fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Daldırma ile çoğaltma

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Daldırma ile çoğaltma

    Daldırma ile çoğaltma Bir dalın ana bitkiden ayrılmadan köklendirilmesine "daldırma" denilmektedir. Daldırma, doğal olarak bu yolla çoğalan siyah ahududularda yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca fındık, asma (filokserasız alanlarda), incir ve ayva ile, çelikle çoğaltılmaları zor olan vegetatif elma anaçlarının çoğaltılmasında kullanım alanı bulmaktadır. Daldırmanın yarar ve sakıncalarını şöylece özetleyebiliriz:

    Daldırmanın yararları

    a. Daldırılan sürgün veya dal, kök ve sürgün oluşturup kendine yeterli hale gelinceye kadar ana bitkiden ayrılmamaktadır. Bu nedenle yeni bitkiye ana bitkiden su ve besin maddelerinin gönderilmesi devam etmektedir. Ayrıca daldırılan sürgünde karbonhidrat, oksin ve diğer büyüme faktörlerinin yaprak ve sürgün uçlarından aşağıya doğru
    taşınmaları engellenmekte ve bu maddeler o bölgede yoğunluk kazanmaktadır. İşte bu durum, birçok bitki türünde daldırmanın, çelikle çoğaltmaya göre daha başarılı olmasına neden olmaktadır.

    b. Daldırma yöntemleri basit olup kolayca uygulanabilmektedir. Az
    sayıda bitki söz konusu olduğunda daldırma, çelikle çoğaltmaya göre
    daha az ustalık, çaba ve ekipmanla, daha yüksek başarı sağlamaktadır.

    c. Daldırmanın doğal olarak oluştuğu türlerde, bu yöntem basit ve
    ekonomiktir. Yine bazen, daldırma ile elde edilen bitki, çelikten elde
    edilen bitkiye göre daha hızlı gelişme gösterebilmektedir.

    d. Daldırmada anaç ve aşı sorunları söz konusu değildir.

    Daldırmanın sakıncaları

    a. Genelde daldırma, maliyeti yüksek bir çoğaltma yöntemi olup,
    modern fidanlıklarda kullanılan mekanizasyon tekniklerine
    uymamaktadır.

    b. Daldırma işlemleri aslında basit olmasına rağmen, kullanılan
    yönteme bağlı olarak, daldırılmış bitki belirli bir özen istemektedir.

    c. Belirli sayıdaki anaçtan elde edilecek bitki sayısı diğer
    yöntemlere göre daha azdır. Yani çoğaltma katsayısı daha düşüktür.
    Anaç parseli kurulması ve bakım giderleri fazladır. Bu nedenle başka
    yöntemlerle çoğaltılamayan bahçe bitkilerinin daldırma ile
    çoğaltılması daha ekonomik olmaktadır.

    Daldırma işleminin başarılı olabilmesi, ortam koşulları ile yakından ilgilidir. Köklenme ortamının sürekli nemli olması, iyi havalanması ve optimal bir sıcaklık sağlaması başarıyı artırmaktadır. Uzun süreli kuraklık, sıkışık ve ağır topraklar köklenmenin başlamasına engel olurken, bilezik alma, yaralama gibi gövdede yapılan işlemlerle, köklenme için gerekli olan karbonhidratlar ile oksinlerin taşınma ve birikimlerine etki yaparak köklenme kolaylaştırılabilmektedir.

    Daldırma tipleri

    Bahçe bitkileri yetiştiriciliğinde yaygın olarak kullanılan daldırma tipleri, "Uç daldırması", "Basit daldırma", "Hendek daldırma", "Tepe daldırması", ve "Hava daldırması"dır.

    Uç daldırması: Siyah ve mor ahududu gibi bazı bitkilerin sürgün uçları, gelişmenin belirli bir döneminde uygun bir ortam içine yerleştirildiğinde yüksek bir merismatik aktivite göstererek hem kök ve hem de sürgün oluşturma yeteneğindedirler. Bu bitkilerin gövdeleri iki yıllıktır. Sürgünler, birinci yıl vegetatif olarak gelişir ikinci yıl ise meyve verirler. Meyve veren sürgünler daha sonra dipten budanırlar. Boyları 45-75 cm uzunluğa ulaşan genç sürgünlerin uçları 8-10 cm'den kesilirse, çok fazla yan sürgün meydana gelmektedir. Bu uygulama ile hem ertesi yıl meyve verimi, hem de daldırma amacıyla kullanılacak sürgün sayısı artırılmış olmaktadır. Geç yaz aylarında (Ağustos sonu Eylül başlarında) sürgünler tipik bir görünüş almaktadır. Tepe kısımda boğum araları uzayarak yapraklar küçülmekte ve kolayca kırılmaktadır. İşte bu dönem, daldırma için en uygun zamandır. Daldırma erken yapılırsa sürgünler tepe tomurcuğu oluşturmayıp büyümeye devam etmekte, geç yapıldığında ise kök oluşumu gecikmektedir.

    Sürgün uçları 2-5cm derinliğinde açılan çukurlara elle daldırılır (Şekil 6.15). Üzeri toprakla örtülen sürgün uçlarında kısa sürede köklerime meydana gelir ve oluşan yeni bitkiler aym mevsim sonunda söküme hazır hale gelirler. Ancak söküm diğer daldırmalarda olduğu gibi ilkbahar veya sonbaharda yapılabilir.

    Uç daldırması, basit daldırmaya benzer ise de, basit daldırmada sürgün ucu toprağın dışında kalmakta ve kökler tepedeki meristematik uçtan ziyade, dal boyunca meydana gelmektedir. Sürgün ise açıkta bırakılan uçtan oluşmaktadır



    Basit (Adi) Daldırma: Çok sayıdaki çok yıllık bitkinin dallan devamlı olarak nemli toprak ile temas ettiğinde köklenebilmektedir. Basit veya adi daldırma, bir daim toprağa doğru bükülmesi, toprağa gelen kısmının toprak veya başka bir köklendirme materyali ile örtülmesi ve daim ucunun topraktan dışarı çıkarılması suretiyle uygulanır.

    Basit daldırma, doğal olarak dağınık ve yere yakm büyüme özelliği gösteren bitkilerde kendiliğinden meydana gelmektedir. Örneğin, domateslerde dallar uzun süre nemli toprakla temas ettiğinde dalların alt kısımları boyunca kökler oluşmaktadır. Kızılcık ve diğer bazı çalı formlu bitkilerde, yani kökboğazından bolca sürgün veren ve toprağa doğru kolayca bükülebilen türlerde bu daldırma kolaylıkla uygulanmaktadır. Yerli bağlarda da yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Basit daldırmanın uygulama zamanı ilkbahardır. Kullanılan materyal dinlenme halindeki bir yaşlı dallardır. Genel olarak, daha yaşlı dallar daldırma için uygun değildir. Dal uçtan itibaren 15-30 cm mesafedeki kısmından, toprak yüzeyi ile dik açı yapacak şekilde bükülür. Bükülen dallar, daha önce bitkinin çevresinde daldırılacak dal sayısına göre 25-30 cm derinlikte açılmış çukurlara, uçları dışarıda kalacak şekilde yerleştirilirler. Daldırılan dalı toprak altında tutmak için çatal bir dal, U şeklinde kıvrılmış kaim bir tel veya taş parçası kullanılabilir. Daha sonra üzeri toprakla kapatılır (Şekil 6.15).

    Köklenmeyi teşvik için, dalın mümkün olduğunca dik açıyla bükülmesinin yanında, daim alt kısmının yaralanması da etkili olabilmektedir. Yaralı dokunun onarımı için hücrelerde başlayan meristematik aktivite ile toprak nemi kök oluşumunu uyarmaktadır. Daldırılan dallar uygun koşullar altında birkaç hafta veya ay içinde köklenip yeni bitkiler oluştururlar.

    Bu bitkilerin sökümü de sonbahar veya ertesi ilkbaharda büyüme başlamadan yapılır. Yaprağını döken meyve türlerinde, elde edilen yeni bitkiler, toprak üstü kısımlarında gerekli budama yapıldıktan sonra, doğrudan yerlerine dikilebilirler.
    Hendek daldırması: Hendek daldırması, bütün bir bitki veya bir dalının sığ bir hendeğe yatay olarak yerleştirilerek, üstünün toprak ile örtülmesidir. Daldırma yapmadan önce daim alt kısmının yaralanması köklenmeyi artırmaktadır. Basit olarak her bir tomurcuk yeni bir bitki oluşturmakta, kökler hem yaralanan gövde kısımlarından ve hem de her yeni sürgünün alt kısmından meydana gelmektedir.

    İlkbaharda büyüme başlamadan dal 5 cm derinlikte açılan hendek içine yatırılır. Uç kısmı açıkta bırakılır (Şekil 6.15). Daim toprağa yatırılmasında çatal dallardan yararlanılır. Sonra dalların üst kısmı 2.5-5 cm kalınlıkta ince bir toprak veya başka bir köklendirme materyali ile örtülür. Sürgünler toprak tabakasını delip çıktıktan hemen sonra başlayarak Temmuz ayma kadar sürgünlerin 15-20 cm'lik dipleri toprakla doldurulur. Böylece doldurulan bu kısımlardan kök oluşur.

    Büyüme mevsiminin sonunda bitkiler kış dinlenmesine girdikten sonra (veya ertesi ilkbaharda), sürgünlerin boğazlarındaki toprak dolgu kaldırılır ve köklenmiş sürgünler olabildiğince dipten kesilerek ana bitkiden ayrılır.

    Bu daldırmanın başlıca avantajı tek bir dal veya sürgünden fazla sayıda yeni bitki elde edilmesidir. Fakat bütün bitkiler bu daldırmaya uygun olmadığından dal toprağa gömüldüğünde gözler sürmemektedir. Bu daldırma başarılı olarak asma, böğürtlen ve kızılcıklarda uygulanmaktadır.

    Hava daldırması: Eşeyli ve diğer eşeysiz yöntemlerle çoğaltılması oldukça zor olan bazı süs bitkileri (kauçuk gibi) bu yolla çoğaltılmaktadır. Bahçe bitkilerinden ise turunçgiller ve incir bu yolla çoğaltılabilmektedir.

    Hava daldırması, bitkinin topraktan yüksekte bulunan dallarının, kabukta bilezik alınıp veya bıçakla yaralandıktan sonra nemli bir kökiendirme materyali içinde köklendirilmesidir.

    Hava daldırması ilkbaharda bir yaşlı dallar veya yaz sonlarında kısmen odunlaşmış sürgünlerde yapılmaktadır. Genelde hava daldırması için 0.5-2.0 cm kalınlığındaki dallar uygundur.Hava daldırmasında yapılacak ilk iş daim ucunun en az 15-20 cm aşağısmdaki bir yerden, bitkinin türüne göre, kabuğun 1.0-2.5 cm genişlikte bilezik şeklinde çıkarılması veya yaraîanmasıdır. (Şekil 6.15). Daha sonra yaralanan kısım, kil veya başka bir toprak karışımından yapılmış çamur ile sıvanarak üzerine yosun sarılır. Köklenme materyalinin etrafının sarılmasında, plastik örtü, metal ya da tahta kutular veya ikiye ayrılmış saksılar da kullanılabilir.

    Daldırma sonucunda köklenme, bazı bitkilerde 2-3 ayda veya daha kısa sürede tamamlanır. İlkbahar veya yaz başlarında yapılan hava daldırmalarının, sürgün sonbaharda dinlenmeye girinceye kadar yerinde bırakılması ve bundan sonra ana bitkiden ayrılması en iyi yoldur. Genel olarak hava daldırmasında genç bitkinin, ana bitkiden dinlenme döneminde ayrılması daha uygundur.

    Tepe daldırması: Frenk üzümleri, vegetatif (klon) elma anaçları
    ve ayva gibi yoğun ve sıkı bir dal sistemine sahip ve boğaz
    bölgesinden bol sürgün veren çalı formlu bitkiler bu yöntemle yaygın
    olarak çoğaltılmaktadırlar. *

    Tepe daldırması, bitkinin dinlenme döneminde tepesinin toprak yüzeyinden vurulması ve yeni gelişen taze sürgünlerin dip kısımlarının ilkbaharda örtülerek köklendirilmesi işlemidir. Doldurulan toprak sonbahar veya ertesi ilkbahara kadar kalmaktadır. Bu süre içinde her bir daim dip kısmından yeni kökler oluşur. Oluşan köklerin alt kısmından kesilen her bir dal ise yeni bir bitkidir.

    Tepe daldırması için, önce ana bitki parsellerinin (damızlık parseller) oluşturulması zorunludur. Ana bitkiler sıra üzeri 25-30 cm aralıklarla dikilirler. Sıralar arası mesafeler toprak işlemede kullanılacak aletlere göre değişmektedir. Ancak bu aralık yaz aylarında toprak işleme, boğaz ve tepe doldurma işlemlerinin rahat yapılmasına izin verecek genişlikte olmalıdır. Sıra arası genellikle 1.0 ile 2.5 m arasında değişmektedir. Tepe daldırması için anaç olarak kullanılacak bitkiler dikildikleri yıl, toprak yüzeyinin 40-45 cm yukarısından tepe vurulurak büyümeye bırakılırlar.Ertesi ilkbaharda yeni büyüme başlamadan, sürgünlerin tepeleri toprak yüzünün 2-3 cm üzerinden vurulur. Budamadan sonra oluşan bu genç sürgünler yaşlı olanlardan daha kolay köklenirler. İlk yıllarda sürgün sayısı azdır, ancak bitki yaşlandıkça şiddetli budamalar ile sürgün sayısı artar. Meydana gelen sürgünler 8-12 cm uzunluğa erişince, her sürgünün boğazı, uzunluğunun yarısı kadar gevşek toprakla doldurulur. Sürgün boyu 20-25 cm erişince ikinci, 40-45 cm'ye ulaşınca ise üçüncü boğaz doldurma işlemi yapılır (Şekil 6.15). Her doldurma sırasında sürgün boyunun yanlızca yarısının toprakla doldurulmasına dikkat edilmelidir. Doldurma işlemi pullukla hem ucuza ve hem de kolaylıkla yapılabilir.

    Köklenen sürgünler, sonbaharda veya ertesi ilkbaharda kümbetler açılarak ana bitkiden kesilmek suretiyle ayrılır. İklimi sert geçen bölgelerde söküm işleminin ilkbaharda yapılması tercih edilmektedir. İlkbaharda ana bitki tekrar sürer ve yukarıda belirtilen işlemler aynen uygulanır.

    Tepe daldırmasında ana bitki 15-20 yıl kullanılabilmektedir. Ancak anaçlığın ömrünü uzatmak, kültürel uygulamaların uygun ve zamanında yapılmasıyla yakından ilişkilidir. Özellikle her yıl yapılacak gübrelemelerle toprak verimliliği yüksek tutulmalıdır.

    Sürgünlerde köklenmenin iyi olması için, köklenme bölgesindeki toprağın nem durumuna da dikkat edilmelidir. Boğaz doldurma işlemi odunlaşma başlangıcına kadar geciktirilmemelidir. Ayrıca köklenmesi zor olan (bazı erik çeşitleri gibi) bitkilerde, sürgün diplerinde yaralama veya büyüme başladıktan 6 hafta sonra sürgünlerin dip kısımlarından telle boğulması, köklenmeyi teşvik etmektedir.

    Özelleşmiş veya değişikliğe uğramış gövde ve köklerle çoğaltma


    Birçok bitkinin vegetatif kısımlarında bazı farklılaşmalar meydana gelmektedir. Farklılaşmış bu kök veya gövdeler bitkilerin doğal olarak ^ egetatif yolla çoğaltılmalarına fırsat verir. Farklılaşmış kök veya
    gövdeler, bazı bitkilerde, özellikle doğal vegetatif uzantılar olarak görev yaparken (kollar gibi) bazılarında ise depo organlarıdır (soğan, yumru gibi).


    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY
Working...
X