Hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele
Hastalıklara karşı mücadele
Sebze hastalıkları paraziter kökenliler ve fizyolojik kökenliler olmak üzere ikiye ayrılır. Paraziter kökenli hastalıkların nedenleri mantarlar, bakteriler, virüsler ve mikoplazmalar olabilir. Fizyolojik kökenli hastalıklar da ekstrem sıcaklık ve ekstrem nem şartları, ışık azlığı ve çokluğu, besin maddesi yetersizliği, toprakta veya havada toksik maddelerin varlığı gibi nedenlerle meydana gelir.hastalık etmenlerine konukçu olabilecek yabancı otların temizlenmesi, ekim-dikim zamanının değiştirilmesi, ekim sıklığının ayarlanması, dikim sisteminin değiştirilmesi ve temiz, hastalıkla bulaşık olmayan tohumluk kullanımı ve dayanıklı anaç aşılama gibi önlemler, hastalıklara karşı mücadelede çoğunlukla etkili olan kültürel işlemlerin başında gelmektedir.
Kimyasal mücadele; Entansif sebze tarımında hastalıklara karşı savaşırken kimyasal ilaçların kullanımı çok önemli bir role sahiptir. Gerek hastalıkların çıkışım önlemek açısından, gerekse var olan hastalıkların kontrolü açısından etkin ve kolay çözüm yolu olarak karşımıza çıkar. Ancak kimyasal mücadele pahalıdır, bazı tehlikelere sahiptir; çok dikkatli seçilmek ve doğru uygulanılmak durumundadır. Hastalığın ve hastalık etmeninin durumuna göre, toprak dezenfeksiyonu, tohum ilaçlaması, toprak ilaçlaması, toz şeklinde püskürtme veya suyla karıştırılıp pülverize etme gibi değişik biçimlerde uygulanabilir.
Biyolojik mücadele: Doğadaki denge esas alınarak geliştirilmeye Çalışılan bir yöntemdir. Hastalıklara karşı mücadelede ne yazık ki, henüz pratikte kullanılacak sonuçlara ulaşılamamıştır.
Dayanıklı çeşit kullanımı; Yetiştirilen çeşitlerin hastalık etmenlerine karşı genetik dayanıklılık taşıması, hastalıklarla mücadelede en etkin, en kolay ve en ekonomik yoldur. Günümüzde dayanıklı çeşit ıslahı konusunda çok yoğun araştırmalar yapılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Birçok sebze türünde yine birçok hastalığa karşı dayanıklı yeni çeşitler geliştirilebilmiştir. Örneğin domateste ve biberde "Tütün Mozaik Virüsü", yine domateste "Verticütium" ve "Fusarium" solgunluğu, "Kahverengi leke" ve "Bakteriyel Karaleke"; kavunda "Fusarium solgunluğu"; hıyarda "Külleme ve Hıyar Mozaik Virüsü"; fasulyede "Adi Mozaik Virüsü" gibi hastalıklara dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir.
Zararlılara karşı mücadele
Sebzelere zarar veren hayvansal kökenli zararlıların başında
nematotlar ve böcekler gelir. Bunların dışında önemi daha az olmakla birlikte kuş zararlarından da bir ölçüde sözedilebilir.
Hastalıklara karşı mücadelede olduğu gibi zararlılara karşı mücadelede de dört önemli yöntem geçerlidir.
Kültürel önlemlerden ekim nöbeti, zararlıların konukçusu olan bitkilerin temizlenmesi veya çevrede yetiştirilmesi, yağmurlama sulama, sık sık toprak işleme, toprak sterilizasyonu, ekim-dikim zamanlarının düzenlenmesi başta gelen etkili işlemlerdendir.
Biyolojik mücadele zararlılara karşı, hastalıklara karşı olandan daha etkilidir. Özellikle sera sebze yetiştiriciliğinde son yıllarda biyolojik mücadele konusunda ileri adımlar atılmış, bazı zararlıların parazit predetörler yardımıyla kontrolü pratiğe aktarılabilmiştir.
Buna karşılık dayanıklı çeşit kullanma yoluyla zararlılardan korunma, hastalıklardaki kadar başarılı biçimde değerlendirilememektedir. Bu konuda en iyi uygulamalar nematotlara karşı elde edilmiş, bir bölüm sebze türünde nematotlara dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir. Afitler, thrips, kırmızı örümcek, toprak kurtları vb. böceklere karşı dayanıklı çeşit geliştirme çalışmaları yoğun biçimde sürmektedir.
Böceklere karşı mücadelede en fazla kullanılan yöntem şimdilik hiç kuşku yokki kimyasal madde uygulamalarıdır.
Yabancı otlarla mücadele
Topraktaki besin maddeleri ve suya ortak olmaları, yaprakları ile gölge yaparak güneş ışığını engellemeleri, birçok hastalık ve zararlı etmene konukçu olmaları, parsellerde çalışmayı ve hasadı güçleştirmeleri gibi nedenlerle yabancı otlar sebze üretimine olumsuz etki yaparlar. Bu nedenle de ekim-dikim öncesinden başlayıp kültürün sonuna kadar yabancı otlarla mücadele gerekir.
Yabancı otlarla mücadelede üç ana yöntem geçerlidir. Mekanik mücadele, malçlama, herbisit kullanımı.
Mekanik mücadele: Toprak işleme bölümünde de belirtildiği gibi bu yolla mücadelede, çapa, çepin vb. gibi toprak işleme aletleri
kullanılarak insan gücü ile yabana otlar periyodik olarak kesilip temizlenir. Büyük işletmelerde sıra arasındaki boşluklar çapa makinalan, freze, kazayağı, pulluk gibi aletlerle ve traktör gücünden yararlanarak da işlenebilir.
Malçlama: Malçlama, toprak yüzeyinin ince plastik filmler veya baza organik maddelerle kaplanması işlemine verilen isimdir (Şekil 8.20).
[IMG]Hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele[/IMG]
Malçlama, özellikle plastikle malçlama, toprak sıcaklığını artırma ve su ekonomisi sağlamanın yanında yabana ot kontrolünde de oldukça etkilidir. Gerek koyu renkli, gerekse saydam plastikler bu amaçla kullanılmaktadır. Koyu renkli plastikler ışığı geçirmediği için, altmda çimlenen ve büyümeye başlayan yabana otların gelişmesini engeller. Saydam plastiklerin etkisi ise değişik bir mekanizmaya dayanır. Işığı geçiren saydam plastiklerin altında, toprakla plastik arasındaki havanın sıcaklığı çok yüksektir. Özellikle öğle saatlerinde sıcaklık çok artar. Bu yüksek sıcaklık birçok yabana otun gelişmesine engel olmaktadır.
Herbisit kullanımı: Yabana otlara karşı mücadelede herbisitlerin yani kimyasal ilaçların kullanılması yeni sayılabilecek bir tekniktir. Bunlar, 1950'li yıllarda gelişmeye başlamış olup 1980lerde yüzlerce değişik tipi ortaya çıkmıştır. Herbisitler, seçici olanlar ve seçici olmayanlar olarak ikiye ayrılmaktadır.
Seçici olmayan herbisitler toprakta ürün yokken uygulanır ve ekim-dikim öncesi yabancı ot temizliği amacım güder. Her ne kadar arazide
ürün mevcut iken sıra aralarına uygulanması sözkonusu olabilirse de bu biçimde kullanımları tehlikelidir.
Seçici, yani selektif herbisitler ise belirli sebze türlerine karşı etkisi olmayan kimyasal maddelerdir. Buna karşılık belli yabancı ot türlerine karşı ise etkilidirler. Bu nedenle bitkilerin yetişme dönemlerinde de kullanılabilir.
Sebze tarımında herbisit kullanımında çok dikkatli davranmak
gerekir. Tüm klasik noktaların dışında herbisitlerin parçalanma ve
etkisiz hale gelme süresine dikkat edilmelidir. Zira sebzecilikte birçok
türün vegetasyon süresi çok kısadır ve birinci ürün kaldırıldıktan
hemen sonra yerine yeni bir ürün getirilir. ?lk kültüre olumsuz etki
yapmayan selektif bir herbisit onun hemen arkasından yetiştirilen yeni türlere toksik etki yapabilir
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY
Hastalıklara karşı mücadele
Sebze hastalıkları paraziter kökenliler ve fizyolojik kökenliler olmak üzere ikiye ayrılır. Paraziter kökenli hastalıkların nedenleri mantarlar, bakteriler, virüsler ve mikoplazmalar olabilir. Fizyolojik kökenli hastalıklar da ekstrem sıcaklık ve ekstrem nem şartları, ışık azlığı ve çokluğu, besin maddesi yetersizliği, toprakta veya havada toksik maddelerin varlığı gibi nedenlerle meydana gelir.hastalık etmenlerine konukçu olabilecek yabancı otların temizlenmesi, ekim-dikim zamanının değiştirilmesi, ekim sıklığının ayarlanması, dikim sisteminin değiştirilmesi ve temiz, hastalıkla bulaşık olmayan tohumluk kullanımı ve dayanıklı anaç aşılama gibi önlemler, hastalıklara karşı mücadelede çoğunlukla etkili olan kültürel işlemlerin başında gelmektedir.
Kimyasal mücadele; Entansif sebze tarımında hastalıklara karşı savaşırken kimyasal ilaçların kullanımı çok önemli bir role sahiptir. Gerek hastalıkların çıkışım önlemek açısından, gerekse var olan hastalıkların kontrolü açısından etkin ve kolay çözüm yolu olarak karşımıza çıkar. Ancak kimyasal mücadele pahalıdır, bazı tehlikelere sahiptir; çok dikkatli seçilmek ve doğru uygulanılmak durumundadır. Hastalığın ve hastalık etmeninin durumuna göre, toprak dezenfeksiyonu, tohum ilaçlaması, toprak ilaçlaması, toz şeklinde püskürtme veya suyla karıştırılıp pülverize etme gibi değişik biçimlerde uygulanabilir.
Biyolojik mücadele: Doğadaki denge esas alınarak geliştirilmeye Çalışılan bir yöntemdir. Hastalıklara karşı mücadelede ne yazık ki, henüz pratikte kullanılacak sonuçlara ulaşılamamıştır.
Dayanıklı çeşit kullanımı; Yetiştirilen çeşitlerin hastalık etmenlerine karşı genetik dayanıklılık taşıması, hastalıklarla mücadelede en etkin, en kolay ve en ekonomik yoldur. Günümüzde dayanıklı çeşit ıslahı konusunda çok yoğun araştırmalar yapılmakta ve oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Birçok sebze türünde yine birçok hastalığa karşı dayanıklı yeni çeşitler geliştirilebilmiştir. Örneğin domateste ve biberde "Tütün Mozaik Virüsü", yine domateste "Verticütium" ve "Fusarium" solgunluğu, "Kahverengi leke" ve "Bakteriyel Karaleke"; kavunda "Fusarium solgunluğu"; hıyarda "Külleme ve Hıyar Mozaik Virüsü"; fasulyede "Adi Mozaik Virüsü" gibi hastalıklara dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir.
Zararlılara karşı mücadele
Sebzelere zarar veren hayvansal kökenli zararlıların başında
nematotlar ve böcekler gelir. Bunların dışında önemi daha az olmakla birlikte kuş zararlarından da bir ölçüde sözedilebilir.
Hastalıklara karşı mücadelede olduğu gibi zararlılara karşı mücadelede de dört önemli yöntem geçerlidir.
Kültürel önlemlerden ekim nöbeti, zararlıların konukçusu olan bitkilerin temizlenmesi veya çevrede yetiştirilmesi, yağmurlama sulama, sık sık toprak işleme, toprak sterilizasyonu, ekim-dikim zamanlarının düzenlenmesi başta gelen etkili işlemlerdendir.
Biyolojik mücadele zararlılara karşı, hastalıklara karşı olandan daha etkilidir. Özellikle sera sebze yetiştiriciliğinde son yıllarda biyolojik mücadele konusunda ileri adımlar atılmış, bazı zararlıların parazit predetörler yardımıyla kontrolü pratiğe aktarılabilmiştir.
Buna karşılık dayanıklı çeşit kullanma yoluyla zararlılardan korunma, hastalıklardaki kadar başarılı biçimde değerlendirilememektedir. Bu konuda en iyi uygulamalar nematotlara karşı elde edilmiş, bir bölüm sebze türünde nematotlara dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir. Afitler, thrips, kırmızı örümcek, toprak kurtları vb. böceklere karşı dayanıklı çeşit geliştirme çalışmaları yoğun biçimde sürmektedir.
Böceklere karşı mücadelede en fazla kullanılan yöntem şimdilik hiç kuşku yokki kimyasal madde uygulamalarıdır.
Yabancı otlarla mücadele
Topraktaki besin maddeleri ve suya ortak olmaları, yaprakları ile gölge yaparak güneş ışığını engellemeleri, birçok hastalık ve zararlı etmene konukçu olmaları, parsellerde çalışmayı ve hasadı güçleştirmeleri gibi nedenlerle yabancı otlar sebze üretimine olumsuz etki yaparlar. Bu nedenle de ekim-dikim öncesinden başlayıp kültürün sonuna kadar yabancı otlarla mücadele gerekir.
Yabancı otlarla mücadelede üç ana yöntem geçerlidir. Mekanik mücadele, malçlama, herbisit kullanımı.
Mekanik mücadele: Toprak işleme bölümünde de belirtildiği gibi bu yolla mücadelede, çapa, çepin vb. gibi toprak işleme aletleri
kullanılarak insan gücü ile yabana otlar periyodik olarak kesilip temizlenir. Büyük işletmelerde sıra arasındaki boşluklar çapa makinalan, freze, kazayağı, pulluk gibi aletlerle ve traktör gücünden yararlanarak da işlenebilir.
Malçlama: Malçlama, toprak yüzeyinin ince plastik filmler veya baza organik maddelerle kaplanması işlemine verilen isimdir (Şekil 8.20).
[IMG]Hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele[/IMG]
Malçlama, özellikle plastikle malçlama, toprak sıcaklığını artırma ve su ekonomisi sağlamanın yanında yabana ot kontrolünde de oldukça etkilidir. Gerek koyu renkli, gerekse saydam plastikler bu amaçla kullanılmaktadır. Koyu renkli plastikler ışığı geçirmediği için, altmda çimlenen ve büyümeye başlayan yabana otların gelişmesini engeller. Saydam plastiklerin etkisi ise değişik bir mekanizmaya dayanır. Işığı geçiren saydam plastiklerin altında, toprakla plastik arasındaki havanın sıcaklığı çok yüksektir. Özellikle öğle saatlerinde sıcaklık çok artar. Bu yüksek sıcaklık birçok yabana otun gelişmesine engel olmaktadır.
Herbisit kullanımı: Yabana otlara karşı mücadelede herbisitlerin yani kimyasal ilaçların kullanılması yeni sayılabilecek bir tekniktir. Bunlar, 1950'li yıllarda gelişmeye başlamış olup 1980lerde yüzlerce değişik tipi ortaya çıkmıştır. Herbisitler, seçici olanlar ve seçici olmayanlar olarak ikiye ayrılmaktadır.
Seçici olmayan herbisitler toprakta ürün yokken uygulanır ve ekim-dikim öncesi yabancı ot temizliği amacım güder. Her ne kadar arazide
ürün mevcut iken sıra aralarına uygulanması sözkonusu olabilirse de bu biçimde kullanımları tehlikelidir.
Seçici, yani selektif herbisitler ise belirli sebze türlerine karşı etkisi olmayan kimyasal maddelerdir. Buna karşılık belli yabancı ot türlerine karşı ise etkilidirler. Bu nedenle bitkilerin yetişme dönemlerinde de kullanılabilir.
Sebze tarımında herbisit kullanımında çok dikkatli davranmak
gerekir. Tüm klasik noktaların dışında herbisitlerin parçalanma ve
etkisiz hale gelme süresine dikkat edilmelidir. Zira sebzecilikte birçok
türün vegetasyon süresi çok kısadır ve birinci ürün kaldırıldıktan
hemen sonra yerine yeni bir ürün getirilir. ?lk kültüre olumsuz etki
yapmayan selektif bir herbisit onun hemen arkasından yetiştirilen yeni türlere toksik etki yapabilir
Kaynak: Genel Bahçe Bitkileri
Prof.Dr Atila GÜNAY

