu kısımları bozumsu esmer ve toz gibi konidiospor kitlesi ile örter. Mücadele ; serada kış aylarında çoğu bitkilerde bu hastalığın denetlenmesi önemli olmaktadır; gece esnasında bitkiler üzerindeki rutubet yoğuşmasını azaltan ve yaprak kurumasını artıran birçok usul, mantar ilacına ihtiyacı azaltır; birçok bitkide bu mantarın yarattığı "yanıklık" hastalığını denetlemek bakımından "vinklozolin" ve "khlorothalonil" etkili olmaktadır; kaktüs'lerin ve etli-sulu bitkilerin ticari üretiminde bu hastalık seyrek olarak ortaya çıkmaktadır.
Erwinia türü bakteriler de "yanıklık" hastalığı yaratmaktadır. Bitkinin dibinde ve toprak seviyesinde siyahlaşmış, ıslak ve yapışkan bir "leke" başlar ve sapyaprak'ların (kladofil) tepesi içerisine ve bitkinin yukarı kısımları içerisine ilerleme yapar. Bitkiler solar, çöküntüye uğrar ve sık sık ölür. Mantar yumuşatıcı enzimler ürettiğinden, hastalanmış bitkiler özellikle yılın ilik ayları sırasında şapkalı mantar kıvamında olur ve bütünlük bozulur. Mücadele ; bulunur bulunmaz hemen hastalanmış bitkiler uzaklaştırılır ve yok edilir; sulama en aza indirilir, sıçratmadan kaçınılır, çünkü bu işlem bakteriyi başka bitkilere yayabilir; yapraklann hızlı kurumasına imkan vermek bakımından gün içinde erken sulama yapılır, böylece bakterinin bulaşma gücü azaltılır; rahatsızlığın doğru bir teşhisini elde etmekte emin olunmalıdır, çünkü mantarların sebep olduğu hastalıkların birkaçı görünüş bakımından benzerdir; Erwinia türleri ile hastalandırılmış bitkilere bakteri ilaçları kullanılması nadir olarak etkilidir, kaktüs'lerdeki ve etli-sulu bitki'lerdeki bakteri "yumuşak çürüklük" hastalığı için hiç ilaç yoktur; çoğu kaktüs ve etli-sulu bitki, eğer Erwinia türleri ile bulaşmaya uğrarsa, ölür, bu sebepten dolayı "önleme", denetlemenin anahtarıdır.
Çürüklük: Dichotomophthora indica mantarı "çürüklük" hastalığı yaratmaktadır. Oluşan "leke"ler genelde esmerdir, kuru olabilir ve gömülü gözükür. Bu mantarın siyah sporları bazan leke'ler içerisinde bulunabilir ve sıçrayan su ile kolaylıkla yayılır. Gymnocalycium sp. ve Opuntia sp. gibi sadece birkaç konukçu vardır, bununla
beraber çok daha fazlası belki hassastır. Mücadele için, "Helminthosporium çürüklüğü" hastaiığındaki usuller uygulanır.
Fusarium oxysporum mantarı "çürüklük" husule getirmektedir. Hastalık sapyaprak sınırında veya bitki merkezlerinde görülür. "Leke"ler genelde esmerdir, zaman zaman kuru olabilir ve gömülü gözükür. Mantarın portakal sporları "ölü-hasta" kısımlarda oluşur, bunlar hafif oldukları için su veya hava ile kolayca yayılırlar. Etkilenmiş bitki kısım'larının yukarısındaki sapyaprak'ların ayrılması olgusu, şartlar ıslak ve ilik olduğunda ortaya çıkabilir. Dahası, rutubet yüksek olduğu zaman mantarın miseli yaygın olarak gelişir ve bütün bitkiyi örter. Hemen hemen tüm kaktüs'ler ve etli-sulu bitki'ler bu mantara karşı hassastır. Fusarium türleri tarafından hastalandırılmış birçok kaktüs büsbütün çöküntüye uğrar ve bunların merkezleri mantarın beyaz miseli içinde kalır. Mücadele ; "yumuşak çürüklük"deki yetiştirme usulleri kullanılır; "mankozeb" ve "thiofanatmetil" bu hastalığın denetiminde etkilidir; su uygulamasının azaltılması, bitkinin havadaki kısımlarına mantarın yayılmasını büyük ölçüde durdurur, böylece hastalığın şiddeti azalır.
Başka bir "çürüklük" hastalığı Drechslera cactivora (Hplminthosporium cactivorum) mantarınca yaratılmaktadır. Bitkinin tüm topraküstü kısımlarında 1-15 milimetre çapında, siyahlaşmış ve gömülü "ölü-hasta" kısımlaroluşur.Tatilkaktüsü'nde"leke"ler genelde yuvarlaktır ve toprak altında da ortaya çıkabilir. Sapyaprak (kladofil) ayrılması hastalık hafif olduğu zaman bile yaygındır. Mantarın siyah sporları "leke"ler içinde oluşur ve leke'lere tüylü gibi görünüm verir. Genç kaktüs'lerin çeneklerinde hızlı bir çürüme ilk belirtilerden biridir. Yaşlı bitkiler dikenlerin kırıldığı ve gövdenin kertiklendiği kısımlarda çürük'lü duruma gelirler. Çoğu bitkiler siyahlaşır, pelte kıvamı alabilir ve kurumuş gibi olur, etkilenmiş kısımlar çöküntüye uğrar. Sazkaktüsü bu mantara karşı çok, tatilkaktüsü orta derecede hassastır. Mücadele ; "yumuşak çürüklük" için tavsiye edilen yetiştirme tedbirleri kullanılır: hastalık 24-3 6 oC arasındaki sıcaklık derecelerinde en şiddetli olur; ilave olarak, "chlorothalonil" ilacının püskürtülerek ve ıslatılarak uygulanması çok etkili olmaktadır ama dikkatle kullanılmalıdır, çünkü zaman zaman hafif "sararma"ya sebep olmaktadır.
Pythium türleri bu bitkilerde "kök çürüklüğü" hastalıkları yaratmaktadır. Bu mantarın bulaşmış olduğu bitkilerin yaprakları soluk boz-yeşil renk alır ve solabilir. Gövdeler toprak seviyesinde çürük'lü olur ve bitkinin yukarı kısımları çöküntüye uğrar. "Sapyaprak ayrılması" olabilir. Kökler koyulaşır, pelte kıvamı kazanır ve genelde seyrek olurlar. Mücadele ; "Phytophthora gövde çürüklüğü"nde belirtilen yetiştirme ve kimyasal denetleme önlemleri uygulanır.
Phytophthora parasitica ve başka Phytophthora türleri bu bitkilerde "gövde çürüklüğü" hastalığı yaratmaktadır. Bu mantar türleri ile bulaşmış kaktüs'ler soluk boz-yeşil renk alır ve solabilirler. Toprak seviyesinde gövdeler çürüklü durum alır ve bitkinin yukarı kısımları çöküntüye uğrar. "Sapyaprak ayrılması" ortaya çıkar. Kökler koyulaşır, pelte kıvamı alır ve genelde seyrekleşir. Çoğu kaktüs'ler ve etli-sulu bitki'ler eğer kötü sızdırmalı saksı harcına dikilirse ve fazla sulanırsa bu mantarlar ile hastalandırılabilirler. Mücadele ; bu etmen mantardan yoksun saksılar ve saksı harcı kullanılır, bitkiler yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir; fazla sulanma, bitkileri kök çürüklüğü yaratan mantarların saldırısına karşı önceden hazır duruma getirir; , "metalaksil" ve "etridiazol" ilaçları ile toprağın ıslatılması hastalığı denetlemeye yardımcı olur.
Doku Ölümü : Bu hastalığa Colletotrichum gloeosporioides mantarı sebep olur. Hastalık ile ilgili olarak, yaprak'da ve gövde'de gömülü merkezi olan yumuşak kısımlar olarak "leke"ler ortaya çıkar. Bu "leke"ler bitki türüne göre değişiklik göstererek siyahlaşabilir ve esmerleşebilir. Mantarın sporları portakal renklidir, sulama suyu veya yağış sıçratması ile kolayca nakledilebilir. Bu hastalığa karşı hassas bitkiler 'arasında herdemtaze (Sempervivum sp.), damkoruğu {Sedum sp.) ve etyaprak (Crassula sp.) bulunmaktadır.
Mücadele: Bu hastalık olgun ve iyi köklenmiş bitkilerde nadir olarak zorluk yaratır, çünkü bulaşma için yaralara ihtiyacı vardır. Bu sebepten dolayı, köklenen çelikleri korumada özel dikkat harcanması genelde bu rahatsızlığı tam olarak denetim altına alır. "Iprodiön" bu hastalığa etkilidir ve etiketinde ise etyaprak bitkisi için tavsiye edilmektedir. "Doku ölümü" hastalığına hassas olan diğer etli-sulu bitkilerde kullanılan ilaçlar sınanabilir.
Kaktüs Kist Nematodu : Hastalık etmeni olan Cactodera cacti {Heterodera cacti) nematodu ile ağır bir biçimde hastalanmış bitkiler bodurlaşır, yaprak'lar kırmızımsı esmere döner ve solma olgusu gerçekleşir. Kök'ler incelendiğinde küçücük ve yuvarlak "kisf'ler görülür, bunlar olgunlaşmadan evvel beyaz olabilir, olgunlaştığı zaman altın renginden esmere değişen renk alır. "Kist" oluşumu aslında dişi nematod'dur ve çoğunlukla köklere bağlı kalır.
Mücadele : Bitkiler daima toprağın yukarısına yükseltilir. Nematod'dan yoksun ve temiz olan saksı harcı, saksı ve bitki kısımları kullanılır. Bu nematod zorluğunu denetim altına almada birçok nematod ilaçları etkili olmaktadır. Araştırmalara göre "ethoprop" çok iyi denetim sağlamaktadır, fakat şiddetle bitki zehiri etkisi yapar, çünkü "fensulfothion" özelliği taşır. "Oksamil" ve "karbofuran" iyi bir nematod denetimi sağlar ve olağan yaprak gelişmesini engellemez. Nematod ilacının, özel kaktüs bitkisi üzerinde kullanılmak üzere üretildiğinden emin olmak üzere danışma yapılmalıdır.
Etilen Hasarı: Rahatsızlığın sebebi "etilen gazı"dır. Bitkinin yaprak ve gövdesinde sulu ve koyu "leke"ler gelişir. Bu leke'ler bazı bakteri ve mantarlar tarafından sebep olunanlara benzeyebilir. "Yaprak düşürme" yaygın olgudur.
Mücadele: Bu belirtiler gemi nakli sırasında, bitkiler "etilen"e maruz olduğu zaman görülmektedir. Meyveler ve sebzeler bu gazı çıkardığından, bu gibi ürünler ile beraber gemi nakli yapılmasından kaçınılır; bitkileri yüksek rutubet ve sıcaklık şartları altında depolama da "etilen hasarfnı tahrik eder; "etilen" gazını emen özel yastıklama işlemi, astarlı gemi sandıklarında mevcut olur ve amaca uygun ve etkilidir.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI ---2008

