KALATHA (Kala) (Calathea sp.) HASTALIKLARI
(Salon Bitkisi)
Solgunluk : Çelikten çoğaltılmış kalatha fertlerinde Fusarium oxysporum mantarı "solgunluk" hastalığı yaratmaktadır. Çelik dipleri çürüklüğe uğrayabilir veya alt yapraklar solabilir ve sararabilir. Büyük boyutlu bitkiler alt yapraklarında "soima" ve "sararma" belirtileri gösterirler, bunların iletim sistemi esmerimsidir. Sonunda bitkiler bodurlaşır.
Mücadele : "Thiofanatmetil" bileşikleri ile ıslatma işlemleri, hastalığın yayılmasını azaltmada faydalı olur. Fakat tam denetleme sadece ve eğer hastalıklı bitkiler yok
edilirse başarılabilir. Tam doğru bir teşhis elde etmek için emin olunmalıdır, çünkü nematod istilası ve toprakta yaşayan mantar'ların yarattığı "kök çürüklüğü" hastalığı belirtileri görünüş bakımından benzerdir.
Yaprak Lekelenmesi : Calathea türlerinde Alternaria alternata mantarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" hastalığı küçük (1 milimetreden daha ufak) "leke"ler ile kendini gösterir, bunlar başlangıçta suya sokulmuş gibi gözükür, kırmızımsı kahverengiye döner, 2 milimetre kadar çapa ulaşabilir ve kabaca yuvarlaktır, genelde birbirleri ile birleşmezler. Calathea picturata ve C. insiğnis türleri bu hastalığa hassas, C. bella ise çok hassastır. Mücadele ; bu hastalık üstten sulamanın ve yağmura maruz bırakmanın terkedilmesi, etmen mantardan yoksun bitkiler kullanılması ile denetim altına alınabilir; hasta bitkilerin düzenli gözetlenmesi ve uzaklaştırılması da hastalığın yayılmasının azalmasına faydalı olur; hastalığın denetlenmesi için "mankozeb", "khlorothalonil" ve "iprodion" etkili olmaktadır.
Kalatha'nın çoğu kültivarları Drechslera (Bipolaris) setariae mantarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" hastalığına hassastır. "Leke"ler önceleri küçücük ve suya sokulmuş gibi gözüken kısımlar olarak ortaya çıkarlar, daha sonra sararır ve sonunda esmer ve kuru olurlar. Leke'ler olağanda 1 santimetre kadar geniştir. Şiddetli hastalık hallerinde, " birleşir, geniş ve düzensiz biçimli kısımlar oluşur, bunların rengi sarı kenarlı esmerdir. Mücadele ; yaprakların ıslak kaldığı zaman dönemini azaltma, hastalığın şiddetini azaltabilir; yukarıdan sulama yapılmaz veya yaprakların hızlı kurumasına müsaade etmek üzere hiç olmazsa gün içinde erken sulama yapılır; öğleden sonra geç sulanan bitkiler bütün gece boyunca ıslak kalabilir ve hastalığı teşvik eder; hastalık 15-18 oC arasındaki sıcaklıklarda en şiddetli olur; deney şartlannda "mankozeb" bu hastalığın denetlenmesinde etkili olmuştur, kalatha'da kullanılması için tarifname incelenmelidir.
Başka bir "yaprak lekelenmesi" de Pseudomonas cichorii bakterisi tarafından husule getirilir. "Leke"ler suya sokulmuş gibi görünür özelliktedir ve koyu yeşilden siyaha değişen renk alırlar. Leke'ler sarı bir kenara sahiptir, ancak bu yaygın değildir. Bir yaprak üzerinde nadir olarak ikiden fazla "leke" bulunur. Buna rağmen, eğer yaprak tam olarak açılmadan evvel hastalık bulaşmaya uğrarsa, yaprak kaybı ortaya çıkar. Mücadele ; bakterinin yayılması ve bulaşması için uygun şartları azaltmak üzere mümkün olduğu kadar yukarıdan sulamadan kaçınılır; "bakır'lı" bakteri ilaçlarının koruyucu olarak uygulanması seyrek olarak etkili olmaktadır, bu kullanım tavsiye edilmemektedir.
Yanıklık : Kalatha'da "yanıklık" hastalığına Pseudomonas türü bakteriler sebep olmaktadır. Bu hastalık son senelerde kalatha üreticilerine bir zorluk olmuştur. Belirtiler, yaprak damarları boyunca suya sokulmuş gibi kısımlar olarak başlar, özellikle yeni yapraklar tam olarak açıldığı zaman görülür hale gelir, "lekeler açık görülür ve kolaylıkla birleşirler. Büsbütün olgunlaştıkları zaman, leke'ler esmerden kahverengiye renk ve kağıtsı hal alır.
Mücadele : Hasta bitkiler yok edilir. Doku kültürü ile çoğaltılmış bitkiler satın alındığı zaman etmen bakteriden yoksun olmasına rağmen, çelikler olarak kolaylıkla bulaşmaya uğrarlar.
Mozayik : "Mozayik" hastalığına kabak mozayik virüsü (CMV) sebep olmaktadır. Hastalık ile, yapraklar hafifçe çarpıklaşır ve boyut bakımından azalır. Fakat bu virüsün en belirgin belirtisi yapraklarda oluşan parlak sarı desenlerdir. Bu desenler genelde
pürüzlüdür ve etkilenmiş yaprağın olağan rengi ile dönüşüm yapar. Bu virüs çoğu kalatha bitkilerinde küçük belirtiler yaratır.
Mücadele : Sebep olunan hasarın güzellik kusurundan başka bir şey olduğu hususunda hiçbir kanıt yoktur. Tavsiye edilen tek denetim, bu belirtileri gösteren bitki'leri uzaklaştırmaktır.Hastalıklı bitki'ler ile çoğalma yapılması virüsü yeni bitkilere nakleder.
Nematod : Yaprak nematodu olan Aphelenchoides öessey/'nin oluşturduğu hastalık'da, "yaprak leke"leri alt yaprakların orta damarı yakınında başlar ve kenarlara yayılır. Bunlar çoğunlukla dikdörtgen biçimlidir. Mücadele ; nematod'ların topraktan alt yapraklara geçmesi ile istila gerçekleşir; eğer mümkünse bu bitkiler istila kaynağından uzakta tezgahlar üzerindeki kaplarda yetiştirilir; begonya (Beğonia sp.), sinirlizambak (Hoşta sp.), eğrelti ve sardunya (Geranium sp.) gibi birçok bitki bu nematod'un konukçusu olduğundan, serada veya arazide bulunan tüm bitkilerde ortaya çıkanların nematod belirtileri olduğundan emin olmak gerekir.
Oyucu nematod (Radopholus similis) kalatha türlerinde hastalık yaratmaktadır. Hastalığın belirtileri arasında köklerde "ölü-hasta" dokular ve "kök çürüklüğü" bulunmaktadır. Bu belirtiler bitkinin kuvvetinin-azalmasına ve kötü büyümeye yol açar. Hem kökler ve hem de bitkinin yukarı kısımları bodurlasın Mücadele ; yeni veya steril edilmiş saksı harcı ve saksılar kullanılır, bitkiler yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir, daima nematoddan yoksun çelikder kullanılır; "aldicarb" ilacı ile başarılan denetim, turba, çam kabuğu ve servi kırpıntılarının (2:1:1 hacim oranında) karışımı kullanılması halinde, turba ve kum (3:1 oranında) karışımı ile başarılana mukayese olarak, azalmaktadır; tersine olarak, "oksamil" ve "ethoprop" ilaçları, iki saksı harcında bu nematod'a karşı eşit olarak etki yapmıştır.
Potasyum Eksikliği: Düşük potasyum miktarı kalatha'da hastalık yaratmaktadır. Hastalık ile ortaya çıkan "leke"ler yaprak merkezlerinde gelişigüzel desenler oluşturur, sık sık Drechslera sp.ve Alternaria sp. mantarlarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" gibi görünürler.
Mücadele : Uygun bir potasyum kaynağını taşıyan gübre kullanılır. Bu belirtileri gösteren yapraklar hastalığın teşhisi ve besin analizi için gönderilir, çünkü belirtiler çok benzerdir.
Flor Zehirlemesi : Hastalık fazla "flor"dan ortaya çıkar. Hastalık ile oluşan "ölü leke"ler, yaprak kenarlarında oluşur, farklı veya bulanık-karaltı halinde kenarlı olabilir.
Mücadele : Çözünebilir flor'un varlığını azaltmak üzere saksı harcının pH'si yaklaşık 6,5 değerinde tutulur, çünkü düşük pH'li ortamlar flor'u daha elde edilebilir hale getirir. Saksı harcının "dolomite" ile ıslah edilmesi, "perlite" ve "superfosfat" kullanılmasından kaçınılması da tavsiye edilmektedir. Belli turbalar ve bazan sulama suyu da "flor" kaynağı olmaktadır.
Kuruluk : Hastalığın sebebi yeterli suyun eksikliğidir. Hastalık ile, yapraklar bazan solar, ancak kuruluğun ilk işareti rengin kaybı, yaprak kenarlarının ve uçlarının kahverengileşmesidir.
Mücadele: Suyun eksikliğinden dolayı yaprak yanması kötü sulama uygulamaları ve kökte hastalık yapıcılar veya nematod'lar tarafından sebep olunabilir; hastalık yaratıcılar köklerin su emme kabiliyetini azaltabilir, hatta örümcek mite'ler aşırı yeme yaparak yer yer kuruluğa sebep olabilirler. Bir denetleme usulüne teşebbüsten önce
kuruluğun sebebini tayin etmekte emin olunur. Suyun saksı harcı içinde (ağır olan daha fazla su tutmaktadır) tutulup tutulmadığını tayin etmek için saksılar kaldırılır ve daha sonra kökler muayene edilir, köklerin hastalık etmenleri ve nematod' lar ile etkilenmediğinden emin olunur.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS B?TK?LER? HASTALIKLARI ---2008
(Salon Bitkisi)
Solgunluk : Çelikten çoğaltılmış kalatha fertlerinde Fusarium oxysporum mantarı "solgunluk" hastalığı yaratmaktadır. Çelik dipleri çürüklüğe uğrayabilir veya alt yapraklar solabilir ve sararabilir. Büyük boyutlu bitkiler alt yapraklarında "soima" ve "sararma" belirtileri gösterirler, bunların iletim sistemi esmerimsidir. Sonunda bitkiler bodurlaşır.
Mücadele : "Thiofanatmetil" bileşikleri ile ıslatma işlemleri, hastalığın yayılmasını azaltmada faydalı olur. Fakat tam denetleme sadece ve eğer hastalıklı bitkiler yok
edilirse başarılabilir. Tam doğru bir teşhis elde etmek için emin olunmalıdır, çünkü nematod istilası ve toprakta yaşayan mantar'ların yarattığı "kök çürüklüğü" hastalığı belirtileri görünüş bakımından benzerdir.
Yaprak Lekelenmesi : Calathea türlerinde Alternaria alternata mantarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" hastalığı küçük (1 milimetreden daha ufak) "leke"ler ile kendini gösterir, bunlar başlangıçta suya sokulmuş gibi gözükür, kırmızımsı kahverengiye döner, 2 milimetre kadar çapa ulaşabilir ve kabaca yuvarlaktır, genelde birbirleri ile birleşmezler. Calathea picturata ve C. insiğnis türleri bu hastalığa hassas, C. bella ise çok hassastır. Mücadele ; bu hastalık üstten sulamanın ve yağmura maruz bırakmanın terkedilmesi, etmen mantardan yoksun bitkiler kullanılması ile denetim altına alınabilir; hasta bitkilerin düzenli gözetlenmesi ve uzaklaştırılması da hastalığın yayılmasının azalmasına faydalı olur; hastalığın denetlenmesi için "mankozeb", "khlorothalonil" ve "iprodion" etkili olmaktadır.
Kalatha'nın çoğu kültivarları Drechslera (Bipolaris) setariae mantarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" hastalığına hassastır. "Leke"ler önceleri küçücük ve suya sokulmuş gibi gözüken kısımlar olarak ortaya çıkarlar, daha sonra sararır ve sonunda esmer ve kuru olurlar. Leke'ler olağanda 1 santimetre kadar geniştir. Şiddetli hastalık hallerinde, " birleşir, geniş ve düzensiz biçimli kısımlar oluşur, bunların rengi sarı kenarlı esmerdir. Mücadele ; yaprakların ıslak kaldığı zaman dönemini azaltma, hastalığın şiddetini azaltabilir; yukarıdan sulama yapılmaz veya yaprakların hızlı kurumasına müsaade etmek üzere hiç olmazsa gün içinde erken sulama yapılır; öğleden sonra geç sulanan bitkiler bütün gece boyunca ıslak kalabilir ve hastalığı teşvik eder; hastalık 15-18 oC arasındaki sıcaklıklarda en şiddetli olur; deney şartlannda "mankozeb" bu hastalığın denetlenmesinde etkili olmuştur, kalatha'da kullanılması için tarifname incelenmelidir.
Başka bir "yaprak lekelenmesi" de Pseudomonas cichorii bakterisi tarafından husule getirilir. "Leke"ler suya sokulmuş gibi görünür özelliktedir ve koyu yeşilden siyaha değişen renk alırlar. Leke'ler sarı bir kenara sahiptir, ancak bu yaygın değildir. Bir yaprak üzerinde nadir olarak ikiden fazla "leke" bulunur. Buna rağmen, eğer yaprak tam olarak açılmadan evvel hastalık bulaşmaya uğrarsa, yaprak kaybı ortaya çıkar. Mücadele ; bakterinin yayılması ve bulaşması için uygun şartları azaltmak üzere mümkün olduğu kadar yukarıdan sulamadan kaçınılır; "bakır'lı" bakteri ilaçlarının koruyucu olarak uygulanması seyrek olarak etkili olmaktadır, bu kullanım tavsiye edilmemektedir.
Yanıklık : Kalatha'da "yanıklık" hastalığına Pseudomonas türü bakteriler sebep olmaktadır. Bu hastalık son senelerde kalatha üreticilerine bir zorluk olmuştur. Belirtiler, yaprak damarları boyunca suya sokulmuş gibi kısımlar olarak başlar, özellikle yeni yapraklar tam olarak açıldığı zaman görülür hale gelir, "lekeler açık görülür ve kolaylıkla birleşirler. Büsbütün olgunlaştıkları zaman, leke'ler esmerden kahverengiye renk ve kağıtsı hal alır.
Mücadele : Hasta bitkiler yok edilir. Doku kültürü ile çoğaltılmış bitkiler satın alındığı zaman etmen bakteriden yoksun olmasına rağmen, çelikler olarak kolaylıkla bulaşmaya uğrarlar.
Mozayik : "Mozayik" hastalığına kabak mozayik virüsü (CMV) sebep olmaktadır. Hastalık ile, yapraklar hafifçe çarpıklaşır ve boyut bakımından azalır. Fakat bu virüsün en belirgin belirtisi yapraklarda oluşan parlak sarı desenlerdir. Bu desenler genelde
pürüzlüdür ve etkilenmiş yaprağın olağan rengi ile dönüşüm yapar. Bu virüs çoğu kalatha bitkilerinde küçük belirtiler yaratır.
Mücadele : Sebep olunan hasarın güzellik kusurundan başka bir şey olduğu hususunda hiçbir kanıt yoktur. Tavsiye edilen tek denetim, bu belirtileri gösteren bitki'leri uzaklaştırmaktır.Hastalıklı bitki'ler ile çoğalma yapılması virüsü yeni bitkilere nakleder.
Nematod : Yaprak nematodu olan Aphelenchoides öessey/'nin oluşturduğu hastalık'da, "yaprak leke"leri alt yaprakların orta damarı yakınında başlar ve kenarlara yayılır. Bunlar çoğunlukla dikdörtgen biçimlidir. Mücadele ; nematod'ların topraktan alt yapraklara geçmesi ile istila gerçekleşir; eğer mümkünse bu bitkiler istila kaynağından uzakta tezgahlar üzerindeki kaplarda yetiştirilir; begonya (Beğonia sp.), sinirlizambak (Hoşta sp.), eğrelti ve sardunya (Geranium sp.) gibi birçok bitki bu nematod'un konukçusu olduğundan, serada veya arazide bulunan tüm bitkilerde ortaya çıkanların nematod belirtileri olduğundan emin olmak gerekir.
Oyucu nematod (Radopholus similis) kalatha türlerinde hastalık yaratmaktadır. Hastalığın belirtileri arasında köklerde "ölü-hasta" dokular ve "kök çürüklüğü" bulunmaktadır. Bu belirtiler bitkinin kuvvetinin-azalmasına ve kötü büyümeye yol açar. Hem kökler ve hem de bitkinin yukarı kısımları bodurlasın Mücadele ; yeni veya steril edilmiş saksı harcı ve saksılar kullanılır, bitkiler yükseltilmiş tezgahlarda yetiştirilir, daima nematoddan yoksun çelikder kullanılır; "aldicarb" ilacı ile başarılan denetim, turba, çam kabuğu ve servi kırpıntılarının (2:1:1 hacim oranında) karışımı kullanılması halinde, turba ve kum (3:1 oranında) karışımı ile başarılana mukayese olarak, azalmaktadır; tersine olarak, "oksamil" ve "ethoprop" ilaçları, iki saksı harcında bu nematod'a karşı eşit olarak etki yapmıştır.
Potasyum Eksikliği: Düşük potasyum miktarı kalatha'da hastalık yaratmaktadır. Hastalık ile ortaya çıkan "leke"ler yaprak merkezlerinde gelişigüzel desenler oluşturur, sık sık Drechslera sp.ve Alternaria sp. mantarlarının yarattığı "yaprak lekelenmesi" gibi görünürler.
Mücadele : Uygun bir potasyum kaynağını taşıyan gübre kullanılır. Bu belirtileri gösteren yapraklar hastalığın teşhisi ve besin analizi için gönderilir, çünkü belirtiler çok benzerdir.
Flor Zehirlemesi : Hastalık fazla "flor"dan ortaya çıkar. Hastalık ile oluşan "ölü leke"ler, yaprak kenarlarında oluşur, farklı veya bulanık-karaltı halinde kenarlı olabilir.
Mücadele : Çözünebilir flor'un varlığını azaltmak üzere saksı harcının pH'si yaklaşık 6,5 değerinde tutulur, çünkü düşük pH'li ortamlar flor'u daha elde edilebilir hale getirir. Saksı harcının "dolomite" ile ıslah edilmesi, "perlite" ve "superfosfat" kullanılmasından kaçınılması da tavsiye edilmektedir. Belli turbalar ve bazan sulama suyu da "flor" kaynağı olmaktadır.
Kuruluk : Hastalığın sebebi yeterli suyun eksikliğidir. Hastalık ile, yapraklar bazan solar, ancak kuruluğun ilk işareti rengin kaybı, yaprak kenarlarının ve uçlarının kahverengileşmesidir.
Mücadele: Suyun eksikliğinden dolayı yaprak yanması kötü sulama uygulamaları ve kökte hastalık yapıcılar veya nematod'lar tarafından sebep olunabilir; hastalık yaratıcılar köklerin su emme kabiliyetini azaltabilir, hatta örümcek mite'ler aşırı yeme yaparak yer yer kuruluğa sebep olabilirler. Bir denetleme usulüne teşebbüsten önce
kuruluğun sebebini tayin etmekte emin olunur. Suyun saksı harcı içinde (ağır olan daha fazla su tutmaktadır) tutulup tutulmadığını tayin etmek için saksılar kaldırılır ve daha sonra kökler muayene edilir, köklerin hastalık etmenleri ve nematod' lar ile etkilenmediğinden emin olunur.
Prof.Dr.Sabri SÜMER --SÜS B?TK?LER? HASTALIKLARI ---2008

