Bahçe bitkileri ile geçinen nüfus
Türkiye'deki faal nüfusun %40'ın üzerindeki çoğunluğu tarımla uğraşmaktadır. 1975 nüfus sayımına göre bu oran %67.27 iken 1980'de %55.09'a düşmüştür. Son yıllarda ise bu oranın %40 civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Tarım nüfusu içerisinde bahçe bitkileri ile geçinenlerin sayısı hakkında rakamsal değerler bulunmamaktadır. Böyle bir istatistiğin hazırlanması oldukça güçtür. Bunun nedeni bahçe bitkilerinin tek bir üretim dalı olarak ele alınmayıp, tarımın diğer dalları ile birlikte yapılmasıdır. Bizde pamuk çiftçisi aynı zamanda portakal üreticisi olduğu gibi, birçok serbest veya ticaret meslek sahibi de aym zamanda bahçe bitkileri üretimi ile uğraşabilmektedir. Nüfus sayısının ötesinde önemli olan konu bahçe bitkileri ile geçinen nüfusun daha refah bir hayat sürebilmesidir. Bunun nedeni de, bu üretim dalının birim alandan elde ettiği yüksek gelirdir.
Dış ticaret içindeki yeri
Ülkemiz dış ticaretinde tarımın payı oran olarak son yıllarda azalmış gibi görünmekte ise de, yine önemli bir grup olarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımın payı %90'm üzerinde olup 1980'li yılların başına kadar %50'nin altına düşmemiştir. Ancak bu yıllardan sonra sanayi ürünlerinin dış ticaretimizdeki payı hızla artmış, 1985 yılında %75.3'e ulaşmıştır. 1983 yılma kadar toplam tarım ürünleri ihracatımız içerisinde sanayide kullanılan tarım ve orman ürünleri 1. sırada yer alırken 1983 yılından itibaren bahçe ürünleri ilk sıraya yükselmiştir. 1990 yılında toplam tarım ürünlerinin ihracatımızdaki payı %19.4 olup, bahçe bitkilerinin payı tüm tarım ürünlerimiz içerisinde %9.1 ile birinci sırada yer almıştır (Çizelge 2.4).
Ülkemizde pekçok meyve ve sebze türlerinde yapılan üretim, kendi gereksinimimizi karşıladıktan başka dış ticarete de önemli katkılarda bulunmaktadır (Çizelge 2.5). Bugün için sert kabuklu ve kurutulmuş meyve ve kura üzümün dışında taze halde pekçok bahçe bitkisinin dışsatımları yapılmakta ve ihracat miktarı her geçen gün biraz daha büyük boyutlara ulaşmaktadır. Bahçe bitkisi ürünlerinin taze halde dışsatımının artmasında taşıma, depolama, standardizasyon ve ambalajlama konularında kaydedilen ilerlemeler önemli rol oynamaktadır. Belirtilen konular yanında, üretim ile ilgili diğer sorunların da çözümlenmesi durumunda toplam bahçe bitkisi ihracatında önemli artışlar olacaktır.
Beslenme ve insan sağlığı açısından değeri
Bahçe bitkilerinin insan beslenmesindeki değeri, özellikle vitaminler ve mineral madd elerce zengin olmalarından ileri gelmektedir. Ayrıca sağladıkları kalori açısından ve görünüşleri ile iştah üzerine yaptıkları etkiler bakımından da çok yararlıdırlar. Et, peynir ve diğer yüksek enerjili gıdaların sindirimi sırasında ortaya çıkan asitli maddelerin nötralize edilmesini de sağlarlar. Lifli madde olarak önemleri de özellikle son yıllarda daha iyi anlaşılmıştır.
Bahçe bitkileri, insan vücudunun ihtiyacı olan ve çoğu gıdalarda bulunmayan kalsiyum, fosfor ve demir yönünden önemli besin kaynaklarıdır. Mineraller, yani meyve tuzları, meyve ve sebzelere bazik özellik kazandırmaktadır. Meyve ve sebzeler bu özellikleri ile asitleri nötralize ederek sindirimi kolaylaştırmakta ve kanın asit-baz dengesini korumaktadırlar.
Bahçe bitkileri vitaminler bakımından çok zengin olup, bunlar sağlık açısından mutlaka gereklidirler. Birçok çeşitleri olup, değişik

harflerle adlandırılmaktadırlar.
A Vitamini: Gözün görme fonksiyonu ve yapısı açısından Vitamin A temel maddedir. Bu maddenin vücut tarafından uzun süre alınamaması körlüğe dahi yol açabilir. Aslında meyve ve sebzeler aktif A vitamini bileşiği olan retinol içermezler fakat beta-karoten gibi belirli karotenoidler vücut tarafından aktif retinole dönüştürülür. A vitamini yönünden portakal, kayısı, şeftali, incir, havuç, ıspanak, maydanoz, marul ve salata grubu sebzeler oldukça zengindir.
B Vitamini: Sinir sistemi ve kalbin çalışmasını düzenler. Eksikliğinde beriberi hastalığı görülür. En fazla bamya, bezelye, fasulye, tere, domates, ıspanak, patates, fındık, fıstık ve cevizde bulunur.
C Vitamini: Kan dolaşımı ve diş eti sağlığında etkilidir. Eksikliğinde skorbut hastalığı görülür. İnsanlar günlük C vitamini ihtiyaçlarının büyük bir kısmını meyve ve sebzelerden sağlamaktadırlar. Özellikle kuşburnu, turunçgiller, üzümsü meyveler, çilek, maydanoz, ıspanak, domates, biber, fıstık, fındık ve ceviz C vitaminince zengin bahçe bitkileridir.
D Vitamini: Vücuda alınan kalsiyumdan yararlanarak kemiklerin iyi gelişmesine yardımcı olur. Bu nedenle eksikliğinde raşitizm hastalığı görülür. Meyve ve sebzeler D vitamini yönünden zengin değillerdir.
E Vitamini: Sinir ve kas sisteminin iyi çalışmasını sağlar, cinsel gücü artırır. Uzun süre vücuda alınmaması durumunda kısırlık ortaya çıkabilir. En fazla fıstık, fındık, bamya, kereviz, bezelye, havuç, marul ve ıspanakta bulunur.
Vitaminlerden A, D ve E vitaminleri yağda, diğerleri ise suda eriyebilen özelliktedir. Suda eriyen vitaminler vücutta uzun süre depolanmadıklarından günlük gıdalarla alınmaları gerekir.
Genel olarak, yaş meyve ve sebzelerin besin maddelerince fakir oldukları söylenmekte ise de bunlar arasında besin değeri çok yüksek olanlar da yer almaktadır. Örneğin muz ve incir karbohidratlarca, zeytin ve avokado yağca ve mantar proteince zengin bahçe bitkileridir

Bahçe bitkilerinin içermiş olduğu besin değerleri Çizelge 2.6'da verilmiştir.
Bahçe bitkilerinde bulunan karbohidratlarm önemli bir kısmı; selüloz, hemiselüloz, pektik maddeler ve lignindir. Bu maddeler sindirilemez ve barsak sistemini geçemez. Bunun nedeni sindirimle ilgili enzimlerin bu polimer kompleksleri barsak tarafından absorbe edilebilecek formlardaki basit birimlere parçalayamamasıdır. İnsanlarda sindirimle ilgili enzimler de oldukça düşük düzeylerdedir. Lifin insan beslenmesinde gerekli olmadığını düşünenler oldukça fazladır; ancak yapılan çalışmalar lif eksikliğinde apandisit, kabızlık, damar tıkanıklığı, kolon kanseri, rektum tümörü, kalp hastalıkları ve şeker hastalığına sıkça rastlanıldığını göstermiştir.
Meyve ve sebzeler insan vücudunun su ihtiyacını da dolaylı yollardan sağlamaktadırlar. Genel olarak taze meyve ve sebzelerin ağırlıklarının % 65-95'i sudur. Bu yolla taze bitkisel yiyeceklerle alman su, içinde birçok besin değeri bulunan madde de içerdiğinden beslenmeye ve vücudun su ihtiyacına daha çok katkıda bulunur.
Endüstri kolları ile ilişkisi
Bahçe bitkileri birçok tarım endüstrisinin hammaddesini sağladıkları gibi, diğer bazı endüstri kollarım da besleyebilmektedir. Bu endüstri kolları arasında en önemlileri; meyvesuyu endüstrisi, konserve endüstrisi, pekmez, reçel, marmelat endüstrileri, şekerleme endüstrisi, her türlü pasta endüstrisi, alkollü içkiler endüstrisi, kurutma endüstrisi, derin dondurma endüstrisi, derin dondurarak kurutma endüstrisi, kereste endüstrisi, kağıt endüstrisi, yakacak endüstrisi, vb. gibidir.
Bahçe bitkileri ayrıca ülke topraklarının korunması ve güzelleştirilmesinde, yeşilliğin korunmasında ve insan psikolojisini olumlu yönde etkilemekte çok yararlıdır. Türkiye gibi orman alanları hızla azalan ülkelerde bahçe bitkileri üretim alanları bu açılardan daha da önem kazanmaktadır
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri - Prof.Dr Atila GÜNAY
Türkiye'deki faal nüfusun %40'ın üzerindeki çoğunluğu tarımla uğraşmaktadır. 1975 nüfus sayımına göre bu oran %67.27 iken 1980'de %55.09'a düşmüştür. Son yıllarda ise bu oranın %40 civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Tarım nüfusu içerisinde bahçe bitkileri ile geçinenlerin sayısı hakkında rakamsal değerler bulunmamaktadır. Böyle bir istatistiğin hazırlanması oldukça güçtür. Bunun nedeni bahçe bitkilerinin tek bir üretim dalı olarak ele alınmayıp, tarımın diğer dalları ile birlikte yapılmasıdır. Bizde pamuk çiftçisi aynı zamanda portakal üreticisi olduğu gibi, birçok serbest veya ticaret meslek sahibi de aym zamanda bahçe bitkileri üretimi ile uğraşabilmektedir. Nüfus sayısının ötesinde önemli olan konu bahçe bitkileri ile geçinen nüfusun daha refah bir hayat sürebilmesidir. Bunun nedeni de, bu üretim dalının birim alandan elde ettiği yüksek gelirdir.
Dış ticaret içindeki yeri
Ülkemiz dış ticaretinde tarımın payı oran olarak son yıllarda azalmış gibi görünmekte ise de, yine önemli bir grup olarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında tarımın payı %90'm üzerinde olup 1980'li yılların başına kadar %50'nin altına düşmemiştir. Ancak bu yıllardan sonra sanayi ürünlerinin dış ticaretimizdeki payı hızla artmış, 1985 yılında %75.3'e ulaşmıştır. 1983 yılma kadar toplam tarım ürünleri ihracatımız içerisinde sanayide kullanılan tarım ve orman ürünleri 1. sırada yer alırken 1983 yılından itibaren bahçe ürünleri ilk sıraya yükselmiştir. 1990 yılında toplam tarım ürünlerinin ihracatımızdaki payı %19.4 olup, bahçe bitkilerinin payı tüm tarım ürünlerimiz içerisinde %9.1 ile birinci sırada yer almıştır (Çizelge 2.4).
Ülkemizde pekçok meyve ve sebze türlerinde yapılan üretim, kendi gereksinimimizi karşıladıktan başka dış ticarete de önemli katkılarda bulunmaktadır (Çizelge 2.5). Bugün için sert kabuklu ve kurutulmuş meyve ve kura üzümün dışında taze halde pekçok bahçe bitkisinin dışsatımları yapılmakta ve ihracat miktarı her geçen gün biraz daha büyük boyutlara ulaşmaktadır. Bahçe bitkisi ürünlerinin taze halde dışsatımının artmasında taşıma, depolama, standardizasyon ve ambalajlama konularında kaydedilen ilerlemeler önemli rol oynamaktadır. Belirtilen konular yanında, üretim ile ilgili diğer sorunların da çözümlenmesi durumunda toplam bahçe bitkisi ihracatında önemli artışlar olacaktır.
Beslenme ve insan sağlığı açısından değeri
Bahçe bitkilerinin insan beslenmesindeki değeri, özellikle vitaminler ve mineral madd elerce zengin olmalarından ileri gelmektedir. Ayrıca sağladıkları kalori açısından ve görünüşleri ile iştah üzerine yaptıkları etkiler bakımından da çok yararlıdırlar. Et, peynir ve diğer yüksek enerjili gıdaların sindirimi sırasında ortaya çıkan asitli maddelerin nötralize edilmesini de sağlarlar. Lifli madde olarak önemleri de özellikle son yıllarda daha iyi anlaşılmıştır.
Bahçe bitkileri, insan vücudunun ihtiyacı olan ve çoğu gıdalarda bulunmayan kalsiyum, fosfor ve demir yönünden önemli besin kaynaklarıdır. Mineraller, yani meyve tuzları, meyve ve sebzelere bazik özellik kazandırmaktadır. Meyve ve sebzeler bu özellikleri ile asitleri nötralize ederek sindirimi kolaylaştırmakta ve kanın asit-baz dengesini korumaktadırlar.
Bahçe bitkileri vitaminler bakımından çok zengin olup, bunlar sağlık açısından mutlaka gereklidirler. Birçok çeşitleri olup, değişik

harflerle adlandırılmaktadırlar.
A Vitamini: Gözün görme fonksiyonu ve yapısı açısından Vitamin A temel maddedir. Bu maddenin vücut tarafından uzun süre alınamaması körlüğe dahi yol açabilir. Aslında meyve ve sebzeler aktif A vitamini bileşiği olan retinol içermezler fakat beta-karoten gibi belirli karotenoidler vücut tarafından aktif retinole dönüştürülür. A vitamini yönünden portakal, kayısı, şeftali, incir, havuç, ıspanak, maydanoz, marul ve salata grubu sebzeler oldukça zengindir.
B Vitamini: Sinir sistemi ve kalbin çalışmasını düzenler. Eksikliğinde beriberi hastalığı görülür. En fazla bamya, bezelye, fasulye, tere, domates, ıspanak, patates, fındık, fıstık ve cevizde bulunur.
C Vitamini: Kan dolaşımı ve diş eti sağlığında etkilidir. Eksikliğinde skorbut hastalığı görülür. İnsanlar günlük C vitamini ihtiyaçlarının büyük bir kısmını meyve ve sebzelerden sağlamaktadırlar. Özellikle kuşburnu, turunçgiller, üzümsü meyveler, çilek, maydanoz, ıspanak, domates, biber, fıstık, fındık ve ceviz C vitaminince zengin bahçe bitkileridir.
D Vitamini: Vücuda alınan kalsiyumdan yararlanarak kemiklerin iyi gelişmesine yardımcı olur. Bu nedenle eksikliğinde raşitizm hastalığı görülür. Meyve ve sebzeler D vitamini yönünden zengin değillerdir.
E Vitamini: Sinir ve kas sisteminin iyi çalışmasını sağlar, cinsel gücü artırır. Uzun süre vücuda alınmaması durumunda kısırlık ortaya çıkabilir. En fazla fıstık, fındık, bamya, kereviz, bezelye, havuç, marul ve ıspanakta bulunur.
Vitaminlerden A, D ve E vitaminleri yağda, diğerleri ise suda eriyebilen özelliktedir. Suda eriyen vitaminler vücutta uzun süre depolanmadıklarından günlük gıdalarla alınmaları gerekir.
Genel olarak, yaş meyve ve sebzelerin besin maddelerince fakir oldukları söylenmekte ise de bunlar arasında besin değeri çok yüksek olanlar da yer almaktadır. Örneğin muz ve incir karbohidratlarca, zeytin ve avokado yağca ve mantar proteince zengin bahçe bitkileridir

Bahçe bitkilerinin içermiş olduğu besin değerleri Çizelge 2.6'da verilmiştir.
Bahçe bitkilerinde bulunan karbohidratlarm önemli bir kısmı; selüloz, hemiselüloz, pektik maddeler ve lignindir. Bu maddeler sindirilemez ve barsak sistemini geçemez. Bunun nedeni sindirimle ilgili enzimlerin bu polimer kompleksleri barsak tarafından absorbe edilebilecek formlardaki basit birimlere parçalayamamasıdır. İnsanlarda sindirimle ilgili enzimler de oldukça düşük düzeylerdedir. Lifin insan beslenmesinde gerekli olmadığını düşünenler oldukça fazladır; ancak yapılan çalışmalar lif eksikliğinde apandisit, kabızlık, damar tıkanıklığı, kolon kanseri, rektum tümörü, kalp hastalıkları ve şeker hastalığına sıkça rastlanıldığını göstermiştir.
Meyve ve sebzeler insan vücudunun su ihtiyacını da dolaylı yollardan sağlamaktadırlar. Genel olarak taze meyve ve sebzelerin ağırlıklarının % 65-95'i sudur. Bu yolla taze bitkisel yiyeceklerle alman su, içinde birçok besin değeri bulunan madde de içerdiğinden beslenmeye ve vücudun su ihtiyacına daha çok katkıda bulunur.
Endüstri kolları ile ilişkisi
Bahçe bitkileri birçok tarım endüstrisinin hammaddesini sağladıkları gibi, diğer bazı endüstri kollarım da besleyebilmektedir. Bu endüstri kolları arasında en önemlileri; meyvesuyu endüstrisi, konserve endüstrisi, pekmez, reçel, marmelat endüstrileri, şekerleme endüstrisi, her türlü pasta endüstrisi, alkollü içkiler endüstrisi, kurutma endüstrisi, derin dondurma endüstrisi, derin dondurarak kurutma endüstrisi, kereste endüstrisi, kağıt endüstrisi, yakacak endüstrisi, vb. gibidir.
Bahçe bitkileri ayrıca ülke topraklarının korunması ve güzelleştirilmesinde, yeşilliğin korunmasında ve insan psikolojisini olumlu yönde etkilemekte çok yararlıdır. Türkiye gibi orman alanları hızla azalan ülkelerde bahçe bitkileri üretim alanları bu açılardan daha da önem kazanmaktadır
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri - Prof.Dr Atila GÜNAY

