Terbiye ve budama
Meyvecilik ve bağcılıkla karşılaştırıldığı zaman, sebzecilikteki terbiye ve budama işlemleri fazla bir öneme sahip değildir. Terbiye ve budama yalmzca bazı sebze türleri için geçerlidir ve çoğunlukla serada uygulanan kültürel işlemler olarak karşımıza çıkar.
Sera sebze yetiştiriciliğinde, özellikle domates, hıyar ve kavunlarda bitkilerin yerde sürünerek gelişmesine izin verilmez. Bu nedenle genç fideler toprak seviyesinden iki metre yüksekliğe kadar gerilen iplere ana gövdeli olarak geliştirilir. Bu amaçla domates gövdesinin yaprak koltuklarından çıkan sürgünleri kopartılır. Bu işleme "koltuk alma" adı verilmektedir. Hıyar ve kavunda ise alt yaprak koltuğu sürgünleri alınır, daha üsttekilerin ise ikişer boğumdan uçları alınır. Bu boğumlardan meyve oluşmasına izin verilmez.
Her üç türde de, bitkilerin boyu istenen yüksekliği aldıktan sonra Fizyolojik kökenli hastalıkların giderilmesi için uygulanacak mücadele yönteminin esası, hastalığı oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması ve ortam şartlarının optimum sınırlara getirilmesine dayanır.
Mantari ve bakteriyel hastalık etmenleri bitkilere topraktan geçerek kök ve iletim dokularında zarar yaptığı gibi havadan gelerek toprak üstü organları olan gövde, dal, yaprak, çiçek ve meyveleri de zararlandırabilirler. Bunlardan bir bölümü bitkilerin ölümüne neden olur; diğer bir bölümü ise bitkiyi öldürmez, fakat onun veriminin ve ürününün kalitesinin düşmesine yol açar. Mantari ve bakteriyel hastalık etmenlerinin bir bölümü çıplak gözle görülebilir; diğer bir bölümü büyüteçle, bir kısmı ise ancak optik mikroskop yardımıyla görünür.
Buna karşılık virüs ve mikoplazmalarm neden olduğu hatalıklar uzun süreli ve sistemiktir. Hastalık etmeni dışardan görünmez ve dokuların içinde bulunur. Yalnızca elektronik mikroskop altında gözlenebilir. Hastalıklı bitkilerin büyümesi yavaşlar ve durur. Dallanmalarda anormallikler, yapraklarda mozaik lekeleri, sararma ve kloroz belirtileri, şekil bozuklukları ortaya çıkar. Sonuç olarak verim azalır, kalite düşer ve sonuçta bitki ölebilir.
Paraziter hastalık etmenlerinden bir bölümü tohumla taşınabilir. Ayrıca toprakta bulunabilir, bir önceki kültürün bitki artıklarından gelebilir, böceklerle taşınabilir, işçi veya aletlerin temasıyla geçebilir ya da havadan gelebilir.
Hastalıklara karşı mücadelede, hastalığa neden olan etmenin tanınması, kaynağının ve biyolojisinin bilinmesi son derece önemlidir. Bundan sonra izlenecek yol belirlenebilir. Hastalıklara karşı mücadele değişik biçimlerde yapılabilmektedir: Kültürel önlemlerle mücadele, kimyasal mücadele, biyolojik mücadele, dayamklı çeşit kullanma.
Kültürel önlemlerle mücadele: Birçok hastalığın çıkışını ve yayılmasını kontrol etmede etkin yöntemlerden biridir. Sağlıklı ve insan sağlığı açısından zararlı yanı olmayan mücadele biçimidir. Münavebe uygulaması, fidelerin ve bitkilerin ayıklanıp imha edilmesi,büyüme uçları kopartılarak büyümeleri sınırlandırılır. Buna da "tepe alma" budaması denir. Sera sebzeciliğinde uygulanan bir diğer budama işleminde ise alt yaprak koltuğu sürgünleri alınır, daha üsttekilerin ise ikişer boğumdan uçları alınır. Bu boğumlardan meyve oluşmasına izin verilir. Her üç türde de, bitkilerin boyu istenen yüksekliği aldıktan sonra büyüme uçları kopartılarak büyümeleri sınırlandırılır. Buna da tepe alma budaması denir. Sera sebzeciliğinde uygulanan bir diğer budama işlemi ise yaşlı yaprakların koparılmasıdır. Normal işlevini tamamlayan yaşlı yaprakların çıkarılması ile bitkilerin alt kısımlarının daha iyi havalanması ve güneşlenmesi sağlanır.
Sera biber ve patlıcan yetiştiriciliğinde budama işlemi dal çıkarılması biçiminde yapılır. Bitkilerin dallarından bir kısmı kesilerek çok yaygın bir habitüs oluşturulur.
Açıkta sebze yetiştiriciliğinde de bazı türlerde ve çeşitlerde bitkilerin yerde sürünerek gelişmesine izin verilmez. Örneğin sırık domates çeşitleri, sırık fasulye çeşitleri ve sırık bezelye çeşitlerinde durum böyledir. Bu çeşitlerin dikine büyümesi için bitkilerin yanma kazıklar çakılır ve gövdenin bu kazıklara sardırılması sağlanır. Son yıllarda sırık veya kazık yerine tel, ip gibi malzemeler de kullanılmaya başlanmıştır. Sırık bezelye ve fasulye tarımında bitkilerde budama biçiminde bir müdahele yapılmaz. Sırık domates yetiştiriciliğinde ise seradaki biçimde budama uygulanır
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY
Meyvecilik ve bağcılıkla karşılaştırıldığı zaman, sebzecilikteki terbiye ve budama işlemleri fazla bir öneme sahip değildir. Terbiye ve budama yalmzca bazı sebze türleri için geçerlidir ve çoğunlukla serada uygulanan kültürel işlemler olarak karşımıza çıkar.
Sera sebze yetiştiriciliğinde, özellikle domates, hıyar ve kavunlarda bitkilerin yerde sürünerek gelişmesine izin verilmez. Bu nedenle genç fideler toprak seviyesinden iki metre yüksekliğe kadar gerilen iplere ana gövdeli olarak geliştirilir. Bu amaçla domates gövdesinin yaprak koltuklarından çıkan sürgünleri kopartılır. Bu işleme "koltuk alma" adı verilmektedir. Hıyar ve kavunda ise alt yaprak koltuğu sürgünleri alınır, daha üsttekilerin ise ikişer boğumdan uçları alınır. Bu boğumlardan meyve oluşmasına izin verilmez.
Her üç türde de, bitkilerin boyu istenen yüksekliği aldıktan sonra Fizyolojik kökenli hastalıkların giderilmesi için uygulanacak mücadele yönteminin esası, hastalığı oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılması ve ortam şartlarının optimum sınırlara getirilmesine dayanır.
Mantari ve bakteriyel hastalık etmenleri bitkilere topraktan geçerek kök ve iletim dokularında zarar yaptığı gibi havadan gelerek toprak üstü organları olan gövde, dal, yaprak, çiçek ve meyveleri de zararlandırabilirler. Bunlardan bir bölümü bitkilerin ölümüne neden olur; diğer bir bölümü ise bitkiyi öldürmez, fakat onun veriminin ve ürününün kalitesinin düşmesine yol açar. Mantari ve bakteriyel hastalık etmenlerinin bir bölümü çıplak gözle görülebilir; diğer bir bölümü büyüteçle, bir kısmı ise ancak optik mikroskop yardımıyla görünür.
Buna karşılık virüs ve mikoplazmalarm neden olduğu hatalıklar uzun süreli ve sistemiktir. Hastalık etmeni dışardan görünmez ve dokuların içinde bulunur. Yalnızca elektronik mikroskop altında gözlenebilir. Hastalıklı bitkilerin büyümesi yavaşlar ve durur. Dallanmalarda anormallikler, yapraklarda mozaik lekeleri, sararma ve kloroz belirtileri, şekil bozuklukları ortaya çıkar. Sonuç olarak verim azalır, kalite düşer ve sonuçta bitki ölebilir.
Paraziter hastalık etmenlerinden bir bölümü tohumla taşınabilir. Ayrıca toprakta bulunabilir, bir önceki kültürün bitki artıklarından gelebilir, böceklerle taşınabilir, işçi veya aletlerin temasıyla geçebilir ya da havadan gelebilir.
Hastalıklara karşı mücadelede, hastalığa neden olan etmenin tanınması, kaynağının ve biyolojisinin bilinmesi son derece önemlidir. Bundan sonra izlenecek yol belirlenebilir. Hastalıklara karşı mücadele değişik biçimlerde yapılabilmektedir: Kültürel önlemlerle mücadele, kimyasal mücadele, biyolojik mücadele, dayamklı çeşit kullanma.
Kültürel önlemlerle mücadele: Birçok hastalığın çıkışını ve yayılmasını kontrol etmede etkin yöntemlerden biridir. Sağlıklı ve insan sağlığı açısından zararlı yanı olmayan mücadele biçimidir. Münavebe uygulaması, fidelerin ve bitkilerin ayıklanıp imha edilmesi,büyüme uçları kopartılarak büyümeleri sınırlandırılır. Buna da "tepe alma" budaması denir. Sera sebzeciliğinde uygulanan bir diğer budama işleminde ise alt yaprak koltuğu sürgünleri alınır, daha üsttekilerin ise ikişer boğumdan uçları alınır. Bu boğumlardan meyve oluşmasına izin verilir. Her üç türde de, bitkilerin boyu istenen yüksekliği aldıktan sonra büyüme uçları kopartılarak büyümeleri sınırlandırılır. Buna da tepe alma budaması denir. Sera sebzeciliğinde uygulanan bir diğer budama işlemi ise yaşlı yaprakların koparılmasıdır. Normal işlevini tamamlayan yaşlı yaprakların çıkarılması ile bitkilerin alt kısımlarının daha iyi havalanması ve güneşlenmesi sağlanır.
Sera biber ve patlıcan yetiştiriciliğinde budama işlemi dal çıkarılması biçiminde yapılır. Bitkilerin dallarından bir kısmı kesilerek çok yaygın bir habitüs oluşturulur.
Açıkta sebze yetiştiriciliğinde de bazı türlerde ve çeşitlerde bitkilerin yerde sürünerek gelişmesine izin verilmez. Örneğin sırık domates çeşitleri, sırık fasulye çeşitleri ve sırık bezelye çeşitlerinde durum böyledir. Bu çeşitlerin dikine büyümesi için bitkilerin yanma kazıklar çakılır ve gövdenin bu kazıklara sardırılması sağlanır. Son yıllarda sırık veya kazık yerine tel, ip gibi malzemeler de kullanılmaya başlanmıştır. Sırık bezelye ve fasulye tarımında bitkilerde budama biçiminde bir müdahele yapılmaz. Sırık domates yetiştiriciliğinde ise seradaki biçimde budama uygulanır
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY

