fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Biliyor musunuz ???

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Biliyor musunuz ???

    BİLİYOR MUSUNUZ ???
    • Yoğurdun yeşilimtırak suyu vitamin B2 (riboflavin) açısından çok zengindir. kesinlikle atılmamalıdır.

    • Sütlü tatlıları pişirirken şekerin önceden eklenmesi protein değerinin azalmasına neden olur. Şeker, tatlının indirilmesine yakın eklenmelidir.

    • Tarhana; yoğurt, un veya yarmanın karıştırılıp mayalandırılması ve kurutulması ile elde edilen çok değerli bir besindir. Kurutma işlemi güneşte yapılırsa vitamin B2, B6 ve folik asit değerlerinde büyük ölçüde kayıp olur. Bu nedenle gölgede, üzeri ince bir bezle örtülerek veya fırınlarda kurutulmalıdır. Fırında kurutmak için tarhana küçük parçalar halinde fırın tepsilerine serilmeli, eğer fırın derecesi ayarlanamıyorsa fırının ağzı açık olarak ısı artışı kontrol edilmelidir.

    • Hazır satın alınan yoğurtların kapları boşaldıktan sonra atılmalı, tekrar mayalama veya saklama için kullanılmamalıdır.

    • Boşalan deterjan kaplarında süt, yoğurt, pekmez, turşu gibi besinler kesinlikle saklanmamalıdır.

    • Etler hemen tüketilmeyecekse bir seferde kullanılacak miktarlarda kaplar içine konularak buzdolabı buzluklarında 1 hafta, derin dondurucularda 3-4 ay süre ile dondurularak saklanabilir.

    • Dondurulmuş etler çözdürüldükten sonra yeniden dondurulmamalıdır. Çözülme işi buzdolabının alt rafında bekletilerek yapılmalıdır. Çözülmüş besinler bekletilmeden pişirilmelidir.

    • Etler zaten yağ içerdiklerinden, et konan yemeklere yağ eklenmemeli ve yağda kızartılmamalıdır.

    • Halk arasında et suyunun et kadar besleyici olduğu yanlış inancı yaygındır. Halbuki etin zengin kaynak olduğu protein ve demir etin suyunda değil, yapısında yer alır.

    • Etler ızgara edilirken damlayan su ile vitamin B2, B12 ve folik asit kaybı olur. Bu su bir kap içinde toplanabilir ve sos olarak kullanılabilir. Tepside pişirme bu kaybı azaltır ve etin daha yumuşak olmasını sağlar.
    • Etin çok yüksek sıcaklıktaki ızgara üstüne konup veya aleve çok yakın olarak tutularak pişirilmesi sırasında sağlık açısından zararlı (kanser yapabilen) ögeler oluşur. Bu nedenle etler ızgara edilirken et yüzeyinin ısı kaynağından en az 15 cm uzakta olması gerekir.

    • Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır. Yumurta kullanılmadan önce mutlaka yıkanmalı, ancak yıkandıktan hemen sonra kullanılmalıdır. Yumurtalarda sonradan alınan enfeksiyonlarda özellikle kirli yumurtaların yıkanması rol oynar. Çünkü yıkama olayı yumurtanın en dış tabakasını ortadan kaldırır. Mikropların yumurtaya geçişi böylece açılan ve genişleyen porlardan olur.

    • Yumurta çiğ olarak tüketilmemelidir. Sindirimi zordur, besin zehirlenmesi yapabilir ve B grubu vitaminlerinden biyotin adlı vitamin yararlı etkisini gösteremez.

    • Yumurta en fazla 8-10 dakika süreyle haşlanmalıdır. Uzun süre haşlanmış yumurtanın sarısı etrafında oluşan yeşil renk, besin değerinin azaldığını gösterir.

    • Çay ve kahvede bulunan bazı bileşenler yumurta ve diğer besinlerdeki demirin emilimini olumsuz etkiler Bu nedenle kansızlığa meyilli, doğurganlık dönemindeki kadınların ve çocukların yemekle birlikte çay içmemeleri, çok arzu edilirse açık ve limonla birlikte içmeleri gerekmektedir. Limon C vitamini içerdiğinden, çay ve kahvede bulunan bu bileşenlerin demir bağlayıcı etkisini azaltır. Yemekten 1 saat sonra içilen çay ve kahvenin demir üzerine olumsuz etkisi gözlenmemiştir.

    • Kurubaklagiller pişirilmeden önce iyice yıkanmalıdır. Kurubaklagillerin iyi pişirilmelerini sağlamak için ıslatma işlemi yapılabilir. Islatma suyunun dökülmesi besin kaybına neden olmaz Ancak kurubaklagillerin haşlama sularının dökülmesi besin değerini azaltır.

    • Taze sebzeler önce ayıklanmalı, yıkanmalı sonra doğranmalı ve yeteri kadar su ile pişirilmelidir.

    • Sebzelerin pişirilmesinde temel kural, doğranmadan önce içinde pişirileceği sıcak karışımın hazırlanmasıdır. Bunun için öncelikle yağ, soğan, salça karışımı ve gerekiyorsa su konur. Kaynayana kadar geçen sürede sebzeler doğratılarak sıcak karışıma kısım kısım eklenir ve pişirilir.

    • Yeşil yapraklı sebzelerin su oranı çok yüksektir. Bu nedenle suyu koruyabilen derecelerde hiç su koymadan pişirilebilir. Sebze yemeğine ne kadar su konursa vitamin kaybı o kadar fazla olur.

    • Sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir. Dökülürse suda eriyen vitaminlerin büyük bir kısmı (vitamin C,B2,folik asit vb) suya geçtiği için, besin değeri kaybı çok fazladır. Yaprak ve kök kısımları aynı zamanda pişmeyen sebzelerin önce kök kısımları tencereye konmalı, daha sonra yapraklar eklenmelidir. Patates, pancar gibi köksüz sebzeler ise yıkandıktan sonra kaynar suya atılarak kabuğu içinde pişirilmelidir. Patates haşlanmasında olduğu gibi burada dikkat edilecek en önemli nokta bunların az suda pişirilmesi ve kaynama suyunun dökülmemesidir.

    • Besinler pişirilirken soda eklenmesi alkali çözeltide dayanıksız olan vitaminlerin yapılarının daha hızlı bozulmasına neden olurken; limon, sirke eklenmesi ise asit çözeltide duyarlı olanların etkinliğini azaltır. Pişirilirken yeşil sebzelerde yeşil rengin bozulmaması için eklenen karbonat (yemek sodası) B1, B2, B6, folik asit ve C vitamininde kayıplara neden olur. A vitaminin ön ögesi olan karoten kaynağı sebzeler pişirilirken oluşan asidin etkisiyle vitamin kaybına uğrarlar. Aynı şekilde yeşil ve sarı sebzelerden yapılan salataya limon veya sirke eklenip bekletilirse A vitamini değerinde azalma olur.

    • Sebze özlerinin (sebze suyu) sebzenin kendisinden daha besleyici olduğu düşüncesi de yaygın yanlış inançlardan biridir. Üstelik bir bardak sebze suyu elde etmek için harcanan sebze miktarı, hazırlamak için harcanan zaman ve enerji karşılığında, sebzenin kendisinin çiğ olarak (salata ve söğüş) yenmesiyle elde edilecek besin öğeleri aynen alınmış olacaktır. Bunun yanısıra çiğneme sürecinin dişler ve diş etleri için yararı da unutulmamalıdır. Ayrıca sebzelerin selüloz içerdikleri de barsakların normal çalışmasını sağlar.

    • Dondurulmuş sebzeler içerdikleri besin öğelerini maksimum oranda korumak için pişirilmeden önce kesinlikle çözündürülmemelidir.

    • Meyveler kesilip suyu sıkıldıktan sonra beklerse besin değeri kaybı artar. Sıkılmış meyve suyu buzdolabında bile bekletilirse vitamini azalır.

    • Kapakları dışa dönük konserveler sağlık için son derece tehlikelidir. Zehirlenmelere yol açabilir. Kesinlikle tüketilmemelidir. Konservelerin suyunun dökülmesi ise vitamin değerini azaltır.

    • Dış kepeği biraz ayrılmış fakat özü ve iç kepeği ayrılmamış undan mayalandırılarak yapılan ekmeği tüketmek gerekir. Bu ekmeğin besleyici değeri, beyaz undan yapılan ekmekten daha fazladır. Ayrıca mayalı ekmeğin besin değeri mayasızlardan yüksektir. Yine ekmek, çörek, kurabiye yapmak için hamurun mayalandırılması besleyici değerini artırır.

    • Ekmek 2 günden daha uzun süre bekleyecekse buzlukta donmuş olarak bekletilir.

    • Bayat ekmekler su buharına tutularak yeniden taze hale getirilebilir. Bunun için tencerede kaynayan, su üzerine kevgir konur, üzerine ekmekler yerleştirilir ve üzerleri bir kapak ile örtülür ve ekmekler birkaç dakika buharda tutulur. Böylece kaybettiği suyu yeniden kazanan ekmek taze görünümünü elde eder.

    • Makarna, erişte vb. besinlerin kaynama sularının dökülmesi besin değerini azaltır. Bu nedenle çekeceği kadar su konarak pilav gibi pişirilmelidir.

    • Unun, ayrıca pilav ve dolma yaparken şehriye ve pirincin pembeleşinceye kadar kavrulması protein kaybına neden olur.
Working...
X