HİPERTANSİYON
Kanın damar çeperlerine yaptığı basınca tansiyon denir. Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması “hipertansiyon” olarak tanımlanır. Sistolik kan basıncının (büyük tansiyonun) 140, diastolik kan basıncının 90 mm Hg veya üzerinde olmasını hipertansiyon olarak değerlendirmektedir. Çeşitli araştırmalara göre Türkiye’de hipertansiyonun görülme sıklığı %11 ile %43 arasında değişmekte ve 40 yaş üstü grupta daha sık görülmektedir.
Hipertansiyonlu kişilerde oluşan sağlık riskleri: Beyin felci (inme), böbrek hastalıkları ve kalp damar hastalıklarıdır.
Hipertansiyon ile ilişkili risk etmenleri: Kalıtım, şişmanlık, yaşlılık, yetersiz fiziksel aktivite düzeyi, alkol ve sigara kullanımı ve strestir.
Şişmanlık; hipertansiyonda başlıca risk etmenidir. Vücut ağırlığı olması gerekenin %20 üzerinde olanlar kişilerde hipertansiyon sıklığı, normal ağırlıkta olanların iki katı görülmektedir. Özellikle 30-40 yaş arası ağırlık kazanımı kan basıncını yükseltmektedir.
Hipertansiyon riskini azaltmak için; vücut ağırlığına dikkat edilmeli, tüketilen tuz miktarı azaltılmalı, egzersiz yapılmalı, sigara içiyorsa kişi bırakmalı, alkol kullanmamalı yada kullanımı en az düzeye indirilmeli, stresten kaçınılmalı ve baş etme yöntemleri öğrenilmelidir.
Hipertansiyon için beslenme önerileri
• BKI değerleri normal sınırlarda tutulmalıdır. Fazla ağırlık; dengeli, düşük enerjili diyet ve düzenli fiziksel egzersizle uygun bir sürede beden kitle indeksi [(vücut ağırlığı (kg)/ (boy uzunluğu2 (m)] 25 kg/m2 sınırına indirildiğinde kan basıncında düzelme görülebilmektedir.
• Alkol alımı sınırlanmalıdır.
• Günlük tuz tüketimi azaltılmalı, 5-6 gramı geçmemelidir. Bu düzeyi sağlayabilmek için yemekler tuz konulmadan pişirilmeli veya. ekmeğin az tuzlu ya da tuzsuz olmasına özen gösterilmelidir.
• Günlük kahve tüketimi 2-3 fincanı aşmamalıdır.
Tüketilmesi önerilen besinler; taze sebze ve meyveler, bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı, yağsız tavuk eti, balık ve deniz ürünleri, nane, dereotu, kekik, soğan, sarmısak gibi tat vericiler, tahıl ve kurubaklagillerdir.
Tüketilmesi sakıncalı olan besinler; salamura besinler, turşu ve konserveler, tuz, kuruyemişler, cipsler, tereyağı, içyağı, sadeyağ, katı margarin, kırmızı et, sosis, salam, sucuk, pastırma, sakatatlar, soslar, vb besinlerdir.
Kanın damar çeperlerine yaptığı basınca tansiyon denir. Kan basıncının normal değerlerden yüksek olması “hipertansiyon” olarak tanımlanır. Sistolik kan basıncının (büyük tansiyonun) 140, diastolik kan basıncının 90 mm Hg veya üzerinde olmasını hipertansiyon olarak değerlendirmektedir. Çeşitli araştırmalara göre Türkiye’de hipertansiyonun görülme sıklığı %11 ile %43 arasında değişmekte ve 40 yaş üstü grupta daha sık görülmektedir.
Hipertansiyonlu kişilerde oluşan sağlık riskleri: Beyin felci (inme), böbrek hastalıkları ve kalp damar hastalıklarıdır.
Hipertansiyon ile ilişkili risk etmenleri: Kalıtım, şişmanlık, yaşlılık, yetersiz fiziksel aktivite düzeyi, alkol ve sigara kullanımı ve strestir.
Şişmanlık; hipertansiyonda başlıca risk etmenidir. Vücut ağırlığı olması gerekenin %20 üzerinde olanlar kişilerde hipertansiyon sıklığı, normal ağırlıkta olanların iki katı görülmektedir. Özellikle 30-40 yaş arası ağırlık kazanımı kan basıncını yükseltmektedir.
Hipertansiyon riskini azaltmak için; vücut ağırlığına dikkat edilmeli, tüketilen tuz miktarı azaltılmalı, egzersiz yapılmalı, sigara içiyorsa kişi bırakmalı, alkol kullanmamalı yada kullanımı en az düzeye indirilmeli, stresten kaçınılmalı ve baş etme yöntemleri öğrenilmelidir.
Hipertansiyon için beslenme önerileri
• BKI değerleri normal sınırlarda tutulmalıdır. Fazla ağırlık; dengeli, düşük enerjili diyet ve düzenli fiziksel egzersizle uygun bir sürede beden kitle indeksi [(vücut ağırlığı (kg)/ (boy uzunluğu2 (m)] 25 kg/m2 sınırına indirildiğinde kan basıncında düzelme görülebilmektedir.
• Alkol alımı sınırlanmalıdır.
• Günlük tuz tüketimi azaltılmalı, 5-6 gramı geçmemelidir. Bu düzeyi sağlayabilmek için yemekler tuz konulmadan pişirilmeli veya. ekmeğin az tuzlu ya da tuzsuz olmasına özen gösterilmelidir.
• Günlük kahve tüketimi 2-3 fincanı aşmamalıdır.
Tüketilmesi önerilen besinler; taze sebze ve meyveler, bitkisel sıvı yağlar ve zeytinyağı, yağsız tavuk eti, balık ve deniz ürünleri, nane, dereotu, kekik, soğan, sarmısak gibi tat vericiler, tahıl ve kurubaklagillerdir.
Tüketilmesi sakıncalı olan besinler; salamura besinler, turşu ve konserveler, tuz, kuruyemişler, cipsler, tereyağı, içyağı, sadeyağ, katı margarin, kırmızı et, sosis, salam, sucuk, pastırma, sakatatlar, soslar, vb besinlerdir.

