fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

ARTHROPODA (EKLEM BACAKLILAR) 3.1.Sınıf :Arachnida (Örümcekgiller) 3.1.1.Takım :Acarina (Akarlar) 3.1.1.1.ACARIDAE

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • ARTHROPODA (EKLEM BACAKLILAR) 3.1.Sınıf :Arachnida (Örümcekgiller) 3.1.1.Takım :Acarina (Akarlar) 3.1.1.1.ACARIDAE

    UÇUNCU BOLUM
    Şube: ARTHROPODA (EKLEM BACAKLILAR) Sınıf: ARACHNIDA (ÖRÜMCEKGİLLER) Takım: ACARINA (AKARLAR) Acaridae
    Acarus siro L. (Un Akarı)
    Vücut, yumuşak, saydam beyaz renkte, ancak, beslendiği gıdaya bağlı olarak gnathosoma ve bacaklar soluk sarı ile kahverengi arasında değişmekte, erkeklerde tüm bacaklar kuvvetli gelişmiş, pretarsus ve tırnaklar bulunur, birinci çift bacaklarda genu ve femur genişler, femur'un vücuda bakan iç yüzeyinde kuvvetli bir çıkıntı yer alır. Dişi erkeğe oranla daha oval, birinci çift bacaklarda genişleme yoktur. Erkeklerde idiosoma 0.172-0.296 mm, dişilerde 0.260-0.583 mm boyundadır.
    Şekil 5. Acarus siro L.
    Bütün dünyada yaygın olarak görülen bu tür, birçok gıda maddesinde rastlanmakta ve en çok tanınan depolanmış ürün zararlısı bir akar olarak görülmektedir. Ülkemizde ilk defa peynirlerde saptanmış, daha sonra un ve diğer ürünlerde de olduğu belirlenmiştir. Bayat ve rutubetli unlarda çok fazla bulunan bu akar türü için taze ve kuru un iyi bir yaşam ortamı değildir. Zararlı hububat depolarında, fırınlarda ve evlerde yoğun olarak bulunmaktadır. Dişi 20-30 yumurta bırakmakta, normal sıcaklıklarda 3-4 gün sonra açılmakta ve beyaz renkli larvalar çıkmakta, 4-5 gün sonra bu larvalar nimfe dönüşmekte, proto ve tritonimf dönemleri geçirerek ergin olmaktadırlar.
    Un akarı, un, irmik, kırma, yulaf ezmesi, kepek ve depolanmış hububatta beslenmektedir. Depolanmış hububatta önce tanenin embriyo kısmında, daha sonra tüm danede zarar meydana getirir ve geriye sadece tohum kabuğunu bırakır. Ayrıca, bu tür, tütünde, çeşitli tohumlarda, şeker pancarında ve bayatlamış çeşitli gıda maddelerinde ve bazı et mamullerinde de zarar yapmaktadır.
    Glycyphagidae
    Lepidoglyphus destructor (Schrank)
    Mat beyaz renkte, idiosoma uzun ve armut şeklinde, bacaklar uzun, özellikle üçüncü ve dördüncü çift bacaklar daha ince, erkeklerde idiosoma 0.166-0.240 mm, dişilerde ise 0.255-0.499 mm boyundadır.
    Şekil 6. Lepidoglyphus destructor (Schrank)
    Bu türün, İzmir'de mısır, un ve kepekte zararlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, kuru meyve, tahıl tozları, peynir, tahılların embriyosu ve diğer bazı bitki materyalleri ile beslenerek gıdalarda zarar meydana getirmektedir. Yine bu türün insanlarda alerjiye sebep olan önemli bir akar türü olduğu belirtilmektedir.
    Peynir Akarları
    Peynirler, depolama ve olgunlaşma süresince çok sayıda akar türünün zararına uğramaktadır. Akarlar, üründe nicelik ve nitelik yönünden kayıplar meydana getirdikleri gibi, bulaşık olan peynirler halk sağlığını da doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedirler. Ülkemizde ve dünyanın çeşitli ülkelerinde, Acaridae ve Glycyphagidae familyalarından, Acarus siro (L.), A. chaetoxysilos Griffths, A. immobilis Griffiths, A. farris (Oudemans),Glycyphagus destructor (Schank), G. domesticus (De Geer), Tyrophagus longior (Gerfais), T. putrescentia (Schrank) ve Tyrolichus casei Oudemans türlerinin peynirlerde önemli zararlara sebep oldukları belirtilmektedir.
    Peynir akarlarının boyutlarının küçük olması ve çıplak gözle görülememesi sebebiyle peynirlerde akar enfeksiyonu hemen fark edilememekte ve peynir depolarında oldukça önemli zararlara sebep olmaktadır. Akarlar, peynirlerde görülen diğer zararlılardan daha sürekli ve ciddi problemler oluşturmaktadırlar.
    Peynirlerde akar enfeksiyonun belirtisi, depolanan peynirlerin üzerinde ve çevresinde yığınlar oluşturarak kendini gösteren kahverengimsi bir tozun bulunmasıdır.
    Akarla bulaşıklılık, yoğun olduğunda ve uzun süre bekletilen peynirlerde kolaylıkla fark edilmesine rağmen, kısa süre bekletilen peynirlerde ve gelişme süresi kısa olan zararlılarda kolaylıkla fark edilmemektedir.
    Peynirlerde enfeksiyon nadiren tek tür tarafından yapılmaktadır. Genel olarak zarar iki veya daha fazla tür tarafından meydana getirilmektedir.
    Labidophoridae
    Gohieria fusca (Oudemans)
    Erkek esmer ve desenli pembemsi kahve renkte, bacakların apodemeleri ince, uzun, anal açıklık vücudun arka ucuna kadar uzanır, genu ve tibia'nın dorsal yüzü kabartılı, dişi daha soluk renkli, erkeklerde idiosoma 0.245-0.265 mm, dişilerde ise 0.270-0.400 mm boyundadır.
    Depolarda oldukça yaygın olarak bulunan bu tür, yoğun popülâsyon oluşturduğunda unlarda kahverengimsi görünüşü ile fark edilmektedir.
    Bu türün, İzmir'de buğday, arpa, çeltik, yulaf, darı, kepek, un ve mamulleri, mısır, baklagiller, kuru meyve ve döküntülerde beslenerek zarar meydana getiren en önemli akar türü olduğu kaydedilmektedir.
    Carpoglyphidae
    Carpoglyphus lactis (L.) (Kuru Meyve Akarı)
    Vücut oval, basık ve saydam renkli, ancak, sindirim kanalındaki maddeler koyu renkli gösterebilir. Ayrıca, idiosomanın posterio-lateralinde iyi gelişmiş yağ bezleri de rengi etkilemektedir. Bacaklar ince uzun, üzerindeki kıllar kısa ve uçları küt, idiosoma erkeklerde 0.187-0.335 mm, dişilerde ise 0.225-0.405 mm boyundadır.
    Şekil 7. Caroglyphus lactis (L.)
    Bu türün, son yıllarda Ege Bölgesi'nde kuru incir ve üzüm depolarında zararlı olduğu belirtilmektedir.
    Erginler 40-50 gün yaşar ve bu süre içinde 25-30 yumurta bırakır. Uygun şartlarda gelişme süresi 15-20 gündür. Yüksek orantılı nemi ve sıcaklığı seven bu zararlı tür, uygun şartlarda yılda çok sayıda nesil verebilmektedir.
    Şeker içeren ve fermente olan ürünlerde zararlıdır. Özellikle incir, üzüm ve kaysı gibi kuru meyvelerin şeker salgıları üzerinde beslenirler. Ayrıca marmelat, maya, peynir, meyve suyu artıkları, süt, bira, şarap gibi fermente olan ürünler üzerinde zarar yapmaktadır. Kuru meyvelerde beslenme sonucu meydana gelen tatlı maddelerde küf mantarları gelişmekte, bu da akarın zararını daha da artırmaktadır. Uygun şartlarda bu zararlının yoğunluğu sebebiyle ürün kaybının yanı sıra, kalıntıları sebebiyle de önemli zararlara yol açmaktadır.
    Depolanmış Ürünlerdeki Akarların Zararları ve Mücadeleleri
    Ambar ve depolardaki akarların zararları büyük önem taşımaktadır. Özellikle de uygun sıcaklık ve nem koşullarında yoğunlukları hızla artmakta ve zarar daha da fazla olmaktadır. Akarlar, beslendikleri üründe direk zarar yapmaları yanında dolaylı olarak da zararlara sebep olmaktadırlar. Örneğin, Acarus siro buğdaylarda embriyoyu oyup beslenmek suretiyle yer yer çok önemli zararlara sebep olmaktadır. Akarlar, gıdalar üzerinde yaptıkları direk zararlar yanında Carpoglyphus lactis'de olduğu gibi salgıları ile de besinleri bozmaktadırlar. Bu salgılarda, çok zaman bakteri ve funguslar gelişmekte ve zararın boyutları genişlemektedir. Bu şekilde bulaşık besin maddelerini tüketen insan ve hayvanlarda sindirim bozuklukları ve alerjik sorunların yanında, bu mikroorganizmaların toksinleri insan sağlığını ciddi bir şekilde tehdit etmektedir.
    Akarların önemli zararlarından birisi de bunların gömlek ve ölülerinin gıdalar içerisinde kalması, bu ürünlerin kalitesini düşürdüğü gibi, yine sağlık yönünden de olumsuz etkiler yapmaktadır.
    Şunu vurgulamak gerekir ki, akarlar küçük cesametli hayvanlar olmaları sebebi ile çok kez bunların varlığı anlaşılamamakta ve bazı ürünlerde ki zararı gözden kaçmaktadır. Birçok ürünlerde de zararlar belirli düzeye geldikten sonra durum fark edilmekte ve ürün ya tamamen elden çıkmakta veya pazar değerini kaybetmektedir. Bazen de bu bozuk ürünler, pazara sürülmekte ve bu konuda yeterince bilgisi olmayan insanlar bu ürünleri tüketerek ileride sağlık sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Hayvanlara yedirilenler de yine dolaylı olarak insan sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.
    Bu konuda bir diğer önemli husus da akarların depolanmış ürünlerin ihracatını engellemeleridir. Akarlarla bulaşık ürünlerin dış satımı oldukça zor olmakta, çoğu kez de imkânsız hale gelmektedir.
    Akarlarla mücadelede diğer depolanmış ürün zararlılarında olduğu gibi, depo, ambar ve ürün muhafaza yerlerinde temizliğe ve hijyenik şartların oluşmasına azami dikkatin gösterilmesi gerekmektedir. Hiçbir zaman önceden uzun süre bekletilmiş ürünlerin veya döküntülerin olduğu depolara yenilerinin konulmaması, buraların iyice temizlenip gerektiğinde havalandırıldıktan sonra yeni ürünlerin yerleştirilmeleri gerekmektedir.
    Bir diğer önemli husus da depolardaki orantılı nemin düşük tutulmasına önem gösterilmeli, bunun içinde depolarda iyi bir havalandırma sistemi bulunmalıdır.
    Nemli hububatın kurutulması için kullanılan yüksek frekanslı elektriksel alan uygulaması, akarlara karşı etkili olmaktadır. Laboratuar denemelerinde buğday tanelerinin 58-138 saniye süreyle yüksek frekanslı elektriksel alana tabii tutulmasıyla tanelerin çimlenme gücünde bir değişme olmadan bazı depolanmış ürün zararlarında % 100 ölüm elde edilebilmektedir. Ayrıca, yumurta ve erginlere göre larva ve nimflerin daha hassas oldukları tespit edilmiştir. Gamma ışınlarıyla yapılan uygulamalar genellikle olumlu sonuçlar vermiştir. A. siro üzerinde yapılan araştırmalarda 25.000 -45.000 rad dozlarında ışınlamaya tutulmuş yumurtalardan meydana gelen fertlerin üreyemedikleri görülmüştür. Ayrıca, gamma ışınlarına karşı en dirençli dönemin yumurta, en hassas dönemin ise larvalar olduğu ve genellikle akarların böceklerden daha dirençli oldukları görülmüştür.
    Akarlarla kimyasal mücadelede, sentetik piretroidli bileşikler olumlu sonuçlar vermektedir. Fumigantlarda birçok türde etkili olmaktadırlar.
    Akarlarla mücadelede entegre zararlı yönetimi (IPM) içerisinde önemli yeri olan biyolojik mücadele üzerinde durulmaktadır. Depolarda zararlı akar türleri yanında çok sayıda da faydalı akar türleri de bulunmaktadır. Predatör (avcı) durumunda olan bu akarlar arasında başta Cheyletus eruditus (Chyletidae) ve Blattisocious dentriticus olmak üzere çok sayıda faydalı akar türü mevcuttur. Bunlar depolardaki değişik zararlı akar türlerini baskı altında tutmaktadırlar. Örneğin, bu iki predatör bir arada bulunduğunda A. siro'nun yoğunluğu iyice azalmaktadır. Ch. eruditus'un oburca beslenmesi yanında önemli bir diğer özelliği de kimyasallardan çok az etkilenmesidir.

    Prof.Dr.Erol YILDIRIM ---Prof.Dr.Hikmet ÖZBEK -- Prof.Dr.İrfau ASLAN
    Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü
Working...
X