fidan ve peyzaj fırsatları fidanligi.com’da

Duyuru

Collapse
No announcement yet.

Gübreleme Gübreleme Gübreleme

Collapse
X
 
  • Filter
  • Saat
  • Show
yeni mesajlar

  • Gübreleme Gübreleme Gübreleme

    Gübreleme \

    Toprak bitkiye destek sağlayan, bitki besin maddelerinin, suyun ve oksijenin depolandığı yerdir. Toprağın bitkilerin büyümeleri ve gelişmeleri üzerindeki etkinliği "verim kapasitesi" olarak kabul edilir. Toprağın verimliliği daha çok bitki besin maddelerim sağlama kapasitesine bağlıdır. Toprak işleme, sulama gibi bazı kültürel uygulamalarla toprak yapısının bozulması ve bitkilerin bazı besin maddelerini daha fazla almaları gibi nedenlerle toprakların doğal olarak sahip oldukları verim kapasiteleri zamanla azalır. Bu nedenle bağlarda ve meyve bahçelerinde gübreleme ile toprak yapısının düzeltilmesi ve gerekli besin maddelerinin optimum düzeylerde tutularak toprak verimliliğinin korunması, ekonomik bir üretim için zorunludur.

    Gübreler bitkilere besin maddeleri sağlayan maddeler olarak bilinir ve bu maddelerin toprak verimliliğini artırarak daha fazla ve iyi kalitede ürün almak için toprağa ya da bitkilere değişik yöntemlerle verilmesi işlemine de "gübreleme" denir. Gübrelemenin ilk amacı bitkilere optimum yararı sağlamaktır. Bunun ötesindeki gübreleme israf olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca gübreleme ile bazı besin maddelerinin fazla verilmesi, diğer besin maddelerinin
    almabilirliğini önler ya da toksik etki yapabilir. Örneğin, fazla miktarda kalsiyum bulunan topraklarda potasyum, demir ve mangan gibi besin maddelerinin bitki tarafından alınması zorlaşır ya da engellenir, yine yüksek düzeylerdeki bor bitkilere toksik etki yapar. Meyve ağaçlan ve asmalar çok yıllık bitkiler olduklarından gübreleme ile verilecek besin maddeleri miktarlarının doğru olarak tespiti oldukça önemlidir. Zira besin maddelerinden birinin yetersizliği, ya da fazlalığına karşı şiddetli bir reaksiyon gösterirler. Ayrıca, bunlar değişik gelişme dönemlerinde farklı besin maddelerine farklı düzeylerde ihtiyaç duyarlar. Örneğin, gençlik yıllarında vegetatif gelişme için gerekli olan azot, ürün yıllarında verimi artırırsa da meyve kalitesinin bozulmasına neden olur. Bu nedenle, gübreleme ile vegetatif ve generatif gelişme arasında bjr denge kurulması (fizyolojik denge) ve bu dengenin uzun yıllar devam ettirilmesine çalışırken, meyve kalitesi üzerine etkisi de dikkate alınmalıdır. Sonuç olarak gübreleme basit bir uygulama değildir. Bitkilerin dengeli olarak beslenmeleri, gübrelemenin bilinçli olarak yapılmasına bağlıdır. Dengeli beslenme bitkilerin ihtiyaç duydukları besin maddelerini istedikleri zamanda ve yeterli düzeylerde topraktan alabilmeleri ile gerçekleşebilir. Gübrelemenin başarılı olabilmesi için, bitki besin maddelerinin bitkilerdeki işlevlerinin iyi bilinmesi, hangi besin maddelerine ne düzeylerde ihtiyaç duydukları ve yetiştirildikleri toprağın bu besin maddelerini ne derece karşıladığı doğru olarak saptanmalıdır.

    Bitki besin maddeleri:

    Bitkiler büyüme, gelişme ve ürün verebilmeleri için çeşitli bitki besin maddelerine ihtiyaç duyarlar. Bu maddelerin bitkilerde kullanıldıkları yerler ve kullanılma düzeyleri birbirinden farklıdır. Bugüne kadar yeşil bitkilerin sağlıklı yetişebilmeleri için 16 elementin mutlak gerekli olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan karbon (C) karbon dioksit halinde havadan, hidrojen (H) ve oksijen (O2) ise topraktaki su ile alınır. Oksijen aynı zamanda yapraklarla havadan da alınır.
    Diğer 13 element ise iyon halinde topraktan alınır. Azot (N), fosfor (P), potasyum (K), kalsiyum (Ca), magnezyum (Mg) ve kükürt (S) bitkiler tarafından daha fazla miktarlarda alınır ve kullanılırlar. Bu nedenle bunlara "makro elementler" denir. Demir (Fe), mangan (Mn), çinko (Zn), bor (Cu), molibden (Mo), bakır (Cu) ve klor (Cl) gibi elementler ise daha az miktarlarda kullanılırlar ve bunlara da "mikro elementler" denir. Bu besin elementlerinin herbirinin bitkilerin yaşamında ayrı bir fonksiyonu vardır. Eksikliklerinde, fonksiyonları ile ilgili bazı arazlar gösterirler. Bu arazlar doğru bir şekilde değerlendirilebilirse, gübrelemede hangi besin maddelerine ağırlık verileceği konusunda yardımcı olur. Ancak arazlar görülmesi her zaman toprakta o elementin eksikliğini ya da yetersizliğini göstermez. Çünkü besin maddelerinin toprakta bulunan miktarları kadar birbirlerine oranları da bitkiler tarafından alınmalarında önemli rol oynar. Örneğin, azot fazlalığı potasyum, potasyum fazlalığı da magnezyum alınmasını engeller. Ayrıca toprak reaksiyonu, toprak nemi ve havası da köklerin topraktan besin maddelerini almalarını etkileyen faktörlerdir.

    Gübreler


    Gübrelemenin amacı toprağın verimlilik düzeyim artırarak daha çok ve iyi kalitede ürün almaktadır. Toprak verimliliği gübreleme ile iki şekilde arttırılabilir:

    1. Topraktaki besin maddelerinin her zaman bitkilerin ihtiyacını
    karşılayacak düzeylerde bulundurulması,

    2. Besin maddelerinin bitkiler tarafından kolayca ahnabilmeleri
    için toprağın fiziksel ve biyolojik özelliklerinin düzeltilmesi.

    Bu amaçla kullanılan gübreler, organik gübreler (işletme gübreleri) ve kimyasal gübreler (ticaret gübreleri) olmak üzere 2 grupta toplanır.

    Organik gübreler: Ahır gübresi, kompost, yeşil gübre, kan ve kemik unu, pamuk küspesi gibi organik gübreler tarım ve benzeri işletmelerin organik kökenli artıklarıdır. Bu gübreler toprağa organik madde sağlayarak toprağın bozulan fiziksel yapısını düzeltir, mikroorganizma aktivitesini artırırlar. Az miktarlarda olsa da, içerdikleri bitki besin maddeleri ile toprağın mineral madde içeriğini yükseltirler. Ayrıca toprağın ısınmasını, su tutma kapasitesinin artmasını ve topraktaki bazı besin maddelerinin mikro organizmalar tarafından parçalanarak bitkilerin yararlanabileceği forma dönüşmesini sağlarlar. Bu özelliklerinden dolayı organik gübrelerin her yıl olmasa bile 2-3 yılda bir meyve bahçeleri ve bağlarda kullanılmasında yarar vardır. Ahır gübresi, kompost, yeşil gübreler ülkemizde en fazla kullanılan organik gübrelerdir.

    İnorganik gübreler: Bir veya daha fazla besin maddelerini içeren inorganik kökenli gübrelerdir. Bu gübreler besin maddelerini yüksek dozlarda ve suda çözünür bileşikler halinde içerirler ve toprakta yetersiz olan besin maddelerini tamamlamak için kullanılırlar.

    Kimyasal gübreler içerdikleri besin elementlerine göre 4 gruba ayrılırlar:

    1. Azotlu gübreler (Amonyumsülfat, üre, amonyumnitrat)

    2. Fosforlu gübreler (Süperfosfat; normal ve triple, diamonyum
    fosfat (DAP))

    3. Potaslı gübreler (Potasyumsülfat, potasyumnitrat)

    4. Kompoze gübreler (Karışık veya kombine gübreler) (15-15-
    15,16-16-16,20-20-0)

    Bu dört grup katı gübrelerdir. Son yıllarda sıvı gübreler de kullanılmaktadır. Bu tip gübrelerin ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

    Meyve ağaçlarının ve asmaların gübrelenmesinde en çok azotlu gübreler, daha sonra fosforlu gübreler ve en az potaslı gübreler kullanılır. Çünkü ülkemiz topraklarının fosfor içeriği potasyumdan daha düşüktür. Diğer besin elementleri ancak gerekli olduklarında kullanılır. Kompoze gübreler iki veya daha fazla besin maddesini değişik oranlarda bir arada içeren gübrelerdir. Daha çok N, P2O5 ve K2O içerirler. Bu nedenlerle kompoze gübrelerin meyve bahçeleri ve bağlarda kullanılmasında çok dikkatli olmak gerekir.madde sağlayarak toprağın bozulan fiziksel yapısını düzeltir, mikroorganizma aktivitesini artırırlar. Az miktarlarda olsa da, içerdikleri bitki besin maddeleri ile toprağın mineral madde içeriğini yükseltirler. Ayrıca toprağın ısınmasını, su tutma kapasitesinin artmasını ve topraktaki bazı besin maddelerinin mikro organizmalar tarafından parçalanarak bitkilerin yararlanabileceği forma dönüşmesini sağlarlar. Bu özelliklerinden dolayı organik gübrelerin her yıl olmasa bile 2-3 yılda bir meyve bahçeleri ve bağlarda kullanılmasında yarar vardır. Ahır gübresi, kompost, yeşil gübreler ülkemizde en fazla kullanılan organik gübrelerdir.

    İnorganik gübreler: Bir veya daha fazla besin maddelerini içeren inorganik kökenli gübrelerdir. Bu gübreler besin maddelerini yüksek dozlarda ve suda çözünür bileşikler halinde içerirler ve toprakta yetersiz olan besin maddelerini tamamlamak için kullanılırlar.

    Kimyasal gübreler içerdikleri besin elementlerine göre 4 gruba ayrılırlar:

    1. Azotlu gübreler (Amonyumsülfat, üre, amonyumnitrat)

    2. Fosforlu gübreler (Süperfosfat; normal ve triple, diamonyum
    fosfat (DAP))

    3. Potaslı gübreler (Potasyumsülfat, potasyumnitrat)

    4. Kompoze gübreler (Karışık veya kombine gübreler) (15-15-
    15,16-16-16,20-20-0)

    Bu dört grup katı gübrelerdir. Son yıllarda sıvı gübreler de kullanılmaktadır. Bu tip gübrelerin ülkemizde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

    Meyve ağaçlarının ve asmaların gübrelenmesinde en çok azotlu gübreler, daha sonra fosforlu gübreler ve en az potaslı gübreler kullanılır. Çünkü ülkemiz topraklarının fosfor içeriği potasyumdan daha düşüktür. Diğer besin elementleri ancak gerekli olduklarında kullanılır. Kompoze gübreler iki veya daha fazla besin maddesini değişik oranlarda bir arada içeren gübrelerdir. Daha çok N, P2O5 ve K2O içerirler. Bu nedenlerle kompoze gübrelerin meyve bahçeleri ve bağlarda kullanılmasında çok dikkatli olmak gerekir.
    Gübre tarımsal üretimin önemli bir girdisidir. Ürün artışında gübrelemenin etkinliği %50'ye yaklaşmaktadır. Bu artış, dengeli ve ekonomik gübre kullanımında etkili faktörlerin yanısıra, kullanılacak gübre çeşidi, miktarı, uygulama zamanı ve yönteminin belirlenmesindeki temel ilkelerin iyi bilinmesi ve uygulanması ile gerçekleştirilebilir.

    Gübrelemede etkili faktörler

    Meyve ağaçları ve asmaların gübrelenmesinde dikkate alınması gereken faktörler şunlardır:

    a) İklim faktörleri (sıcaklık, ışık, yağış)

    b) Toprak faktörleri (toprak yapısı, toprak verimliliği, toprak
    reaksiyonu, toprak nemi ve toprağın organik madde kapsaımı)

    c) Bitki Faktörleri (tür ve çeşit, anaç, ağacın yaşı, gelişme kuvveti,
    verimlilik ve dikim aralıkları)

    Bu faktörler dikkate alınmadan yapılan gübreleme hiçbir zaman dengeli ve ekonomik olmaz. Zira yetiştirilen tür ve çeşitlerin besin maddesi ihtiyaçları; gelişme kuvvetleri, verim düzeyleri ve anaçlarına göre farklıdır. Verilen gübrelerden yararlanabilmeleri toprak ve iklim özelliklerine bağlıdır. Bu nedenle gübreleme yapılmadan önce hangi besin maddelerine hangi düzeylerde ihtiyaç olduğu tespit edilmelidir.

    Gübre ihtiyacının belirlenmesi

    Meyve ağaçları ve asmaların bitki besin maddeleri ihtiyaçları ve yetiştirildikleri toprağın bu besin maddelerini ne düzeylerde karşıladığı doğru olarak tespit edildikten sonra gübreleme yapılmalıdır. Bu amaçla geliştirilmiş kimyasal ve biyolojik yöntemler vardır. Kimyasal yöntemlerden toprak ve yaprak analizleri en yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir. Yapraklar besin maddesi sentez merkezleri olduğundan, yaprak analizleri bitkinin besin ihtiyacını daha iyi gösterir. Çünkü toprağın verimlilik düzeyi ile bitkilerin beslenmeleri arasında sıkı bir ilişki vardır. Uygun olmayan beslenme durumlarında bitkilerde bazı arazlar (belirtiler) görülür. Bu
    belirtilerin yardımı ile eksik besin maddesi veya maddelerinin belirlenmesi oldukça pratik bir yöntemdir. Özellikle genç sürgünlerde ve yapraklarda görülen renk sararmaları, doku nekrozları ve ölümleri erken tam için değer kazanırlar.

    Meyve ağaçları ve asmalar gibi çok yıllık bitkilerde besin maddesi ihtiyacının belirlenmesi oldukça zordur. Çünkü, her yıl yapılan gübreleme ile toprağa verilen besin maddeleri sadece o yılda değil, gübrenin çeşit ve miktarına, toprak yapısı ve iklim şartlarına göre, ertesi yıllarda da etkilerim devam ettirirler. Ayrıca meyve ağaçları ve asmalar besin maddelerini bazı organlarında depo ederek ihtiyaçlarının bir kısmım bu yolla karşılarlar.

    Gübreleme zamanı <

    Gübrelerin etkinliği, içerdikleri besin maddelerinin topraktaki hareketi ve çözünebilirlik özelliklerine bağlı olarak, toprağa verildikten sonra giderek azalır. Bu nedenle gübreleme zamanının çok iyi belirlenmesi gerekir. Özellikle fakir topraklarda ve gelişmelerinin belli dönemlerinde belli besin maddelerine daha fazla ihtiyaç duyan bitkiler için gübreleme zamanı çok önemlidir. Bütün bitki besin maddeleri ya da bitkiler için genel bir kural yoktur. Gübrelerin uygulama zamanını etkileyen faktörleri şöyle sıralayabiliriz: -İklim faktörleri (özellikle yağışlar ve hava sıcaklığı) -Toprak faktörleri (fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri) -Yetiştirilen tür ve çeşit (sürme, çiçeklenme, meyve olgunlaştırma dönemleri gibi)

    -Verilecek gübrenin özellikleri (toprakta tutunma ve çözünmesi) Meyve bahçeleri ve bağlarda ahır gübresi genel olarak sonbaharda ya da iyi yanmış olmak koşulu ile erken ilkbaharda toprağa verilir. Kışları yağışlı olan yerlerde ve iyi yanmış olduğu durumlarda ve hafif topraklarda ilkbaharda verilmesi daha iyi sonuç verir. Kimyasal gübrelerin verilme zamanı içerdikleri N, P ve K'un formuna göre değişirse de toprakta yavaş çözündükleri ve haraketleri yavaş olduğu için fosforlu ve potaslı gübreler sonbaharda verilmelidir. Azotlu gübreler ise ilkbaharda 1-2 defada verilir. Toprağa verildikten sonra önemli ölçüde kayba uğrayan nitratlı gübreler, ya da kısa bir süre içinde suda çözünerek bitkilerin alabileceği şekle dönüşen potaslı göbrelerin etkileri çok çabuk olduğundan, bitkilerin ihtiyaç duydukları periyotlardan kısa bir süre önte uygulanmaları yararlı olur.

    Gübreleme yöntemleri

    Gübreleme ile toprağa verilen besin maddelerinden bitkilerin en iyi bir şekilde yararlanabilmeleri için, verilecek gübre çeşidi, iklim ve toprak özellikleri ile yetiştirilen bitki dikkate alınarak en uygun gübreleme yöntemi seçilmelidir. Meyve bahçeleri ve bağlarda en fazla aşağıdaki gübreleme yöntemleri uygulanır:

    -Toprak yüzüne serpme

    -Toprak içerisine verme

    -Yapraklara verme

    Toprak yüzüne serpme yöntemi ahır gübresi ve daha çok azot gibi toprakta hareketi fazla olan bitki besin maddeleri için uygulanır. Gübre toprak yüzüne serpilir ve toprak içine karıştırılır (?ekil 8.15a). Fosforlu ve potasyumlu gübreler ise toprak içersine belirli bir derinliğe verilir (10-15 cm). Bu yöntemde gübre, bitkinin taç alanı içerisinde belli derinlikte açılan hendek veya çukurlara verilir (?ekil 8.15 b,c,d,e).

    Yapraklara verme yöntemi daha çok mikro besin maddeleri noksanlıklarını gidermek için kullanılan bir yöntemdir. Makro elementlerden azot ve magnezyum noksanlıklarının giderilmesinde de geniş ölçüde kullanılmaktadır. Bu yöntemde suda çözünmüş bitki besin maddeleri (yaprak gübreleri) pülverizatörle yapraklara püskürtülür.

    Son yıllarda gübrelerin sulama suyu ile karıştırılarak verilmesi giderek yaygınlaşmaktadır. Yaprak gübreleri yağmurlama sulama ile yapraklara, diğer gübreler de damla sulama ile toprağa verilerek iş gücünden tasarruf edilmektedir.

    kaliteyi artırmaktır. Bu işlemler ne kadar yerinde yapılırsa yapılsın eğer hastalık ve zararlılarla etkili olarak mücadele edilmezse bütün çabalar boşa gider. Zira gerek hastalık ve gerekse zararlılar meyve kalitesini azaltmakla kalmaz, ağaçların ve asmaların sağlıklarım da bozarak verimden düşmelerine ve nihayet kurumalarına yol açar. Bu nedenle meyvecilik ve bağcılıkta, verim ve kaliteyi korumak için hastalık ve zararlılarla mücadele, yıllık bakım işlemlerinin başında gelir.

    Mücadele yöntemleri

    Hastalık ve zararlılarla mücadele oldukça zor ve pahalıdır. Bilgili iş gücünü gerektirir. Nasıl ve ne zaman yapılacağı bilinmezse başarılı olunamaz. Bitkileri hastalık ve zararlılardan koruyarak sağlıklı yetiştirmek mücadele giderlerini azaltır. Eğer meyve bahçeleri ve bağlar kurulurken ve kurulduktan sonra bazı kültürel önlemler alınmazsa mücadele giderleri artar ve kârlı bir yetiştiricilik yapılamaz.

    Alınacak koruyucu önlemler:

    - Meyve bahçesi veya bağın kurulduğu bölgede yaygın olarak
    görülen hastalık ve zararlılara dayamklı tür veya çeşitler seçilmelidir.

    - Fidanlar sağlıklı olmalı, yani hastalık veya zararlılarla bulaşık
    olmamalıdır.

    - Fidanlar derin veya yüzlek dikilmemelidir.

    - Toprak işleme, sulama, gübreleme, budama gibi yıllık bakım
    işlemleri zamanında ve özenle yapılarak meyve ağaçları ve asmalar
    sağlıklı yetiştirilmelidir.

    - Hastalık ve zararlıların gelişmelerine elverişli olan koşullar
    ortadan kaldırılmalıdır.

    - Hastalık ve zararlıların yayılmaları önlenmelidir.

    Bu kültürel önlemlere rağmen meyve bahçeleri ve bağlarda zaman zaman hastalıklar ya da zararlılar görülebilir ve eğer mücadele edilmezse çok büyük zararlara neden olurlar.

    Meyve bahçeleri ve bağlarda hastalıklar ve zararlılarla mücadele genellikle iki yöntemle yapılır:

    KAYNAK: Genel Bahçe Bitkileri
    Prof.Dr.Atila GÜNAY
Working...
X